Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Karahindiba Mix Extract

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Karahindiba Mix Extract

    KARAHİNDİBA



    Çok Yıllık | 0,2-0,8m | 4-6Aylar | Ca,Ho,Na | Otu, Kökü

    Karahindiba, Löwenzahn, Taraxacum officinale
    Gelin göbeği (WITH) WIGGERS
    Aslan dişi Syn: Taraxacum vulgare SCHRAK
    Radika Leontodon officinale WITH.
    Yabani Acımarul “ taraxacum L.
    Üfürük çiçeği
    Hindibaotu
    İnek çiçeği
    Şifalı Karahindiba

    Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütler, Asteraceae

    Drugları: Karahindiba yaprağı; Taraxci folium
    “ kökü; “ radix
    “ otu ve kökü; Taraxci herba cum radix

    Karahindibanın genellikle otu (yaprak, çiçek ve sapları) ve kökü birlikte çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

    Giriş: Günümüzde Karahindibanın bir alt türü olan 50-60çeşit mevcuttur ve bunların içinden sadece Şifalı Karahindiba olarak bilinen bu tür kullanılır. Diğer türler pek kullanılmaz. Türkiye'de eskiden salata yerine kul-lanıldığından Yabani Acımarul diye de anılır. Avrupa'da 16. yy.a kadar bilinmeyen ve ancak 1546'dan itibaren Şifalı bitkiler kitabında yer almıştır ve bazı yazarlara göre Barbarlar (Türkler, Hunlar) tarafından Avrupa'ya getirilmiştir. Avrupalılar Hıristiyan olmayan her milleti Barbar sayarlar, oysa Türkler gittikleri yerlere Medreseler (üniversiteler), Hanlar, Hamamlar, Kervansaraylar, Sulama kanalları götürürken Avrupalılar takriben 50 milyon Kızılderili'yi 2,5 milyon Cezayirliyi vahşice yok etmiş-lerdir. Ayrıca Romanın kurucusu Rome ve Romelus kardeşlerde Etrüsk-lüdür yani Türktür.

    Botanik: Karahindiba otu şimdiye kadar incelediğimiz bitkilerden farklı bir yapıya sahiptir çünkü gövdesiz bir bitkidir. Yaprakları rozet şeklinde direkt kökten çıkarak çevresine yayılır ve bu şekil rozete benzediğinden bu isimle adlandırılır. Yapraklarının kenarı irili, ufaklı, dişli veya odun testeresinin ağzı şeklinde, bazen de aslan dişi gibi bu nedenle de Aslan dişi otu diye de anılır. Yaprak uçları mızrak veya mala şeklinde, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi açık yeşil ve ortada ana bir damar mevcuttur. Çiçekleri takriben 10-40cm uzunluğunda, içinde sarımsı beyaz süt kıvamında bir sıvı bulunur ve tepesinde 100-200adet dil şeklindeki sarı taç yapraklardan meydana gelen bir çiçek bulunur. Çiçekleri olgunlaştıktan sonra dökülerek dağılmaz aksine büzülerek toplanır ve kupa yaprakları tarafından iyice sarılarak koni şeklini alır. Koni içinde olgunlaşan tohumlar kupa yapraklarının geri doğru kıvrılması ile ortaya çıkar ve her tohumun gerisinde 1-3cm uzunluğunda bir sap ve bu sapın üzerinde şemsiye şeklinde tüycükler bulunur. Olgunlaşan tohumları rüzgarlı havada tüycükleri alarak uzaklara taşır ve böylece Karahindibaya hemen her yerde rastlamak mümkün olur. Kökleri serçe parmak kalınlığında 10-20cm uzunluğunda ayrıca saçak şeklinde yan köklere sahiptir ve içinde süt gibi beyaz bir bitki özü mevcuttur.

    Yetiştirilmesi: İtalya ve Fransa'da özel olarak yetiştirilir ve salatası yapılır. Bu özel yetiştirilen Karahindiba, yabani olarak yetişene göre oldukça büyüktür. Türkiye'nin hemen her bölgesinde yetiştirmek mümkündür.

    Hasat zamanı: Kökleri ya Mart-Nisan veya Ağustos-Eylül aylarında topraktan çıkarıldıktan sonra yıkanır, güneşli ve havadar bir yerde kurutulur. Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş'te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar'da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Yapraklarının birleşimindeki en önemli maddeler;
    a) Sesquiterpenlakton türevleri;Taraxinasit-1¹-O-b-D-glucopyranosid (Taraxinasit-β-D-glikozit)
    b) Flavonit türevleri; Apigenin-7-O-glikozit ve Luteolin-7-O-glikozit
    c) Triterpen türevleri; Sitosterol, Stigmasterol ve Campesterol
    d) Vitaminlerden; B1, B2, B3, C ve E vitaminleri ve Provitamin A
    e) Mineraller özellikle %2,5-4,5 oranında Potasyum, Sodyum, Fosfor, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Çinko ve Bakır
    f) Aminoasitlerden; Asparaginasit ve Glutaminasit içerir.

    Köklerindeki en önemli maddeler;
    a) Sesquiterpenlakton türevleri; Taraxakolid-β-D-glikozit %0,1 (Taraxakolid-1¹-β-D-glukopyranozit), Taraxinasit-β-D-glikozit (Taraxinasidi-1-O-β-D-glikopyranosit) ve 11,13-dihydrotaraxinasit-1¹-O-β-D-glikopyranozit
    b) Triterpen türevleri; Taraxasterol, ψ-Taraxerol, Taraxol, β-Sitosterol, β-Sitosterol-3-D-β-D-glikopyranosit, Arnidiol ve Faradiol. Karahindiba kökü ilkbaharda %2 Inulin içerirken sonbaharda bu oran %40'lara varır.Inulin bir Polisakkarid türüdür. Her türlü sakkaritin hücrelere geçmesi için pankreas hormonu Insülin gerekirken Inulin Insülisizde hücrelere girer.
    c) Vitaminler ve mineraller aynı yapraklarında olduğu gibidir.

    Özellikleri: Soğuk, acı, tatlı ve özel kokuludur.

    Tesir şekli: Karaciğer, pankreas, mide ve bağırsak salgılarını artırıcı, hazmettirici, iştah açıcı, metabolizmayı kuvvetlendirici, kan temizleyici, idrar söktürücü ve hafif tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir.

    Araştırmalar:
    1) İlk olarak Hahnemann 1793'de kendi ve öğrencileri üzerinde, 1826' da Langhammer sonra NOAK/TRINKS, Müler, Farrington ve Seveson araştırma, deney ve testler yapmışlardır. hemen bütün araştırmacılar K.hindiba otu ve kökünün başta karaciğer ve safra sonra mide-bağırsaklar ve idrar yollarına etki ettiğini tespit etmişlerdir. (LBH). Bir grup ilim adamının fareler üzerinde Karahindiba ekstresi ile yaptıkları deney, test ve araştırma sonucunda Karahindibanın Atkuyruğu otu ve Ardıç kozalağından daha kuvvetli bir idrar söktürücü (diüretik) olduğu ve belli bir süre bu tedaviye devam (3 ay) edildiğinde %30'a varan oranlarda zayıfladıkları görülmüştür. (TP.573)

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre KANSER türlerineden özelikle NÖROBLASTOMA karşı etkili olduğu içermiş olduğu yüksek orandaki İnulinin faydalı bakterilerin besini olduğu ve bu nedenle prebiyotik olarak kullanılabileceği ve idrar söktürücüdür.

    Komisyon E'nin 228 nolu ve 05.12.1984 tarihli monografi bildirisine göre K.hindiba ot ve kökü başta safra akışı anormallikleri, iştahsızlık, sindirim rahatsızlıklarına karşı ve de idrar artırıcı olarak kullanılır.
    b) Halk arasında başta karaciğer, safra, pankreas, mesane, böbrekler, mide ve bağırsaklardaki rahatsızlıklara karşı kullanılır. Karahindiba bu rahatsızlıkların haricinde şeker hastalığı, şişmanlık, romatizma tür-lerinden özellikle artroz (eklem aşınması), eklem iltihaplanması (artritis), gut (nikris), bronşit, ekzema, akneye karşı ve kan te-mizleyici ve de metabolizmayı çalıştırıcı olarak kullanılmaktadır.

    Açıklama: İç organların beslenmesi ve artık maddelerin dışarı atılmasında çok büyük görevleri olan ara dokular zamanla artık maddeler (Almanca Schacke Türkçe Cürufta denir) yoğunlaşır. Bu da görevlerini tam olarak yapamadığı gibi başta romatizma, gut, ödem, çeşitli iltihaplanma ve metabolizma bozukluklarına sebep olur. İşte böyle bir durumda bizi birleşiminde vitaminler, mineraller, triterpenler, flavonitler vb. içeren ve de çok yönlü etkilere sahip olan karahindiba vücudumuzu adeta Çamaşır tozu gibi kirlerden, artık maddelerden arınmasını ve temizlenmesini sağlar. O halde haydi vücudumuzun bütün azalarını yıkayalım. Almanya'da tıpkı Elam suyu, Kiraz suyu, Şeftali suyu gibi Lahana suyu, Havuç suyu ve Karahindiba suyu imal edilip satılmaktadır. Bu sebze suları, meyve suları gibi tatlı olmayabilir fakat çok sağlıklıdır.

    Çayı: Kurutulmuş, ince doğranmış Karahindiba otu ve kökünden iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edildikten sonra haşlanır (ınfus) ve 5-10dk demlendikten sonra süzülerek içilir.

    Çay Harmanları;

    Gökçek Diyabet çayı;
    >20 gr Keçisedefi otu
    >20 gr Hindiba otu+kökü
    >20 gr Y.mersini yaprağı
    >20 gr Kantaron otu
    >20 gr Isırgan otu

    Gökçek Romatizma çayı;
    >20 gr Hindiba otu+kökü
    >20 gr Isırgan otu
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >10 gr Hıthıt kökü
    >10 gr Karakafes kökü
    >20 gr Harpago kökü

    Gökçek Maraciğer çayı;
    >30 gr Devedikeni tohumu
    >30 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Zerdeçal kökü
    >10 gr Y.hindiba kökü
    >10 gr Nane yaprağı

    Gökçek Böbrek ve mesane çayı;
    >20 gr Isırgan otu
    >20 gr Akhuş yaprağı
    >20 gr Hindiba otu+kökü
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >10 gr Orta sifon yaprağı
    >10 gr Altın başak otu

    Gökçek Safra taşlarına karşı çay;
    >30 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Pelin otu
    >20 gr Y.hindiba kökü
    >20 gr Civanperçemi otu
    >10 gr Rezene tohumu
    >10 gr Şahtere otu

    Gökçek Deri hastalıkları çayı;
    >20 gr Isırgan otu
    >10 gr Atkuyruğu otu
    >20 gr Hindiba otu+kökü
    >20 gr Akhuş yaprağı
    >20 gr Menekşe otu
    >10 gr Altın başak otu

    Gökçek Karaciğer-safra çayı;
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Devedikeni tohumu
    >20 gr Kantaron otu
    >10 gr Çentiyan kökü
    >10 gr Civanperçemi otu
    >20 gr Zerdeçal kökü

    Gökçek Metabolizma çayı;
    >20 gr Isırgan otu
    >10 gr Civanperçemi otu
    >10 gr Pelin otu
    >20 gr Hindiba otu ve kökü
    >20 gr Atkuyruğu otu
    >20 gr Akhuş yaprağı

    Salatası: Karahindiba otunun yaprakları salata gibi yenir, özel yetiş-tirilenleri daha az acıdır ve bu nedenle rahatlıkla yenebilir.

    Homeoapti'de: K.hindiba otu ve kökünden 100gr çiçek açmaya başladığı andan itibaren toplanarak yıkanır, ince kıyılır ve bir şişeye konur ve de üzerine 500ml %70'lik alkol ilave edilir. şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati'de <> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla 23-ay süreyle alınır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Dilin üzerinde beyazımsı sarı dalgalı tabakalar
    2) Ağız tadı acımsı veya ekşi ve de aşırı salgı akıtır
    3) İshal saframsı veya kabızlık
    4) İdrar aşırı miktarda ise ve ağrısızsa
    5) Eklem ağrıları batıcı ve yakıcı ve de el-ayaklar sürekli hareketli
    6) İştahsızlık, aşırı susuzluk
    7) Baş ağrısı genellikle giderken ve durunca
    Bu gibi hallerde Karahindiba otu tentürü kullanılır.

    Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Taraxacum officinale özütü, pediatrik kanser hücreleri üzerinde antitümör etkiler gösterir ve ökseotu tedavisini geliştirir.

    K Menke, M Schwermer, J Felenda, C Beckmann, F Stintzing, Bir Schramm, TJ Zuzak
    Öz Amaç: Taraxacum officinale (karahindiba) ekstreleri yetişkin kanser hücreleri üzerinde antitümör etkiler gösterirken, tek bir ajan olarak veya ökse otu ekstraktları ile kombinasyon halinde pediatrik tümör hücreleri üzerindeki etkileri şimdiye kadar bilinmemektedir.

    Gereç ve yöntemler: Sulu fermente edilmiş bir Taraxacum officinale özütünün (Taraxacum) pediatrik bir kanser hücre hattı paneli üzerindeki anti-proliferatif etkileri, hücre canlılığı deneyleri (MTT) ile değerlendirildi. İki nöroblastoma hücre hattında, SH-SY5Y ve Kelly'de, hücre döngüsü dağılımı (PI boyama), mitokondriyal bütünlük (MitoTracker boyama), invazyon (Boyden oda testi) ve migrasyon (Scratch-assay) üzerindeki etkiler ile sinerjik etkiler Taraxacum ve otu preparatlar Iscucin eş tedavi araştırılmıştır.

    Sonuçlar: Test edilen tüm kanser hücre hatları, Taraxacum'a normal insan fibroblast hücre hattı NHDF-C'den daha duyarlıydı. Nöroblastoma hücre dizilerinde Taraxacum, apoptoza ve mitokondriyal bütünlüğün kaybına ve ayrıca istila ve göçün engellenmesine neden oldu. Taraxacum ve ökse otu özlerinin eşzamanlı tedavisi sinerjik etkiler ortaya çıkardı.
    https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30219442/


    İnülin NEDİR ?
    İnülin, soğan, sarımsak, pırasa, hindiba ve enginar gibi birçok sebzede bulunan bir fruktoz oligomeridir. Oligofruktoz ise inülinin enzimatik hidroliz ile elde edilir. Son yıllarda inülün ve oligofruktoz, jel, kıvam verici ve tatlandırıcı özelliklerinden dolayı, gıda sanayisinde kullanılmaktadır.

    İnülin ve oligofruktoz, diğer karbonhidratlara göre daha düşük enerji içerir. Bilinen en önemli fonksiyonu, bağırsaklarda bifidobakterilerin gelişmesini uyarmalarıdır. Bunlara ek olarak, inülin ve oligofruktoz, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, kanser ve osteoporoz riskini azaltır.

    İnülin nasıl elde edilir?
    inülin hindiba kökünden tamamen doğal bir yolla, sıcak su ekstraksiyonuyla, oligofruktoz ise inülinin özel enzimlerle kısmen parçalanmasıyla elde edilir. İnülin ve oligofruktoz doğal birer hammadde olarak kabul edilirler ve bu nedenle E kodları yoktur.

    İnülin’in faydaları nelerdir?
    İnülin, kilo kontrolü ve yüksek kolesterol seviyelerinin düşürülmesinde de etkili olabilir. İnulin insan sindirim sisteminden sindirilmeden geçer. Bunu sindirebilen ise bakterilerdir, bu sayede bakteri sayısını da artırır.

    Bu da şu demektir, faydalı bakterilerin sayısının artması inulin maddesinin prebiyotik olarak görev yapmasına neden olur.

    İnülin nerelerde kullanılır?
    İnülinin gıdalarda kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Bunun nedeni farklı, alışılmadık özellikleri olmasıdır. Şeker, yağ ve un yerine kullanılabilir. Inülin, şeker ya da karbonhidrat kalorisinin %75’ini ve yağ enerjisinin %33’ünü içerir.

    Bağırsak bakterilerinin artmalarını sağlarken, aynı zamanda kalsiyum ve magnezyum emilimini arttırır. Besinsel olarak, çözünebilir bir liftir ve genellikle prebiyotik olarak görülür. Hassas ve alışık olmayan vücutlarda fazla inülin tüketimi, bağırsaklarda gaz oluşumuna ve şişkinliğe neden olur.

    Hidrolize olmamış inülin, yakıt elde etmek için fazla inülin içeren mahsulleri etanole çevirmek amaçlı yapılan simultane sakkarifikasyon ve fermantasyon işlemlerinde etanole çevrilir. Tıpta inülin, glomerular filtrasyon hızını (GFR) belirleyerek karaciğer fonksiyonlarının ölçülmesine yardımcı olarak kullanılır.

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3


      İnülin nedir? Faydaları ve zararları nedir? Zayıflatır mı?

      Piyasa araştırmalarına göre, bir dönem popüler olan protein tahtını “besinsel life” kaptırmış durumda… Peki inülin nedir? Nasıl kullanılır?
      Piyasa araştırma firmalarına göre, bir dönem en popüler gıda bileşeni olan protein, tahtını “besinsel life” kaptırmış durumda… Peki inülin nedir? Nasıl kullanılır?

      Günümüzde, sağlıklı beslenmeyi hedefleyen birçok kişi daha fazla lif tüketmeye çalışıyor. Özellikle şehir hayatında lif tüketimi olması gerekenden daha düşük kaldığı için bunu faydalı bir amaç olarak değerlendirebiliriz. Gıda üreticileri de tüketicilerin bu talebine, birçok gıda ve içeceğe lif ilave ederek karşılık vermeye çalışıyor. Lif olarak en çok tercih edilen bileşenlerden biri de inulin. Diğer lifler gibi hızlı ve fazla tüketildiğinde gaza, şişkinliğe ve karın ağrısına neden olabiliyor. İşte inülin hakkında bilmeniz gerekenler…

      İnülin nedir?
      İnülin bir tür prebiyotik maddedir (Probiyotik ile karıştırmayın!). Prebiyotik maddeler sindirim sistemimizdeki mikroorganizmalar tarafından kullanılır ve sağlığımızı olumlu etkiler. Bu noktada, 3 farklı prebiyotiğin sağlık açısından faydaları kanıtlanmış durumdadır:
      • İnülin (uzun zincirli inülin olarak da anılır)
      • Oligofruktoz olarak da anılan, kısa zincirli fruktooligosakkarit (FOS)
      • Galaktooligosakkarit (GOS)

      İnülin ve FOS, doğal bir besinsel lif olan hindiba kök lifinden sıcak su kullanılarak elde edilir. GOS ise laktozdan, yani hayvansal kaynaklardan elde edilir. GOS ve etkileri diğer 2 bileşen kadar detaylı incelenmemiştir.

      Nelerde bulunur?
      İnülün düşük miktarlarda tam tahıllarda; kuşkonmaz, sarımsak ve muz gibi bazı meyve ve sebzelerde bulunur.

      Nerelerde kullanılır?
      Uzun zincirli inülin ağızda kremamsı bir his bırakır. Bu özelliği sayesinde ürünlerde bulunan yağ içeriğini azaltmak amacıyla, yağ yerine kullanılabilir. Kısa zincirli inülin (FOS) ise daha tatlıdır. Gıda ve içeceklerde şeker ve bazı şeker ikamelerinin azaltmak için, onların yerine kullanılır. İnülin takviyeleri ile bazı gıda ve içecekler kısa ve uzun zincirli inülin bir arada kullanılır. Bu karışımlar araştırmalar da yaygın şekilde incelenmiştir.

      İnülinin faydaları ve zararları nedir?
      Hindiba kökü lifi ince bağırsağınızı geçerek kalın bağırsaktaki bakteriler tarafından fermente edilir. Yukarıda bahsedildiği gibi, kısa bir sürede çok miktarda almak sindirim sisteminizde rahatsızlığa yol açabilir. Bu, tüm lifler için geçerli bir durumdur. Bazı kişiler inülin ve FOS’a daha duyarlı olabilir. Böyle bir durumu olanlar tüketimi sınırlandırmalıdır. İnülinin sindirim sistemi üzerinde bazı faydaları bulunmaktadır. Kısa ve uzun zincirli inülin karışımının şişkinliği azalttığı ve kabızlığa yardımcı olduğu bilinmektedir. Lif tüketimi, bağırsaktaki faydalı bakteriler olan Bifidobacteria ve Lactobacilli sayısını arttırmaktadır. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), günlük 12 gram hindiba inülini veya FOS tüketmenin kabızlığı hafiflettiği beyanına onaylamaktadır. GOS için yeterli araştırma henüz yapılmış değildir.

      İnülinin diğer faydaları
      İnülin ve FOS, kalori alımını ve kandaki şeker seviyesini azaltabilir, kalsiyum emilimini arttırabilir.
      Hindiba kökünün midenin boşalma süresini uzattığı ve beyindeki iştah sinyallerini baskıladığı bilinmektedir. Bu özelliğiyle daha az yemenize yardımcı olur.

      Kilo vermeyi kolaylaştırıyor, kalori alımını azaltıyor
      Yapılan bazı çalışmalarda, normal ve fazla kilodaki yetişkin ve çocuklara 12 ile 16 gram arasında değişen miktarlarda hindiba kökü takviyesi verilmiş ve kalori alımlarının düştüğü belirlenmiştir.Bir diğer çalışmada, prediyabet durumunda olan ve kilo vermek amacıyla diyetisyene giden bireylerin inülin kullandığında daha fazla kilo verebildiği belirlenmiştir. İnülinin yemek sonrasında glikoz ve insülin seviyelerini düşürdüğü de bilinmektedir. Tüm bu araştırmalara rağmen, inülinin tip 2 diyabet ve prediyabet hastalarında nasıl etki gösterdiğini tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Kalsiyum emilimi
      Yapılan araştırmalar, günlük 8 gram hindiba kökü lifi almanın kalsiyum emilimini arttırdığını gösteriyor. Hindiba kökü kalın bağırsağı daha asidik hale getiriyor, bu sayede emilimi yapan bölgenin yüzey alanı artıyor ve kalsiyum emen proteinleri daha çok üretiyor.


      Ne kadar inülin almalısınız?
      Tarih öncesi dönemlerde, daha fazla sebze ve bitki yenilen dönemlerde atalarımızın günde 135 gram kadar inülin tükettiği tahmin ediliyor. Bu, bağırsaklarımızın bugün kaldıramayacağı kadar yüksek bir seviye. Ancak araştırmalar bakarsak,
      • Günde 5 gram inülin, bağırsaktaki iyi bakterilerin sayısını arttırıyor
      • Daha iyi kalsiyum emilimi için günde 8 gram veya daha fazla tüketmek gerekiyor
      • Düzenli bağırsak hareketi/tuvalete çıkmak için günde 12 gram inülin ve FOS almak gerekiyor

      İnülin tüketmeye yeni başlıyorsanız, vücudunuza adapte olması için zaman tanıyın ve tüketiminizi kademeli olarak arttırın. Kabızlığı önlemek için aynı zamanda bol miktarda su içmeyi de unutmayın.

      Tek lif kaynağı inülin olmamalı!
      Lif kaynağı ve prebiyotik olarak birçok fayda sunsa da, beslenmenizdeki lifin büyük bir kısmının diğer besin maddelerini de sağlayan sağlıklı gıdalardan almanız gerektiğini unutmayın. Yalnızca life odaklanarak tüm ihtiyacı inülin takviyeleriyle karşılamak başta vitamin ve mineral olmak üzere diğer besin maddelerini yetersiz almanızla sonuçlanabilir.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap

              Hazırlanıyor...
              X