Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Alfa Lipoik Asit Mix Extract

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Alfa Lipoik Asit Mix Extract

    Alfa Lipoik Asit Rehberi: Faydaları, Nasıl Kullanılır?
    Alfa lipoik asit nam-ı diğer ALA hakkında bilmeniz gereken çok şey var. Yazımda alfa lipoik asitin faydalarını ve nasıl kullanılır? sorusunu cevapladım.

    Doğru supplement seçimi hastalıktan korunma ve muhtemel zararları engellemek için oldukça önemli. Bu amaca hizmet eden, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve katkı sağlayan supplementleri iyi bilmelisiniz.

    Bahsi geçen özelliklere sahip supplementler ise bir elin parmağını geçmeyecektir. En önemli aday ise alfa lipoik asit.

    Bu yazıda alfa lipoik asit nedir? sorusundan, alfa lipoik asit faydalarına, alfa lipoik asit nasıl kullanılır? sorusundan, alfa lipoik asit zararlı mı? sorusuna kadar birçok konuya değinecek, soruları cevaplayacağım.

    Hazırsanız başlıyoruz!

    Alfa lipoik asit nedir?
    Alfa lipoik asit (yazının devamında ALA olarak geçebilir) hücrede enerji metabolizmasında görev alan bir yağ asididir.

    Alfa lipoik asit supplementinin görev yerinden ziyade dikkatimizi çeken şey en önemli şey onun güçlü bir antioksidan olması. Bu özelliği ile beraber bedende inflamasyon karşıtı görev alması ALA’yı değerli kılan bir diğer özellik.

    Peki alfa lipoik asidin dikkat çeken diğer özellikleri ne? Gelin beraber inceleyelim.

    Alfa lipoik asidin faydaları
    Alfa lipoik asit belli başlı alanlarda sık kullanılıyor. Bu alanlar ile beraber etkisi tam olarak kanıtlanmamış hususlarda size -şimdilik- bilgi vermemeyi düşünüyorum.

    ALA’nın etkisi kanıtlanan özellikleri yaşlanmayı önleme (anti aging), sinir hasarını giderme, kan şekeri kontrolü, kilo verme olarak sıralanabilir.

    Etkiler oldukça uzun. Zaman kaybetmeden inceleyelim.

    Alfa lipoik asit ve anti aging
    Alfa lipoik asit oksijen tüketimini arttırır. Bu aslında oldukça basit bir değişim gibi gelse de oksijen tüketimi hücre içi yaşlanma parametrelerini kısıtlar. İlgi çeken bir diğer özellikte alfa lipoik asit tüketimin in yaşlı deneklerde oksijen tüketimini daha iyi arttırması. Yani ne kadar yaşlı ve savunmasızsanız ALA size o kadar yardım ediyor.

    Bu durumun azalan antioksidan kapasitesi ile yakından ilişkili olduğunu düşünüyoruz.

    Sonuç olarak alfa lipoik asit hücre düzeyinde yaşlanmayı geciktirir ve ileri yaş bireylerde ciddi fayda sağlar.

    Alfa lipoik asit ve diyabetik sinir hasarı
    Diyabetik hastalarda kötü kan şekeri düzeyleri vücudun uç noktalarındaki sinirlerde hasar yaratır. Uzun vadede bu hasar kronik yaralara, bozulmuş yaşam kalitesine sebep olur.

    Durum böyle olunca diyabetik bireyleri sinir hasarından korumak ve oluşmuş sinir hasarını geri döndürmek büyük bir değer taşıyor.

    Yapılan çalışmalar diyabetik bireylerde ALA kullanımının sinir hasarına karşı koruyucu olmadığını ama kişilerin placeboya göre daha rahat hissettiklerini gösteriyor.

    Sonuç olarak alfa lipoik asit kullanımı diyabetik bireylerde sinir hasarı sonucu ortaya çıkan bulguları rahatlatır ama iyileştirmez.

    Alfa lipoik asit ve kilo verme
    Alfa lipoik asit kilo verme sürecine kesin olarak olumlu etki eder. Bu gerçeğin araştırılan birçok farklı noktası olmasına rağmen kanıtlanmış tek gerçeği ALA tüketiminin iştahı azaltıyor olmasıdır.

    ALA iştahı azaltmayı beyinde bulunan doyum merkezine yalancı bir “yeterli kalori alımı var” sinyali göndererek başarıyor. Beyin ise bu uyarıyı iştahı azaltarak cevaplıyor.

    Alfa lipoik asidin bu özelliğini özellikle yeme bozukluğu olan ve sürekli açlık hisseden bireylerde kullanıyoruz. Ayrıca diyete uyum sürecini kolay atlatması için bireylere tavsiye ettiğim yegane supplement ALA.

    Alfa lipoik asit ve diğer özellikler
    Tabi ki bu kadar farklı özelliğe sahip bir supplementi birkaç başlık içerisinde incelemek olmazdı. Alfa lipoik asidin diğer özelliklerine kısa kısa bakacak olursak:
    • İnflamasyonu azaltır. Bu özellik ALA’nın birçok kronik hastalıkta kullanılabileceğinin güzel bir kanıtı.
    • HbA1c düzeyini azaltmaya yardım eder. Bu özellik ALA’nın kan şekeri düzenlenmesine yardım ettiğinin açık bir örneği. Ayrıca diyabete bağlı sinir hasarındaki şikayetleri azaltması ile beraber alfa lipoik asit muhteşem bir diyabet supplementi oluyor.
    • Yüzeyel uygulamalarda ALA cildinizi güzelleştir.
    • ALA ayrıca yaşlılıkta görülen bunama (demans) bulgularını azaltır ve ilerleyişi yavaşlatır.
    • Oksidatif stresi önler. Bu ALA’nın çok güçlü bir antioksidan olması ile alakalıdır ve tüm yaşlanma sürecini geciktirir.

      Alfa lipoik asit nasıl kullanılır?
      Alfa lipoik asit kullanım olarak oldukça basit bir yapıya sahip. Supplement olarak alacaksanız 300 ile 600 mg tüketim yeterli olacaktır.
    Diyabetik bireylerde 450 mg, anti aging için 300 mg. Uzun süreli kullanımlarda dozlar değişim gösterir.








    Piyasada hangi tip (R- yada S-) ALA olduğu belirtilmeyen supplementler genel olarak R- ve S- izomerlerinin karıştırılmış hali olarak hazırlanmıştır.

    Bu karışımın sadece Na-R- olan versiyonla emilim açısından minimal olarak zayıf olduğunu bilmeniz gerekiyor.
    Ayrıca alfa lipoik asit L-karnitin ile sinerjik (birbirinin etkisini güçlendiren) bir ilişkiye sahiptir. Özellikle kilo verme ve anti aging sebepli kullanacaksanız supplementinizin içinde L-karnitin olmasına dikkat edin.

    Son olarak sesamin (susamda bulunan bir madde) ve avidin (çiğ yumurtada bulunan bir madde) alfa lipoik asidin emilimini engellediğini belirtmek isterim. İster supplement ister doğal olsun bu besinler ile ALA tüketimini ayırmalısınız.

    tutulin1
    Her ürününüz var evimde.ALFA LİPOİK ASİT ürününüz süper! CİLDİMİ HARİKA yapan ve SAÇ DÖKÜLMEMİ DURDURAN harika ürün. Tebrikler.
    KAYNAK

    Ülke Çiçek Yaşar
    PYCNOGENOL KAPSÜLÜNÜ iki aydır her türlü enfeksiyon için kullanıyorum. ENERJİM arttı. ALFA LİPOİK ASİT ŞEKERİM için kullanıyorum. BOSWELLİA KAPSÜLÜNÜ ROMATİZMA ve İBS için iki yıl kullandım. JAPON POLİGONUMU KAPSÜLÜ KALP için kullandım ve kullanmaya devam edeceğim. ASLAN YELESİ KAPSÜLÜ, BEYİN için kullandım ALGILARIM DAHA ÇOK ARTTI. İbrahim Gökçek hocamın ürünlerini herkese tavsiye ediyorum. Ben faydasını gördüm. Rabbim ilmini artırsın.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Selamun aleyküm hocam. ALFA LİPOİK ASİTİ eşime aldım günde iki öğün ve az yemeye başladı KİLO DA VERDİ. BOSWELLİA'yı ROMATİZMA için kullanıyorum KASLARIMDA ve KEMİKLERİMDE baya rahatlama oldu. ASLAN YELESİ KAPSÜLÜ GİNKGO KAPSÜLLE BERABER kullandım çok etkili ZİHNİ BERRAKLAŞTIRIYOR, BAŞ AĞRISINA DA çok iyi geldi.
    KAYNAK

    Arzu Medine
    ALFA LİPOİK ASİT KAPSÜLÜ 2 kutu bitirdim 3.kutudayım faydaları saymakla bitmez İŞTAHIMI KESTİ. Set olarak almıştım 3 ayda 25 kilo verdirdi. DİABETİK HASTALIĞIM'da vardı onu da geçirdi muhteşem bir ürün daha da kullanmaya devam Allah razı olsun hocam sizin sayenizde OBEZİTE'den kurtuluyorum inşallah.
    KAYNAK

    al_idrmaz
    ALFA LİPOİK ASİT 1.5 aydır kullanıyorum SAÇ DÖKÜLMESİ baya azaldı devam edicem çok etkili bir ürün.
    KAYNAK

    burkfliz
    ALFA LİPOİK ASİTİ 3 ay boyunca kullandım CİLDİM DAHA PARLAK ve CANLI hale geldi aynı zamanda kendimi ARINMIŞ hissediyorum Detoks etkisi yaratıyor vücutta.
    KAYNAK

    gulay_ylmzzz
    Ürünlerin hemen hepsini kullanıyoruz ailece. ALFA LİPOİK ASİTİ 1 aydır kullanıyorum. Vücudum DAHA DİNÇ, ENERJİM BİTMİYOR, hiç HALSİZLİĞİM KALMADI.
    KAYNAK

    gulay_ylmzzz
    Ürünlerin hemen hepsini kullanıyoruz ailece. ALFA LİPOİK ASİTİ 1 aydır kullanıyorum. Vücudum DAHA DİNÇ, ENERJİM BİTMİYOR, hiç HALSİZLİĞİM KALMADI.
    KAYNAK

    Ufuk Kara
    Merhaba ALFA LİPOİK ASİT kullanıyorum AÇLIK KRİZLERİ, TATLI KRİZLERİ BİTTİ. ZAYIFLAMAK isteyenler bunu kullanabilirler. Muhakkak kullansınlar. GÜNDE 5 ÖĞÜN YEMEK YİYEN BEN şimdi İbrahim hocamın ürettiği ALFA LİPOİK ASİT ile GÜNDE 2 ÖĞÜN YİYORUM ve gayet kendimi iyi hissediyorum. Bu arada NAD+ da bir harika ikisini birlikte kullanırsanız HIZLI KİLO VERİRSİNİZ.
    KAYNAK

    Nese Yolal
    ALFA LİPOİK ASİT ŞEKERİMDEN DOLAYI OLAN PROBLEMLERİMİ düzeltiyor, İNSÜLİNİMİ DÜŞÜRDÜM. ORMUS GMS, DİŞ ETİ KANAMALARINA çok iyi geldi. ORMUS GLD, HAFIZAMA çok iyi geldi
    KAYNAK

    Aslıhan Gündüz
    Hocam ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullandım KAN ŞEKERİM DÜZENE GİRDİ ve sadece bunun ile kalmayıp KİLO DA VERDİM çok teşekkür ederim hocam mükemmel bir ürün üretmişsiniz kullanmaya devam ediyorum.
    KAYNAK

    Halil Güneş
    Yaklaşık 3 ay ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullandım. İnsana muazzam derecede ENERJİ veriyor aynı zamanda YAĞ YAKIYOR kullandığım süre boyunca 8 KİLO VERDİM Allah sizden razı olsun.
    KAYNAK

    Ilhami Şahin
    ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullandım MİDE sorunlarım geçti, ZAYIFLADIM ve KENDİMİ DİNÇ HİSSEDİYORUM.
    KAYNAK

    Neşe Volkaner
    2 Ay boyunca günde 1 kapsül AÇLIK KRİZLERİM için ALFA LİPOİK ASİT kullandım hem ENERJİ VERİYOR hem de AÇLIK KRİZLERİM GEÇTİ. 1 Şişe ADAÇAYI SIVI MİX kullandım BOĞAZ ENFEKSİYONU için bir şişe kullanmama rağmen faydasını gördüm. Annemin VARİSLERİ için 1,5 aydır AT KESTANESİ KAPSÜL kullanıyor daha 2 hafta geçmeden BACAKLARINDAKİ AĞRI ve ÖDEM AZALMAYA BAŞLADI. Çok şükür daha iyiyiz emeklerinize sağlık.
    KAYNAK

    ozkancamur
    Boğazınıza dur diyemiyorsanız, çok yemek yeme isteği üzerimden kalksın diyorsanız mutlaka ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullanmalısınız. İŞTAHI KESİYOR, TOK TUTUYOR ve GÜN BOYU ENERJİ VERİYOR Dünya'da sayılı ürünlerden bir tanesi bu ürün gerçekten açlık yok bomba gibi oluyorsunuz hem de KİLO VERİYORSUNUZ hiç sıkıntı çekmeden daha ne olsun.
    KAYNAK


    ilhami.sahin.906
    ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullandım ZAYIFLAMA ve MİDE SORUNLARINA İYİ GELDİ.
    KAYNAK



    zeynel8413
    ALFA LİPOİK ASİT SETİ kullanıyorum, VÜCUDUMDAKİ AĞIR METALLERİ ATIYOR. Tahrip olmuş SİNİR UÇLARINI TAMİR EDİYOR. Beyin kanamasını önlüyor, cilt güzelliğinde de bir numaradır.
    KAYNAK


  • #2
    DOI: 10.5455 / medarh.2013.67.7-9 Med Arh. 2013 Şubat; 67 (1): 7-9
    Gönderim Tarihi: 28 Ekim 2012 | Kabul tarihi: 25 Ocak 2013

    İLGİ ÇATIŞMASI: BİLDİRİLMEMİŞ

    Orjinal Evral

    Tip 2 Diyabet tedavisinde Diyabetik Nöropatilerde alfa lipoik asit ve Glisemik Kontrol
    Kanita Ibrahimpasic
    Kanton Hastanesi Dahiliye Bölümü “Dr. Irfan Ljubijankic ”, Bihac, Bosna Hersek


    Giriş: Diyabetes mellitus, ömrü ve yaşam kalitesini azaltan metabolik, kronik ve tedavi edilemez bir hastalıktır. Diyabetik hastaların% 50'sinden fazlasında diyabetik nöropati klinik belirtileri vardır. Amaç: Alfa lipoik asidin klinik olarak ortaya çıkan diyabetik nöropati semptomları üzerine pozitif etkisinin yanı sıra glisemik kontrol hastalarında alfa lipoik asidin etkisi göstermektir. Gereç ve yöntemler: Testler Bihac'taki Kanton Hastanesi “Irfan Ljubijankic MD” de yapıldı ve klinik olarak kendini gösteren diyabetik nöropati teşhisi konan 20 diyabet tip 2 hastayı içeriyordu. Tüm hasta koşulları tıbbi öykü, klinik parametreler, ayrıntılı iç muayene, glisemik kontrol değerlendirmesi için laboratuvar analizleri ve mono filament testi ile değerlendirildi. Dört ay boyunca oral anti-diyabet hastaları ve insülin ile alfa lipoik asit preparasyonu ile tedavi edildi. İyi (HbA1c <% 7) ve zayıf (HbAc≥7%) glisemik kontrol ile iki gruba ayrıldı. Tıbbi kontrol araştırma başladıktan dört ay sonra yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 7 erkek, 13 kadın olmak üzere 20 hasta katıldı. Hastaların ortalama yaşı birinci grupta 58.6, ikinci grupta 55.6 idi. Ortalama hastaların hastalık süresi ilk grupta 13.4 ± 6.6 yıl, ikinci grupta 11.2 ± 5.4 yıl idi. Her iki grupta cinsiyet, ortalama yaş ve hastalık süreleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p≤0.05). Tedaviden sonraki negatif nokta sayısı birinci grupta% 56.4, ikinci grupta% 43.1 azalmıştır (p≤0.05). Tedaviden önce her iki gruptaki hastaların hepsinde parestezi vardı. Tıbbi muayenede birinci grupta% 40, ikinci grupta% 10 daha az hasta vardı (p≤0.01). Alfa lipoik asit tedavisinden sonra iki hasta grubu arasında gece ağrı oluşumunda fark istatistiksel olarak anlamlı (p≤0.05) (tedaviden sonra ikinci grupta% 40 daha fazla gece ağrısı vardı). Her iki grupta aynı sayıda hasta,% 40'ında kas atrofisi ve yürüme güçlüğü vardı. Tıbbi muayenede ilk grupta% 30 ve daha az hastada% 20 daha az rahatsızlık vardı (p≥0.05). Alfa lipoik asit tedavisinden sonra her iki hasta grubunda subjektif hislerin gerilediği kaydedildi.

    Sonuç: Alfa lipoik asit, diyabetik distal duyu-motor nöropatinin tedavisinde etkili bir ilaçtır ve terapötik etkisi, iyi glisemik kontrolü olan hastalarda daha etkilidir. Anahtar kelimeler: diyabetik nöropati, alfa lipoik asit, glisemik kontrol.

    1. GİRİŞ
    Diabetes mellitus, insanlarda en sık görülen metabolik hastalıktır ve yaşam kalitesini ve süresini azaltan kronik ve tedavi edilemez bir hastalıktır. Bu sosyal ile küresel bir sorundur, sağlık ve ekonomik sonuçları. Günümüzde 300 milyondan fazla insan hastalıkla yaşıyor ve sayı her yıl yaklaşık 7 milyon artmaktadır. Hastalığın uzun süresi komplikasyonları ve hayati zararları geliştirir.
    Retina, böbrekler, büyük kan damarları ve periferik sinirleri içeren vücuttaki organlar. Diyabetik nöropati sık ve hoş olmayan bir komplikasyondur. Diyabetli kişilerin% 50'sinden fazlasında diyabetik nöropati klinik belirtileri vardır. Kronik hiperglisemiye bağlı sinir liflerinin progresif kaybı, genetik ve çevresel hiperensivite faktörlerinin önemli rolü ile karakterizedir. Hiperglisemi, hücrelerde glikoz metabolizması bozukluklarına yol açarak sorbitol üretiminin artmasına neden olur ve bu da hücre zarlarının yapısındaki koruyucu madde mioinositol seviyesini azaltır. Kan damarlarında yetersiz dolaşım yetersiz beslenmeye ve iskemik nöronlara yol açar. Tüm diyabetik nöropatinin% 80'inden fazlası distal, simetrik sensorimotor nöropatisi gibi görünmektedir (1, 2). Duyarlılık kaybı erken ortaya çıkar ve parmaklarda karıncalanma, karıncalanma, yanma, kaşıntı, ayaklarda ağrı, buzağılarda kramplar, titreşim, ağrı ve sıcaklık hissinin azalması olarak kendini gösterir. Genellikle gece alt ekstremitelerinde zorluklar meydana gelir. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte ayaklarda, alt bacaklarda motor güçsüzlük ve kas atrofisi belirtileri ve bulguları ortaya çıkar. Distal simetrik sensorimotor diyabetik nöropatinin klinik tanısı, zorunlu bir mono filaman testi içeren klinik öykü ve muayene ile konur. Teşhis için altın standart tromyoneurography - EMNG (3). Mono filament testi, diyabetik nöropatinin erken tanısı için tıbbi standart olarak tanıtıldı. Cilde dik dokuz ayak üzerinde naylon mono filament 5.07 uygulaması yapar. Hasta performans testi sırasında gözlerini kapattı ve bir filamanın dokunuşunu hissettiğinde bize haber verdi. Duyusal kayıp negatif bir nokta ve yüksek diyabetik nöropati riski olarak kaydedilir. Diyabet nöropatisini tedavi etmek için tercih edilen ilaç, semptomatik tedavi ve fizik tedavi ile birlikte alfa-lipoik asit ürünleridir. Alfa lipoik asit güçlü bir antioksidandır, yağ ve suda çözünür. İlaç tedavisi önerilerine göre, ampulün formu 600 mg 250 ml% 0.9 NaCl dozunda 21 günlük bir süre için uygulanır. Hazırlık fotoğrafa duyarlı olduğu için sistem bir kapakla korunmaktadır. Terapi sabahları 600 mg'lık kapsüller içinde, yemekten önce, uzun vadede (en az üç ay) peroral olarak devam eder ve uzun vadede 300 mg'lık idame dozu ile devam eder (4, 5). Diyabetik nöropatinin erken tespiti, iyi glisemik kontrol ve risk faktörlerinden (sigara, alkol, hipertansiyon) kaçınma, ilerlemeyi geciktirebilir veya yavaşlatabilir.
    diyabetik nöropati sionu (6).

    2. AIM
    Alfa lipoik asidin diyabetik nöropati semptomlarının klinik tezahürü üzerinde olumlu bir etkisi göstermek. Alfa lipoik asidin tip 2 diyabetli veya aşik diyabetik nöropatili glisemik kontrol hastalarına göre terapötik etkisinin pozitif bir sonucunu göstermek.

    3. MALZEMELER VE YÖNTEMLER
    Çalışma Bihać, İç Hastalıkları Anabilim Dalı ve hastanelerin diyabetik kliniğinde Kanton Hastanesi “Irfan Ljubijankić MD” de gerçekleştirildi. Bu hasta 39-78 yaş arası 20 hasta, erkek ve kadındı. Çalışma, klinik olarak diyabetik nöropati teşhisi konan tip 2 diyabetli hastaları içermiştir. Tüm hastalar durumun değerlendirmesini tamamladı:

    • Klinik parametreler (yaş, vücut boyu, vücut ağırlığı, cinsiyet),
    • İç hastalıkları uzmanının detaylı gözden geçirilmesi,
    • Glisemik kontrolü (HbA1c, açlık glikozu, postprandiyal glisemi) değerlendirmek için laboratuvar analizleri,
    • Monofilament testi.
    Tüm hastalar oral anti-diyabetik ilaçlar ve insülin ile dört ay boyunca alfa lipoik asit preparatları ile tedavi edildi. İki gruba ayrıldılar. Birinci grup iyi glika- mik kontrolü olan hastalardan (HbA1c <% 7) ve ikinci grup zayıf glika- mik kontrolü olan hastalardan (HbA1c ≥% 7) oluşmaktaydı. Çalışmanın başlangıcından dört ay sonra tıbbi kontrol yapılır.

    4. Sonuçlar
    Yirmi (20) hasta 7 erkek ve 13 kadın araştırmaya katılmıştır. Hastaların yaş ortalaması ilk grupta 58.6, ikinci grupta 55.6 yıldır. Hastaların ortalama hastalık süresi 13.4 ± 6.6 yıl ve ikincisi için 11.2 ± 5.4 yıldır. Cinsiyet, ortalama yaş ve ortalama hastalık süresi arasındaki fark her iki grup için de istatistiksel olarak anlamsızdır (p )0.05).
    Mono filament testi yapılırken, tedavinin başlangıcında ve sonunda her iki gruptaki negatif noktaların sayısı ve p <0.01) ve ayrıca her iki hasta grubundaki negatif noktaların sayısı istatistiksel olarak önemlidir (p≤0.01). terapi (p≤0.05) (Grafik 1).


    Her iki gruptaki tüm hastaların tedavi öncesinde parestezi vardı. Tıbbi muayenede 6 hastada (% 60) birinci grupta parestezi, ikinci hastada 9 hasta (% 90) vardı (p≤0.01). Birinci gruptaki yedi hastada (% 70) gece bacak ağrısı, ikincisinde 8 hasta (% 80) vardı. Tıbbi muayenede ilk gruptaki hiçbir hastada bacak ağrısı (yürüme bozukluğu), 5 hastada bacak ağrısı (% 50) yoktu. (P≥0.05). Alfa lipoik asit tedavisinden sonra iki hasta grubu arasında gece ağrısının temsil edilmesinde fark istatistiksel olarak anlamlıdır (Chi testi, p≤0.05). Kas atrofisi ve yürüme güçlüğü her iki grupta aynı sayıda hastayı, her biri 4 hastayı (% 40) etkiledi. Tıbbi muayenede birinci gruptan 3 hasta (% 30) ve ikinci gruptan 2 hasta (% 20). kas atrofisi ve yürüme güçlüğü vardı (p≥0.05) (Grafik 2).

    Hastaların subjektif gerilemesi
    Alfa lipoik asit tedavisinden sonra her iki hasta grubunda da duyumlar kaydedilmiştir. Bu nedenle, daha iyi glikoregülasyonu olan grupta hastaların% 60'ı çok iyi,% 30'u orta derecede daha iyi ve% 10'u aynı hissetti. Kötü glisemik kontrolü olan grupta hastaların% 10'u çok iyi,% 50'si orta derecede daha iyi,% 30'u aynı ve% 10'u daha kötü hissetti (Grafik 3).
    Akut ve kronik komplikasyonları ile masif, virülansız bir hastalık olarak Tip 2 diyabet, hastaların yaşam kalitesini büyük ölçüde etkiler ve ciddi bir sağlık ve sosyoekonomik konuyu temsil eder. Bu hastaların tedavisinde amaç metabolik homeostazis kurmak, komplikasyonların ortaya çıkmasını önlemek ve oluştuklarında tedavilerini sağlamaktır. Bu araştırmada, klinik olarak tezahür ettirilen diyabetik distal senotimotor nöropatisi olan tip 2 diyabetli hastalara yapılan dört aylık alfa lipoik asit preparasyonu ile tedavi sonuçları gözlenmiştir. Araştırmanın başlangıcında ve sonunda ölçülen glikolize hemoglobin (HbA1c) değerlerine göre hastalar iki gruba ayrıldı. Birinci grup iyi glikoregülasyonu olan hastalardan (HbA1c <% 7), ikincisi kötü glikorgülasyonu olan hastalardan (HbA1c ≥% 7) oluşur.

    Her iki hasta grubunda da üç hafta içinde alfa lipoik asit hazırlama infüzyonu ile tedavi ve daha sonra tıbbi muayeneye kadar kapsül ile oral tedavi ile klinik olarak ortaya çıkan diyabetik distal sensör motor nöropati semptomlarında düzelme oldu. Her iki grupta parestezi, gece ağrısı, kas atrofisi ve yürüme güçlüğü olan hasta sayısı azalmış, ancak daha iyi glisemik kontrole sahip grupta daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Her iki gruptan hastalar üzerinde yapılan mono filtrasyon testindeki negatif noktaların sayısı tüm hastalar ve özellikle de glisemik regülasyonu iyi olan hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca, alfa lipoik asit hazırlama ile yapılan tedaviden sonra, hastalar subjektif varyasyonlarında her iki grupta elde edilen sonuçlara göre bir içerik oluştururlar. Beklendiği gibi, daha iyi glikongülasyonu olan hasta grubunda daha iyi tedavi sonuçları elde edildi.

    Klinik çalışma ALA-DIN I, çok merkezli, sıralı, çift kör, plasebo kontrollü çalışma, infüzyonda alfa lipoik asit preparatının plasebo ile ilişkili olarak poli-nöropatik semptomlar üzerine uygulanmasının istatistiksel olarak anlamlı etkisini göstermiştir. 600 mg'lık dozajda ilaç toleransı. ALADIN III klinik çalışmasında, yedi ay süren çok merkezli, randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışmada, alfa-
    lipoik asit ve oral preparatlarla tedavinin devamı. Klinik çalışmalara glikolize hemoglobin ile glikoregülasyonu gözlenen (7., 8) SYDNEY I ve SYD- NEY II incelemeleri dahil edildi.



    Klinik çalışmaların meta-analizi ALADIN I ve II, SYDNEY I ve NA- 1258 hastayla THAN II, TSS'de (Toplam Belirti Skoru) alfa lipoik asit ile plasebo ile karşılaştırıldığında diyabetik nöropati klinik semptomlarında iyileşme gösterdi, bu da alfa lipoik asidin mikro dolaşımı iyileştirdiğini ve hastaların kan damarı vazodilatasyonunu olumlu yönde etkilediğini gösterdi. . Hastalar 3 (üç) hafta boyunca günde bir kez 250 ml NaCl içerisinde 600 mg alfa lipoik asit ile infüzyon tedavisi ile tedavi edildi ve aynı dozda oral tedaviye devam edildi. Bu terapi önemli yan etkilere yol açmadı. (9, 10, 11).
    Akut ve kronik komplikasyonları ile masif, virülansız bir hastalık olarak Tip 2 diyabet, hastaların yaşam kalitesini büyük ölçüde etkiler ve ciddi bir sağlık ve sosyoekonomik konuyu temsil eder. Bu hastaların tedavisinde amaç metabolik homeostazis kurmak, komplikasyonların ortaya çıkmasını önlemek ve oluştuklarında tedavilerini sağlamaktır. Bu araştırmada, klinik olarak tezahür ettirilen diyabetik distal senotimotor nöropatisi olan tip 2 diyabetli hastalara yapılan dört aylık alfa lipoik asit preparasyonu ile tedavi sonuçları gözlenmiştir. Araştırmanın başlangıcında ve sonunda ölçülen glikolize hemoglobin (HbA1c) değerlerine göre hastalar iki gruba ayrıldı. Birinci grup iyi glikoregülasyonu olan hastalardan (HbA1c <% 7), ikincisi kötü glikorgülasyonu olan hastalardan (HbA1c ≥% 7) oluşur.




    Her iki hasta grubunda da üç hafta içinde alfa lipoik asit hazırlama infüzyonu ile tedavi ve daha sonra tıbbi muayeneye kadar kapsül ile oral tedavi ile klinik olarak ortaya çıkan diyabetik distal sensör motor nöropati semptomlarında düzelme oldu. Her iki grupta parestezi, gece ağrısı, kas atrofisi ve yürüme güçlüğü olan hasta sayısı azalmış, ancak daha iyi glisemik kontrole sahip grupta daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Her iki gruptan hastalar üzerinde yapılan mono filtrasyon testindeki negatif noktaların sayısı tüm hastalar ve özellikle de glisemik regülasyonu iyi olan hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca, alfa lipoik asit hazırlama ile yapılan tedaviden sonra, hastalar subjektif varyasyonlarında her iki grupta elde edilen sonuçlara göre bir içerik oluştururlar. Beklendiği gibi, daha iyi glikongülasyonu olan hasta grubunda daha iyi tedavi sonuçları elde edildi.
    Klinik çalışma ALA-DIN I, çok merkezli, sıralı, çift kör, plasebo kontrollü çalışma, infüzyonda alfa lipoik asit preparatının plasebo ile ilişkili olarak poli-nöropatik semptomlar üzerine uygulanmasının istatistiksel olarak anlamlı etkisini göstermiştir. 600 mg'lık dozajda ilaç toleransı. ALADIN III klinik çalışmasında, yedi ay süren çok merkezli, randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışmada, alfa-lipoik asit ve oral preparatlarla tedavinin devamı. Klinik çalışmalara glikolize hemoglobin ile glikoregülasyonu gözlenen (7., 8) SYDNEY I ve SYD- NEY II incelemeleri dahil edildi.

    Klinik çalışmaların meta-analizi ALADIN I ve II, SYDNEY I ve NA-1258 hastayla THAN II, TSS'de (Toplam Belirti Skoru) alfa lipoik asit ile plasebo ile karşılaştırıldığında diyabetik nöropati klinik semptomlarında iyileşme gösterdi, bu da alfa lipoik asidin mikro dolaşımı iyileştirdiğini ve hastaların kan damarı vazodilatasyonunu olumlu yönde etkilediğini gösterdi. . Hastalar 3 (üç) hafta boyunca günde bir kez 250 ml NaCl içerisinde 600 mg alfa lipoik asit ile infüzyon tedavisi ile tedavi edildi ve aynı dozda oral tedaviye devam edildi. Bu terapi önemli yan etkilere yol açmadı. (9, 10, 11).
    nöropatiyi etkiler ve klinik hastaların semptomlarında ve öznel duyumlarında önemli bir iyileşmeye ve dolayısıyla daha iyi yaşam kalitesi üzerine etkilere yol açar. İyi glisemik kontrolü olan hastalarda terapötik etki daha etkilidir. Hastalar 4 (dört) ay süren infüzyon ve oral tedavide iyi ilaç toleransı gösterdi. Elde edilen sonuçlar gerçek araştırma ve literatüre uygundur.

    Referanslar
    1. Ann M. Aring, David E. Jones, James M. Falko. Diyabetik Nöropatinin Değerlendirilmesi ve Önlenmesi. Ben Fam Hekimiyim. 2005; 71 (11): 2123-2128'de tarif edilmektedir.
    2. Bansal V, Kalita J, Misra İngiltere. Diyabetik nöropati. Postgrad Med J. 2006; 82: 95-100.
    3. Ziegler D. Diyabetik Polienropatinin Tedavisi. Güncelleme 2006. Ann N Y Acad Sci. 2006; 1084: 250-266.
    4. Varkonyi T, Kempler P. Diyabetik nöropati: tedavi için yeni stratejiler. Diyabet Obes Metab. 2008; 10: 99-108.
    5. Rutkove SB. Periferik nöropatiyi devre dışı bırakan 52 yaşında bir kadın: Diyabetik polinöropatinin gözden geçirilmesi. JAMA. 2009; 302 (13): 1451-1458.
    6. Obrosova IG. Diyabet ve periferik sinir. Biochim Biophys Açta. 2009; 1792: 931-940.
    7. Gu XM, Zhang SS, Wu JC, Tang ZY, Lu ZQ, Li H, Liu C, Chen L, Ning G. Diyabetik polinöropatinin tedavisinde yüksek doz a-lipoik asidin etkinliği ve güvenliği. Zhonghua Yi Xue Za Zhi. 21 Eylül 2010; 90 (35): 2.
    8. Mijnhout GS, Alkhalaf A, Kleefstra N, Bilo HJ. Alfa lipoik asit: diyabetli hastalarda nöropatik ağrı için yeni bir tedavi. Neth J Med. 2010 Nisan; 68 (4): 158-162'de tarif edilmiştir.
    9. Ziegler D, Nowak H, Kempler P, Vargha P, Düşük PA. Semptomatik diyabetik polinöropatinin antioksidan alfa-lipoik asit ile tedavisi: bir meta-analiz. Diabet Med. 2004; 21: 114-121.
    10. Ziegler D, Ametov A, Barin

    Yorum yap


    • #3
      Alfa-Lipoik Asit Ehrlich-Ascites-Karsinom Taşıyan Farelerde Tümör Büyümesini Kontrol Eder ve Hepatik Redoks Durumunu Modüle Eder
      M. AL Abdan 1
      Daha fazla göster
      Akademik Editör: Chrisostomos Prodromou
      Alınan19 Ekim 2011
      Kabul edilmiş11 Ocak 2012
      Yayınlanan01 Mayıs 2012 Öz


      Ağızlı a- lipoik (LA) takviyesinin farelerde Ehrlich assc karsinom hücrelerinin (EAC) ve hepatik antioksidan durumun büyümesi üzerindeki etkisi araştırıldı. Sonuçlar αağırlıkça 50 mg / kg vücuttaki lipoik (LA) asit, EAC hücrelerinin canlılığını ve hacmini azalttı ve tedavi edilen hayvanların hayatta kalmasını arttırdı. Ek olarak LA, toplam tiyol, glutatyon, glutatyon-S-transferaz, süperoksit dismutaz ve katalizör seviyelerinin arttırılmasıyla fareler taşıyan EAC hücrelerinin karaciğerindeki oksidatif stresi normalleştirdi. Öte yandan, karaciğerde malondialdehit ve protein karbonil düzeylerinde önemli azalmalar, bu hayvanlarda kontrollü oksidatif strese işaret etmektedir. Sonuç olarak LA, karaciğer enzimlerini, alkalin fosfataz, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz ve gama-glutamil transferazı düzenledi. Veriler ayrıca LA'nın kanser inhibitörü ve terapötik etkisi olarak etkinliğini gösterdi. Sonuç olarak,

      1. Giriş
      Kanser, tüm dünyada kadınlarda ve erkeklerde önemli bir sağlık sorunudur. Kanser ve diyet insidansı arasında bir ilişki olduğu iyi bilinmektedir ve beslenme faktörleri koruyucu ve terapötik faktörler olarak işlev görebilir [ 1 ]. Başlangıçta, a- lipoik (LA) karaciğerlerden elde edilmiş ve birçok bitki ve hayvanda doğal olarak bulunmuştur [ 2 ]. Diyet, biyolojik zarlardan emilir ve daha sonra hücreler ve dokular tarafından alınır [ 3 ]. LA kolayca emilir ve çeşitli hücresel dokularda azaltılmış dihidrolipoik asit formuna dönüştürülür [ 4 ]. Her ikisi de farklı ortamlarda antioksidan görevi görür ve karşılıklı olarak redoks çifti oluşturur.

      Güçlü bir antioksidan olarak hareket etmenin yanı sıra LA, ubikinon, glutatyon ve askorbik asit gibi antioksidan seviyelerini arttırır ve sürdürür [ 5 , 6 ]. Ayrıca, LA, hücresel oksidoredüktif durumun dengesizliğinin rol oynadığı farklı bozuklukların kontrolünde potansiyel bir terapötik ajan olabilir [ 7 , 8 ]. Oksidatif hasar, kanser oluşumuna ve tanıtımına olası katılım da dahil olmak üzere hücre hasarına neden olmuştur.

      Normal hücrelerin aksine, kanser hücreleri, hayati sinyal molekülleri [ 9 ] olarak belirtilen yüksek reaktif oksijen türlerinin (ROS) hücre proliferasyonunu desteklemeye ve apoptozu baskılamaya katkıda bulunduğu bir redoks ortamında yaşayabilir . Önceki çalışmalar hücre içi redoks dengesinin hücresel büyüme kontrolü ile ilişkili olduğunu gösterdi. Ayrıca, antioksidanların diyet alımının kemopreventif olabileceği ve kemoterapinin etkinliğini artırabileceği gösterilmiştir. LA'nın antikanser etkileri, yumurtalık epitelyal kanser hücreleri [ 10 ] ve B16F10 murin melanom hücreleri [ 4 ] gibi çeşitli kanser türlerinde bulunmuştur.]. Bununla birlikte, lipoik asidin meme tümörü olarak büyüme ve proliferasyon EAC hücreleri üzerindeki etkisi araştırılmamıştır. Ek olarak LA'nın vücuttaki glutatyon peroksidaz düzeyini arttırdığı ve oksidatif stresi azalttığı bildirilmiştir [ 11 ] ve bu nedenle kanser hastalarında karsinostatik etkiye sahiptir. Ancak LA'nın meme kanseri üzerindeki antikanser etkileri tam olarak anlaşılamamıştır. Ehrlich tümörü meme kanseri için deneysel bir modeldir. Periton boşluğunda aşılandığı zaman asitli bir formda ve deri altından aşılandığında katı formda birkaç fare suşu halinde büyür [ 12 ]. Ehrlich tümörü, farelerin meme adenokarsinomuna karşılık gelen, malign epitelyumdan türe özgü, transplante edilebilir bir neoplazidir [ 13]. Buna göre, bu çalışma LA'nın EACC büyümesi üzerindeki etkisini ve EACC taşıyan farelerde hepatik redoks durumu üzerindeki koruyucu rolünü araştırmayı amaçlamıştır.

      2. Gereç ve Yöntem
      2.1. Kimyasallar
      Tüm reaktifler mevcut olan en yüksek saflığa sahipti. LA ve diğer tüm kimyasallar Sigma-Aldrich Company Ltd.'den (Gillingham, İngiltere) satın alınmıştır.

      2.2. Hücre çizgisi
      Bu deneyde bir dizi Ehrlich karsinom hücresi kullanıldı. Tümör hücreleri 1 x 10 seri interperitonal nakli ile muhafaza edilmiştir 6  , 20-25 g ağırlığındaki erişkin dişi Swiss albino fareleri (0.1 mL tuzlu su hacminde) hücreleri. 2.3. İn Vitro Canlılık Tayini


      İmplantasyondan yedi gün sonra Ehrlich asit karsinomu (EAC) hücreleri toplandı, soğuk salinle seyreltildi ve dört süspansiyona bölündü. Fosfat tamponlu tuzlu su (PBS) tampon içinde üç hücre süspansiyonları (10, 20, 40 son konsantrasyonda LA ile muamele edilmiştir  μ 25 ° C'de 30 dakika boyunca gr / ml) ° C. Dördüncü hücre süspansiyonu, kontrol olarak kullanıldı. Tripan Mavisi kullanan canlı hücrelerin canlılığı [ 14 ] yöntemine göre kontrol edildi . Sonuçlar üç bağımsız deneyin ortalama SD'si olarak verildi.

      2.4. Hayvanlar ve Deneysel Tedavi
      18 ila 20 g ağırlığındaki yetişkin dişi İsviçre albino fareleri, hayvan evindeki standart koşullar altında barındırıldı. Standart pelet yemi ile beslendiler ve suya serbestçe erişmelerine izin verildi. Tüm deneyler, kurumsal hayvan etiği komitesinin ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Farelere de asetik karsinom 1 x 10 enjekte edilmesi ile indüklenmiştir 6 [tarif edildiği gibi farelerin peritonal boşluğuna Ehrlich asitik karsinoma hücreleri 15 ]. LA salin çözeltisi içinde çözülmüş ve 50 mg / kg / gün konsantrasyonda ağızdan verilmiştir.

      2.5. Ortalama Hayatta Kalma Süresinin ve Asit Hacminin Belirlenmesi
      Hayvanlar 1 x 10 ile aşılandı 6  Lipoik asit ile hücre / gün 0 fare ve tedavi nakli 24 saat sonra başladı. Kontrol grubu aynı hacimde tuz çözeltisi ile muamele edildi. Tüm tedaviler 30 gün boyunca verildi. Her bir grubun 20 fareden oluşan ortalama sağkalım süresi ve asit hacmi implantasyondan 7, 15 ve 30 gün sonra kaydedildi.

      2.6. Deneysel tasarım
      Fareler dört gruba ayrıldı. Grup A: Bu gruptaki hayvanlar ( ) sadece laboratuvar ürünü aldı ve normal kontrol görevi gördü. Grup B: Bu gruptaki hayvanlar ( ) günlük olarak oral yoldan LA ile tedavi edildi. Grup C: hayvanlar ( ) EAC ile aşılandı. Grup D: hayvanlar ( ) EAC ile implante edildikten sonra 30 gün boyunca 50 mg / kg / gün konsantrasyonda günlük oral LA uygulaması yapıldı. Ehrlich'in asit karsinom hücreleri (  0.2 mL PBS içinde 106 hücre) C ve D gruplarındaki hayvanların periton boşluğuna enjekte edildi ve asitlerin gelişimi periton sıvısında Ehrlich'in asit karsinom hücre sayımının belirlenmesiyle izlendi. hücre sayımının 5 × 10 6'ya artması???? = 8???? = 8???? = 2 0???? = 2 0/ mL, bir hayvan modeli sistemi olarak farelerde asitlerin indüksiyonu için son nokta olarak alınmıştır.

      15 günlük deneysel tedavinin tamamlanmasından sonra, tüm hayvanlar 12 saat boyunca gece aç bırakıldıktan sonra öldürüldü. Kan örnekleri soğutulmuş heparinsiz tüplere toplandı ve 4 dakika boyunca 10 dakika boyunca 3000 rpm'de santrifüjlendi. Serum biyokimyasal analiz için -20 ° C'de dondurulmuştur. Karaciğer örnekleri izole edildi ve aşağıdaki tüm biyokimyasal deneyler için buz gibi soğuk (20 mM) fosfat tamponlu tuzlu su (pH 7.4) içinde homojenleştirildi.

      2.7. Oksidatif Stres Tayini
      Karaciğerdeki lipit peroksidasyon seviyeleri, tiyobarbitürik asit reaktif maddeler (TBARS) olarak ölçülürken, protein oksidasyonunun göstergesi olarak protein karbonil seviyeleri , sırasıyla tarif edildiği gibi belirlendi [ 16 , 17 ].

      2.8. Antioksidanlar Deneyi
      [Önce de belirtildiği gibi, katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve karaciğerde glutation-S-transferaz (GST) aktiviteleri analiz edildi , 18 - 20 ]. İndirgenmiş glutatyon (GSH) ve toplam tiyol (T-SH) seviyeleri , sırasıyla daha önce tarif edildiği gibi analiz edildi [ 21 , 22 ]. Tüm protein konsantrasyonları daha önce tarif edildiği gibi belirlendi [ 23 ].

      2.9. İstatistiksel analiz
      Sonuçlar ortalama ± SE olarak ifade edildi. Gruplar arasındaki farklar, Windows için SPSS 13 yazılım paketi kullanılarak ANOVA ile değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalar için en az anlamlılık farkı (Tukey) testi, anlamlılık değeri <0,05 olan testler kullanılarak yapıldı .????

      3. Sonuçlar
      LA (10, 20, 40, farklı konsantrasyonlarda etki  μ EAC hücrelerin canlılığı g) in vitro Tablo l'de gösterilir 1 . Doza bağlı tipte artan LA konsantrasyonları ile yaşayabilirlikte kademeli bir azalma olmuştur .( ????2= 0 . 9 7 ± 0 . 0 9 )
      https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2300...cid&from_pos=8

      Yorum yap


      • #4
        DOI: 10.5455/medarh.2013.67.7-9 Med Arh. 2013 Feb; 67(1): 7-9
        Received: October 28th 2012 | Accepted: January 25th 2013

        CONFLICT OF INTEREST: NONE DECLARED

        ORIGINAL PAPER

        alpha lipoic acid and Glycaemic Control in Diabetic Neuropathies at type 2 Diabetes treatment
        Kanita Ibrahimpasic

        Department of Internal medicine, Cantonal Hospital “Dr. Irfan Ljubijankic”, Bihac, Bosnia and Herzegovina


        Introduction: Diabetes mellitus is a metabolic, chronic and incurable disease which reduces span and quality of life. Over 50% of diabetic patients have clinical manifestations of diabetic neuropathy. Aim: To show a positive influence of alpha lipoic acid on clinically manifested dia- betic neuropathy symptoms as well as the effect of alpha lipoic acid in patients glycaemic control. Material and methods: Testing has been conducted in Cantonal Hospital “Irfan Ljubijankic MD” in Bihac and included 20 diabetes type 2 patients who were diagnosed with clinically manifested diabetic neuropathy. All the patients’ conditions were evaluated by: medical history, clinical pa- rameters, detailed internal examination, laboratory analyses for glycaemic control assessment and mono filament test. They were treated with oral anti-diabetics and insulin as well as with alpha lipoic acid preparation in duration of four months. They were divided into two groups, with good (HbA1c<7%) and poor (HbAc≥7%) glycaemic control. Medical control has been conducted four months after the research started. Results: Twenty patients took part in the research, 7 male and 13 female. The average age of the patients was 58.6 in the first and 55.6 years in the second group. The average patients’ disease duration was 13.4±6.6 years in the first and 11.2±5.4 years in the sec- ond group. The difference in gender, average age and disease duration in both groups statistically is not significant (p≤0.05). The number of negative points after the therapy has been reduced for 56.4% in the first and 43.1% for the second group (p≤0.05). Prior to the treatment, all the patients in both groups had paresthesia. At medical checkup, there were 40% less patients in the first group and 10% in the second one (p≤0.01). The difference is statistically significant (p≤0.05) in night pain occurrence between two groups of patients after alpha lipoic acid treatment (40% more patients had night pain in the second group after the treatment). The same number of patients in both groups, 40 % had muscle atrophy and difficulty in walking. At medical checkup, 30% in first group and 20% less patients had discomforts (p≥0.05). Regression of subjective sensations in both groups of patients after alpha lipoic acid treatment has been noted. Conclusion: Alfa lipoic acid is an effective drug in the treatment of diabetic distal sensory-motor neuropathy and its therapeutic effect is more effective in patients with good glycaemic control. Key words: diabetic neuropathy,alpha lipoic acid, glycaemic control.
        1.INTRODUCTION

        Diabetes mellitus is the most com- mon metabolic disease in humans and is a chronic and incurable disease which reduces the quality and duration of life. It is a global problem with social,

        health and economic consequences. To- day, over 300 million people are living with the disease and the number is in- creasing every year by about 7 million. The long duration of the illness devel- ops complications and damages vital organs in the body, including the ret- ina, kidneys, large blood vessels and pe- ripheral nerves. Diabetic neuropathy is frequent and unpleasant complication. Over 50% of people with diabetes have clinical manifestations of diabetic neu- ropathy. It is characterized by progres- sive loss of nerve fibers based on chronic hyperglycemia with the important role of genetic and environmental hypersen- sitivity factors. Hyperglycemia leads to glucose metabolism disorders in cells, leading to increased production of sor- bitol, which reduces the level of protec- tive substances mioinositol in the struc- ture of cell membranes. Poor circula- tion in the blood vessels leads to mal- nutrition and ischemic neurons. More than 80% of all diabetic neuropathy seems distal, symmetrical sensorimo- tor neuropathy (1, 2). The loss of sensi- tivity occurs early and is manifested as tingling in the fingers, tingling, burn- ing, itching, pain in the feet, cramps in the calves, decreased sensation to vibra- tion, pain and temperature. Difficulties occur, usually in the lower extremities during the night. With further progres- sion of the disease motor symptoms and signs in the form of weakness and muscle atrophy occur in feet, lower legs, hands. Clinical diagnosis of distal sym- metrical sensorimotor diabetic neurop- athy is established on the basis of clini- cal history and examination, which in- cludes a mandatory mono filament test. The gold standard for diagnosis is elec-tromyoneurography - EMNG (3). The mono filament test was introduced as a medical standard for early diagnosis of diabetic neuropathy. It performs nylon mono filament 5.07 application on nine points in foot perpendicular to the skin. Patient has closed eyes during the per- formance test and gave us notice when feeling the touch of a filament. Loss of sensory is recorded as a negative point and a high risk of diabetic neuropathy. The drug of choice for treating dia- betic neuropathy is products of alpha- lipoic acid in combination with symp- tomatic therapy and physical treatment. Alpha lipoic acid is a powerful antioxi- dant, the only soluble in fat and water. According to the recommendations for drug treatment the form of the ampoule at a dose of 600 mg 250 ml 0.9% NaCl is applied for a period of 21 days. Because the preparation is photo sensitive, the system is protected by a cover. Therapy is continued perorally in capsules of 600 mg in the morning, before eating, in the long term (minimum three months) and it continues with the maintenance dose of 300 mg in the long term (4, 5). Early detection of diabetic neuropathy, good glycaemic control and avoidance of risk factors (smoking, alcohol, hyper- tension) can delay or slow the progres-
        sion of diabetic neuropathy (6).

        2. AIM

        To show a positive effect of alpha lipoic acid on clinical manifestation of symptoms of diabetic neuropathy. To show a positive result of the therapeu- tic effect of alpha lipoic acid in relation to glycaemic control patients with type 2 diabetes or overt diabetic neuropathy.
        3.MATeRIALS AND MeTHODS

        The study was conducted at the Cantonal Hospital “Irfan Ljubijankić MD” in Bihać, Department of Internal Medicine and the hospitals’ diabetic clinic. It included 20 patients, men and women aged 39 to 78 years. The study involved patients with diabetes type 2 who were diagnosed clinically manifest diabetic neuropathy. All patients com- pleted the evaluation of the situation:
        • Medical history (onset of illness, duration of illness, treatment of disease),
        • Clinical parameters (age, body height, body weight, sex),
        • Done detailed review of internist,
        • Laboratory analyzes to evaluate glycaemic control (HbA1c, fasting glucose, postprandial glycaemia),
        • Monofilament test.
        • All patients were treated with oral anti diabetic drugs and insulin well as with preparations of alpha lipoic acid for a period of four months. They were divided into two groups. The first group consisted of patients with good glycae- mic control (HbA1c <7%) and the sec- ond group of patients with poor glycae- mic control (HbA1c ≥ 7%). A medical checkup is performed four months af- ter the beginning of the study
        4.RESULTS
        Twenty (20) patients took part in the research, 7 male and 13 female. Pa- tients’ average age is 58.6 years in the first group and 55.6 years in the second group of patients. The average patients’ disease duration is 13.4±6.6 years and 11.2±5.4 years for the second one. The difference in gender, average age and average duration of the disease is sta- tistically insignificant for both groups (p≥0.05).
        While performing mono filament test, the number of negative spots in both groups at the beginning and at end of therapy is statistically significant (p≤0.01), as well as the number of nega- tive spots in both groups of patients af- ter the therapy (p≤0.05) (Chart 1).
        All the patients in both groups had paresthesias prior to the treatment. At medical checkup, 6 patients (60%) had paresthesias in the first group and 9 pa- tients (90%) in the second one (p≤0.01). Seven patients from the first group (70%) had night legs pain, and 8 pa- tients (80%) in the second one. At med- ical checkup, none of the patients from the first group had leg pains (gait dis- turbance) and 5 patients had leg pains (50%) in the second one. (p≥0.05). The difference is statistically significant (Chi test, p≤0.05) in representation of night pain between the two groups of patients after alpha lipoic acid treat- ment. Muscle atrophy and difficulty in walking affected the same number of patients in both groups, 4 patients each (40%). At medical checkup, 3 pa- tients from the first group (30%) and 2 patients in the second group (20%). had muscle atrophy and difficulty in walk- ing (p≥0.05) (Chart 2).
        Regression of patients’ subjective
        sensations has been noted in both groups of patients after alpha lipoic acid treatment. Therefore, in group with bet- ter glicoregulation 60% of patients felt very well, 30% moderately better and 10% felt the same. In the group with bad glycaemic control, 10% of patients felt very well, 50% moderately better, 30% the same and 10% felt worse (Chart 3).

        5.DISCUSSION

        Diabetes mellitus Type 2 as a mas- sive non virulent disease with its acute and chronic complications influences heavily on patients’ life quality and rep- resents a serious health and socioeco- nomic issue. Aim in treating these pa- tients is to establish metabolic homeo- stasis, prevent occurrence of complications and ensure their treatment
        once they oc- cur.




        In this research, re- sults of four months treatment with alpha li- poic acid preparation done on patients with type 2 diabetes with ver- ified clinically mani- fested diabetic distal sen- sorimotor neuropathy have been observed. Ac- cording to the values of glycolized hemoglobin (HbA1c), measured in the beginning and the end of research, patients were divided into two groups. The first group con- sists out of patients with good glicoreg- ulation (HbA1c<7%) and the second is with the patients with bad glicoregula- tion (HbA1c ≥7%).
        In both groups of patients there was improvement in symptoms of clini- cally manifested diabetic distal sen- sorimotor neuropathy by treatment with alpha lipoic acid preparation in- fusion in duration of three weeks and then by oral therapy with capsule un- til the medical checkup. Number of patients with paresthesia, night pains, muscle atrophy and difficulty in walk- ing has been decreased in both groups, but better results were achieved in the group with better glycaemic control. Number of negative spots at mono fil- ament test conducted on patients from both groups shows statistically signifi- cant difference with all patients and es- pecially in group of patients with good glycaemic regulation. Also, after the treatment with alpha lipoic acid prep-aration, the patients snow in their subjective sen- sation a content by re- sults achieved in both groups. As expected, better treatment results were achieved in group of patients who had bet- ter glicoregulation.
        Clinical study ALA- DIN I, multi-centric, ran- domized, double blind, placebo controlled study showed statistically sig- nificant effect of applying alpha lipoic acid prepara- tion in infusion on poly- neuropathic symptoms in correlation to placebo as well as good drug tol- erance in dosage of 600 mg. In the clinical study ALADIN III, multi-cen- tric, randomized, double blind, placebo controlled study which lasted for seven months showed decrease of diabetic neu- ropathy’s symptoms dur- ing application of infu- sion therapy with alpha-lipoic acid and continua-tion of therapy with oral preparations. In clinical studies SYDNEY I and SYD- NEY II the examinees, whose glicoreg- ulation with glycolized hemoglobin was observed (7, 8), were included .
        Meta-analysis of clinical studies ALADIN I and II, SYDNEY I and NA-
        THAN II with 1258 patients showed improvements of diabetic neuropa- thy’s clinical symptoms in comparison to placebo with alpha lipoic acid in TSS (Total Symptom Score), which showed that alpha lipoic acid improves micro circulation and favorably effects on pa- tients’ blood vessel vasodilatation. Pa- tients were treated with infusion ther- apy for 3 (three) weeks with 600 mg of alpha lipoic acid in 250 ml NaCl once a day and continued with oral therapy in same dosage. Such therapy did not lead to the significant side effects. (9, 10, 11).

        6. CONCLUSION

        Research results show that alpha lipoic acid is an efficient medicament in curing diabetic distal sensorimo-tor neuropathy and leads to significant improvement of the clinical patients’ symptoms and subjective sensation and therefore effects on better quality of life. Therapeutic effect is more efficient at patients with good glycaemic control. The patients showed good medication tolerance in infusion and oral treat- ment which lasted for 4 (four) months. The results achieved are in accordance with the actual research and literature.
        ReFeReNCeS
        1. Ann M. Aring, David E. Jones, James M. Falko. Evaluation and Prevention of Di- abetic Neuropathy. Am Fam Physician. 2005; 71(11): 2123-2128.
        2. Bansal V, Kalita J, Misra UK. Diabetic neuropathy. Postgrad Med J. 2006; 82: 95-100.
        3. Ziegler D. Treatment of Diabetic Poly- neuropathy. Update 2006. Ann N Y Acad Sci. 2006; 1084: 250-266.
        4. Varkonyi T, Kempler P. Diabetic neuropa- thy: new strategies for treatment. Diabe- tes Obes Metab. 2008; 10: 99-108.
        5. Rutkove SB. A 52-year-old woman with disabling peripheral neuropathy: Review of diabetic polyneuropathy. JAMA. 2009; 302(13): 1451-1458.
        6. Obrosova IG. Diabetes and the periph- eral nerve. Biochim Biophys Acta. 2009; 1792: 931-940.
        7. Gu XM, Zhang SS, Wu JC, Tang ZY, Lu ZQ, Li H, Liu C, Chen L, Ning G. Efficacy and safety of high-dose α-lipoic acid inthe treatment of diabetic polyneuropa- thy. Zhonghua Yi Xue Za Zhi. 2010 Sep 21; 90(35): 2.
        8. Mijnhout GS, Alkhalaf A, Kleefstra N, Bilo HJ. Alpha lipoic acid: a new treat- ment for neuropathic pain in patients with diabetes. Neth J Med. 2010 Apr; 68(4): 158-162.
        9. Ziegler D, Nowak H, Kempler P, Vargha P, Low PA. Treatment of symptomatic di- abetic polyneuropathy with the antioxi- dant alpha-lipoic acid: a meta-analysis. Diabet Med. 2004; 21: 114-121.
        10. Ziegler D, Ametov A, Barinov A, Dyck PJ, Gurieva I, Low PA, Munzel U, Yakhno N, Raz I, Novosadova M. et al. Oral treat- ment with alpha-lipoic acid improves symptomatic diabetic polyneuropathy. The SYDNEY 2 trial. Diabetes Care. 2006; 29: 2365-2370.
        11. Ziegler D. Painful diabetic neuropathy: treatment and future aspects. Diabetes Metab Res Rev. 2008; 24(Suppl 1): S52– S57.

        Yorum yap


        • #5
          Obeziteye Karşı Ne Kullanılır- Obeziteye Karşı Nasıl Beslenilmeli- Alfa Lipoik Asit Nedir

          Yorum yap


          • #6
            Polinöropati Nedir- Polinöropati Tedavisi Nasıl Olur- Polinöropati Rahatsızlığına Ne Faydalıdır

            Yorum yap


            • #7
              Alfa Lipoik Asit Nedir- Alfa Lipoik Asit Faydaları Nelerdir

              Yorum yap


              • #8
                Alfa Lipoik Asit Nedir- Alfa Lipoik Asit Faydaları Nelerdir

                Yorum yap


                • #9
                  Kilo Nasıl Verilir- Alfa Lipoik Asit Nedir- Yağ Yakımı Nasıl Hızlandırılır

                  Yorum yap


                  • #10
                    Metabolizma Hızlandırma, Kilo Problemi, Nasıl Kilo Verebilirim.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Güvenilir bir cilt dostu: Alfa lipoik asit

                      Hürriyet’te sağlık yazıları yazmaya başlayalı 10 yıldan fazla oldu. Bu yazılarda zaman zaman tavsiye ettiğim bazı doğal destekler var. Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim, bunların hiçbiri ne zaman içinde tekrarlanan bilimsel çalışmalar, ne de bu destekleri kullananlarda beni mahcup edici neticeler verdi. Bunlar arasında ilk aklıma gelenler omega-3 destekleri, B12 destekleri, D vitamini destekleri ve alfa lipoik asit. Bugün de size yine kısa bir ALA hatırlatması yapacağım. Buyurun... Alfa lipoik asit dokularda “glikasyon” yani “şekerlenme” adı verilen olumsuz, yaşlandırıcı ve paslandırıcı süreçleri kontrol altında tuttuğu için cilt yaşlanmasını da geciktirebilen bir doğal madde.

                      Glikasyon adı verilen bu mekanizmanın önemi kan şekeri yüksek seyreden diyabetlilerin normalden daha hızlı yaşlandıklarının gözlemlenmesinden sonra daha iyi anlaşılmıştı.
                      Zamanla glikasyon süreçlerinin sadece şeker hastalarını değil, beslenme planında kan şekerini hızla yükselten kötü gıdaları (şekeri, tatlıları, unu, nişastayı) fazla tüketen herkesi ilgilendirebileceği anlaşılmış. Ayrıca yine zaman içinde glikasyonun yaşlandıkça hızlanan ve herkesin ilgilendiren bir problem olduğunun da farkına varıldı. Özellikle ciltte protein yapısındaki maddelerin (kolajen, elastin) glikasyonunun cilt yaşlanmasını hızlandırdığını bugün çok daha iyi biliyoruz. Alfa lipoik asit işte bu nedenle cilt yaşlanmasını az da olsa baskılayabilen çok güçlü bir antioksidan. Hem suda hem de yağda eriyebilen bir yapısının olması onu diğer antioksidanlar ve antiglikasyon ajanlardan daha etkili ve değerli bir molekül haline getiriyor.
                      Zaten böyle olduğu için de cilt ürünlerinin çoğuna yıllardır alfa lipoik asit ve analogları ekleniyor. Cilt yaşlanmasıyla mücadelede yılda 1-2 kez tekrarlayacağınız üçer aylık alfa lipoik asit kürlerinden faydalanmayı da düşünebilirsiniz. Günde 200-400 mg’lık dozlar yetiyor.

                      İYİ BİLGİ
                      Biotin saçlarınızı güçlendirir�
                      İsminin öyle çok havalı olduğuna bakmayın. Biotin de (diğer adıyla vitamin H) bir çeşit B vitamininden başka bir şey değil. Vitamin terminolojisindeki diğer bir adı da B8 vitamini. Son zamanlarda sıkça gündeme getirilmesinin nedeni saç ve tırnak sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin şimdilerde daha iyi anlaşılması. Bir başka neden daha var: Biotin seviyeleri kan tahlilleriyle ölçülebiliyor. Ölçüm yapılanların çoğunun da yeterli biotine sahip olmadıkları anlaşılıyor. Biotin düşük bulununca yapılan biotin takviyesi saçlara ve tırnaklara güç ve kalite kazandırıyor. Biotinin sekiz farklı formu var, bunlardan en etkini B-biotin olarak adlandırılanı. Bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler de biotin üretebiliyor. Yeterli üretim için bu bakterilerin yeterli sayıda olmaları ve iyi beslenmeleri gerekiyor. Biotinin tek görevi saç ve tırnakları desteklemek değil. Kan şekeri düzeyinin ayarlanmasında da bazı işlevleri var. Biotin eksikliğinin en sık görüldüğü durumların başındaysa kronik bağırsak hastalıkları, uzun süreli damar içi beslenme zorunlulukları var.

                      HATIRLATMA
                      Sesiniz için su için
                      Ses kısıklığı genelde kısa süren ve sık karşılaşılan bir problem. Nadiren bir larinks kanserinin ilk işaretçisi olabilse de genelde farenjitler, alerjiler, inatçı reflüler ve ses teli ödemleri ile ilişkili bir problem. Ses sağlığının korunmasında en etkili doğal seçenekse su. Ama sık sık hatta her saat başı suyu yudumlamak şartıyla. Su içmek ses tellerini nemlendiriyor ve tellerdeki aşınmayı hızlandıran kuruluğu önlüyor.

                      UNUTMAYIN
                      Bedensel değil, duygusal arınma daha önemli
                      Detoks denince nedense akla öncelikle bedensel kirlerden kurtulmak geliyor. Ne var ki bedensel organizasyonlarımız zaten bu yönde yeterince güçlü bir şekilde yapılandırılmış durumda. Özellikle karaciğer ve böbreklerimiz bedenimize yerleşmeye çalışan toksinlere öyle kolay kolay aman vermiyor. Terlemek, nefes alıp vermek ve sağlıklı bir bağırsak çalışmasına sahip olabilmek de bedensel detoksu tamamlamaya çoğu zaman yetiyor. Esas sorun duygusal temizlikte yani duygusal toksinleri detokslamakta. Esas problem duygusal arınmada. Duygusal toksinlerden uzaklaşmada. İşte bu nedenle detoks deyince öncelikle duygusal bir arınmayı planlayın. Zira beynin duygusal toksinleri temizleme gücü böbrekler ve karaciğerinkiler kadar iyi çalışmıyor.


                      Yorum yap


                      • #12
                        Alfa Lipoik Asidin Sağlık Üzerine Etkileri

                        Armağan Aytuğ Yürük1 , Aylin Ayaz1 1

                        Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü

                        Özet

                        Alfa lipoik asit, çeşitli yiyeceklerde bulunan ve vücutta da sentezlenebilen bir maddedir. Hem alfa lipoik asit hem de indirgenmiş formu olan dihidrolipoik asit antioksidan özellik göstermektedir. Bu antioksidan etkisini serbest radikal yakalama, metallerle şelat oluşturma, diğer antioksidanların yeniden kullanılabilirliğini arttırma ve oksidatif hasarı onarma mekanizmaları yardımıyla gerçekleştirir. Ağır metallerle şelat oluşturarak toksik etkilerini azaltabilmektedir. İnsülinin sinyal yolaklarını etkileyerek kan glikozu dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Oksidatif stres ve glikoz dengesi üzerindeki etkileri nedeniyle diyabetik komplikasyonların ve nörodejeneratif hastalıkların oluşumunu ve ilerlemesini önleyebilmektedir.

                        Anahtar Kelimeler: Alfa lipoik asit; dihidrolipoik asit; antioksidan; diabetes mellitus

                        Giriş

                        İlk kez 1930’lu yıllarda tanımlanan lipoik asit 1950’li yıllarda karaciğerden saflaştırıldıktan sonra moleküler yapısı 1,2 ditiyolen-3 pentanoik asit olarak adlandırılmıştır (Morris, Reed, & Cronan, 1995; Reed, De, Gunsalus, & Hornberger, 1951; Snell, Strong, & Peterson, 1937). Lipoik asit ditiyolen halka yapısında 2 sülfür atomu içeren 8 karbonlu bir bileşiktir (Cadenas, 2001). Lipoik asit doğal olarak karaciğerde sentezlenebilen bir moleküldür. Bitkisel ve hayvansal dokularda mitokondride bir takım enzimatik reaksiyonlarla oktanoik asit ve sisteinden sentezlenebilmektedir (Szelag, Mikulski, & Molski, 2012). Ispanak, brokoli ve domates gibi bitkisel dokuların yanı sıra akciğer, böbrek, karaciğer ve kalp gibi hayvansal dokular da lipoik asidin en önemli kaynaklarındandır. Oral olarak alınan lipoik asit incebağırsaklardan hızla emilerek karaciğere gelir. Hücre içinde dihidrolipoik aside indirgenir. Her iki formu da S- metilasyona ve ß- oksidasyona uğrayabilir. Alınan lipoik asidin yaklaşık %80’i idrarla atılır. Lipoik asidin redoks tepkimeleriyle birbirine dönüşebilen okside ve redükte formları bulunmaktadır. Redükte formu dihidrolipoik asit (DHLA) olarak adlandırılır. Her iki formu da organizmada aktivite gösterir ancak dihidrolipoik asit formu biyolojik olarak daha aktiftir. Lipoik asidin doğal olan R formu, farklı mitokondriyal proteinlerin lizin kalıntılarının Ɛ-amino gruplarına kovalent bağ ile bağlanır. Bu proteinlerin çoğu pirüvat dehidrogenaz, dallı zincirli alfa ketoasit dehidrogenaz ve alfa ketoglutarat dehidrogenaz gibi mitokondriyal enzimlerin yapısında bulunmaktadır. Dolayısıyla lipoik asit bu enzim komplekslerinin kofaktörü olarak ATP üretiminde Krebs döngüsüne karbon akışını sağlayan metabolik olayların bir parçasıdır (Patel & Roche, 1990).

                        1. Biyolojik Etkileri
                        Lipoik asit klinikte ilk kez amanita mantarı zehirlenmelerinin tedavisinde kullanılmıştır. Daha sonra aynı ekip tarafından nöropatik şikayetlerin tedavisinde de kullanılabileceği yayınlanmıştır (Gomes & Negrato, 2014). Ayrıca lipoik asidin diğer antioksidanların okside formlarını azaltarak daha güçlü bir antioksidan ağ sağlayan bir antioksidan olduğunu, metal bağlayıcı ajan olarak görev aldığını, nükleer faktör kappa B (NFKB) ve insülinin sinyal yolaklarında düzenlemeler yaptığını, endotel disfonksiyonu ve egzersiz sonrasındaki oksidatif stresi azalttığını, aterosklerotik plak oluşumunu önlediğini gösteren yayınlar mevcuttur (Wolinsky, 2004; Moini, Packer, & Saris, 2002; Packer, Witt, & Tritschler, 1995).

                        a. Antioksidan etkileri

                        Tiyoller biyolojik olarak aktivite gösteren bir antioksidan grubudur. Lipoik asit de yapısındaki ditiyolen halka yapısının fonksiyon göstermesiyle antioksidan özellik kazanmaktadır. Bu antioksidan etkisini serbest radikal yakalama, metallerle şelat oluşturma, diğer antioksidanların yeniden kullanılabilirliğini arttırma ve oksidatif hasarı onarma mekanizmaları yardımıyla gerçekleştirir (Biewenga, Haenen, & Bast, 1997; Wolinsky, 2004).

                        Serbest radikal yakalama: Hem lipoik asidin hem de DHLA’in hidrojen peroksit, hidroksil radikali, hipoklorik asit ve peroksinitrit gibi reaktif oksijen ve nitrojen türlerini temizlediği bildirilmiştir (Moini et al., 2002; Packer, Kraemer, & Rimbach, 2001; Scott et al., 1994) (Tablo 1). Aynı zamanda askorbat, E vitamini ve ubikinol gibi antioksidanların yeniden oluşumunu sağlayarak hücrenin antioksidan kapasitesini desteklemektedir (Packer et al., 1995). Lipoik asidin kan-beyin bariyerini geçme potansiyeli vardır (Shay, Moreau & Smith, 2009). Bu özelliği nedeniyle lipoik asit potansiyel bir beyin antioksidanı ve terapötik ajan olarak görev alabilir.

                        Tablo 1: Alfa lipoik asidin ve DHLA’nın reaktif oksijen ve nitrojen türlerini yakalama özellikleri (Packer et al., 1995)
                        Antioksidan Özellik Alfa Lipoik Asit DHLA
                        Hidrojen peroksit +++ +++
                        Tekli oksijen +++ -----
                        Hidroksil radikali +++ +++
                        Nitrik oksit radikali +++ +++
                        Süperoksit radikali ---- +++
                        Hipokloröz asit +++ +++
                        Peroksinitrit +++ +++
                        Peroksil radikali ----- +++
                        Detoksifikasyon: Lipoik asit bazı pro-oksidan minerallerle şelat oluşturarak ve organizmada etkisiz hale getirerek detoksifikasyonu sağlayabilmektedir. Lipoik asit daha çok Mn2+, Cu2+, Pb2+ ve Zn2+ ile şelat oluştururken, DHLA Hg2+ ve Fe3+ ile şelat oluşturmaktadır (Frizzell & Baynes, 2013). Demir, bakır, civa ve kadmiyum gibi metallerin, hidroperoksitlerin parçalanmasını katalize ederek organizmada reaktif oksijen türleri oluşumunda görev aldığı bilinmektedir. Yapılan bazı çalışmalarda, şelatasyonun antioksidan etki gösterebileceği bildirilmiştir (Muller & Menzel, 1990). Rat hepatositlerinde kadmiyum maruziyeti sonucunda oluşan lipit peroksidasyonu markerlarının fizyolojik dozlardaki lipoik asit desteği ile azaltılabileceği yayınlanmıştır. Ayrıca, alfa lipoik asit desteğinin ratların beyin, kalp ve testislerinde kadmiyum miktarını değiştirmeden kadmiyuma bağlı oluşan lipit peroksidasyonunu önlediği bildirilmiştir (Wolinsky, 2004). Alfa lipoik asidin antioksidan enzimlerin aktivitesini arttırarak ağır metal zehirlenmelerinde mortaliteyi azaltabileceği belirlenmiştir (Bludovska, Kotyzova & Koutensky, 1999; Wolinsky, 2004). Lipoik asit bu metallerle şelat oluşturarak reaktif oksijen türlerinin oluşumunu engelleyebilmektedir. Diğer taraftan şelat oluşumu bu metallerin yetersizliğinin oluşmasına neden olmamaktadır (Gomes & Negrato, 2014). Şelasyon tedavisi özellikle bazı ağır metal zehirlenmelerinin klinik tedavisinde aktif olarak kullanılmasının yanında diabetes mellitus (DM), kardiyovasküler ve nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de kullanılabilmektedir. Ancak bu konuda yeterli yayın bulunmamakta ve tartışmalar halen devam etmektedir (Frizzell & Baynes, 2013).

                        Diğer antioksidanlarla etkileşimleri: Yapılan bir çalışmada alfa lipoik asidin C ve E vitaminlerinin yetersizliğinde oluşan semptomları önlediği bildirilmiştir (Wolinsky, 2004). Askorbat, glutatyon, koenzim Q ve E vitamini gibi antioksidanlar bir serbest radikali yakaladıklarında okside olurlar. DHLA bu okside antioksidanları indirgeyerek yeniden antioksidan özellik kazandırabilmektedir. Örneğin; E vitamini peroksil radikali yakaladığında tokoferol radikali oluşur (Wolinsky, 2004). Askorbat, ubikinol veya indirgenmiş glutatyon bu radikali indirgeyerek antioksidan ağı oluştururlar. DHLA bu antioksidanları indirgedikten sonra lipoamid redüktaz, glutatyon redüktaz gibi çeşitli enzimlerle yeniden oluşturulabilir. Lipoik asit amfifilik özellik gösterdiği için hem lipofilik hem de hidrofilik ortamlarda antioksidanları indirgeyebilmektedir (Wolinsky, 2004).

                        Lipoik asidin antioksidan etkilerinin yanında prooksidan özelliğe sahip olduğu bildirilmiştir. Bu konuda yapılan bir çalışmada, lipoik asidin yaşlı ratların beyninde protein karbonil ve nitrozil seviyelerini arttırdığı, toplam tiyol, non protein tiyol ve lipit hidroperoksit seviyelerini azaltarak oksidatif strese neden olduğu belirlenmiştir. (Kayali, Cakatay &Akcay 2006).

                        b. Diabetes mellitus (DM)
                        Alfa lipoik asit, iskelet kası ve adipositlerde insülin sinyal iletiminde görev alan tirozin ve serin/tironin kinazları aktive ederek dokulara glikoz alımını arttırıcı etki göstermektedir (Haugaard & Haugaard, 1970; Yaworsky et al., 2000). Ayrıca lipoik asidin R- ve Sformlarının glikoz transportuna etkisi ile ilgili çalışmalar da mevcuttur. Lipoik asidin akut takviyesinde R- formu insülin ilişkili glikoz transportunu %64’e kadar arttırırken S- formunun etkisi saptanmamıştır (Streeper et al., 1997). R- formunun kronik suplementasyonu ile plazma insülin ve serbest yağ asidi düzeylerinin azaldığı, insülinin neden olduğu glikojen sentezi ve glikoz oksidasyonunun arttığı bildirilmiştir. GLUT 4 taşıyıcı protein düzeyleri, S- formunun kronik suplementasyonu ile azalırken R- formundan etkilenmemiştir (Streeper et al., 1997). Sonuç olarak alfa lipoik asidin R- enantiomeri glikoz seviyesinin düzenlenmesinde etkili iken, S- enantiomerinin etkinliği bulunmamaktadır. Tip 1 ve tip 2 DM’da alfa lipoik asit desteğinin kan glikozunun düzenlenmesinde etkili olabileceğini gösterilmiştir (Khamaisi et al., 1997). Bu konuda yapılan insan çalışmalarında da alfa lipoik asidin olumlu etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Normal ağırlıklı ve obez diyabetik hastalarda 4 hafta boyunca 1200 mg/gün alfa lipoik asit desteğinin plazma pirüvat ve laktat düzeylerini azalttığı, insülin hassasiyetini arttırdığı bildirilmiştir (Konrad et al., 1999). Diğer taraftan tip 2 DM’li hastalara 4 haftalık alfa lipoik asit desteği ile insülinin glikoz seviyelerine etkisi kontrol grubunda % 25 iken müdahale grubunda % 62 olarak saptanmıştır. Alfa lipoik asidin kan glikozu ve insülin hassasiyeti üzerindeki olumlu etkisinin 600 mg/gün’lük dozda maksimum iken daha yüksek dozlarda (1200-1800 mg/gün) fazladan olumlu etki görülmediği bildirilmiştir (Jacob et al., 1999). DM’li hastalarda hiperglisemi sonucunda polyol yolu aktive edilerek, glikozillenmiş son ürün ve reaktif oksijen türlerinin artmasına bağlı olarak oksidatif stres de artmaktadır. Bu durum diyabetik komplikasyonların oluşumunda önemli bir mekanizmadır. Lipoik asidin kan şekerinin düzenlenmesinde rolü olmasının yanında antioksidan özelliğinin de etkisiyle diyabetik komplikasyon oluşumunu önleyebileceği düşünülmektedir (Borcea et al., 1999; Nourooz-Zadeh et al., 1997; Oberley, 1988). Lipoik asidin retinopati üzerindeki etkilerinin incelendiği bir çalışmada; R- lipoik asit lensin opaklaşmasını engelleyerek katarakt oluşumunu tamamen önlerken, rasemik lipoik asitin lens hasarını yarıya indirdiği ve S-lipoik asidin ise lensin daha da opak olmasına neden olduğu bildirilmiştir (Kilic et al., 1998). Diyabetik nöropatide lipoik asit takviyesinin ratlarda motor sinir kondüksiyonunu iyileştirdiği ve periferal sinirleri iskemiye karşı koruduğu rapor edilmiştir. (Cameron et al., 1998; Mitsui et al., 1999). “Alfa Lipoik Asit Diyabetik Nöropati Çalışması”nda 3 hafta boyunca 600 mg/gün lipoik asit desteğinin nörolojik bozulma skorunu anlamlı şekilde iyileştirdiği belirlenmiştir (Ziegler et al., 1999).

                        c. Bilişsel fonksiyon ve hafıza
                        Erken yaşlanmanın etkilerinin incelendiği fare modelinde yaşlanmayla ilişkili olarak hafıza ve öğrenme yeteneklerinin azaldığı, ß-amiloid seviyesi ve oksidatif hasarın arttığı rapor edilmiştir. Bu farelere kronik olarak lipoik asit desteği verilmesinin bilişsel fonksiyonları geliştirdiği bildirilmiştir (Farr et al., 2003). Lipoik asit desteğinin glutatyon peroksidaz aktivitesini değiştirmeden total süperoksit dismutaz, total antioksidan kapasitesini arttırarak ve malonaldehit seviyesini azaltarak periferal oksidatif hasarı azalttığı, ayrıca hipokampal bölgede nörodejenerasyonu azaltarak bilişsel fonksiyonu iyileştirdiği rapor edilmiştir (Cui et al., 2006). Benzer şekilde hipokampus ilişkili hafıza zayıflığında lipoik asit takviyesinin Alzheimer hastalığı geliştirilmiş fare modelinde kontrol grubuna göre öğrenme ve hatırlama fonksiyonlarını iyileştirdiği bildirilmiştir (Quinn et al., 2007). Bir çalışmada farelerde X ışınları maruziyetinin motor aktivite ve hatırlama bozukluklarına neden olduğu ancak maruziyetten önce lipoik asit verilen grupta bilişsel fonksiyon bozukluğunun daha az oranda gerçekleştiği belirlenmiştir (Manda et al., 2007). Maruziyet öncesi lipoik asit takviyesinin beyincikteki protein ve lipitleri X ışınlarının oluşturduğu oksidatif hasara karşı koruyucu etki gösterdiği de bildirilmiştir (Manda et al., 2007). Farelerde yapılan bir çalışmada, intraserebroventriküler yolla enjekte edilen streptozosin, kontrol grubunda bilişsel fonksiyon, beyinde glikoz ve enerji metabolizması bozukluğuna ve oksidatif strese neden olurken, lipoik asit takviyesi alan grupta bu etkilerde özellikle de bilişsel fonksiyonlarda anlamlı şekilde iyileşme gözlendiği bildirilmiştir (Sharma & Gupta, 2003). Alzheimer hastalığıyla ilişkili demansı olan 9 hastaya bir yıl boyunca verilen 600 mg/gün lipoik asit takviyesinin bilişsel fonksiyonları koruduğu rapor edilmiştir (Hager et al., 2001).

                        d. Diğer klinik etkileri
                        Multipl skleroz ve akut alerjik ensefalomiyelit fare modelinde lipoik asidin monositlerin göç kapasitesini değiştirerek ve kan beyin bariyerini stabil hale getirerek ensefalomiyelit oluşumuna karşı koruyucu etki gösterdiği bildirilmiştir (Schreibelt et al., 2006). Lipoat, silmarin ve selenyumun karışımıyla desteklenen hepatit C’li hastalarda iyileşme belirlenmiştir (Berkson, 1999). İleri düzey kanserlerde periferik kan mononükleer hücrelerinin fonksiyon bozukluklarında iyileşme sağladığı, baş ve boyun skuamoz hücrelerinde büyümeyi yavaşlattığı, reaktif oksijen türleri seviyesini azalttığı bildirilmiştir (Barbiroli et al., 1995; Berkson, 1999). Burning mouth sendromunda iyileşme sağladığı, viral enfeksiyonlardan sonraki koku duyusu kaybında orta dereceli fayda sağlayabileceği, antioksidan etkilerinden dolayı HIV enfeksiyonu ve ROS kaynaklı oksidatif stresi azalttığı rapor edilmiştir. Lipoatın kalp damar hastalıklarında yararlı etkileri olabileceği düşünülse de uygun doz, uygulama yolu, hastalığın durumuna göre uygun bir öneri geliştirilebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır (Coates et al., 2010; Krishna et al., 2002; Mantovani et al., 2003; Mantovani et al., 2000).

                        2. Diğer Besin Öğeleri ile Etkileşimleri
                        Tromboembolik inme oluşturulan fare modelinde lipit peroksidasyon kaynaklı nörolojik fonksiyon ve glial reaktivite oluşumuna karşı lipoik asit ve E vitamininin sinerjist etki gösterdiği bildirilmiştir (Gonzalez-Perez et al., 2002). Yaşlı farelerdeki mitokondriyal bozulma ve bilişsel fonksiyon kaybının önlenmesinde lipoik asit ve asetil L- karnitinin birlikte verilmesinin ayrı ayrı verilmesine göre daha etkili olduğu belirtilmektedir (Hagen et al., 2002; Liu, Head, et al., 2002; Liu, Killilea, & Ames, 2002). Bu durum lipoik asit ve L-karnitinin antioksidan özelliklerini farklı mekanizmalarla göstermesinden kaynaklanıyor olabileceği düşünülmektedir. Hücre zarının antioksidan kapasitesinin geliştirilmesinde lipoik asit ve koenzim Q’nun birlikte verilmesi daha etkili olmaktadır (Kozlov, Gille, Staniek, & Nohl, 1999). DHLA bir çift elektron transferiyle koenzim Q’yu ubikinole indirgeyerek bu sinerjist etkiyi göstermektedir. Daha önce bahsedildiği gibi lipoik asidin diğer antioksidanları indirgeyerek yeniden kullanılabilirliğini sağlama özelliğinden dolayı diğer antioksidanlarla birlikte verilmesi daha güçlü bir antioksidan ağ oluşturarak oksidatif stresi azaltabilmektedir. Bu nedenle lipoik asit karnitin, E vitamini ve askorbik asit gibi antioksidanlarla birlikte verilerek etkisi artırılabilir.

                        3. Toksik Etkileri ve Dozu
                        Diyet takviyesi olarak kullanılan ticari formlarında 50-600 mg arasında alfa lipoik asit bulunmaktadır. Lipoik asidin etkilerini incelemek için genel olarak 100-800 mg arasındaki dozlar kullanılmıştır (Fragakis, 2007). Diyabetik hastalarda 1800 mg/gün dozun 7 ay boyunca kullanılması herhangi bir yan etkiye neden olmamıştır (Ziegler et al., 1999). İnsanlarda yapılan bir çalışmada günlük 600-2400 mg dozun güvenilir olduğu bildirilmiştir. (Reljanovic et al., 1999). Lipoik asidin LD50 dozunun sıçanlarda intravenöz olarak 400-500 mg/kg, köpeklerde oral olarak 400-500 mg/kg olduğu belirlenmiştir. Köpeklerde karaciğer enzim düzeylerine göre en düşük yan etki dozunun 121mg/kg/gün olduğu saptanmıştır (Packer et al., 2001). Ancak 10 aylık bir çocukta lipoik asit tablet kullanımının intoksikasyona neden olduğu bildirilmiştir (Özçetin et al., 2012). Çok yüksek dozlarda alımının alerjik deri reaksiyonları ve hipoglisemiye neden olabileceği rapor edilmiştir (Packer et al., 2001). İlaç etkileşimi olabileceği için insülin ya da oral antidiyabetik alanlarda ve hipo/hipertiroid tedavisi olan hastalarda kullanımına dikkat edilmelidir (Fragakis, 2007). Herhangi bir karsinojenik ve teratrojenik etkisi olmamasına rağmen yeterli kanıt olmadığı için gebelik ve laktasyon dönemlerinde kullanımı önerilmemektedir.

                        Sonuç

                        Alfa lipoik asit ve indirgenmiş formu olan dihidrolipoik asit gösterdiği antioksidan özellik nedeniyle vücutta oksidatif stresin azaltılmasında yardımcıdır. Bu antioksidan etkisini serbest radikal yakalama, metallerle şelat oluşturma, diğer antioksidanların yeniden kullanılabilirliğini arttırma ve oksidatif hasarı onarma mekanizmaları yardımıyla gerçekleştirir. Ayrıca ağır metallerle şelat oluşturarak toksik etkilerini azaltabilmektedir. İnsülinin sinyal yolaklarını etkileyerek kan glikozu dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Oksidatif stres ve glikoz dengesi üzerindeki etkileri nedeniyle diyabetik komplikasyonların ve nörodejeneratif hastalıkların oluşumunu ve/veya ilerlemesini önleyebilmektedir. Yapılan çalışmalarda diğer antioksidanların rejenerasyonunu sağlama özelliğinden dolayı karnitin, CoQ, C ve E vitaminleri ile sinerjist etki göstermektedir. Tüm bu olumlu özelliklerinin yanında prooksidan etki gösterebileceğine yönelik yayınlar da bulunmaktadır. Yapılan çalışmaların çoğu hayvanlar üzerindedir ve insanlarla yapılan çalışmalar oldukça azdır. Bu nedenle güvenilirliğini destekleyen, iyi planlanmış uzun dönem çalışmalara ihtiyaç vardır. Ülkemizde ve diğer ülkelerde besin desteği olarak reçetesiz satılmakta olan alfa lipoik asidin kan glikozu üzerindeki olası etkileri, antioksidan/prooksidan özellikleri de düşünüldüğünde; uzmanlar tarafından bireylerin beslenme ve sağlık durumları değerlendirilmeden kullanılmaması gerektiği unutulmamalıdır.

                        Kaynaklar
                        Allison Sarubin Fragakis, C. T. (2007). Popular dietary supplements (3. ed.). United States of America: Diana Faulhaber. Barbiroli, B., Medori, R., Tritschler, H. J., Klopstock, T., Seibel, P., Reichmann, H., Zaniol, P. (1995). Lipoic (thioctic) acid increases brain energy availability and skeletal muscle performance as shown by in vivo 31P-MRS in a patient with mitochondrial cytopathy. J Neurol, 242(7), 472-477. Berkson, B. M. (1999). A conservative triple antioxidant approach to the treatment of hepatitis C. Combination of alpha lipoic acid (thioctic acid), silymarin, and selenium: three case histories. Med Klin (Munich), 94 Suppl 3, 84-89. Biewenga, G. P., Haenen, G. R., & Bast, A. (1997). The pharmacology of the antioxidant lipoic acid. Gen Pharmacol, 29(3), 315-331. Bludovska, M., Kotyzova, D., Koutensky, J., & Eybl, V. (1999). The influence of alpha-lipoic acid on the toxicity of cadmium. Gen Physiol Biophys, 18 Spec No, 28-32. Borcea, V., Nourooz-Zadeh, J., Wolff, S. P., Klevesath, M., Hofmann, M., Urich, H., Nawroth, P. P. (1999). alpha-Lipoic acid decreases oxidative stress even in diabetic patients with poor glycemic control and albuminuria. Free Radic Biol Med, 26(11-12), 1495-1500. Cadenas, E. (2001). Handbook of antioxidants (2. ed. Vol. 23). New York: Marcel Dekker Incorporated. Cameron, N. E., Cotter, M. A., Horrobin, D. H., & Tritschler, H. J. (1998). Effects of alpha-lipoic acid on neurovascular function in diabetic rats: interaction with essential fatty acids. Diabetologia, 41(4), 390-399. Cui, X., Zuo, P., Zhang, Q., Li, X., Hu, Y., Long, J., Liu, J. (2006). Chronic systemic D-galactose exposure induces memory loss, neurodegeneration, and oxidative damage in mice: protective effects of R-alpha-lipoic acid. J Neurosci Res, 83(8), 1584-1590. doi: 10.1002/jnr.20845 Farr, S. A., Poon, H. F., Dogrukol-Ak, D., Drake, J., Banks, W. A., Eyerman, E., Morley, J. E. (2003). The antioxidants alpha-lipoic acid and N-acetylcysteine reverse memory impairment and brain oxidative stress in aged SAMP8 mice. J Neurochem, 84(5), 1173-1183. Frizzell, N., & Baynes, J. W. (2013). Chelation therapy: overlooked in the treatment and prevention of diabetes complications? Future Med Chem, 5(10), 1075- 1078. doi: 10.4155/fmc.13.73 Gomes, M. B., & Negrato, C. A. (2014). Alpha-lipoic acid as a pleiotropic compound with potential therapeutic use in diabetes and other chronic diseases. Diabetol Metab Syndr, 6(1), 80. doi: 10.1186/1758-5996-6-80 Gonzalez-Perez, O., Gonzalez-Castaneda, R. E., Huerta, M., Luquin, S., GomezPinedo, U., Sanchez-Almaraz, E., Garcia-Estrada, J. (2002). Beneficial effects of alpha-lipoic acid plus vitamin E on neurological deficit, reactive gliosis and neuronal remodeling in the penumbra of the ischemic rat brain. Neurosci Lett, 321(1-2), 100-104. Hagen, T. M., Liu, J., Lykkesfeldt, J., Wehr, C. M., Ingersoll, R. T., Vinarsky, V., Ames, B. N. (2002). Feeding acetyl-L-carnitine and lipoic acid to old rats significantly improves metabolic function while decreasing oxidative stress. Proc Natl Acad Sci U S A, 99(4), 1870-1875. doi: 10.1073/pnas.261708898 Hager, K., Marahrens, A., Kenklies, M., Riederer, P., & Munch, G. (2001). Alphalipoic acid as a new treatment option for Alzheimer [corrected] type dementia. Arch Gerontol Geriatr, 32(3), 275-282. Haugaard, N., & Haugaard, E. S. (1970). Stimulation of glucose utilization by thioctic acid in rat diaphragm incubated in vitro. Biochim Biophys Acta, 222(3), 583- 586. Ira Wolinsky, J. D. (2004). Nutritional ergogenic aids (1. ed.). United States of America: CRC Press. Jacob, S., Ruus, P., Hermann, R., Tritschler, H. J., Maerker, E., Renn, W., Rett, K. (1999). Oral administration of RAC-alpha-lipoic acid modulates insulin sensitivity in patients with type-2 diabetes mellitus: a placebo-controlled pilot trial. Free Radic Biol Med, 27(3-4), 309-314. Kayali, R., Cakatay, U., Akcay, T., & Altug, T. (2006). Effect of alpha-lipoic acid supplementation on markers of protein oxidation in post-mitotic tissues of ageing rat. Cell Biochem Funct, 24(1), 79-85. doi: 10.1002/cbf.1190 Khamaisi, M., Potashnik, R., Tirosh, A., Demshchak, E., Rudich, A., Tritschler, H., Bashan, N. (1997). Lipoic acid reduces glycemia and increases muscle GLUT4 content in streptozotocin-diabetic rats. Metabolism, 46(7), 763-768. Kilic, F., Handelman, G. J., Traber, K., Tsang, K., Packer, L., & Trevithick, J. R. (1998). Modelling cortical cataractogenesis XX. In vitro effect of alpha-lipoic acid on glutathione concentrations in lens in model diabetic cataractogenesis. Biochem Mol Biol Int, 46(3), 585-595. Konrad, T., Vicini, P., Kusterer, K., Hoflich, A., Assadkhani, A., Bohles, H. J., Usadel, K. H. (1999). alpha-Lipoic acid treatment decreases serum lactate and pyruvate concentrations and improves glucose effectiveness in lean and obese patients with type 2 diabetes. Diabetes Care, 22(2), 280-287. Kozlov, A. V., Gille, L., Staniek, K., & Nohl, H. (1999). Dihydrolipoic acid maintains ubiquinone in the antioxidant active form by two-electron reduction of ubiquinone and one-electron reduction of ubisemiquinone. Arch Biochem Biophys, 363(1), 148-154. doi: 10.1006/abbi.1998.1064 Krishna, S., Brown, N., Faller, D. V., & Spanjaard, R. A. (2002). Differential effects of short-chain fatty acids on head and neck squamous carcinoma cells. Laryngoscope, 112(4), 645-650. doi: 10.1097/00005537-200204000-00010 Liu, J., Head, E., Gharib, A. M., Yuan, W., Ingersoll, R. T., Hagen, T. M., Ames, B. N. (2002). Memory loss in old rats is associated with brain mitochondrial decay and RNA/DNA oxidation: partial reversal by feeding acetyl-L-carnitine and/or R-alpha -lipoic acid. Proc Natl Acad Sci U S A, 99(4), 2356-2361. doi: 10.1073/pnas.261709299 Liu, J., Killilea, D. W., & Ames, B. N. (2002). Age-associated mitochondrial oxidative decay: improvement of carnitine acetyltransferase substrate-binding affinity and activity in brain by feeding old rats acetyl-L- carnitine and/or R-alpha - lipoic acid. Proc Natl Acad Sci U S A, 99(4), 1876-1881. doi: 10.1073/pnas.261709098 Manda, K., Ueno, M., Moritake, T., & Anzai, K. (2007). Radiation-induced cognitive dysfunction and cerebellar oxidative stress in mice: protective effect of alphalipoic acid. Behav Brain Res, 177(1), 7-14. doi: 10.1016/j.bbr.2006.11.013 Mantovani, G., Maccio, A., Madeddu, C., Mura, L., Gramignano, G., Lusso, M. R., Massa, E. (2003). The impact of different antioxidant agents alone or in combination on reactive oxygen species, antioxidant enzymes and cytokines in a series of advanced cancer patients at different sites: correlation with disease progression. Free Radic Res, 37(2), 213-223. Mantovani, G., Maccio, A., Melis, G., Mura, L., Massa, E., & Mudu, M. C. (2000). Restoration of functional defects in peripheral blood mononuclear cells isolated from cancer patients by thiol antioxidants alpha-lipoic acid and N-acetyl cysteine. Int J Cancer, 86(6), 842-847. Mitsui, Y., Schmelzer, J. D., Zollman, P. J., Mitsui, M., Tritschler, H. J., & Low, P. A. (1999). Alpha-lipoic acid provides neuroprotection from ischemia-reperfusion injury of peripheral nerve. J Neurol Sci, 163(1), 11-16. Moini, H., Packer, L., & Saris, N. E. (2002). Antioxidant and prooxidant activities of alpha-lipoic acid and dihydrolipoic acid. Toxicol Appl Pharmacol, 182(1), 84- 90. Morris, T. W., Reed, K. E., & Cronan, J. E., Jr. (1995). Lipoic acid metabolism in Escherichia coli: the lplA and lipB genes define redundant pathways for ligation of lipoyl groups to apoprotein. J Bacteriol, 177(1), 1-10. Muller, L., & Menzel, H. (1990). Studies on the efficacy of lipoate and dihydrolipoate in the alteration of cadmium2+ toxicity in isolated hepatocytes. Biochim Biophys Acta, 1052(3), 386-391. Mustafa Özçetin, R. Y., Ramazan Tetikçok, Erhan Karaaslan, Zafer Dürer, Bilge Narin. (2012). On aylık çocukta alfa lipoik asit intoksikasyonu; olgu sunumu. Anatolian Journal of Clinical Investigation, 6(1), 66-67. Nourooz-Zadeh, J., Rahimi, A., Tajaddini-Sarmadi, J., Tritschler, H., Rosen, P., Halliwell, B., & Betteridge, D. J. (1997). Relationships between plasma measures of oxidative stress and metabolic control in NIDDM. Diabetologia, 40(6), 647-653. doi: 10.1007/s001250050729 Oberley, L. W. (1988). Free radicals and diabetes. Free Radic Biol Med, 5(2), 113- 124. Packer, L., Witt, E. H., & Tritschler, H. J. (1995). alpha-Lipoic acid as a biological antioxidant. Free Radic Biol Med, 19(2), 227-250. Packer, L., Kraemer, K., & Rimbach, G. (2001). Molecular aspects of lipoic acid in the prevention of diabetes complications. Nutrition, 17(10), 888-895. Patel, M. S., & Roche, T. E. (1990). Molecular biology and biochemistry of pyruvate dehydrogenase complexes. FASEB J, 4(14), 3224-3233. Quinn, J. F., Bussiere, J. R., Hammond, R. S., Montine, T. J., Henson, E., Jones, R. E., & Stackman, R. W., Jr. (2007). Chronic dietary alpha-lipoic acid reduces deficits in hippocampal memory of aged Tg2576 mice. Neurobiol Aging, 28(2), 213-225. doi: 10.1016/j.neurobiolaging.2005.12.014 Reed, L. J., De, B. B., Gunsalus, I. C., & Hornberger, C. S., Jr. (1951). Crystalline alpha-lipoic acid; a catalytic agent associated with pyruvate dehydrogenase. Science, 114(2952), 93-94. Reljanovic, M., Reichel, G., Rett, K., Lobisch, M., Schuette, K., Moller, W., Mehnert, H. (1999). Treatment of diabetic polyneuropathy with the antioxidant thioctic acid (alpha-lipoic acid): a two year multicenter randomized double-blind placebo-controlled trial (ALADIN II). Alpha Lipoic Acid in Diabetic Neuropathy. Free Radic Res, 31(3), 171-179. Schreibelt, G., Musters, R. J., Reijerkerk, A., de Groot, L. R., van der Pol, S. M., Hendrikx, E. M., de Vries, H. E. (2006). Lipoic acid affects cellular migration into the central nervous system and stabilizes blood-brain barrier integrity. J Immunol, 177(4), 2630-2637. Scott, B. C., Aruoma, O. I., Evans, P. J., O'Neill, C., Van der Vliet, A., Cross, C. E., Halliwell, B. (1994). Lipoic and dihydrolipoic acids as antioxidants. A critical evaluation. Free Radic Res, 20(2), 119-133. Sharma, M., & Gupta, Y. K. (2003). Effect of alpha lipoic acid on intracerebroventricular streptozotocin model of cognitive impairment in rats. Eur Neuropsychopharmacol, 13(4), 241-247. Shay, K. P., Moreau, R. F., Smith, E. J., Smith, A. R., & Hagen, T. M. (2009). Alphalipoic acid as a dietary supplement: molecular mechanisms and therapeutic potential. Biochim Biophys Acta, 1790(10), 1149-1160. doi: 10.1016/j.bbagen.2009.07.026 Snell, E. E., Strong, F. M., & Peterson, W. H. (1937). Growth factors for bacteria: Fractionation and properties of an accessory factor for lactic acid bacteria. Biochem J, 31(10), 1789-1799. Streeper, R. S., Henriksen, E. J., Jacob, S., Hokama, J. Y., Fogt, D. L., & Tritschler, H. J. (1997). Differential effects of lipoic acid stereoisomers on glucose metabolism in insulin-resistant skeletal muscle. Am J Physiol, 273(1 Pt 1), E185-191. Szelag, M., Mikulski, D., & Molski, M. (2012). Quantum-chemical investigation of the structure and the antioxidant properties of alpha-lipoic acid and its metabolites. J Mol Model, 18(7), 2907-2916. doi: 10.1007/s00894-011-1306-y Yaworsky, K., Somwar, R., Ramlal, T., Tritschler, H. J., & Klip, A. (2000). Engagement of the insulin-sensitive pathway in the stimulation of glucose transport by alpha-lipoic acid in 3T3-L1 adipocytes. Diabetologia, 43(3), 294- 303. Ziegler, D., Hanefeld, M., Ruhnau, K. J., Hasche, H., Lobisch, M., Schutte, K., Malessa, R. (1999). Treatment of symptomatic diabetic polyneuropathy with the antioxidant alpha-lipoic acid: a 7-month multicenter randomized controlled trial (ALADIN III Study). ALADIN III Study Group. Alpha-Lipoic Acid in Diabetic Neuropathy. Diabetes Care, 22(8), 1296-1301.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Alfa Lipoik Asit Mucizevi Faydaları Nelerdir? Hangi Rahatsızlıklara İyi Gelir ?

                          Yorum yap


                          • #14
                            Alfa Lipoik Asit Nedir ? Alfa Lipoik Asit Faydaları Nelerdir ?

                            Yorum yap


                            • #15
                              Alfa Lipoik Asit Nedir ? Alfa Lipoik Asit Faydaları Nelerdir?

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X