Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Melisa Mix Extract

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Melisa Mix Extract

    OĞUL OTU

    Çok Yıllık | 0,3-1m | 6-8 Aylar | Ça,Na,Ho | Yaprak ve Eter yağı

    Oğul otu, Melisse, Mellissa officinalis
    Kovan otu
    Limon otu
    Arı otu
    Arı çiçeği
    Arıcı otu
    Kalp otu

    Familyası: Ballıbabagillerden, Lippenblütengewâchse
    Lamiaceae (Labiatae)
    Drugları: Oğul ot yaprağı; Melissae folium
    Oğul otu eter yağı; Melissae aetheroleum
    Oğul otunun yaprakları çay, tentür, natürel ilaç yapımında ve yaprak-larından eterik yağ(yağ) yapımında kullanılır.

    Giriş: Oğul otunun bilinen beş alt türü mevcuttur ve bunlardan kokar oğul otu; melisa officinalis ssp. Alt ismi pek hoş kokulu değildir. Limon oğul otu; M. Off. Ssp. Off. İse en yaygın olan, limon gibi güzel kokusu olan türdür, bu nedenle bunu inceleyeceğiz. Ayrıca nadiren de olsa bodur oğul otu; M. Off. Ssp. Foliosa, Lila oğul otu; M. Off. Ssp. villiosa ve Üç loplu oğul otu; M. Off. Ssp. Verticilata’ da yetiştirilmektedir. Melisa; Bal arısı ve officiinalis ise şifa anlamına gelir. Türkçe oğul otu, Kovan otu, Arı otu, Arıcı otu, Arı çiçeği gibi isimlerle anılması onun arılar tarafından çok sevilmesinden dolayıdır ve limon otu diye anılması kokusunun limona benzemesi ve de kalbe etki ettiğinden dolayı da kalp otu diye anılır. Tarihte eski Mısırlılar ve Filistinliler tarafından kullanılan oğul otu Romalılar ve Yunanlılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. İbni Sina’ ya (Avrupalılara göre Arap asıllı olup ismi de Avicenna olarak geçer) göre oğul otu için ‘’ruhu ve kalbi mutlu kılar’’ demiştir.

    Botanik: Oğul otu 30-100 cm boyunda dikine yükselen, oldukça sık çatallaşan, üzeri tüylü ve bazen tüysüz ve de çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları 3-7 cm uzunluğunda 1,5-4 cm eninde, yumurta şeklinde, kenarları kertikli veya dişli, üzeri pürtüklü, karşılıklı bir sonrakiyle çapraz ve koyu yeşil renklidir. Kupa yaprakları borumsu-çan şeklinde 6-10 mm uzunluğunda üst dudağı 3 loplu ve alt dudağı2 loplu olup hafif geri dönüktür. Taç yaprakları boru şeklinde beyaz renkli nadiren mavimsi be-yaz hafif erguvani beyaz veya hafif sarımsı beyaz 8-15 mm uzunlu-ğunda, üst dudağı iki loplu, alt dudağı iki loplu ve ortadaki lobu diğerle-rinden büyükçedir. Döllenme tozları dört adet olup bunlarda esmer renktedir.

    Yetiştirilmesi: Vatanı Balkanlar, Türkiye ve Türkistan olduğu tahmin edilen oğul otu günümüzde ılıman ülkelerin hemen hepsinde yetiştiril-mektedir. Vatanı Türkiye olmasına rağmen Türkiye’de pek bilinmeyen bir bitkidir. Aynı Kuş konmazda olduğu gibi pek çok yörede bilinmezken Almanya da en çok tüketilen sebzelerden biridir.

    Hasat Zamanı: Hasatı çiçek açmaya başlamadan Mayıs ve Hazirandan hemen biraz önce yapılırsa daha çok eterik yağ içerir. Ve ikinci hasat ise Ağustos ve Eylülde yapılır. Oğul otu kurutulurken aşırı sıcak (38˚C) olmamalı. Bu nedenle gölgede ve havalı yerlerde kurutulmalıdır.
    Malesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutul-malıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukca azaltır.

    Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine şöyle sıralamak müm-kündür;
    1) Eterik yağ türevleri %0,05-0,3 nadiren %0,8 olabilir. Ve en önemlileri Citral ve Citronellal olup, Citral Gerenial (Citral
    a) ve Neral (Citral
    b) diye anılan iki fonksiyondan oluşur. Citral ve Citronellal takiben eterik yağın %40-75’ini oluşturur ve bu iki türde değişen oranlarda bulunursa da genellikle Citral %40-70 Citronellal %5-20 oranında bulunur. Ayrıca Metilcitronellat, Caryophyllenperoksid, Linalool, trans-β-Ocimen, Geraninol, Geranilasetat, Germacren, Carypohylen, α-Cubaben, ve Humulen içerir.
    2) b) Tanin ve Fenolkarbonikasitler % 3-8 oranında olup en önemlileri; Rosmarinasit, Kaffecasit, Feruaasit, Genlisinasit, Vanillenasit ve Salisilikasiti sayabiliriz.
    3) c) Flavonlar ve Flavonoller çok az oranda bulunur ve Cyarosit (Luteolin-7-0-glukozil), Cozmosin (Apigenin-7-0-glukozit), Rhamnocitrin ve İzoquercitrin’i sayabiliriz.
    4) d) Triterpenasitler; Ursolasit, Dleanoasit, 2-α-Hyalroksiursolasit, 2-α-Hydroksioleanolasit ve Pomolasit içerir.

    Tesir Şekli: antivirastatik, antidepressif, sinirleri güçlendirici, kramp çö-zücü, bulantı ve kusmayı önleyici özelliklere sahiptir.

    AAraştırmalar: oğul ot ekstreleri ile sade (mono-) veya diye bitki ekst-releri ile elde edilen Tertip(kompleks) ilaçlarla bir yığın araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan bazıları:
    1)R.H. Wölbling ve ekibi %1'lik oğul otu ekstresinden yapılan kremle uçuğa (herepes simplex) karşı 116 uçuklu hasta üzerinde tedavi denemesi yapmıştır. Bu deney sonucunda oğul ot ekstresi ile yapılan kremin palzeboya (denil ilaç) göre etkili tespit edilmiştir. Ayrıca oğul ot kreminin Zana hastalığına karşıda iyi geldiği 46 hasta üzerinde yapılan deneyle ispatlanmıştır (Z.P.1.94.19, Z.P.1.95.46).
    2) Fito terapi birliği tarafından 10. su düzenlenen 11-13 Kasım 1999 tarihinde Münster'de yapılan konferansta Prof. Dr. M. Bühring (Berli'den) 67 hasta üzerinde yaptığı tedavi denemesinde hastada konsantrasyon ve aktivitenin arttığı, yorgunluk, sinirlilik, uyuşukluk ve aşırı hassasiyet gibi rahatsızlıkların azaldığı görülmüştür (Z.P.2.00.99)
    3) Birleşiminde Kedi otu kökü, şerbetçi ot kozalağı, oğul otu ekstresi içeren bir hapla uyuyamama, uykuda daralma, sık uyanma ve iç huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 225 hasta üzerinde 2 hafta süren tedavi denemesi yapılmıştır. Hastalardan uyuyamama rahatsızlığı olanlarda %80 iyileşme, iç huzursuzluk olanlarda %82 oranında iyileşme görülmüştür. Bu rahatsızlıkların neden olduğu baş ağrısı, baş dönmesi, sindirim bozukluklarında aynı şekilde iyileşmiştir (Z.P.395.147)
    4) Birleşiminde Kılıç otu, Kedi otu kökü, Şerbetçi otu kozalağı, oğul ot yaprağı, çarkıfelek otu ekstresi içeren hapla sinirlilik, der-mansızlık, yorgunluk, korku, huzursuzluk, uyuyamama, baş ağrısı, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları olan 95 hasta üzerinde tedavi denmesi yapılmıştır. Bu hatalarda %58-96 oranında iyileştirme görülmüş (Nhp.2.99.240)
    5) Dr. M. Adler gözetiminde sinirsel nedenlerle uyuyamayan ve sürekli uyanan ve huzursuz olan 500 hasta üzerinde bitkisel draje ile 4 hafta süren tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %90'ının iyileştiği gö-rülmüştür. (Nhp.3.97.446)
    6) Uyuyamama ve huzursuzluk gibi rahatsızlıkları olan 830 hasta üzerinde 297 doktor gözetiminde 4-6 hafta bitkisel draje ile tedavi denemesi yapılmış ve hastaların %88 inin iyileştiği görülmüş (Z.P.6.99.337). Bu bitkisel draje kedi otu kökü, oğul otu ve şerbetçi otu kozalağı ekstresinden elde edilmiştir.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre; UÇUK (HERPES labialis), GENİTAL HERPES (herpes simplex) ve ZONA hastalığını iyileştirdiği tesbit edilmiştir. Ayrıca uyuyamama, sık uyanma, iç huzursuzluk, stres ve buna benzer sinirsel rahatsızlıklara iyi geldiği belgelenmiştir. Fakat en önemli buluş melisanın antiviral özelikleridir.
    b) Komisyon E 228 no.lu 1984 tarihli ve 50 no.lu ve 13.03.1990 tarihinde yayınlandığı tomografi bildirisinin oğul otu yaprak veya ekstresinin başta; sinirsel nedenle uyuyamama ve fonksiyonel mide-bağırsak rahatsızlıklarına karşı etkili olduğu beyan edilmiştir.
    c) Aromaterapide; oğul ot yaprağı, başta migren, baş ağrısı, uçuk, sinir-lerin iltihaplanması, şişkinlik, sinirlilik, iç huzursuzluk ve uyuyamamaya karşı kullanılır.
    d) Halk arasında baş ağrısı, migren, baş dönmesi, bulantı, sinirsel, ne-denle kalp, mide, bağırsak, rahim, diş ve kulak ağrısına karşı kulla-nılır.

    Açıklama: oğul otu teskin edici (sedatiyum), mideyi kuvvetlendirici (stomachium) ve şişkinliği giderici (karminatiyum) gibi üç yönlü etki alanına sahiptir. Fakat genellikle diğer şifalı bitkilerle birlikte kullanılır.

    Çay: 3 kahve kaşığı taze veya 2 kahve kaşığı kurutulmuş oğul otu yap-rağı demliğe konur ve üzerine 250-300ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk. Demlemeye alındıktan sonra süzülerek içilir.

    Çay harmanları:

    Gökçek Üşütme çayı (Kışın üşütme):
    >30gr Ihlamur çayı
    >30gr Papatya çiçeği
    >20gr Kuşburnu kabuğu
    >10gr Oğul otu yaprağı
    >10gr Nane yaprağı

    Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı:
    >20gr Itır kökü
    >20gr Kekik otu
    >15gr Çuha kökü
    >15gr Oğul otu yaprağı
    >15gr Sihirli ot
    >15gr Mürver çiçeği

    Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı ve kuru öksürükte):
    >30gr Ebe gömeci çiçeği
    >25gr Kekik otu
    >25gr Calba çiçeği
    >10gr Mürver çiçeği
    >10gr Oğul otu yaprağı


    Gökçek Kadın çayı (Menopoz devresindeki rahatsızlıklarda):
    >20gr Ada çayı yaprağı
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Papatya çiçeği
    >20gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Kılıç otu

    Gökçek Öksürük ve Bronşit çayı (Kramplı öksürük, balgamlı bronşit):
    >40gr Kekik otu
    >15gr Çuha kökü
    >15gr Oğul ot yaprağı
    >15gr Papatya çiçeği
    >15gr Sihirli ot

    Gökçek Böbrek ve mesane çayı (iltihaplı böbrek ve mesane de):
    >30gr Altın başak otu
    >10gr Huş yaprağı
    >10gr Atkuyruğu otu
    >20g Hindiba otu ve kökü
    >10gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Isırgan otu

    Gökçek Ev çayı:
    >20gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Papatya çiçeği
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Kuşburnu
    >20gr Hibiskus çiçeği

    Gökçek İbs, Bağırsak hassaslaşması çayı:
    >30gr Oğul otu
    >30gr Civanperçemi otu
    >30gr Nane yaprağı
    >10gr Kimyon

    Gökçek Kadın çayı (Ağrılı sancılı adet çayı):
    >30gr Papatya çiçeği
    >30gr Civanperçemi otu
    >20gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Nane yaprağı

    Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Sinirsel nedenlerle):
    >40gr Alıç yaprağı ve çiçeği
    >20gr Kılıç otu
    >20gr Oğul ot yaprağı
    >20gr Şerbetçi ot kozalağı
    >20gr Kedi ot kökü

    Gökçek Kalp ve Kan dolaşımı çayı (Şişkinlik nedeni ile):
    >50gr Alıç çiçeği ve yaprağı
    >20gr Oğul otu
    >10gr Kimyon tohumu
    >10gr Papatya çiçeği
    >10gr Kakule

    Gökçek Sinirlilik ve iç huzursuzluk çayı:
    >40gr Oğul otu
    >20gr Kedi ot kökü
    >20gr Kılıç otu
    >10gr Lavanta çiçeği
    >10gr Papatya çiçeği

    Gökçek İshal çayı:
    >30gr Kaz otu
    >20gr Beş parmak kökü
    >20gr Oğul otu
    >20gr Y. Mevsimi meyvesi
    >10gr Böğürtlen yaprağı

    Gökçek İbs, Bağırsak Hassaslaşma çayı:
    >30gr Oğul otu
    >30gr Papatya çiçeği
    >20gr Nane yaprağı
    >20gr Kimyon

    Gökçek Stres çay;
    >30 gr Kediotu kökü
    >20 gr Oğul otu
    >20 gr Çarkıfelek otu
    >20 gr Nane yaprağı
    >10 gr Meyan kökü

    Gökçek Gökçek Teskin edici çayı
    >30 gr Kedi otu kökü
    >20 gr Lavanta çiçeği
    >20 gr Oğul otu
    >20 gr Nane yaprağı
    >10 gr Turunç çiçeği

    Gökçek Gökçek Teskin edici çayı
    >30 gr Şerbetçiotu kozalağı
    >20 gr Lavanta çiçeği
    >30 gr Oğul otu
    >10 gr Turunç çiçeği
    >10 gr Kimyon tohumu

    Banyosu: Oğul ot yaprağından 60-80 gram demliğe konur üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir ve 7-10 dakika demlenmesi beklendikten sonra demliğin içine 38-42˚C Sıcak su ile dolu olan Küvete boşaltılır. Bu küvette 20-25 dakika banyo yaptıktan sonra 30-45 dakika yatarak dinlemek iyi gelir. Şayet oğul ot yaprağını temin etmek mümkün olmazsa oğul otu estresinden 30-50 damla küvete damlatılarak banyosu aynı şekilde yapılır.

    Baharatı: Küçük bir bahçesi olan herkesin bahçesinin bir köşesine oğul otu ekmesi çok uygun olur. Zira oğul otu Salatalar, sulu yemekler, et kızartması, balık kızartması ve çorbalara katılabilir. Ayrıca bazı yörelerde peynir yapılırken içine katılır bu ona güzel bir aroma verir.

    Aromaterapide: Oğul otu yaprakları su buharı ile damıtılarak (desti-lasyon) Eterik yağı elde edilir. Takriben 7 ton Oğul otundan 1kg eterik yağ elde edilir. Bu nedenle hakiki oğul otu yağı oldukça pahalıdır ve takriben 1kg 7,5-15.000£ arasındadır. Bundan dolayı bazı firmalar oğul otu yağını başka yağlarla karıştırarak satarlar. Oğul ot eterik yağı (Oğul yağı) aynı yukarıdaki yaprakların kullanıldığı rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Ekstresi: Oğul otunun yaprakları Alkol ve su karışımı bir terkiple ekst-raksiyonu yapılarak ekstresi elde edilir ve bu ekstre aynı eterik yağ gibi kullanılır.

    Homeopatide: Oğul otu yapraklarından 100 gram ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70 alkol ilave edilerek 4-6 hafta bekle-tildikten sonra süzülerek Homeopatide <> ismi ile anılan Tentür elde edilir. Bu tentürden günde 4-5 defa 10-15 damla bir miktar su ile alınır.

    Hastalığın Belirtileri (Sendrom): VOISIN’ e göre;
    1) Genç bir kızda adet geç gelirse.
    2) Adet aralıklı ve az gelirse.
    3) Erkeklerde (Fiziki veya Ruhi nedenle) cinsel güçsüzlük varsa ve Orgazm olamıyorsa Oğul otu tentürü gerekir.

    Yan Tesirleri: Tarife uyulduğunda bilinen bir yan tesiri yoktur, eğer oğul otu eterik yağından aşırı miktarda (2ml) kullanılırsa Bulantı, Baş dönmesi, Kusma, İshal v.b haller görülebilir.
    Manastır rahibelerinin Oğul otu ve diğer şifalı bitkilerinin hülasalarından elde edilen natürel ilaçlara özel bir isimle anılırlar ve bunlara manastır kadın oğul ot ruhu (Klosterfrau Melissengeist) denir.



    Genital Siğil Nasıl Geçer HPV'den Kurtulma Yolları Nedir HPV'yi Vücuttan Atmak İçin.


    Genital Siğil Nedir Genital Siğil Nasıl Tedavi Edilir Siğil Nedir Siğil Nasıl Tedavi Edilir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2
    Munus Kavlak
    Annem ZONA cikardiginda MELİSA SETİ ile sifa buldu hocama ALLAH uzun omur versin
    KAYNAK

    UGUR UGUR
    15 Yıldır bu SİĞİL ile yaşadım hiç iyileşmedi ve büyüdü. Hem sağlıksız hem utandıran bir görüntü. MELİSA SETİ kullandım 1 hafta sonra SİĞİLE dışarıdan ÇAYAĞACI YAĞI SÜRDÜM olayı hızlandırdım 10. GÜNDE SİĞİLDEN ESER KALMADI. Bu basit bir hastalık değil insanların cinsel hayatını kurtarıyor. Ama çözüm hem de kalıcı çözüm İbrahim beyden derdi olanla uygulaması sizden teşekkürler İbrahim bey.
    KAYNAK

    fatos.c.krks
    ORMUS GMS kullandım 1 ayda HSV VİRÜSÜNÜ VÜCUTTAN ATTIM. 1 ay öncesine kadar doktorum hiç olumlu konuşmamıştı 1 ay sonrasında kan tahlilimi görünce şok oldu. Tabii ki MELİSA SETİ olarak almıştım iyi ki varsınız hocam.
    KAYNAK

    Sami Türkoğlu
    Gogledan GENİTAL SİĞİL araştırması yaparken sitelerini buldum. Ulaştım internetten kendilerine ekibi sağolsun bana çok yardımcı oldu. MELİSA SETİ tavsiye ettiler aldım KULLANIYORUM. SİĞİLİN KÜÇÜLDÜĞÜNE GÖZLERİMLE ŞAHİT OLDUM rabbim başımızdan eksik etmesin. İbrahim beye ve ekibine çok teşekür ediorum
    KAYNAK

    Oğuz Kurt
    Goguldan GENİTAL SİĞİL araştırması yaparken sitelerini buldum. Ulaştım internetten kendilerine ekibi sağolsun bana çok yardımcı oldu. MELİSA SETİ tavsiye ettiler aldım KULLANIYORUM. SİĞİLİN KÜÇÜLDÜĞÜNE GÖZLERİMLE ŞAHİT OLDUM rabbim başımızdan eksik etmesin. İbrahim beye ve ekibine çok teşekür ediorum
    KAYNAK

    Fahri Şen
    Sayım hocam öncelikle çalışmalarınız, başarılarınız ömür boyu sürmesini diliyorum. ÜRÜNLERİNİZİ ÜÇ AYDN FAZLADIR KULLANIYORUM GERÇEKTEN FAYDASINI GÖRDÜM. Ben PROSTATTAN iki defa ameliyat oldum. Bir sene geçmeden ikinci ameliyatı oldum. Birinci ameliyat iyi geçti, aradan aylar geçtikten sonra idrarı tam atamadığım için GECELERİ TUVALETE KALKMALARIM 3-4 DEFA SÜRÜYORDU. Başka bir doktora gittim daralma olabilir dedi, çare ne dedim, ameliyat dedi ameliyat oldum. Ameliyattan sonra tekrar şikayetlerim devam ediyordu bana antibiyotik veriyorlardı beni rahatsız ediyordu bıraktım. Facebook'ta gezinirken İbrahim Gökçek beyi gördüm bitki ilaçlarını anlatıyordu araştırmaya karar verdim ve kendisini aradım bana CÜCE PALMİYE SETİ kullanmamı tavsiye ettim aldım bir ay kullandım tekrar kendisi ile görüştüm. Bir set daha kullandım FAYDASINI GÖRMEYE BAŞLADIM GECE TUVALETE KALKMALARIM İKİYE KADAR DÜŞTÜ (Günde 2 litre su içiyorum) Sağ olsun hocamız. MELİSA KAPSÜL, AFT için BİREBİR İYİLEŞTİRİCİ. Artık sabahları daha dinç kalkıyorum Allah'a şükür faydaları saymakla bitmez.
    KAYNAK

    Meral Ahmet
    Bitkisel tedavi almadan önce 2 yıl boyunca HERPES VİRÜSÜ HASTASI olarak yaşıyordum. MELİSA SETİ kullanmaya başladım ve şimdi özgürüm. Doktorum bana birkaç tıbbi testten sonra ARTIK UÇUK OLMADIĞINI söyledi. Minnettarım.
    KAYNAK

    ‎Elnur Xudiyev
    Selam Ilk Once Rahatsizligim Icin Ibrahim Beyin sundugu MELİSA - GO SETİNİ Kulaniyorum artik 20 GÜN OLDU kendimde vucudumda YENİLENME HİSSEDİYORUM ALLAH razi olsun ki hocamizdan bizleri dogal urunler sunuyor.
    KAYNAK

    Fatma Aydos
    Ben kendim içinde MELİSA SETİ - O kullanıyorum. Üzerimde ki YORGUNLUK HALİ GİTTİ. Çok ENERJİ DOLU oluyorum. Ve UYKU SORUNU DA GİTTİ. Çok teşekkür ler hocam. Allah razı olsun ınş
    KAYNAK

    Vuslata Hasret
    İbrahim gökçek Hocamdan Allahü teâla hazretleri razı Olsun. Bende bir ayı geçkin MELİSA SETİ - G kullanmaktayım. Şimdilık ilaçlardan memnunum netice alacağımı ümit ediyoru
    KAYNAK


    Deniz Güner
    Ibrahim hocadan allah razı olsun olsun bn melisa b setini kulaniyorum çok memnun
    KAYNAK

    Cakici Esmer
    Hocam Allah senden razı olsun. SİĞİL için MELİSA SETİ kullandım, ürünlerinizle sağlığıma kavuştum şükür.
    KAYNAK

    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3

      EBV I: Yetersiz Bağışıklık Tepkisi, Epstein-Barr Virüsünün Artmış Düzeyleri Tekrar Kronik Yorgunluk Sendromunda EBV Sorunu Açıyor

      Cort Johnson tarafından • ProHealth.com • 28 Mart 2014

      Simmaron Research'ün izni ile yeniden basılmıştır .

      Cort Johnson tarafından, 10 Mart 2014

      Uzun Hikaye

      Değiştirilmiş EBV'ye özgü antikor titreleri CFS'de tekrar tekrar gösterilmiş olmasına rağmen, şimdiye kadar kronik EBV replikasyonu için net bir kanıt elde edilmemiştir. Yazarlar

      Belki de kronik yorgunluk sendromu (enfeksiyöz mononükleoz, yani glandüler ateş) veya Epstein Barr Virüsü (EBV) için en yaygın viral tetikleyici, neredeyse tüm yetişkinlerin genellikle hücrelerinde gizli formda maruz kaldığı ve taşıdığı bir herpesvirüstür.

      Çatışan sonuçlar EBV'nin ME / CFS'de oynadığı rolü belirlemeyi zorlaştırdı. Bu Alman çalışması bir değişikliğe işaret edecek mi?

      EBV enfeksiyonu, bozukluğun 1980'lerde belirginleşmesinden kısa bir süre sonra kronik yorgunluk sendromunun nedeni olarak önerildi, ancak 1980'lerde ve 1990'larda tutarsız çalışma sonuçları ve ardından Straus'un 2000 makalesi (ME / CFS'de herpesvirüs enfeksiyonları için arama bitti) EBV araştırma çabalarına bir amortisör koydu.

      2000'den günümüze sadece Dr.Lerner, olumlu çalışmalar (ancak bazen zorlu çalışma tasarımları) akışı ile ve Dr. Glaser, ME / CFS'de EBV üzerinde oldukça tutarlı bir şekilde yayınladı. Son zamanlarda Dr. Lipkin, (yayınlanmamış) yüzlerce ME / CFS hastasının plazmasında yüksek verim sekansı kullanan aktif EBV enfeksiyonuna dair bir kanıt bulamadığını belirtti.

      Çalışma tutarsızlıklarına rağmen, EBV ME / CFS ile ilgilenen bir patojen olarak kalmıştır. Hem Lerner hem de Glaser, EBV virüsünün kusurlu bir formunun ME / CFS'li bazı kişilerde semptomlara neden olabileceğini gösteren kanıtlar üretmiştir. EBV'nin başarılı ME / CFS Rituksimab tedavi denemeleri göz önüne alındığında, EBV'nin otoimmün bozuklukları tetiklediğini öne süren son çalışmalar.

      EBV'nin stres sırasında ve hipoksik koşullarda yeniden aktive olma yeteneğinin ME / CFS'deki olası rolü için de etkileri olabilir. Yüksek oksidatif stres oranlarının EBV'yi yeniden aktif hale getirebileceğini ve ME / CFS'de bulunan yüksek oksidatif stres oranları göz önüne alındığında antioksidanların (NAC, katalaz ve L-glutatyon dahil) EBV reaktivasyonunun azaltılmasında yardımcı olabileceğini düşündüren yeni bir laboratuvar çalışması.

      Şimdi, şaşırtıcı bir şekilde, Alman araştırmacılar sadece spot ışığı EBV'ye geri döndürmekle kalmadı, aynı zamanda EBV, ME / CFS ve ilgili bağışıklık tepkisine daha önce herhangi bir gruba göre daha derin kazdılar.
      Çalışma
      “Birlikte ele alındığında, çalışmamız EBV'ye özgü immün yanıt eksikliğinin CFS'de mevcut olduğuna dair açık kanıtlar sunmaktadır”


      Bağışıklık sisteminin, uyarılması zaman alan uyarlanabilir kısmı, virüsün ürettiği proteinlere kilitlenen B hücresi tarafından üretilen antikorlar ve virüsü öldürmeye çalışan sitotoksik T hücreleri şeklinde gelir. (B-hücresi kandaki virüse saldırır ve sitotoksik T-hücresi viral olarak enfekte olmuş hücrelere saldırır.)

      Ohio State araştırmacıları proteinleri püskürten kusurlu bir EBV formunun ME / CFS'ye neden olabileceğine inanıyorlar.

      Laboratuvarlarında bazı olağandışı bulgulara dikkat çeken bu araştırmacılar, bu antikorlara ve T hücrelerine, kronik yorgunluk sendromu olan kişilerin EBV'ye karşı etkili bir bağışıklık tepkisi yapıp yapmadığını görmek için baktılar. Ayrıca aktif bir EBV enfeksiyonunun doğrudan kanıtını aradılar.

      EBV replikasyonu, virüs başka bir virüs oluşturmasına izin veren bir sırayla protein ürettiğinde ortaya çıkar. Dr. Lerner ve Ohio Eyalet Üniversitesi'nde (Dr. Kürtaj kopyalamasında, EBV'nin kusurlu bir formu erken proteinler üretir, ancak daha sonraki proteinleri üretemez. Ohio State grubu, bu proteinlerin sürekli üretiminin, ME / CFS'li bazı insanlarda kronik bir inflamatuar duruma neden olduğuna inanmaktadır.

      Sonuçlar

      İlk olarak, Alman araştırmacılar, kontrollerden çok daha fazla ME / CFS hastasında primer EBV enfeksiyonu veya reaktivasyonunun (hastaların% 15'inde geç bir EBV proteinine karşı IgM antikorlarının artması) ve kontrollerin% 3'ünde kanıt bulmuşlardır. Bunun 'birincil enfeksiyon' olabileceği gerçeği; yani
      bu hastaların virüse ilk kez maruz kaldıkları ilgi çekicidir. EBV'nin erken yaşta birincil enfeksiyonu genellikle soğuk algınlığından başka bir şeye yol açmaz; yaşamın ilerleyen dönemlerinde meydana gelen birincil enfeksiyonun enfeksiyöz mononükleoz gibi ciddi sonuçları olabilir.

      Aktif bir EBV enfeksiyonunun ME / CFS'li kişilerde kontrollerden daha yaygın olduğuna dair kanıtlar bulduktan sonra, azaltılmış bir bağışıklık tepkisinin bundan sorumlu olup olmadığını görmek istediler.

      ME / CFS'de EBV'ye azalmış bir bağışıklık tepkisinin ilk ipucu, EBV tarafından üretilen VCA ve EBNA1 proteinlerine karşı antikor eksikliği şeklinde geldi.

      Ancak önce kısa bir antikor primeri:

      Antikorlar kandaki patojenlere saldırır; sitotoksik T-hücreleri hücrelere saldırır

      Antikor Türleri
      • IgG antikorları, bir patojenin mevcut olduğuna dair kanıt arayan sistemimizde dolaşan 'hafıza antikorlarıdır. B hücreleriniz bir patojene karşı saldırı düzenledikten sonra, sistemimizde daima bulunurlar. Bu nedenle IgG antikorları, devam eden bir enfeksiyonun kanıtı değildir.
      • IgM antikorları, bir patojenle ilişkili saldırı proteinleridir. Bir viral proteine ​​yüksek IgM titreleri genellikle birincil enfeksiyonu yansıtır.

      Bir dizi viral proteine ​​karşı üretilen iki tip antikorla durum karmaşıklaşır, ancak sağlıklı bir bağışıklık sistemi, (IgG) patojenlerini (hücrelerin dışında bulunur) algılayabilen ve (IgM) inhibe edebilen bir dizi IgG ve IgM antikoru üretmelidir. yaşam döngülerinin farklı aşamalarında.
      Daha derin kazdıklarında, Alman araştırmacılar ME / CFS hastalarında EBV'ye bağışıklık tepkisinde delikler buldular.

      Epstein-Barr Virüsüne Bağışıklık Delikleri Bulundu

      Bağışıklık Deliği # 1 - azaltılmış antikor yanıtı
      EBV'ye bozulmuş bir B hücresi cevabının kanıtı, ilk olarak ME / CFS hastalarının% 13'ünde kontrollerin% 4'üne kıyasla VCA ve EBNA'ya eksik IgG antikorları şeklinde geldi. Bu, ME / CFS çalışma popülasyonunun% 13'ünün bir EBV enfeksiyonunu tespit etmek için gerekli olan bellek B hücrelerinin bazılarına sahip olmadığını gösterdi.

      Öte yandan, ME / CFS'de artmış IgM antikor tepkileri (ME / CFS'de% 17.5'e karşı kontrollerde% 4), diğer yandan ME / CFS hastalarında aktif ve belki de primer EBV enfeksiyonları daha sık bulundu.

      Tümü, ME / CFS hastalarının% 30'unun ya EBG'ye azalmış IgG (EBNA-IgG) ya da artmış IgM (VCA) yanıtlarına sahip olduğunu söyledi.
      Bu bulgu, IgG pozitif ME / CS hastalarının% 10'unda EBV (EBNA-1 proteini olarak adlandırılır) tarafından gecikme sırasında eksprese edilen bir proteine ​​IgG yanıtı bulamayan daha derin bir görünüm ve daha büyük bir çalışma yarattı. Bu, ME / CFS grubunun yaklaşık% 10'unun bağışıklık sistemlerinin EBV gecikmesinin çok erken bir aşamasını tespit edemediğini gösterdi.

      Testlerin çoğunda bulunan EBNA-1 proteini, EBV'nin B hücrelerinde gecikmesini sürdürmesine yardımcı olur

      Gecikme - EBV'nin kendini vücutta zaman içinde tutabilmesi için gecikme adı verilen bir süreçte kendini B hücrelerinde tutabilmesi gerekir. EBNA-1, EBV'nin viral genomunun en erken gecikme sürelerinde korunmasına yardımcı olan bir proteindir.

      Yazarlar, şiddetli enfeksiyöz mononükleoz ve kronik aktif Epstein-Barr virüsü hastalığı olan kişilerin benzer bulgulara sahip olduğunu belirtmiştir (EBNA-1'in çoğaltmaya bildiğimiz kadarıyla neden dahil olmadığı göz önüne alındığında). Dünyanın En Popüler Bültenine Abone Olun (ücretsiz!)
      Bu, ME / CFS'li kaç kişinin hastalandıkları zaman şiddetli mononükleoz kategorisine uyması sorununu gündeme getirir. Dubbo çalışmaları, daha ciddi enfeksiyonların ME / CFS ile düşme riskini büyük ölçüde artırdığını buldu.


      İmmün Delik # 2 - B hücresi antikoru üreten iki hücrenin frekanslarının azalması
      Bulguların ilgisini çeken Alman araştırmacılar, EBV'ye karşı bağışıklık tepkisine daha derin kazdılar. ME / CFS hastalarından kan (PBMC'ler) aldılar ve daha sonra yedi gün boyunca CpG, SAC ve PWM ile stimüle ettiler ve VCA ve EBNA-1'e karşı antikor üreten B hücrelerinin frekanslarının azaldığını buldular ve ilk kez buldular ME / CFS'li çoğu insanda bağışıklık yetersizliği kanıtı.

      ME / CFS örneklerinin% 59'undan daha azı, litik replikasyonun geç aşaması sırasında üretilen daha sonraki bir aşama EBV proteinine (VCA) azalmış bir yanıt vermedi ve ME / CFS örneklerinin% 76'sının EBNA- 1 protein. VCA bulguları ile, ME / CFS'li birçok kişinin EBV replikasyonunu kontrol etmede sorun yaşayabileceğini gösteren kanıtlarımız var.

      Bulgulara 'dikkat çekici' adı verilen yazarlar, bu EBV antijenleri ile ilişkili bellek B hücrelerinin kaybolduğunu veya antikor salgılayan hücrelere dönüşemediğini ileri sürmüşlerdir.

      Bağışıklık Deliği # 3 - EBNA-1'e azaltılmış T hücresi yanıtı
      EBNA-1'e T hücresi cevabındaki benzer bir eksiklik, Epstein-Barr Virüsüne, B hücrelerine ve T hücrelerine adapte edici bağışıklık tepkisinin her iki kolunun bu proteini tanımakta ve buna yanıt vermekte zorlandığını gösterdi.

      HIV gibi diğer rahatsızlıklara atıfta bulunarak, ME / CFS'de kalıcı EBV reaktivasyonunun ME / CFS'deki T hücresi tepkisini 'tükenmeye' sürüklediğini öne sürdüler. (Benzer bir öneri, T hücrelerinde kullanılanlara benzer öldürme yöntemleri kullanan bir enfeksiyonun başlangıcında patojenlere saldıran doğal öldürücü hücreler için de önerilmiştir.)

      Daha ileri analizler, B hücresi yanıtlarını azaltan T hücresi baskılayıcı hücrelerin, bulunan B hücresi baskılamasından sorumlu olmadığını ileri sürdü. Herpes simpleks ve sitomegalovirüse normal B-hücresi tepkileri, eksik B-hücresi tepkilerinin diğer herpesvirüslerle değil EBV ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir.
      EBNA-1'e düşük sitotoksik T hücresi yanıtları, artmış otoimmün bozukluk riski ile ilişkili olabilir

      İmmün Delik # 4 - EBNA-1'e T hücre yanıtında azalma, EBV'ye T hücre yanıtlarında azalma

      Daha sonra T hücresi kaynaklı sitokin üretimini araştırdılar. T hücreleri EBV'ye karşı bir dizi sitokin üretmelidir. ME / CFS hastalarının yaklaşık% 20'si (kontrollerin% 70'i, ME / CFS hastalarının% 50'sine karşı) EBV'ye karşı IFN-y yanıtı monte edebildi.

      Özellikle gecikme ile ilişkili EBNA-I proteinine bakıldığında, hiçbir ME / CFS hastasının buna karşı bir IFN-y yanıtı oluşturmadığı şaşırtıcı sonucu buldular.

      Ayrıca ME / CFS hastalarının EBV'ye yanıt olarak önemli ölçüde daha düşük miktarlarda pro-enflamatuar sitokin TNF-a ürettiğini bulmuşlardır. Son olarak, hastaların daha düşük bir yüzdesi de IL-2 üretmiştir. Azalan sitokin üretimi, uyarlanabilir bağışıklık tepkisinin büyük tabancalarından biri olan sitotoksik T hücrelerinin EBV'ye yanıt olarak güçlü bir şekilde aktive edilmediğini gösterdi.

      Bağışıklık Deliği # 5 - EBNA-1'e özgü T hücrelerinin azaltılmış frekansları

      Araştırmacılar daha derin kazdılar. Daha sonra ME / CFS hastalarının kanını (PBMC'ler) ve EBNA-1 proteini ile sağlıklı kontrolleri (n = 40) uyardılar, IL-2 ve Il-7 varlığında hücreleri genişletti ve daha sonra T hücresini kontrol ettiler onlara cevap. EBV'ye saldırmak için spesifik T hücresi tipleri üretilmelidir, ancak ME / CFS örneklerinin yaklaşık% 50'sinde EBV'ye özgü T hücrelerinin azaltılmış frekansları meydana gelmiştir. Bu yine EBNA-1 proteinine sitotoksik T hücresi yanıtının ME / CFS'de önemli ölçüde azaldığını gösterdi.

      Aktif EBV Enfeksiyonunun Doğrudan Kanıtı

      “Dikkat çekici bir şekilde, bu bulgu doğrultusunda, EBV DNA'nın sağlıklı kontrollere kıyasla önemli oranda daha yüksek bir oranda saptanmasıyla EBV'nin viral yükünün arttığına dair kanıt sağlayabiliriz. Yazarlar

      'Düşük kopya' sayılarını (<1,000-2930 kopya / ml) arayan tam kanda gerçek zamanlı PCR testi kullanarak 290 ME / CFS hastasının% 7,2'sinde artmış EBV viral yükünün kanıtını buldular. Daha derin kazdıklarında ve aynı testi bir alt gruptaki PBMC'lerde yaptıkları zaman, hastaların% 55'inin (kontrollerin% 13'üne karşı) EBV için pozitif test ettiğini bulmuşlardır.

      Viral yükler, enfeksiyöz mononükleoz veya nakil sonrası EBV enfeksiyonları gibi EBV ile ilişkili diğer hastalıklarda bulunanların çok altındaydı ve litik replikasyon kanıtı (yani virüsün tam replikasyonu) yoktu, ancak yazarların 'gecikme- ilişkili replikasyon 'ME / CFS'li kişilerde yaygındı, ancak sağlıklı kontrollerde yoktu.

      Lipkin Çalışması

      PCR kullanarak Alman araştırmacılar PBMC'lerde tam kana kıyasla çok daha yüksek EBV enfeksiyonu oranları buldular ve plazmada EBV enfeksiyonu kanıtı yoktu.

      Plazmadaki EBV'yi aramak bir şekilde bir hata mıydı?

      Ne Lipkin CFI ME / CFS patojen çalışması ne de CFIDS Amerika Birliği BSR çalışması, ME / CFS'de EBV enfeksiyonu kanıtı bulmadı. Russell Fleming'in Lipkin konuşmasının transkriptine göre, CFI çalışması hem Montoya'nın hem de ME / CFS uzmanlarının örneklerinin plazmasına baktı.

      Tam kan plazma, kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositleri içerir. Plazma kan hacminin% 55'ini oluşturur ve su (% 90), proteinler, besinler, atık ürünler, pıhtılaşma faktörleri, hormonlar ve karbon dioksit içerir. Kırmızı veya beyaz kan hücreleri veya trombosit içermez.

      EBV DNA daha önce plazmada kesinlikle başarılı bir şekilde bulundu ve EBV aktivasyonunu izlemek için plazma kullanıldı. Serum / plazma EBV PCR kitleri satın alınabilir. Araştırmacılar EBV'yi plazmada sıklıkla arar ve bulur. En azından bana göre, bu durumda plazmanın neden işe yaramayacağı açık değil.

      Bununla birlikte Dr. Chia, kan yerine plazma kullanımının ciddi bir hata olduğuna inandığını ve Almanların kanda EBV aktivasyonunun kanıtlarını bulabildiğini ancak plazmada olmadığını belirtti. Açıkçası burada bazı arka plan verilerini kaçırıyoruz ve XMRV destanından geçen herkes, patojen algılama alanının ne kadar karmaşık olabileceğini biliyor.

      Gelecek

      Alman araştırmacılar EBV ve ME / CFS çalışmalarını derinleştiriyor ve şu anda 8 farklı proteinden türetilen çok çeşitli EBV peptitlerine karşı antikor tepkilerini değerlendiriyorlar. Ayrıca EBNA-1 ve VCA'yı hedefleyen bellek B hücrelerinin seviyelerini de ölçmektedirler.

      Sonuç
      “EBV'ye verilen spesifik bağışıklık tepkisinin değişen modelinin CFS için bir tanı işareti olarak uygun olabileceğini düşünüyoruz.” Yazarlar


      Sanki bu araştırmacılar gittikçe uzayan bir ip çekmeye devam ediyorlardı. İlk olarak ilgileri bazı paradoksal antikor bulguları ile doluydu, daha sonra bazı antikor yanıtlarında ve T hücresi yanıtlarında yaygın eksiklikler buldular ve son olarak ME / CFS'li% 55 kişinin kanında aktif bir EBV enfeksiyonu kanıtı gördüler (vs 7 kontrollerin yüzdesi).

      Çok şey hala belirsiz. ME / CFS hastalarının bağışıklık sistemlerinin yanıt vermede güçlük çektiği EBNA-1 proteini, EBV replikasyonu ile değil, 'erken gecikme' ile ilişkilidir. Gecikmenin genellikle çoğaltma ile ilişkili olmadığı göz önüne alındığında, yazarların 'gecikme ile ilişkili çoğaltma' referansı net değildir. Bulgularının EBV reaktivasyonu veya EBV sağkalımı veya ME / CFS'de daha şiddetli enfeksiyöz mononükleoz vakaları için ne kadar önemli olduğu sorulduğunda, yazarlar bu sorulara henüz cevap veremediklerini belirtmişlerdir.

      Bununla birlikte, bazı araştırmacılar EBV'ye azalmış sitotoksik T hücresi yanıtlarının otoimmün bozukluk riskini artırdığına inanmaktadır. (Bu olasılığı bir sonraki blogda ele alacağız.) Bu bulgular Lerner ve OSU Drs grubunun önerisini de önermektedir. Ariza, Glazer ve Williams, ME / CFS'li birçok insanda kürtajlı bir litik sürecin (yanan EBV enfeksiyonu) mevcut olduğunu doğru olabilir.

      Bu bulguların ME / CFS için ne anlama geldiğini belirlemek için daha fazla çaba harcanacak olsa da, çok çeşitli işlev bozukluğu ve yüksek aktif EBV enfeksiyonu (plazmada) oranı bu patojeni ME'de anlamlı bir şekilde tekrar devreye sokuyor gibi görünecektir. / CFS.
      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

      Yorum yap


      • #4
        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

        Yorum yap


        • #5
          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

          Yorum yap


          • #6
            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

            Yorum yap


            • #7
              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

              Yorum yap


              • #8
                Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                Yorum yap


                • #9
                  Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                          Yorum yap


                          • #14
                            Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X