Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Arnika, Arnika, Arnica montana

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Arnika, Arnika, Arnica montana



    ARNİKA



    Çok Yıllık | 0,2-0,6 m | 5-8 Aylar | Ca, Ho, Na | Çiçeği, Kökü | Hafif Zehirli

    Arnika, Arnika, Arnica montana L.
    Mastı çiçeği
    Altın çiçek
    Türkistan çiçeği
    Türk çiçeği
    Morluk otu
    Yara otu
    Kaza otu
    Sarı çiçek
    Öküzgözü çiçeği
    Kurt çiçeği
    Çürük otu
    Kas otu

    Familyası: Bileşikgillerden, Korbblütler, Asteraceae

    Drugları: Arnika çiçeği; Arnicae flos
    Arnika kökü; Arnicae radix
    Arnika otu; Arnicae herba
    Arnika tentürü; Arnicae tinktur
    Arnika eter yağı; Arnicae aetheroleum
    Arnika çiçeğinden çay, natürel ilaç ve haricen kompresi yapımında, köklerinden ise tentürü yapılır.

    Giriş: Bileşikgillerin alt grubu olan Arnikagillerin takriben 30 türü mevcuttur. Bunlardan en önemlisi Arnika; Arnica montana ve Amerikan Arnikası; Arnica chamissonis en önemlileri olup bunlar çay, natürel ilaç ve tentür yapımında kullanılır. Arnikanın Orta Asya’da yetişen Türk Arnikası; Arnica montana ssp. Montana ve Batı Avrupa’da yetişen Atlantik Arnikası; Arnica ssp. Atlantica olmak üzere iki önemli türü vardır. Türk Arnikası Kuveyt Arapçasında Kupalnika ismi ile anılır. Oysa bu bitki Kuveyt’te veya diğer Arap ülkelerinde yetişmez. Muhtemelen İbn-i Sina’nın bu bitkiyi kullandığı ve bu kelimenin Türkçeden Arapça ya oradan da Latince ye ve şimdi de Latinciden Türkçe ye yeniden aslına dönmektedir. Arnika üzerine en geniş araştırmayı Hahnemann ve ekibi 1830’da yapmış ve bu araştırmayı diğer araştırmalar takip etmiştir. Arnika Altın çiçeği diye de anılır bu nedenle Türkiye’de çok yetişen Altın otu ile karıştırılmamalıdır. Türkiye’de birçok aktar yanlış bitki satmaktadır. Bana Antalya’da Havlıcan’ı Ginseng, Kayseri’de Atkuyruğu otunu civanperçemi otu diye satmaya çalıştılar. Türkiye’de Kekik diye de Mercan köşk, adaçayı diye Yüksük Adaçayı satılmaktadır.

    Botanik: Kökleri 0,5 cm çapında , 10-15 cm uzunluğundaki esmer ana kök ve buna bağlı küçük yan köklerden oluşur. gövdesi 20-60 cm olup sapı yuvarlak yeşil renkli, dikine yükselir ve üst kısımları az çatallaşır. Yaprakları direkt kökten çıkan rozet yapraklar ve gövdeye oturmuş yan yapraklardan oluşur. Rozet yaprakları ters yumurta şeklinde, kenarları bütün gövdeye oturan yaprakları ise mızrak şeklinde 2-3’ü bir arada ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri 4-8 cm çapında, ortada yarım küre şeklinde bir göbek ve bu göbek boru şeklindeki küçük yapraklar ve kenarına dizilen 12-20 uzun dil veya şerit şeklinde altın sarısı renkli taç yapraklara sahiptir. Taç yaprakların ucu 3 diş şeklindedir ve çiçeği kavrayan kupa yaprakları çanak şeklinde olup yeşil renklidir. Arnikaya dikkat edilip Sefa çiçeği, Hakiki Kaplan otu (Doronicum pardalianches), Avusturya Kaplan otu (Senecio doronium) ve Fransız Kanarya otu (Senecio gallicus) gibi bitkilerle karıştırmamak gerekir. Arnikayı bu bitkilerle karıştırmamak için şu hususlara dikkat edilir. 1) arnika taç yapraklarının ucu üç dişlidir. 2) arnika yaprakları karşılıklıdır. 3) arnika yapraklarının üzerinde derin damarlar vardır (aynı sinirli otta olduğu gibi).

    Yetiştirilmesi: Arnikayı yetiştirmek oldukça zordur, gübrelenmiş topraklarda bilhassa hiç yetişmez. Bu nedenle yavaş yavaş yok olmaya başlamıştır. Bunun üzerine Avrupa ülkelerinde bu bitkinin toplanması yasaktır. Nisan ayında tohumları saksı, kasa, çamlık veya seralara ekilir ve bu fideleri bahçelere Mayıs’ta ekilir. Birinci yıl sadece rozet yaprakları çıkar ve ancak ikinci yıl çiçek açar. Kışın donmaması için üzerine çalı çırpı konur.

    Hasat zamanı: :Haziran’dan Eylül’e kadar çiçek açar. Bu süre içinde çiçeklerinin taç yaprakları ve göbek yaprakları kupa yapraklarından ayrılarak toplanır. Kupa yaprağı esmerimsi yeşil renkli olup altın sarısı taç ve göbek yaprakları ile karıştırmamak gerekir. Çiçeğin göbeğinin altında boru sineği (trypeta arnicivora) yumurtalarını bırakır. Bu yumurtadan toplanan yapraklar temizlenmelidir. Aksi halde bu larvalarda (yumurta) hazırlanan ilaçlar alerjiye sebep olur. Çiçeğin taç ve göbek yapraklarını kuruturken sıcaklığın 35˚’den fazla olmaması gerekir. Bu nedenle gölgede kurutulduktan sonra ışık görmeyen kaplarda muhafaza edilmeli ve nemli yerlerden uzak tutulmalıdır. Homeopati’de genellikle kurutulmuş kökleri tentür yapımında kullanılırsa da çiçeklerinden de tentür yapılmaktadır.
    Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.

    Birleşimi: Arnika çiçeğinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
    1) Sesquiterpenlaktonlar %0,4-1 arasında olup en önemlileri;
    a) Helenalin ve türevleri; Asetilhelenalin, Izobutylhelenalin, α-Methacryloylhelenalin, Tigloylhelenalin, Izovalerylhelenalin
    b) 11α, 13-dihidrohelenalin ve alt türevleri; Asetil, Izobutyryl, α-Methacryloyl, Tryloyl ve Izovaleryl11α, 13-dihidrohelenalin
    c) Arnifolin ve alt türevleri; Tryloyl-, Angelicoyl- ve Senecioylarnifolin
    d) 11α, 13-dihidroarnifolin ve alt türevleri; Anglicoyl-, Tigloyl- ve Senecioyl-11α, 13-dihidroarnifolin
    2) Uçucu yağlar (eterik yağlar) %0,2-0,5; Thymol (kekiğe bak), Thymolmetileter, α-Phellandren, Myrcen, Humulen, Cadinen ve Caryophylenoxid,
    3) Flavonit türevleri ve Flavon türevleri %0,4-0,6
    a) Flavon türevleri; Apigenin, Luteolin, Hispidulin, Eupafolin, Jaceocidi ve Pektolinarigenin
    b) Flavonolglikozitler (Flavonitler); Kâmpferol-3-B-glikozit, Quercetin-3-0- B-glikozit, Patuletin-3-B-glikozit ve 6-Metoxykâmpferol-3-B-glikozit
    Ayrıca; Fenolkarbonikaistler, Polisakkaritler ve Karotinoitler içerir.
    Köklerinde daha çok eterik yağ türevleri %2,7-6,31 içerir ve en önemlileri; Thymol %90 (kekiğe bak.) ve ayrıca Thymolhidrochinondimetileter, Thymolmetileter içerir. ayrıca
    karbonik asitler, Fenol asitler, Polisakkaritler ve Taninler içerir.

    Araştırmalar: İlk geniş çaplı çalışmayı Hahnemann ve ekibi 1830’da yapmış olup onu diğer araştırmaların çalışmaları takip etmiştir.
    1) Kung-Fu ustası ve Heil praktiker (hekim) olan Nevzat Bayrak spor esnasında öğrencilerinin geçirdikleri kazlarda ortaya çıkan iç kanama, yaralanma, morarma, ezilme, burkulma gibi rahatsızlıklara karşı etkili olduğunu tespit etmiştir. (Nhp.5.96.711)
    2) Duesseldorf Üniversitesi Biyolojik Farmakoloji Enstitüsünden Prof.Dr. G.Willhuhn ve ekibi Arnika çiçek ekstresi ile fareler üzerinde tedavi denemesi yapmışlar ve bu ekstrenin iltihapları önlediğini ve ağrıları dindirdiğini tespit etmişlerdir. (ZP.6.99.333) Bu araştırmalarda Arnika çiçek ekstresindeki Helenalin ve 11α; 13-dihidrohelenalinin etkili olduğunu da tespit etmişlerdir. (ZP.6.99.333)
    3) Kronik toplardamar zafiyeti olan 78 hasta üzerinde tedavi denemesi yapılmış ve bunlardan 39’u Arnika çiçek ekstresinden elde edilen Arnika merhemi ile, diğer grup ise plasebo ile tedavi edilmişlerdir. Hastaların üç hafta içinde iyileştikleri görülmüştür. (ZP.01.00.49)
    4) Kronik toplardamar zafiyeti olan 100 hasta üzerinde tedavi yapılmış ve hastaların üç hafta içinde iyileştiği görülmüştür. (ZP.01.00.49)
    5) Bir kavgada ayağım kırıldı ve ameliyattan sonra normal yürüyemez oldum ve sağ ayağım çekiyordu. Doktorların verdiği kremler ve masajlar ve fizik tedaviler bir fayda vermedi. Bende Arnika merhemi denedim ve tam bir hafta sonra koşabilir hale geldim. (Haziran 1990). Bu nedenle Arnika başta sporcular için çok önemlidir.
    6) İş arkadaşım Pederin çocuğu evde oynarken düşmüş, alnı morarmış ve doktorun verdiği ilaçlar fayda etmeyince bana sormuştu. Bende ona Arnika merhemi sürmesini tavsiye ettim. O da sürmüş ve çocuğun (4 yaşında) alnındaki morarma geçmişti.
    7) Yakalandığım bahar nezlesine karşı Galfimya (Çörek daha etkili) kullandım ve durumum iyileşti. Bu senede 15 Mart 1998’de tekrar bahar nezlesi başladı. Bu sene bahar nezlesinden farklı olarak ayrıca yatmak için yatağa girdiğimde çıkmam bir oldu ve sabah saat 5’e kadar uyuyamadım. Her sefer yatağa girdiğimde boğulup ölecekmişim gibi içime bir korku giriyor ve nefesim daralıyordu (02/04/1998). 02/04/1998 günü saat 2:30’a kadar yine uyuyamadım ve yaptığım araştırmalarda Homeopati kitabında şayet vücudun alt kısmı soğuk, üst kısmı sıcak ise ve nefes darlığı da varsa Arnikayı tavsiye ediyordu. Bu tavsiyeye uyarak Arnika tentürünün damlasını aldım ve rahatladım.
    8) İş arkadaşım bir bayanın bacakları şişmiş ve su toplamıştı. Ben ona Arnika merhemi sürmesini tavsiye ettim ve o da bunu kullanmış ve rahatsızlıkları geçmiştir.
    9) İş yerinde birinin çalışırken yellenmesi çok pis kokmuş ve iş arkadaşları bu lağım kokusu nereden geliyor diye merak etmişti. Ben o kişiye çok yavaş yemek yemesini ve çok çiğnemesini ve de Arnika tentürü kullanmasını tavsiye ettim. O da 2 hafta sonra bana gelerek teşekkür etti (23/10/2001). Bu rahatsızlığa karşı Gökçek Tonik daha etkilidir, çünkü mide ve bağırsakları iyileştirir.

    Tesir şekli:
    I) Çiçekleri; antiseptik, antibiyotik, antiflongistik (iltihapları önleyici), romatizmayı önleyici, ağrı kesici, yaraları ve morlukları iyileştirici, damarları genişletici, kan dolaşımını sağlayıcı, kalbi kuvvetlendirici ve dokulara sızan kanı buralardan uzaklaştırıcı yani iç kanam nedeni ile oluşan morluğu gidericidir.
    II) Kökleri; iltihapları önleyici, krampları çözücü, tansiyon düşürücüdür.

    Kullanılması:
    a) Araştırmalara göre; Arnika çiçek ekstresinden elde edilen merhemi başta spor, iş, ev, oyun kazaları sonucu ortaya çıkan morarma, ezilme, burkulma, iç yırtılma, iç kanama, gerilme ve şişme gibi rahatsızlıklara ve de toplardamar zafiyetine karşı kullanılır.
    b) Komisyon E’nin 05/12/1984 ve 228 nolu Monografi bildirisine göre Arnika çiçeği veya ilaçları kaza ve yaralanmanın sonucu ortaya çıkan iç kanama, morarma, ezilme ve şişme gibi rahatsızlıklarla kas ve eklem romatizması, ağız içi ve yutak iltihaplanması ve böcek sokmasına karşı kullanılır.
    c) Homeopati’de; çiçekler yerine Arnika kökünün tentürü kullanılır. Arnika tentürü başta; kas ve deri yaralanmaları, dövülmüş gibi hissetme, Apopleksi (beyin damarlarının çatlaması veya tıkanması sonucu şuur kaybı, hırıltılı solunum ve felç olma gibi haller), iç kanam (hematom), kuş palazı (difteri), korku, ölmekten korkma, kalp zafiyeti, başa ve göğse kan hücumu, ağız, idrar, ter ve gaitanın kokuşmasına karşı kullanılır.
    d) Halk arasında; her türlü kaza sonucu ortaya çıkan morarma, iç kanama, burkulma, ezilme ve şişme gibi rahatsızlıklar, romatizma, nikris, angina pektoris (nefes darlığı sebebi ile göğüs daralması), kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıkları, varis zafiyeti, damar daralması ve sertleşmesi gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

    Açıklama: Aşırı hızlı yemek yiyenlerde metabolizma rahatsızlıkları ortaya çıkar. Yani alınan besin hücrelerde tam olarak yanmadığından ara dokularda aşırı miktarda artık madde (cüruf) oluşur. Buda ağız, ter, yellenme, idrar ve gaitanın aşırı pis kokması ile anlaşılır. Bağ dokulardaki artık madde nefes darlığı, damarların daralması, yorgunluk, uyuşukluk, dövülmüş gibi hissetme, başın ateş gibi, belden aşağısının soğuk olması gibi rahatsızlıklara neden olur ve hatta hafıza kaybına dahi sebep olabilir. Çaresi uzun vadede yavaş yavaş yemek yeme ve kısa vadede Arnika tentürü veya daha etkili olan Gökçek İksir kullanmaktır. Görüldüğü gibi Arnika çiçek ekstresi ile Arnika kökü tentürü ayrı ayrı maksatlar için kullanılır.

    Çayı: Arnika hafif zehirli olduğundan çay olarak kullanılacak miktara dikkat etmek gerekir. Arnika çiçeklerinden 0,2-0,3 gr demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilir ve 5-10 dk demlenmeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir. Bu deme bir bez ıslatılır ve morarma, iç kanama, ezilme ve burkulma gibi rahatsızlıklara karşı kompresi yapılır.

    Çay Harmanları

    Gökçek mukoza iltihaplanması çayı;
    20 g Rezene tohumu
    20 g Hatmi kökü
    20 g Papatya çiçeği
    20 g Ayrık kökü
    20 g Hamamelis

    Gökçek mesane ve böbrek çayı (idrar yolları iltihaplanması, böbrek taş ve kumlarına);
    20 g Huş yaprağı
    20 g Ayrık kökü
    20 g Altın başak otu
    20 g Kayışkıran kökü
    20 g Isırgan kökü

    Gökçek Mesane ve böbrek çayı (mesane ve böbrek üşütmesine);
    40 g Ayı üzümü yaprağı
    20 g Kayışkıran kökü
    15 g Orta sifon yaprağı
    15 g Ayrık kökü
    10 g Isırgan kökü

    Gökçek Mesane ve böbrek çayı (mesane ve böbrek üşütmesine karşı);
    40 g Ayı üzümü yaprağı
    20 g Huş yaprağı
    20 g Ayrık otu kökü
    10 g Isırgan kökü
    10 g Ardıç kozalağı
    5 g Nane yaprağı

    Gökçek mesane ve böbrek çayı(mesane iltihaplanması ve kramplara karşı);
    20 g Ayı üzümü yaprağı
    10 g Meyan kökü
    20 g Ayrık kökü
    20 g Huş yaprağı
    30 g Altınbaşak

    Gökçek Mesane ve böbrek çayı (mesane dezenfeksiyonuna karşı ve kramp çözücü);
    35 g Ayı üzümü yaprağı
    25 g Meyan kökü
    15 g Ayrık kökü
    15 g Huş yaprağı
    15 g Ardıç kozalağı

    Gökçek Mesane ve böbrek çayı (idrar yolları iltihap.,, bakteri, taş ve kumlara);
    20 g Huş yaprağı
    20 g Altın başak otu
    20 g Orta sifon yaprağı
    20 g Ayı üzümü yaprağı
    20 g Ayrık kökü

    Gökçek deri hastalıkları çayı (akne, akut ve kronik deri hastalıkları);
    30 g Ayrık kökü
    20 g Mahoniyakök kab.
    20 g Menekşe otu
    20 g Isırgan otu
    10 g Atkuyruğu otu

    Gökçek ağız ve yutak çayı (kronik yutak ve boğaz iltihaplanmasına, ses kısılmasına );
    20 g Papatya çiçeği
    30 g Adaçayı yaprağı
    30 g Çoban üzümü
    10 g İzlanda likeni
    10 g Arnika çiçeği

    Gökçek Angina Pektoris çayı (nefes darlığı ve göğüs sıkışmasına)
    30 g Oğul otu yaprağı
    40 g Alıç çiçeği+yaprak
    10 g Arnika çiçeği
    10 g Süpürge otu
    10 g Kılıç otu

    Gökçek Sinirsel yüksek tansiyona çay;
    40 g Alıç çiçeği ve yaprağı
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Kılıç otu
    10 g Arnika çiçeği
    10 g Kedi otu kökü

    Gökçek Antiseptik çay;
    10 g Arnika çiçeği
    30 g Kılıç otu
    30 g Papatya çiçeği
    30 g Sabun otu
    30 g Kekik otu

    Gökçek Angina Pektoris çay;
    30 g Alıç çiçeği+yaprağı
    20 g Kaz otu
    20 g Oğul otu yaprağı
    20 g Kekik otu
    10 g Arnika çiçeği

    Gökçek Kalp ve dolaşım çayı;
    30 g Alıç ç+y
    20 g Çuha çiçeği
    10 g Arnika
    20 g Biberiye
    20 g Oğul otu

    Gökçek Angina Pektoris çayı;
    30 g Alıç y+ç
    20 g Alıç meyvesi
    20 g Taş anason kökü
    20 g Oğul otu yaprağı
    5 g Melek otu kökü
    5 g Arnika çiçeği

    Merhemi: Arnika merhemi yapmak için 250 gr Parafin+ 250 gr Vazelin ocakta hafif eritildikten sonra içine 100 gr Arnika çiçeği katılır ve karıştırılır. Yağ soğumaya bırakıldıktan sonra buzdolabına konur. 2-3 gün bekletildikten sonra tekrar hafif ısıtılarak süzülür. Süzülerek elde edilen merhem Arnika merhemi denir ve bu merhem haricen kullanılır.

    Yağı: Arnika yağı hazırlamak için 100 gr Arnika çiçeği bir şişeye konur ve üzerine 250 ml Zeytin yağı doldurulur ve 4-6 hafta bekletildikten sonra süzülerek Arnika yağı elde edilir. Bu yağ haricen kullanılır.

    Homeopati’de: Arnika tentürü diğer bitkilerden farklı olarak kurutulmuş ve ince kıyılmış köklerden veya bitkinin tamamından yapılır. Arnika kökünden 20 gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 100 ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. Süzülerek elde edilen damlaya Homeopati’de <> adı verilir. Bu tentürden 10 ml , 90 ml %70’lşk alkole karıştırıldıktan sonra D2(1/100) dozajlı tentür elde edilir ve bundan günde 3-5 defa 3-5 damla 4-6 hafta süreyle alınır.

    Ekstresi: Arnika ekstresi bitkinin çiçeklerinin ekstraksiyonu ile elde edilir ve genellikle merhem yapımında kullanılır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Dövülmüş veya sıkışmış gibi hissetme ve ağrılar belirgindir.
    2) Nefes, yellenme, kusma, ter, idrar, geğirme ve gaitanın çürümüş gibi kokması
    3) Başın ateş gibi yanması ve belden aşağısının donması
    4) Yer korkusu (yatağa girince korkma, asansörden korkma bodrumda korkma v.b)
    5) Vücudun aşırı hassaslaşması (yatağı sert hissetme ve elbiseyi dar hissetme gibi)
    6) En ufak bir tazyikte kılcal damarların yırtılması ile dokularda morarma, çürüme, bere ve ezik (ekimoz)
    7) Kalbin duracakmış gibi yavaşladığını hissetme
    1) Bu gibi hallerde Arnika tentürü gerekir.

    Yan tesirleri: Arnika çiçeğinin tentürü ve eterik yağı (hülasası) dahili olarak kullanılırken dikkat edilmeli ve en az 1/100 oranında alkolle karıştırılmalı (sıvılaştırılmalı) ve ancak bundan sonra kullanılmalıdır. Arnika aşırı miktarda alınırsa iç kanamalara neden olabilir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2


    B) Çimen Arnikası, Wiesen Arnika, Arnica chammissonis
    Kuzey Amerika Nordamarikanische

    Bu K.Çimen Arnikası çok çiçekli ve çiçekleri daha küçüktür. Bitki genellikle çimenliklerde yetiştiğinden Çimen Arnikası diye anılır ve bu bitkiyi yetiştirmek oldukça kolaydır. Birleşimindeki maddeler hemen hemen aynı olup aynı maksatla kullanılabileceği beyan edilmiştir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Geri Çekme: Arnica montana , Yara İyileştirici Fenotipe Farklılaştırılmış Makrofaj Hücre Çizgisinde Hücre Dışı Matriks Gen İfadesini Uyarır

      PLOS ONE Editörler
      Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
      Bu , cilt 11, e0166340'taki " Arnica montana , Yara İyileştirici Fenotipten Farklılaştırılmış Bir Makrofaj Hücre Çizgisinde Hücre Dışı Matriks Gen İfadesini Stimulates " makalesini geri çeker . Bu makalenin yayınlanmasının ardından [ 1 ], deneylerde kullanılan Arnica montana ( Arnica m .) konsantrasyonu ve bildirilen gen ekspresyonu değişikliklerinin bir RNA içindeki standart gürültü için beklenen aralık dahilinde olduğu konusunda endişeler dile getirildi . -seq veri kümesi.

      Spesifik olarak yazarlar, Arnica m'nin etkilerini incelemek için RNA-seq deneylerinin ve takip eden hücre kültürü temelli çalışmaların sonuçlarını bildirdiler . Arnica m seyreltmelerini kullanarak makrofajlar üzerinde . 2c'den 15c'ye kadar (yani 10 -4 ila 10 -30 ). Yazarlar, seskiterpen laktonlar 1,05 x 10 bir son konsantrasyonda 2c deneylerde mevcuttu rapor -8 ; diğer bileşenlerin tam konsantrasyonu bildirilmemiştir. Şekil 1 ve 2'de makale, Arnica m için bir absorpsiyon spektrumu ve nanopartikül spektrum analizi bildirmektedir.. 1c başlangıç ​​materyali, ancak çalışmada kullanılan 2c veya diğer solüsyonlar veya bir kontrol solüsyonu için değil. Bu, deneylerde kullanılan seyreltilmiş çözeltilerde biyokimyasal olarak aktif bileşenlerin kaldığını göstermek için yeterli kanıt olup olmadığı konusunda endişeleri artırmaktadır.

      En konsantre Arnica m kullanılarak elde edilen RNA-seq sonuçları . çözüm (2c) Tablo 1'de rapor edilmiştir, burada ortalama Log 2 Kat Değişikliği değerleri -0.36 ila 0.3 aralığında rapor edilmiştir, yani yazarlar Arnica m'yi takiben gen ekspresyonunda 0.75-1.25 kat aralığında değişiklikler bildirmiştir . tedavi, kontrol grubundaki hücrelere kıyasla. Bu sonuçlarla ilgili bir takım endişeler dile getirildi:
      • Bu kat aralığındaki RNA sekansı verilerinin gen ifadesinde biyolojik olarak anlamlı veya tekrarlanabilir değişiklikleri yansıtıp yansıtmadığı konusunda sorular ortaya atılmıştır.
      • Tablo 1 ve Şekil 5'te rapor edilen sonuçların istatistiksel gücü sorgulanmıştır ve özellikle Tablo 1'de rapor edilen p değerlerinin geçerli bir istatistiksel değerlendirme veya gen ifadesi arasındaki ilişkinin açık bir temsilini sağlayıp sağlamadığı konusunda endişeler dile getirilmiştir. 4–7 sütunlarındaki ortalama ve standart hata değerleri.
      • Daha seyreltik solüsyonlarla (3c, 5c, 9c, 15c) işlemden geçirilen havuzlanmış hücre numunelerini kullanan takip deneyleri, Şekil 5'te bildirildiği gibi yaklaşık olarak aynı kat değişimi aralığında sonuçlar verdi ve rapor edilen sonuçların özgüllüğünü sorguladı.

      PLOS ONE Editörler RNA-seq analizi, istatistiksel analiz ve bizim Yayın Kurulu üyelerinde uzmanları ile bu makalede bildirilen çalışma tasarımı ve sonuçları ele aldık. Değerlendirmemize ve alınan tavsiyelere dayanarak ve yukarıdaki endişelerin ışığında, bu makalede sunulan sonuçların Arnica m'nin etkileri hakkındaki iddialar için yeterli destek sağlamadığını belirledik . gen ifadesi üzerine. Bu nedenle, çalışma tasarımı ve bildirilen sonuçların geçerliliği ve güvenilirliği hakkındaki endişeler nedeniyle bu makaleyi geri çekiyoruz. Makalenin yayın öncesi hakem değerlendirmesi sırasında bu sorunların tam olarak ele alınmadığı için üzgünüz.

      Yukarıdakilere ek olarak, PLOS ONE Editörleri işbu belgeyle okuyuculara Rekabet Edilen Çıkarlar beyanının bu makale için yanlış olduğunu ve bu çalışma için fon desteği sağlayan Boiron Laboratories'in çeşitli Arnica dilüsyonlarını içeren homeopatik ürünler pazarladığını açıkça belirtmesi gerektiğini bildirir. m .

      MM, CB, DO, EG ve PB geri çekme ile aynı fikirde değildi. AB, LB ve FDL yanıt vermedi.

      Git: Referans

      1. Marzotto M, Bonafini C, Olioso D, Baruzzi A, Bettinetti L, Di Leva F, et al. (2016) Arnica montana , Yara İyileştirici Fenotipe Farklılaştırılmış Bir Makrofaj Hücre Çizgisinde Hücre Dışı Matriks Gen İfadesini Uyarır . PLoS ONE 11 ( 11 ): e0166340 10.1371/journal.pone.0166340 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ] Geri çekildi

      Yorum yap


      • #4
        Farelerde UVB radyasyonunun neden olduğu cilt yanığı modelinde Arnica montana'nın anti-inflamatuar etkisi

        Josiéle da Silva Prade,Eveline Costeira Balsamo,Franciele Romero Machado,Márcia Rósula Poetini,Vandreza Cardoso Bortolotto,Stífani Machado Araújo, Hepsini Göster ↓
        Sayfalar 126-133 | Alındı ​​28 Aralık 2019, Kabul Edildi 11 Mart 2020, Kabul Edilen yazar versiyonu çevrimiçi yayınlandı: 17 Mart 2020, Çevrimiçi yayınlandı: 30 Mart 2020
        https://doi.org/10.1080/15569527.2020.1743998Öz
        Arka plan: ultraviyole radyasyon türleri A ve B (UV) (sırasıyla 400–315nm ve 315–280nm), güneş ışığında cilt yaralanmalarına neden olduğu bilinen ana bileşenlerdir. Arnica montana , lezyonları önleyebilen veya iyileştirebilen anti-inflamatuar, iyileştirici ve analjezik özellikler içermesi için geniş çapta çalışılan bir bitkidir. Burada, farelerde UVB kaynaklı kutanöz yaralanmalardan sonra Arnica montana'nın topikal uygulamasının terapötik etkisini araştırdık .

        Yöntemler: fareler 3 saatlik bir süre içinde UVB radyasyonuna (Philips TL40W/12 RS lambası) maruz bırakıldı. Bir saat radyasyona maruz kaldıktan sonra, hayvanlar kulaklarına Arnica montana merheminin (250 mg/g) topikal uygulaması ile tedavi edildi . Tedaviden 16 saat sonra, farelerin kulağında ödem, oksidatif stres ve inflamatuar reaksiyon parametreleri ölçüldü.

        Sonuçlar: Sonuçlarımız , Arnica montana ile topikal tedavinin , kulak ödeminin azalması, miyeloperoksidaz aktivasyonunun inhibisyonu, nükleer faktör kappa B düzeylerinin azalması ve interlökin- 1beta, interlökin-6, tümör nekroz faktörü-alfa ve interferon-gama. Ek olarak, Arnica montana , lipit peroksidasyonunun azalması, protein oksidasyonu ve kulaktaki doku antioksidan kapasitesinin ve glutatyon seviyelerinin artmasıyla gösterildiği gibi UVB radyasyonunun aracılık ettiği oksidatif hasarı iyileştirdi.

        Sonuç: Arnica montana merheminin, kulak iltihabı sürecini ve akut UVB radyasyonunun neden olduğu oksidatif hasarı hafifletmede etkili olduğu ve cilt bozukluklarının tedavisinde Arnica montana'nın geleneksel kullanımını sürdürdüğü sonucuna vardık .

        Yorum yap


        • #5
          Arnica montana , Yara İyileştirici Fenotipe Farklılaştırılmış Bir Makrofaj Hücre Çizgisinde Hücre Dışı Matris Gen İfadesini Uyarır

          Marta Marzotto , 1 Clara Bonafini , 1 Debora Olioso , 1 Anna Baruzzi , 1 Laura Bettinetti , 2 Francesca Di Leva , 2 Elisabetta Galbiati , 3 ve Paolo Bellavite 1, *
          Johnson Rajasingh, Editör
          Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk Reddi
          Bu makale geri çekildi. PLoS One'a bakın . 20 Haziran 2019; 14(6): e0219007 .
          Bu makale, PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır . İlişkili Veriler

          Ek Malzemeler Veri Kullanılabilirlik Bildirimi
          Git: Öz

          Arnica montana ( Arnica m .), travma, çürükler veya doku yaralanmalarından sonra sözde anti-inflamatuar ve doku iyileştirme eylemleri için kullanılır, ancak hücresel ve moleküler mekanizmaları büyük ölçüde bilinmemektedir. Bu çalışma Arnica m'yi test etti . "yara iyileştirici" bir fenotipe doğru polarize edilmiş bir in vitro makrofaj modeli kullanılarak gen ekspresyonu üzerindeki etkiler . Monosit-makrofaj insan THP-1 hücre çizgisi kültürlendi ve forbol-miristat asetat ve Interleukin-4 ile farklılaştırıldı, ardından 24 saat boyunca Arnica m'ye maruz bırakıldı.. sentesimal (c) dilüsyonları 2c, 3c, 5c, 9c, 15c veya Kontrol. Toplam RNA izole edildi ve cDNA kitaplıkları bir NextSeq500 sıralayıcı ile sıralandı. Önemli ölçüde pozitif (yukarı regüle edilmiş) veya negatif (aşağı regüle edilmiş) kat değişiklikleri olan genler, diferansiyel olarak eksprese edilmiş genler (DEG'ler) olarak tanımlandı. Arnica m'de toplam 20 DEG tespit edildi. 2c tedavi edilen hücreler. Bunlardan 7 gen yukarı regüle edildi ve 13 gen aşağı regüle edildi. En belirgin şekilde yukarı regüle edilmiş fonksiyon, korunmuş bir epidermal büyüme faktörü benzeri bölgeye sahip 4 gen (p<0,001) ve heparin sülfat proteoglikan 2 (HSPG2), fibrillin 2 (FBN2) ve proteinli hücre dışı matrisin üç geni ile ilgilidir. fibronektin (FN1) (p<0.01). Protein tahlili, fibronektin üretiminde istatistiksel olarak anlamlı bir artışı doğruladı (p<0.05). Elektron taşıma zincirinin bazı bileşenlerini kodlayan mitokondriyal genlerden türetilen aşağı regüle edilmiş transkriptler. Aynı gen grupları, Arnica m'nin artan seyreltmeleriyle de düzenlendi . (3c, 5c, 9c, 15c), ancak daha düşük etki boyutuna sahip. Arnica m'nin iyileştirme potansiyelini daha da test ettik.. 2c, kemik iliği kaynaklı makrofajların hareketliliğine dayanan bir çizik yara kapatma modelinde ve bu sistemdeki hücre göçü üzerinde hızlandırıcı bir etkinin kanıtını buldu. Birlikte ele alınan bu çalışmanın sonuçları, Arnica m'nin eylemine yeni bakış açıları sağlıyor . doku iyileşmesi ve onarımında ve terapötik bir hedef olarak makrofajlar tarafından hücre dışı matris düzenlemesini tanımlar.

          Git: Giriş

          Arnika montana L . (burada Arnica m olarak anılacaktır ) tamamlayıcı tıpta en popüler ilaçlardan biridir ve tentür, merhem, krem, jel ve tablet formunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Sibirya ve Orta Avrupa dağlarına özgü bir bitkidir ve travma ile ilişkili ağrı, sertlik ve şişlik, ameliyat sonrası klinik durumlar (çürükler ve burkulmalar dahil) ve osteoartritte semptomatik rahatlama gibi çeşitli patolojik durumları tedavi etmek için kullanılmıştır. 15 ]. Bitkisel bir formülasyon olarak, Arnica m. genellikle cilde sadece topikal olarak uygulanırken, homeopatik bir formülasyon olarak ağızdan veya enjeksiyon olarak da verilir - çünkü yüksek seyreltme nedeniyle tehlikeli kabul edilmez. Arnica üzerine literatür m . Hem fitoterapötik hem de homeopatik preparatlarda hızla artmaktadır, ancak etki mekanizmasına/mekanizmalarına ilişkin bilgiler yetersiz kalmaktadır.

          Arnica m'nin kimyasal bileşimi . esas olarak çiçekler ve kökler olmak üzere bitkinin kullanılan kısmına bağlıdır ve genel olarak farmakolojik olarak en aktif bileşikler seskiterpen laktonlar, timol türevleri, flavonoidler, asit polisakaritler ve bunların glikokonjugatlarıdır [ 68 ]. Arnica m yeteneği . transkripsiyon faktörleri NF-κB ve aktive edilmiş T hücrelerinin nükleer faktörü (NFAT) ve proinflamatuar sitokinlerin aktivasyonunu inhibe etmek için IL-1 ve TNF-α, seskiterpen laktonların nicel ve nitel içeriği ile ilişkilidir [ 9 ].

          Arnica m'nin bir anti-inflamatuar etkisinin laboratuvar hayvanlarında bazı deneysel kanıtları vardır . Ham etanolle ekstrakte [olarak uygulanabilir 10 ] veya 6 inci yüzde bir homeopatik seyreltme (6c) [ 11 , 12 ]. Ayrıca, Arnica m . tedavi, indüklenebilir NO sentaz ve siklooksijenaz-2 protein seviyelerinde bir azalmaya, TNF-a'da bir azalmaya neden oldu ve in vitro sitotoksisite olmaksızın J774 murin makrofaj hücrelerinde NF-KB'nin nükleer translokasyonunu önledi [ 13 ]. Ayrıca Arnica m ile oral tedavi . 30c korunan deney hayvanları (sıçanlar), Ca tarafından indüklenen hepatik mitokondriyal membran geçirgenliğine karşı2+ ve reaktif oksijen türlerinin saldırısı nedeniyle lipid peroksidasyonu [ 14 ].

          Makrofajların doku onarımı ve rejenerasyonundaki merkezi rolü göz önüne alındığında, Arnica m'nin hücresel hedeflerinden birinin olduğu hipotezini formüle ettik . eylem makrofajdır ve buna göre bu bitkinin bağışıklık modülasyonu için yaygın olarak kullanılan bir model olan THP-1 insan hücre dizisi üzerindeki in vitro etkilerini değerlendirmeye karar vermiştir [ 15 , 16 ]. Bu hücre dizisi, makrofaj biyokimyası ve moleküler biyoloji çalışmaları için laboratuvarlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bir hücre hattının avantajı, esasen, farklı donörlerin bireysel duyarlılığından kaynaklanan varyasyonlardan kaçınarak, aynı koşullarda deneylerin daha kolay tekrarlanabilirliğinde yatmaktadır. Çok düşük dozda ilaç kullandığımız için - en yüksek Arnica m ile bile. 2c seyreltme, tahlil ortamında seskiterpen laktonlar 10 -8 Mol/L dozundadır - küçük etki büyüklükleri bekliyorduk ve bu nedenle yüksek oranda tekrarlanabilir bir model kullanmayı tercih ettik. THP-1 hücreleri, birincil monositlere benzer, ancak düşük dozlarda forbol esterleri (PMA) ile tedavi edildiğinde, doku makrofajlarının morfolojik ve fonksiyonel özelliklerine sahip hücrelere farklılaşırlar. Çevresel ipuçları ve moleküler aracılar temelinde, makrofajlar ya proinflamatuar tipe (M1) ya da antiinflamatuar veya pro-onarıcı tipe (M2) farklılaşır [ 1720 ]. Buna göre, interlökin-4 (IL-4) tedavisiyle polarize edilmiş THP-1 makrofajlarını, bağışıklık düzenlemesi, yara iyileşmesi ve doku yeniden şekillenmesinde işlevsel olan karakteristik özellikleri alan bir fenotipe kullandık.16 , 21 ].

          Bir ön çalışmada, bağışıklık tepkisine odaklanan 28 genlik bir panelin ifadesindeki değişiklikleri araştırmak için RT-PCR analizini kullandık [ 22 ]. Test edilen genler arasında özellikle CXCL1 en önemli ekspresyon artışını sergilerken, CXCL2, CXCL8, BMP2 ve NFKB1 hafifçe yukarı regüle edildi ve bu da Arnica m'nin pozitif bir etkisi olduğunu düşündürdü . nötrofil alımı ve anjiyogenez üzerine. En belirgin etkiler, 24 saatlik Arnica m'den sonra IL-4 polarize makrofajlarda kaydedildi . tedavi. Bu nedenle, tüm transkriptomu değerlendirmek için tasarlanmış en yüksek verimli yöntem olan RNA dizilimi (RNA dizilimi) ile aynı hücre özlerini yeniden araştırmaya karar verdik. Arnica m'yi test eden bir dizi 5 deneyden RNA örneklerini değerlendirdik.. 2. centesimal homeopatik seyreltmede ( Arnica m . 2c) araçla (Kontrol) karşılaştırıldığında. Bu yaklaşım, genlerin diferansiyel ekspresyonunun biyoinformatik analizi ( Arnica m . 2c ve Kontrol) aracılığıyla ve yanlış keşif oranını düzelten istatistiksel yöntemler kullanarak bitkinin düzenleyici eyleminin tüm potansiyel genomik hedeflerini belirlememizi sağladı . Ayrıca, Arnica m . klinik ortamlarda birkaç dozda kullanıldığında [ 5 ], ayrıca 3c, 5c, 9c ve 15c gibi daha yüksek dilüsyonlarla gerçekleştirilen deneylerin havuzlanmış örneklerini de test ettik. Son olarak, bu bitkinin potansiyel terapötik kapasitesini daha fazla araştırmak için Arnica m'yi test ettik . ve in vitro kullanarak kontrol çözümlerimakrofajların kültür hücresi tek tabakasında yapılan bir çizikten göç ettiği yara iyileşmesi modeli. Bu yöntemin önemli bir avantajı, bir dereceye kadar hücrelerin in vivo göçünü taklit etmesi ve özellikle yara iyileşmesi sırasında hücre-matriks ve hücre-hücre etkileşimlerinin etkileri üzerine yapılan çalışmalar için uygun olmasıdır [ 23 ].

          Git: Malzemeler ve yöntemler

          Malzemeler

          İnsan monositik lösemi hücre hattı THP-1, DSMZ'den (Almanya) satın alındı. Büyüme ortamı RPMI 1640, Ultraglutamin 20mM solüsyonu ve L-glutaminli DMEM Lonza'dan (Belçika) satın alındı. Fetal sığır serumu (FBS), forbol 12-miristat 13-asetat (PMA), saf etanol ve ultra saf su (W3500) Sigma-Aldrich Co.'dan (St. Louis, MO, ABD) satın alındı. İnsan interlökin-4 (IL-4), Macs-Miltenyi Biotec'ten (Almanya) satın alındı. Murin IL-4, Peprotech'ten (İngiltere) satın alındı. Hücre proliferasyon reaktifi WST-1, Roche Diagnostics GmbH (Almanya) tarafından satın alındı. RNeasy Mini kiti, Qiagen'den (CA, ABD) temin edildi. Ficoll-Hypaque ve Percoll, GE Healthcare Life Science'dan (Uppsala, İsveç) satın alındı. Test çözümleri

          Arnika m . Fransız Homeopatik farmakopesine göre Boiron Laboratoires (Lyon, Fransa) tarafından üretildi ve %30 etanol/damıtılmış su içinde hidroalkolik ekstraktın (Mother Tincture, MT) ilk yüzdelik seyreltisi ( Arnica m . 1c) olarak sağlandı . MT'nin seskiterpen laktonlarının içeriği sıvı kromatografisi ile belirlendi ve bütün ekstrenin farmakope standartlarına uygunluğu ince tabaka kromatografisi ile kontrol edildi. Arnica m'nin UV-görünür absorpsiyon spektrumu. 1c, 1 cm optik yollu kuvars küvetler ve referans boş numune olarak araç etanol %30 v/v kullanılarak Jasco V-650 çift ışınlı spektrofotometre ile gerçekleştirildi. Nanopartikül içeriği, 532nm'de lazerle donatılmış NanoSight LM10 (Malvern) cihazı ve NanoSight NTA 3.0 analiz yazılımı kullanılarak nanopartikül izleme analizi (NTA) ile belirlendi. Zeta potansiyeli, tek kullanımlık kapiler hücreler (Malvern) kullanılarak Zetasizer Nano (Malvern) ile ölçüldü.

          Arnika m . 1c, 4.95 ml damıtılmış ultra saf suya 50 ul 1c solüsyonu eklenerek ikinci yüzdelik seyreltiyi ( Arnica m . 2c) hazırlamak için kullanıldı . 10 Bu nedenle, 2c karşılık -4 MT. Bu çözelti, 0.22 um'lik bir Millipore filtre ile süzüldü ve 11 mm'lik bir hareket mesafesi ile 20 vuruş/saniye sağlayan bir Dyna-A mekanik çalkalayıcı ile kuvvetli emmeye tabi tutuldu. Kontrol testi çözeltisi (aynı toplu% 30 etanol / distile su kullanılarak hazırlandı arnika m için tarif edildiği gibi. 1c seyreltme) damıtılmış ultra saf su içinde 100 kat seyreltildi ve succussed arnika m. 2c örneği. Test ilaçları nihai kültür hacminin %10'u olarak eklendiğinden, hücrelerdeki nihai etanol konsantrasyonu %0.03 h/h olmuştur. Bu doz, ön deneylerde doğrulandığı gibi hücre canlılığını etkilemedi.

          Arnica m'nin daha yüksek dilüsyonları . daha önce tarif edildiği gibi hazırlandı [ 22 ]. lc'lik bir çözeltiden başlayarak, 5 ml %30 etanol/damıtılmış su çözücü içinde seri 100x seyreltmeler hazırlandı, ardından süzme ve emme izledi. Stok Arnica m . %30 etanol/damıtılmış su içindeki seyreltmeler alüminyum folyoya sarılmış, oda sıcaklığında karanlıkta saklanmış ve hazırlandıktan sonra 12 ay içinde kullanılmıştır. Son yüzdelik seyreltme adımı her zaman her deneyden hemen önce ultra saf suda gerçekleştirildi. Of Arnica m . bu şekilde hazırlanan seyreltmeler, hücrelerle test edilenler: 2c, 3c, 5c, 9c ve 15c idi.

          İlaç hazırlama ve hücre tedavileri için tüm prosedürler steril koşullarda yapıldı. Hücre kültürleri ve tedavileri

          THP-1 hücre çizgisi% 10 FBS ve 2 mM% 5 CO içinde 37 ° C 'de Ultraglutamine (Lonza) nihai konsantrasyonu, ile takviye edilmiş RPMI 1640 ortamı içinde kültürlendi 2 [tarif edildiği gibi bir nemlendirilmiş kuluçka makinesi içinde 22 ]. Kısaca, tipik bir deneyde, birinci günde hücreler 2.5x10 bir yoğunlukta tohumlanmıştır 5 2mM Ultraglutamine ile 1 ml ortam içinde 24 gözenekli plakalara ve% 2 FBS hücre / ml. 2. günde tüm hücre kültürleri, 20 ng/mL PMA ile desteklendi ve 3. günde kültürler, 24 saat boyunca 50 ng/mL'lik bir konsantrasyonda IL-4 ile işlendi. 4. günde plakalar iki kez kültür ortamı ile yıkandı ve kültürler tekrar 50 ng/mL IL-4 ile desteklendi ve 24 saat inkübe edildi. Makrofajlar 24 saat Arnica m'ye maruz bırakıldı. seyreltmeler veya Kontrol solventi (1ml hücre kültürü + 110μl test solüsyonları). Toplam 5 tam ayrı deney gerçekleştirdik; her deneyde, her tedavi üçlü kuyucuklarda gerçekleştirildi. Kemik iliği kaynaklı makrofajlar

          Kazıma testi için, kemik iliği kaynaklı makrofajlar (BMDM), Suen ve diğerleri tarafından tarif edildiği gibi 8 haftalık vahşi tip C57BL/6J farelerinin femur ve kaval kemiğinden izole edildi. ( 1999 ) [ 24 ] ve Baruzzi ve ark. [ 25 ]. Kısaca hücreler, koloni uyarıcı faktör-1, 100 U/ml penisilin ve 100 ug/ml kaynağı olarak %15 FBS, %10 L929-hücre koşullu ortam (LCM) ile takviye edilmiş Glutamax (Lonza) ile DMEM'de kültürlendi. streptomisin (BMDM tam ortam) ve 75 cm2'lik şişelerde 37°C/%5 CO2'de kültürlendi. 24 saat sonra, yapışmayan hücreler çıkarıldı, sayılan, 1 x 10 konsantrasyonda bakteriyolojik (sigara doku kültürü ile muamele edilmiş), plastik tabaklara 5 / ml ve BMDM tam ortamda kültürlendi. Hücre canlılığının değerlendirilmesi

          Hücre canlılığı, Hücre proliferasyon reaktifi WST-1 testi ile kontrol edildi. THP-1 hücreleri, 96 oyuklu plakalarda 40000 hücre/kuyu yoğunluğunda tohumlandı ve yukarıda tarif edildiği gibi IL-4 ile farklılaştırıldı. Arnica m ile 24 saatlik tedaviden sonra . seyreltmeler veya Kontrol ile 1:10 (h/h) önceden ısıtılmış WST-1 solüsyonu hücrelere ilave edildi ve plaka 20 dakika inkübe edildi. Numunelerin absorbansı (OD), 450 nm'de bir Victor3 çok etiketli okuyucu (PerkinElmer, Shelton, CT, ABD) kullanılarak ölçüldü. Hücre özütlerinin toplam proteinleri, üreticinin talimatlarına göre Bradford tahlili ile ölçülmüştür. RNA dizilimi

          Kültürlenmiş THP-1 hücrelerinden toplam RNA, RNeasy mini Kit (Qiagen) kullanılarak izole edildi. RNA kalitesi ve miktarı, bir Nanodrop 2000 spektrofotometresi (Thermo Scientific, Wilmington, DE) kullanılarak belirlendi. RNA örnekleri, bir RNA 6000 Nano Kiti (Agilent, Wokingham, UK) kullanılarak kalite (bütünlük) açısından değerlendirildi. RNA bütünlük sayıları (RIN)>9 olan numuneler, kütüphane hazırlığı için yeterli kabul edildi. TruSeq RNA Sample Prep Kit v2 (Illumina Inc., San Diego, CA, ABD) kullanılarak yönlü bir Illumina RNA-Seq kitaplığının hazırlanması için poli(A) mRNA'yı izole etmek için RNA alikuotları (2.5 ug) kullanıldı. Kümelerin oluşturulmasından önce kütüphanenin kalitesi Yüksek Hassasiyetli DNA Kiti (Agilent, Wokingham, UK) ile kontrol edildi ve kütüphane KAPA Library Quantification kiti (Kapa Biosystems Inc., Woburn, MA, ABD) kullanılarak qPCR ile ölçüldü. ).

          Kitaplıklar, 75-bp dizileri üreten bir NextSeq500 dizileyici (75 dizileme döngülü HighOutput akış hücresi) ile dizilendi. Okumalar, TopHat 2.0.14 yazılımı [ 26 ] kullanılarak insan referans genomuna (GRCh38) hizalandı . Bilinen ve yeni genlerin ekspresyon değeri, referans açıklama olarak insan çalışan gen seti (Ensembl yayın 80) kullanılarak milyon haritalanmış okuma (RPKM) başına ekson modelinin kilobaz başına okuma sayısı olarak ölçülmüştür. Muamelelerin etkisi, Arnica m . ile muamele edilmiş numunelerde ve Kontrol ile muamele edilmiş numunelerde (Log 2 Kat Değişimi) her bir genin RPKM'si arasındaki oranın Log 2'si hesaplanarak ölçülmüştür . Log 2 ile GenlerÖnemli ölçüde pozitif (yukarı regüle edilmiş) veya negatif (aşağı regüle edilmiş) olan Katlama Değişikliği değerleri, diferansiyel olarak eksprese edilmiş genler (DEG'ler) olarak tanımlandı.

          "Protein kodlaması" kategorisindeki DEG dizileri, Blast2GO kullanılarak, Kyoto Genler ve Genler Ansiklopedisi'nde (KEGG) sorgu dizilerine bir GO terimi ve bir metabolik yol atanarak işlevsel olarak açıklanmıştır. Gen fonksiyonel sınıflandırması ve zenginleştirme analizi, DAVID Bioinformatics Resources 6.7 ( http://david.abcc.ncifcrf.gov ) [ 27 ] tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu yayında tartışılan veriler NCBI's Gene Expression Omnibus'ta [ 28 ] depolanmıştır ve erişilebilir durumdadır. GEO Serisi erişim numaraları GSE77381 ve GSE77382 (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/geo/query/acc.cgi?acc= GSE77381 ; https://www.ncbi.nlm.nih.gov/geo) aracılığıyla /query/acc.cgi?acc= GSE77382 ). ELISA ile protein miktar tayini

          Matriksle ilgili proteinler (fibronektin, fibrillin ve heparan sülfat proteoglikan 2), ELISA tahlilleri fibronektin insan Elisa kiti (Abcam), insan Fibrillin-2 ELISA Kiti ve insan heparan sülfat proteoglikan 2 ELISA Kiti (Cusabio) kullanılarak şartlandırılmış işlenmiş hücreler ortamında ölçülmüştür. ), sırasıyla. In vitro yara iyileştirme (çizik) tahlili

          Makrofajların yapay bir "yara"yı kapatma kapasitesi, birleşik bir BMDM tek tabakasının bir kısmının bir pipet ucuyla kazınarak hücrelerden arındırıldığı bir kültür modeli kullanılarak değerlendirildi, ardından açık alana göç eden hücre sayısı belirlendi. mikroskobik olarak değerlendirildi [ 23]. Makrofajlar, birleşene kadar BMDM tam ortamında 12 oyuklu plakalarda kültürlendi. 4. günde, hücre kültürlerinin bir kısmı 20 ng/ml murin IL-4 ile desteklenirken bir başka kısım işlenmeden bırakıldı. 5. günde, tek tabakalar, 200 ul'lik bir pipetin ucuyla kuyu enine çizilerek ve 1 mm genişliğinde bir boşluk izlenerek yaralandı. Ayrılan hücreler dikkatlice aspire edildi ve oyuklar fosfat tamponlu salin (PBS) ile yıkandı. Göç testi sırasında ortam, 20 ng/ml IL-4 içeren veya içermeyen %2 FBS'li DMEM (Glutamax, pen-strep) olmuştur. Arnika m. Yaralanmadan 24 saat önce 2c veya Kontrol solüsyonları eklendi ve migrasyon süresi boyunca kültür hacminin %10'una eşit konsantrasyonda tutuldu. Her koşul için üçlü kuyularla üç deney seti yapıldı. Yaranın merkezi alanının fotomikrografları, hücre göçünü değerlendirmek için 100x orijinal büyütmeli bir Olympus IX50 mikroskobu kullanılarak kontrast fazlı mikroskopi vasıtasıyla elde edildi. Deneyler, hücre göçünün ön/sınırını mikroskobik olarak inceleyerek ve makrofajlar tarafından işgal edilen yaralı alanın yüzdesini hesaplamak için 500 küçük çerçeveden oluşan bir ızgara kullanılarak değerlendirildi. İstatistik

          Arnica m için 5 deneyde ayrı ayrı RNA-seq analizi yapıldı . 2c ve Kontrol solventi. Daha yüksek seyreltmelerle muamele edilmiş hücrelerden RNA analizi için, Arnica m ile gerçekleştirilen 5 deneyden RNA örnekleri . 2c, 3c, 5c, 9c, 15c ve Kontrol solventi havuzlandı ve dizilendi.

          RNA-seq verilerinden Arnica m . ile muamele edilmiş ve Kontrol numuneleri arasındaki diferansiyel gen ekspresyonunun değerlendirilmesi, eşleştirilmiş tasarımlı DESeq2 paketi kullanılarak gerçekleştirilmiştir [ 29 ]. Belirtildiği yerde (tablo 1), p değerleri, 0.05'lik bir ayarlanmış p-değeri eşiği kullanılarak Benjamini ve Hochberg yöntemiyle Yanlış Keşif Oranı (FDR) için düzeltildi [ 30 ]. Karşılaştırmalar, her gen ve her deney (N = 5) için Log 2 Kat Değişiminin tam olarak sıfır olduğu, yani genin tedaviden hiç etkilenmediği sıfır hipotezi test edilerek yapıldı . tablo 1

          Kontrol solventi veya Arnica m ile muamele edilmiş IL-4 farklılaştırılmış THP-1 makrofajlarının gen ekspresyonu . 2c (n = 5).
          yukarı regüleli CR1 2334 1.6 0,4 2.0 0,5 0,3 0.07 0.0225 Kompleman bileşeni (3b/4b) reseptörü 1
          LRP1 6692 19.4 2.0 23.6 2.0 0.29 0.05 < 0.0001 Düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein 1
          FN1 3778 426.3 30.8 509.5 23.4 0.27 0.05 0.0007 fibronektin 1
          FBN2 3604 3.0 0,2 3.6 0.1 0.27 0.09 0.0418 fibrilin 2
          HSPG2 5273 9.5 1.3 11.3 1.5 0.25 0.09 0.0332 Heparan sülfat proteoglikan 2
          KMT2D 7133 6.3 0,4 7.5 0,3 0.24 0.06 0.0037 Lizin (K)-spesifik metiltransferaz 2D
          MACF1 13664 2.5 0.1 2.9 0.1 0.24 0.08 0.0379 Mikrotübül-aktin çapraz bağlama faktörü 1
          Aşağı regüleli COX3 7422 529.6 23.7 448.8 18.0 -0.24 0.05 0.0418 Mitokondriyal olarak kodlanmış sitokrom c oksidaz III
          ND2 7456 4766.7 289.3 3982.6 184.5 -0.25 0.04 0.0038 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 2
          COX1 7419 1798,3 60.5 1506.3 46.7 -0.25 0.07 0.0418 Mitokondriyal olarak kodlanmış sitokrom c oksidaz I
          ND6 7462 85.2 4.4 70.2 1.8 -0.27 0.04 0.0018 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 6
          ATP6 7414 404.9 15.1 334.1 11.3 -0.28 0.04 0.0008 Mitokondriyal olarak kodlanmış ATP sentaz 6
          ND5 7461 392.7 24.5 321.2 8.1 -0.28 0.06 0.002 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 5
          ND1 7455 2081,5 112.5 1690.4 68.2 -0.3 0.061 0.0008 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 1
          ND4 7459 819.0 41.2 659.1 16.6 -0.31 0.06 0.0006 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 4
          MTRNR2L8 37165 45.6 4.1 36.3 1.4 -0.31 0.088 0.0176 MT-RNR2 benzeri 8
          CYTB 7427 35.1 2.2 28.1 1.5 -0.32 0.057 0.0001 Mitokondriyal olarak kodlanmış sitokrom b
          CCDC88B 26757 5.4 0,5 4.3 0,3 -0.32 0.068 0.0078 88B içeren sarmal-bobin alanı
          ATP8 7415 1530.0 85.2 1218.2 38.6 -0.32 0.094 0.0135 Mitokondriyal olarak kodlanmış ATP sentaz 8
          ND4L 7460 102.6 7.4 79,5 2.0 -0.36 0.088 0.0006 Mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenaz 4L
          Ayrı bir pencerede aç
          Çeşitli Arnica m ile muamele edilmiş hücrelerden gen gruplarının (Yukarı-düzenlenmiş ve Aşağı-düzenlenmiş gen kümeleri) ekspresyon profilleri arasındaki farkların istatistiksel önemi . seyreltmeler (2c, 3c, 5c, 9c, 15c), Friedman çoklu örnek testi ve ardından SPSS yazılımı, sürüm 17 (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) kullanılarak Wilcoxon işaretli sıra testi ile hesaplandı. Friedman testi, birden fazla ilişkili numune için (bu durumda, beş Arnica m ile tedavi edilen hücrelerden 7 yukarı regüle veya 13 aşağı regüle birden fazla gen) için parametrik olmayan bir testtir.. seyreltmeler ve kontrol çözümü), RPKM açısından çoklu sıralı yanıtların aynı popülasyondan geldiğine dair boş hipotezi kontrol eder. Friedman testinin önemini doğruladıktan sonra, her Arnica m ile tedavilerden sonra genlerin RPKM'si arasındaki farkları değerlendirmek için eşleştirilmiş veriler için Wilcoxon işaretli sıra testini kullandık.. Seyreltme ve Kontrol ile tedavi edilen hücrelerin ortalama RPKM'si ve bu farklılıkların yaygın olarak pozitif veya negatif olup olmadığını veya iki işaret arasında eşit olarak dağılıp dağılmadığını kontrol etmek için. Farklılıklar buna göre sıralandı ve pozitif ve negatif sıralar ayrı ayrı toplandı ve belirli Wilcoxon tabloları kullanılarak istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bu yaklaşımın mantığı, tedavi etkilerinin yokluğuna ilişkin sıfır hipotezini test etmektir: tedavinin hiçbir etkisi yoksa, Arnica m . ile muamele edilmiş numunelerin gen ifadesi (RPKM) ve Kontrol ile muamele edilmiş numuneler arasındaki farklar, dikkate alınan tüm genlerde sıfıra yaklaşmalıdır. Grubun. Ayrıca, bazı genler tesadüfen değiştirilebileceğinden, yukarı ve aşağı regüle edilen genlerin sayısı belirli bir grupta yaklaşık olarak aynı olmalıdır (önemli ölçüde farklı değil). Günlük 2 Katlama Değişiklikleri ±0.05'e eşit veya daha düşük (-0.05<FC<0.05) boş olarak kabul edildi.

          Arnica m'de protein salınımının karşılaştırılması . 2c ve Kontrol numuneleri, eşleştirilmiş t-testi kullanılarak Sigma Plot istatistik paketiyle veya veriler normal dağılmadığında (önce Shapiro-Wilk normallik testi ile değerlendirildiği gibi) Wilcoxon Signed Rank Testiyle yapıldı. Hücre canlılığı verileri, SPSS istatistik paketi kullanılarak ANOVA ardından Dunnet post-hoc testi ile değerlendirildi.

          Kazıma testinin istatistiksel değerlendirmesi Friedman testi kullanılarak yapıldı. Ölçülmekte olan bağımlı değişken sıralı olduğunda gruplar arasındaki farklılıkları (bu durumda Muamele Edilen ve Kontrol numuneleri için zaman noktaları serisi) test etmek için kullanılır. Boş hipotez, karşılaştırılan iki işlem ( Arnica m . ve Kontrol çözücü) için zaman serilerinin eşit olacağıdır.

          Git: Sonuçlar

          Arnica m'nin karakterizasyonu .

          Arnika m . 1c, bu deney serisi için başlangıç ​​materyali olarak fizikokimyasal yaklaşımlarla analiz edildi.Şekil 1UV-VIS absorpsiyon spektrumunu gösterir. Bu, 220 nm civarında büyük bir UV zirvesi ve ardından 280nm ve 340nm'de iki omuz ile karakterize edildi. Preparasyonumuzda > 500 nm dalga boyunda absorbe eden maddeler tespit edilmedi.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g001.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          Şekil 1
          Arnica m'nin absorpsiyon spektrumu . 1c başlangıç ​​materyali olarak kullanılmıştır.
          Orijinal Arnica m'nin NTA analizi . 1c numune 1.83 x 10 bir konsantrasyona heterojen ve polidispers nanopartiküllerin miktarı (9.3 ± 1.0 parçacıklar / çerçeve), karşılık gelen varlığını gösterdi 8 ± 1.88 x 10 7 parçacık / ml. NTA spektrumu (İncir. 2), 100 ila 500 nm arasında değişen bir hidrodinamik çapa ve 274.4 ± 100.4 nm'lik bir ortalama boyuta sahip yaklaşık 6 tepe noktasına sahip bir profil gösterdi. Bu nanopartiküllerin zeta potansiyeli -25.54 ± 9.50 mV idi (n = 12 tespit).
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g002.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          İncir. 2
          Arnica m'nin nanoparçacık spektrumu . 1c. başlangıç ​​malzemesi olarak kullanılır.
          Çizgi, 10 tekrarlı ölçümün ortalamasıdır ve dikey çubuklar SD'yi gösterir.

          Orijinal Ana Tentürdeki toplam seskiterpen lakton miktarı 36 mg/100 ml idi. Arnica'nın ortalama moleküler ağırlığı m olduğundan . seskiterpen laktonlar 340 g/mol [ 31 ], bu miktar 1,05 x 10 −3 Mol/L'ye eşdeğerdir ve bu aktif maddelerin Arnica m'de hesaplanan konsantrasyonu 1,05 x 10 −5 Mol/L' dir . Arnica'da 1c ve 1.05 x 10 −7 Mol/L m . 2c (tahlildeki nihai konsantrasyon = 1.05 x 10 -8 Mol/L). Hücre canlılığı

          Hücre canlılığının WST tahlili (Şekil 3), hem dinlenme durumunda hem de IL-4 farklılaşmasından sonra makrofajların metabolik aktivitesinin Arnica m ile 24 saatlik inkübasyondan sonra hafifçe arttığını gösterdi . seyreltmeler 2c ve 3c, ancak Kontrol aracı ile fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. WST-1 testi, hücreler tarafından üretilen NADH düzeyine bağlı olduğundan [ 32 ], bu sonuç, mitokondriyal NADH üreten aktivitenin Arnica m tarafından önemli ölçüde bozulmadığını gösterir . İlginç bir şekilde, WST azalması, Arnica m'nin varlığından bağımsız olarak IL-4 farklılaşmış makrofajlarda daha yüksekti , bu sitokinin makrofajların bazal metabolizmasını uyardığını düşündürür.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g003.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          Şekil 3
          Makrofajların hücre canlılığı.
          Dinlenme durumundaki (diyagonal çubuklar) veya IL-4 ile farklılaşmadan sonra (çapraz çubuklar) THP-1 makrofajları, Arnica m varlığında 24 saat boyunca yetiştirildi . çeşitli seyreltmelerde veya Kontrol solventinde. Histogramlar, tipik bir deneyin 6 ayrı kuyunun ortalama değerleri ± SE'yi bildirir. Herhangi bir Arnica m arasında önemli bir fark yoktur . seyreltme ve Kontrol (p>0.05) Arnica m'den sonra gen ifadesindeki değişiklikler . tedavi

          Arnica'nın etkileri m . IL4-polarize THP-1 hücrelerinin global gen ekspresyonu üzerindeki tedavi, 24 saatlik inkübasyondan sonra Kontrol ile karşılaştırılarak araştırıldı. Temel RNA-seq analizi, Arnica m ile tedavi edilen hücrelerde yapıldı . 2c - 1c'den beri kullanılabilecek en düşük seyreltme ve en yüksek doz, hücre kültürü ile uyumsuz bir etanol dozu içeriyordu - ve 5 farklı biyolojik kopyada yeniden üretildi. Her bir örnek dizilimi için elde edilen yaklaşık 25 milyon geçerli okuma, 60434 gen transkriptlerine açık bir şekilde not edildi. Veri kümesine herhangi bir ifade düzeyi filtrelemesi uygulanmadı. Arnica m'nin önemli hedef genlerini belirlemek için diferansiyel gen ekspresyonu analizi yapıldı.. 2c eylemi. Böylece, istatistiksel olarak anlamlı 20 DEG'nin bir listesi aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi elde edilmiştir:tablo 1. Gerçekleştirilen 5 ayrı deneyin tümünün RPKM ve Log 2 Katlama Değişiklikleri değerleri artı daha yüksek seyreltmelerle yapılan deneylerden havuzlanmış numunelerin orijinal değerleri S1 Tablosunda rapor edilir .

          Ortalama RPKM, Arnica m ile muamele edilmiş hücrelerden alınan numunelerdeki mutlak RNA miktarının bir göstergesidir . veya Kontrol çözümü.tablo 1FN1'in (fibronektin) açık ara en fazla ifade edilen gen olduğunu ve RPKM değerlerinin 426.3'ten 509.5'e yükseldiğini gösterir. En çok ifade edilen ikinci gen LRP1 (19.4'ten 23.6'ya) ve üçüncüsü HSPG2'dir (9,5'ten 11.3'e). Aşağı regüle edilmiş genler, Kompleks I'in alt birimleri, Kompleks III'ün Sitokrom B'si, Kompleks 4'ün 2 Sitokrom oksidazı ve Kompleks V'nin iki ATP sentazı olan 6 mitokondriyal olarak kodlanmış NADH dehidrojenazı içeriyordu. Ökaryotlarda, Kompleks I'in hidrofobik çekirdek alt birimleri mitokondriyal genom [ 33 ] tarafından kodlanır ve normal olarak yüksek oranda eksprese edilir. Bu yüksek gen ekspresyonunu Kontrol (örneğin sitokrom c oksidaz III için 529.6 RPKM, NADH dehidrojenaz için 4766.7 RPKM) ve Arnica m'de doğruladık.. belirtilen tüm genlerin ekspresyonunda hafif fakat tekrarlanabilir bir azalmaya neden oldu (tablo 1ve S1 Tablosu ).

          5 kopyanın Log 2 Kat Değişikliğinin ortalaması olarak hesaplanan ortalama katlama değişiklikleri, 0.30 (maksimum yukarı regülasyon) ile -0.36 (maksimum aşağı regülasyon) arasında değişmiştir. 7 yukarı regüle edilmiş gen, düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein 1 (LRP1), fibronektin 1 (FN1), lizin (K)-spesifik metiltransferaz (KMT2D), tamamlayıcı bileşen reseptörü 1 (CR1), heparan sülfat proteoglikan ( perlecan, HSPG2), mikrotübül-aktin çapraz bağlama faktörü 1(MACF1) ve fibrillin 2 (FBN2). Aşağı regüle edilmiş DEG'ler (13 gen) seti, mitokondriyal solunum zinciri kompleksinin proteinlerini kodlayan mitokondriyal genlerdi.

          Fonksiyonel gen zenginleştirme analizi (Tablo 2), DAVID yazılımı kullanılarak gen dizilerinin uluslararası veritabanlarının analiz edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Arnica m tarafından uyarılan genler arasında, EGF-benzeri (LRP1, HSPG2, FBN2, FN1) ve Kalsiyum iyon bağlama motifli (LRP1, MACF1, FBN2) genlerin istatistiksel olarak anlamlı bir zenginleşmesi ortaya çıktı (Fisher p<0.001 ve <0.05 sırasıyla) . En önemlisi, açıkça yukarı regüle edilmiş bir fonksiyon, HSPG2, FBN2, FN1 genleri (p<0.01) dahil olmak üzere proteinli hücre dışı matris (ECM) ile ilgilidir. Aşağı regüle edilmiş genler, oksidatif fosforilasyonun ortak yoluna ve özellikle beklendiği gibi mitokondriyal kompleks I'in hücre bileşeni gen ontolojisine yakınsar (p<0.001). Tablo 2

          Fonksiyonel sınıflandırma ve gen zenginleştirme analizi.
          yukarı regüleli İNTERPRO IPR013032 EGF benzeri bölge, korunan alan 32.49 <0,001 LRP1, HSPG2, FBN2, FN1
          GOTERM_CC GİT:0005578 Proteinli hücre dışı matris 17.12 <0.01 HSPG2, FBN2, FN1
          GOTERM_MF GİT:0005509 Kalsiyum iyon bağlama 7,06 <0.05 LRP1, MACF1, FBN2
          Aşağı regüleli GOTERM_CC_FAT GİT:0005747 Mitokondriyal solunum zinciri kompleksi I 101.44 <0,001 ND1, ND4L, ND4, ND5, ND2, ND6
          KEGG_PATHWAY hsa00190 Oksidatif fosforilasyon 26.08 <0,001 ND1, ND4L, ND4, COX3, ND5, COX1, ND2, CYTB, ATP8, ND6, ATP6
          Süpernatantlarda protein salınımı

          Yukarı regüle edilmiş genlerin işlevini doğrulamak için, hücre süpernatanlarında bazı ilgili ECM proteinlerinin salınımını ölçtük. Bunlardan HSPG2 ve fibrillin sadece eser miktarda tespit edilirken, fibronektin önemli miktarlarda tespit edildi (Tablo 3). Bu protein, polarize olmayan hücrelere kıyasla IL-4 makrofajlarında arttırıldı ve Arnica m tarafından arttırıldı . 2c tedavi. Tablo 3

          Arnica m varlığında ve yokluğunda 24 saat yetiştirilen THP-1 makrofajlarının süpernatanında saptanan proteinler . 2c.
          HSPG2(Perlekan) Anlamına gelmek 0,43 0.42 ns 0.35 0.31 ns
          SD 0.12 0.18 0.09 263
          Fibrilin Anlamına gelmek 0.002 0.005 0.065 0.0004 0.0004 ns
          SD 0.001 0.0003 0.0004 0.0004
          fibronektin Anlamına gelmek 1,62 1.41 0.063 22.91 17.49 0.031
          SD 0.65 0,51 22.21 15.50
          PMA ile farklılaştırılmış THP-1 makrofajları, Yöntemler'de tarif edildiği gibi IL-4 ile polarize edildi veya IL-4 olmadan (Normal Makrofajlar) aynı ortamda tutuldu, daha sonra her iki kültür de yoklukta (Kontrol) veya mevcudiyette 24 saat inkübe edildi. arasında arnika m . 2c. N = 6 tam deney, teknik kopyalarda (HSPG2 ve fibrillin) veya üç kopyada (fibronektin) analiz. Değerler mikrogram/milyon hücredir. Bazı deneylerde HSPG2 ve fibrillinin, tahlillerin saptama sınırının altında olduğuna dikkat edin.

          Şekil 46 ayrı deneyde süpernatanlarda saptanan fibronektin miktarını gösterir. IL-4 makrofajlarında Arnica m . 2c etkisi sadece bir deneyde hemen hemen sıfır iken diğer 5 deneyde %13.9 ile %39.6 arasında değişmektedir (p<0.05).
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g004.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          Şekil 4
          Fibronektin, Arnica m'nin yokluğunda ve varlığında hücre kültürlerinin süpernatanlarında saptandı . 2c.
          Semboller, iki polarizasyon koşulunda aynı deneylerin fibronektin değerlerini gösterir. Bildirilen değerler, aynı deneyin Kontrolü ile karşılaştırıldığında yüzde etkidir. Daha yüksek Arnica m test ediliyor . seyreltmeler

          Daha sonra giderek artan Arnica m'nin neden olduğu değişiklikleri araştırdık . 2c test solüsyonu ile tedaviden sonra istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler gösteren aynı genlerdeki dilüsyonlar (tablo 1). Bu etkiler şurada rapor edilmiştir:Şekil 5Log 2 olarak Kontrollerin ortalamasına göre Değişiklikleri Katlayın ve tüm numunelerin RPKM'si S1 Tablosu , sağ kısımda verilmiştir. Teknik kısıtlamalar (yeterli hacimlerin mevcudiyeti) ve RNA-seq'in yüksek maliyetleri nedeniyle, çeşitli seyreltmelerdeki beş deneyin tümü için gen ekspresyonu değişikliklerini ayrı ayrı tahlil edemedik. Bu nedenle, deneysel değişkenliği azaltmak için, aynı Arnica m ile muamele edilmiş hücre örneklerinden RNA'yı havuzladık . seyreltme, gerçekleştirilen beş deneyden elde edilen özler kullanılarak. Bu yaklaşım, muhtemelen biyolojik kopyalardan kaynaklanan varyasyonu azalttı, ancak her bir ayrı genin standart hatalarını değerlendiremeyeceğimiz anlamına geliyordu. Bu nedenlerden dolayı,Şekil 5(paneller BF) tek tek genler için hata çubuklarını içermez, ancak her bir gen grubu için yalnızca bir ortalama değer ve standart hata içerir (7 kırmızı yukarı regüle, 13 aşağı regüle mavi). Yukarı ve aşağı regüle edilmiş gen kümelerindeki genlerin çoğu benzer fonksiyonel gruplara ait olduğundan, çeşitli genlerin ortalamasını hesaplamak, farklı seyreltmelerdeki ana etkilerin ilk ve ön değerlendirmesini sağladı.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g005.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          Şekil 5
          Arnica m'nin artan seyreltmelerinin neden olduğu etkiler . THP-1 hücrelerinde gen ekspresyonu üzerine.
          açıklanan DEG'ler tablo 1yukarı regüle (kırmızı çubuklar) ve aşağı regüle (mavi çubuklar) olarak iki gruba ayrıldı. Gri çubuklar, test edilen her seyreltmede iki gen setinin ortalama kat değişikliklerini ± SE'yi bildirir. Panel A: Arnica m . 2c 5 deneyden hesaplanan 2 kat değişim değerlerini günlüğe kaydedin ; Paneller BF Arnica m . 2c, 3c, 5c, 9c, 15c Log 2 kat, 5 deneyin havuzlanmış RNA'larının değerlerini değiştirir. Wilcoxon işaretli sıra test istatistiklerinin P değerleri, her bir geneset ortalamasının yakınında rapor edilir.

          içindeki gri çubuklar Şekil 5Arnica m'nin ortalamalarını ve standart hatalarını gösterin . muameleler ve Kontrol solventi arasındaki farkların p değerleri ile her bir geneset (yukarı regüle ve aşağı regüle) için etkiler. Wilcoxon istatistikleriyle, tedavinin hiçbir etkisinin olmadığı sıfır hipotezini test edebiliriz: böyle bir durumda, belirli bir gen grubu için ortalama kat değişim değerleri yaklaşık olarak sıfıra yaklaşmalı ve sonunda (bazı genler şans eseri değiştirilebileceğinden), ortalama düşünülen tüm genler sıfıra yaklaşmalıdır. Son olarak, sıfır hipotezi doğruysa, yukarı ve aşağı regüle edilen genlerin sayısı –rastgele yukarı veya aşağı regülasyonu varsayarak— yaklaşık olarak aynı olmalıdır.

          Arnica düşünüldüğünde m . 2c seyreltme (Şekil 5, en üstteki iki panel) yukarı regüle edilmiş ve aşağı regüle edilmiş gen gruplarının havuzlanmış analizde (Panel B) kabaca ayrı analizde (Panel A) yaptıklarıyla aynı yönde tepki verdiğini görebiliriz. Daha genel olarak, kırmızı çubuklara baktığımızda (daha önce yukarı regüle olduğu bulunan genleri gösterir), bunların arasında 7'den 7'sinin bu havuzlanmış analizde yukarı regüle edildiğini görüyoruz. Tersine, mavi çubuklara baktığımızda (daha önce aşağı regüle olduğu bulunan genleri belirtir), bu havuzlanmış analizde bu genlerin 13'ünün de aynı şekilde aşağı regüle edildiğini görüyoruz. Bu, havuzlanmış numunelerin değerlerinin, tek bir RNA-seq tahlili ile yapıldığında da güvenilir olduğunu gösterir. Kontrol ile farklılıklar istatistiksel olarak sadece her bir gen seti (yukarı regüle edilmiş veya aşağı regüle edilmiş gen grupları) için eşleştirilmiş veriler için Wilcoxon işaretli sıra testi uygulanarak, farkların esas olarak pozitif veya negatif olup olmadığı veya eşit olarak dağılıp dağılmadığı test edilerek istatistiksel olarak değerlendirildi iki işaret arasında. nedeniyle meydana gelen değişikliklerArnika m . 2c, hem 5 deneyin ortalamasında (Panel A) hem de havuzlanmış numunelerde (Panel B) oldukça anlamlıydı. 0,05'e eşit veya daha küçük mutlak kat değişiklikleri boş olarak kabul edildi.

          Daha yüksek seyreltmelerle ilgili olarak, Arnica m . 3c (Panel C) benzer şekilde daha önce yukarı regüle edilmiş gen setinde hakim bir uyarıcı etki gösterdi: Toplam 7 genden 6'sı (istisna MACF1 idi) burada da yukarı regüle edilmiş bulunurken, daha önce 12/13 gen aşağı regüle edilmiş geneset aslında burada da aşağı regüle edildi (istisna CCDC88B idi). Her bir gen kümesinin (gri çubuklar) global değişiklikleri, Arnica m tarafından indüklenenlerle yaklaşık olarak aynı büyüklükteydi . 2c ve istatistiksel olarak anlamlıydı. Arnika m. 5c (Panel D), bunun yerine, yukarı regüle edilmiş gen setinin tüm genlerini istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde uyardı ve değişmeyen ATP8 ve bir inversiyon gösteren CCDC88B hariç olmak üzere, aşağı regüle edilmiş gen seti üzerinde geçerli olan inhibe edici etki de doğrulandı. etkisi. Arnika m . 9c'nin her iki yönde de çok zayıf etkileri vardır, bu farklı genlerde değişkendir, bu nedenle global analiz, yukarı regüle edilmiş gen kümesi için istatistiksel anlamlılık eşiğinin sınırındaydı. Aşağı regüle edilmiş gen kümesinde Arnica m . 9c, ATP8 ve CCDC88B hariç, zayıf ama istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahipti. Arnika m. 15c, toplam 7 genden 7'sini hafifçe yukarı regüle etti, en güçlü etki HSPG2 üzerindeydi. Aşağı regüle edilmiş gen kümesi göz önüne alındığında, Arnica m . 10 genin hafif fakat tutarlı bir şekilde aşağı regülasyonuna neden oldu, 2 (ND6 ve ATP8) üzerinde hiçbir etkisi olmadı ve daha düşük seyreltmelerde görüldüğü gibi CCDC88B'yi yukarı doğru düzenledi. Özetle, artan seyreltmeler boyunca hem yukarı-düzenleme hem de aşağı-düzenleme etkileri korunurken, düşünülen birçok gen için doz-yanıtlarında doğrusal olmayan bir eğilim ortaya çıktı. Diğer aday DEG'ler

          Şimdiye kadar sunulan sonuçlar, çok sıkı istatistiksel testler altında, yani FDR için ayarlama yapıldıktan sonra, transkriptome taraması ve analizi yoluyla tanımlanan bir dizi genin önemli değişiklikleriyle ilgilidir. Bunu yaparak, tip-1 hataların olasılığını değil, aynı zamanda Arnica m'nin gerçek pozitif etkilerini keşfetme olasılığını da azaltırız . ECM'ye dahil olan diğer aday genler üzerinde. Aslında, yara iyileşmesi ve yeniden şekillenmesinin çeşitli aşamalarında meydana gelen ECM değişikliklerinde farklı rollere sahip geniş bir protein listesi yer alır ve çeşitli hücre tiplerini içerir. Arnica m'deki diğer aday genlerin olası katılımını araştırmak. makrofajlar üzerindeki etkiler için, düzeltme uygulamadan (n = 476) ap değeri < 0.05 olan tüm DEG'leri içeren başka bir analiz gerçekleştirdik. Daha sonra Reactome veri tabanında ( http://www.reactome.org/ ) fibronektin ile etkileşime giren proteinlerin listesini aradık ve hücre dışı matris organizasyonunun yolunu temsil eden 291 genin bir listesini aldık (tanımlayıcı R-HSA-1474244.1) . Bu 291 geni, Arnica m üzerinde diferansiyel olarak ifade edilen 476 ile eşleştirerek. 2c tedavisi, 13'ü yukarı regüle edilmiş ve 9'u aşağı regüle edilmiş 22 gen aldık. Yukarı regüle edilmiş genler, beklendiği gibi FN1, FBN2 ve HSPG2'yi ve ayrıca fibrillin 1, nidogen, osteonektin, distonin, MMP2 ve ADAMTS2'yi içeriyordu. İki kolajen geni, iki metalopeptidaz ve proteolitik enzim kalpain 3, aşağı regüle edilmiş DEG'ler arasında sonuçlandı. Yeni genler (FDR uygulamasıyla daha önce keşfedilen vetablo 1) S2 Tablosu , sol kısımda rapor edilmiştir . Diğer önemli proteinlerin ekspresyonu – örneğin periostin, osteopontin veya doku inhibitörü metallopeptidazlar – etkilenmiş gibi görünmemektedir.

          Aynı genlerin artan ilaç seyreltmelerinden etkilenip etkilenmediğini de kontrol ettik ( S2 Tablo , sağ kısım), ancak sonuçlar, aşağıda açıklanan gen grubuyla gözlemlenenlerden çok daha az düzenliydi.tablo 1 ve Şekil 5. Aynı yönde tepki verme yönünde genel bir eğilim kaydedilebilse bile, çoğu gen yukarıdan aşağı düzenlemeye doğru değişti veya tutarsız bir şekilde değişmedi. Arnica m'ye yalnızca ADAMTS2 ve ITGAD genleri yanıt verdi . tüm seyreltmelerle tedavi edilen hücrelerde aynı şekilde muamele (sırasıyla yukarı regülasyon ve aşağı regülasyon). Bu tamamlayıcı analiz, yalnızca ilgili diğer genlerin ön göstergesi olarak düşünülse de, Arnica m'de olduğunu düşündürmektedir . ECM organizasyonunu geniş ve karmaşık bir şekilde etkileyebilir.

          RT dizisi ile bir inflamatuar gen panelini analiz eden önceki bir çalışmada, Arnica m . BMP2, CCL2 (MCP-1), CXCL1, CXCL2, CXCL8, MRC1, NFKB1 ekspresyonunu uyardı ve MMP1 ve TNFA ekspresyonunu inhibe etti [ 22 ]. RNA-seq ile bütün transkriptom üzerinde gerçekleştirilen mevcut analiz, istatistiksel anlamlılık elde etmeyen değerlerle (veriler gösterilmemiştir) olsa da, bu genlerin çoğunda aynı ekspresyon değişiklikleri eğilimini doğruladı. Daha önce tarif edilen genlerden, eğilimi RNA-seq ile teyit edilmeyen tek genler, Arnica m'de değişmeyen NFKB1 ve TNFA idi.. mevcut RNA-seq analizine göre tedavi. RNA-seq'in, gen odaklı RT-PCR'ye kıyasla daha yüksek dinamik aralığa sahip yüksek verimli bir teknik olduğuna dikkat edilmelidir; bu, özellikle ilgili genlerin düşük ekspresyon değerlerine sahip olması durumunda, iki yöntem arasındaki kısmi bir uyuşmazlığı açıklayabilen bir faktördür. . Bir yara iyileştirme modelinde etkinlik

          Gözlenen moleküler değişikliklerin olası işlevsel etkilerini araştırmak için Arnica m ile tedavi edilen hücreler üzerinde bir migrasyon testi yapıldı . 2c, onları işlenmemiş hücrelerle karşılaştırıyor. Kazıma tahlili, in vitro hücre göçünü ölçmek için kolay, düşük maliyetli ve iyi bilinen bir yöntemdir [ 23 ]. Test, birleşik hücre tek tabakası üzerinde “çizik” olarak adlandırılan yeni bir yapay boşluk oluşturulduğunda, yeni oluşturulan boşluğun kenarındaki hücrelerin boşluğu kapatmak için açıklığa hareket edeceği gözlemine dayanmaktadır. Arnica m'yi test etmek için. bu sistemde THP-1 hücreleri yerine birincil fare kemik iliği kaynaklı makrofajları kullandık. Bunun nedeni, bölüm laboratuvarımızın önceki deneyimlerinde ve kendi test tahlillerimizde, fare hücrelerinin daha kararlı tek tabakalar oluşturması ve daha tutarlı hareketlilik göstermesidir [ 25 ]. sol panellerŞekil 6 çizik testi testinin bazı tipik özelliklerini gösterir.
          Resim, illüstrasyon vb. içeren harici bir dosya. Nesne adı pone.0166340.g006.jpg
          Ayrı bir pencerede aç
          Şekil 6
          Arnica m'nin yara kapatıcı etkisi .
          BMD makrofajlarının birleşik tek tabakasını kullanarak in vitro yara kapanmasının ışık mikroskobu görüntüleri . Mikrofotoğraflar , Arnica m'nin yokluğunda (A ve C) ve varlığında (B ve D) oluşturulan yara alanına hücre göçünün temsili bir deneyini gösterir . 2c. Görüntüler A ve B, kaşınmadan hemen sonraki yara alanını gösterirken, C ve D, 4,5 saat sonraki yara alanını göstermektedir. Resimler, 100x orijinal büyütme ile kontrast faz mikroskobu aracılığıyla elde edildi. Çubuk grafikler (E ve F), hücre göçünden önce ve sonra yara alanının boşluk genişliğini bildirir. E ve F: 20 ng/ml IL-4'ün yokluğunda (E) ve varlığında (F) yara doluluk süresi. Gri çubuklar: Kontrol solventi, sarı çubuklar: Arnica m. 2c. Gerçekleştirilen üçü temsil eden bir deneyin üç kopya kuyusunun ±SE'si anlamına gelir. İlaç veya Kontrol solventi ile tedavi edilen hücrelerdeki tüm değişiklikleri karşılaştıran Friedman testinin sonucu, grafik panellerinde rapor edilir.

          Standartlaştırılmış çizikler başlangıçta BMD makrofajlarının tek katmanlarının tamamen çıkarılmasına neden oldu (Şekil 6A ve 6B). Bununla birlikte, birkaç saat sonra hücreler, ön hattın kolayca belirlenmesine ve kapsanan yüzeyin nicelleştirilmesine izin vermek için boşluğu yeterince doldurmaya başladı. Arnica'nın huzurunda m . (Şekil 6D) boşluğun doldurulması, yokluğundan biraz daha hızlıydı (Şekil 6C), özellikle IL-4 varlığında. Aynı alan, IL-4 varlığında (Kontrol hücreleri ile %98.8±0.7 doluluk ve Arnica m ., işlenmiş hücreler, ns ile %99.3±0.1 doluluk ) ve IL yokluğunda 24 saatlik inkübasyondan sonra tamamen makrofajlarla doluydu . -4 boşluğun daha küçük bir kısmı doldurulmuştur (Kontrol hücreleri ile %63,2±3,9 doluluk ve Arnica m ile muamele edilmiş hücreler ile %62,3±7,0 , ns) (veriler şekilde gösterilmemiştir). Sağdaki çubuk grafiklerŞekil 6IL-4'ün yokluğunda (E) ve varlığında (F) hücre göçünün zaman sürecini temsil eder. Arnika m . 2c, her iki koşulda da daha hızlı bir hücre göçünü destekledi, ancak ilaç ve Kontrol arasındaki fark, yalnızca IL-4 varlığında daha yüksekti ve istatistiksel olarak anlamlıydı (p = 0.014). Çare ile yara kapanma seviyesi, Kontrol solventi ile elde edilenden yaklaşık %30 daha yüksekti.

          Git: Tartışma

          Geleneksel şifalı bitkilerden elde edilen müstahzarlar genellikle yara iyileşmesini ve doku onarımını kolaylaştırmayı amaçlayan alternatif ilaçlar olarak kullanılır [ 34 , 35 ]. Bununla birlikte, tıbbi veri tabanlarındaki mevcut literatüre göre, homeopatik ilaçların yara iyileştirici etkilerinin mekanizmaları henüz tam olarak anlaşılmamıştır. Uygun seyreltmeler ve formülasyonlarda bütün bitki özlerinin uygulanması faydalı olabilir, çünkü herbasötikler çoklu ve pleiotropik hedeflere sahip olabilir [ 36 ]. Arnika m . morluklar, travma ile ilişkili şişlik, ağrı, iltihaplanma, yaralar ve ameliyat sonrası klinik durumlar gibi çeşitli patolojik durumları tedavi etmek için yaygın olarak kullanılmaktadır [ 3 , 5 , 37, 38 ]. Hücresel ve moleküler hedeflerinin araştırılması, inflamatuar yolaklara odaklanmıştır, ancak doku oluşumu ve yenileme aşamaları üzerindeki olası etkisi hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu boşluğu doldurmak için, THP-1 insan hücrelerinde tüm bitki özütünün farklı dilüsyonlarını değerlendirdik, yara iyileşmesi ve doku yeniden şekillenmesinde rol oynayan IL-4 aktif fenotipe farklılaştık. Tüm transkriptomun RNA dizilimi, tedaviden sonra ekspresyonu önemli ölçüde değişen birkaç genin tanımlanmasına izin verdi.

          Arnica m'nin fizikokimyasal özellikleri . Çözeltideki nanoyapıların nicel ve morfolojik analizini sağlayan NTA aracılığıyla daha ileri çalışma seyreltmelerini hazırlamak için bir başlangıç ​​materyali olarak kullanıldı. Sıvı çözeltide bitkisel özlerin hazırlanması sırasında doğal olarak nanoyapılar oluşabilir ve cam kaptaki eser miktarda silika varlığının nanoparçacık çekirdeklenmesine yardımcı olduğu gözlemlenmiştir [ 39 ]. Ayrıca, bitki özlerinde eksozomlar veya lipidik bitki artıkları mevcut olabilir [ 40 ]. Bu çalışmada ilk kez Arnica m. Preparatların, 100 ila 400 nm arasında değişen, polidispers nanoyapılar sergiledikleri bulundu. Bu nano boyutlu oluşumlar, bazı yazarların önerdiği gibi [ 4144 ] seyreltilmiş bitki özlerinin biyoaktif bir formunu temsil edebilir ve bu ilginç hipotez daha fazla araştırmayı hak ediyor.

          Ana ve yeni bulgu, doku matriks proteinlerinin ve özellikle fibronektinin çeşitli genlerinin artan ekspresyonuydu; bu artış, kültür süpernatanlarında protein tahlili ile de doğrulandı. Bu kanıt, bu bitkinin yara iyileştirme süreçlerinde yeni ve ilgili bir özelliği olduğunu göstermektedir. Aslında, bu çalışmadan ortaya çıkan yukarı regüle edilmiş genlerin çoğu, hücre dışı matrise (ECM) aittir ve fonksiyonel bir gen grubu olarak zenginleştirilmeleri oldukça önemlidir. ECM kollajenler, proteoglikanlar/glikosaminoglikanlar, elastin, fibronektin, lamininler, fibrillin ve diğer birkaç glikoproteinden oluşur. Matris bileşenleri, hücre yapışma reseptörlerinin yanı sıra birbirlerine de bağlanır, hücrelerin bağ dokusunda bulunduğu ve epitel hücrelerinin bazal membran ve fibriler bileşenlere bağlandığı karmaşık bir ağ oluşturur.

          Fibronektin, hem hücre reseptörlerine hem de bağ dokusu liflerine bağlandığı için ECM'de önemli bir rolü olan çok alanlı bir proteindir. Fibronektin için hücre reseptörleri, normal ve patolojik koşullar sırasında düzenlenmesi hayati önem taşıyan, hayatta kalma, büyüme ve göç gibi çeşitli işlevleri düzenleyen sinyalleri iletir [ 45 , 46 ]. Bu protein, üç boyutlu doku mimarisini oluşturmak ve sürdürmek ve yapışma, yayılma, çoğalma ve göçü içeren hücresel süreçleri düzenlemek için hayati öneme sahiptir [ 47 ]. Fibronektin, verimli trombosit agregasyonunu ve prokoagülan aktiviteyi destekler [ 48]]; yara bölgesinde doku hasarının çözülmesi sırasında granülasyon dokusunun neovaskülarizasyonunu düzenlemek için de hayati önem taşır. Fibronektin üretimi, erken tendon onarım sürecinin önemli bir bileşeni gibi görünmektedir [ 49 , 50 ]. FN-1 geni, inflamasyonun iyileşme fazı sırasında makrofajlarda aşırı eksprese edilir, bu da ECM birikiminde ve akut inflamatuar reaksiyonlarda ve kronik inflamatuar hastalıklarda doku yeniden şekillenmesinde önemli rolü olduğunu düşündürür [ 51 ]. Bu düşüncelere dayanarak, Arnica m ile tedavi ile indüklenen fibronektin üretiminde mütevazı bir artışın (%20-30) bile olduğu hipotezini formüle edebiliriz.. yaranın konsolidasyonunu ve epitel hücrelerinin granülasyon dokusu üzerinden göçünü büyük ölçüde kolaylaştırabilir.

          Diğer yukarı regüle edilmiş genler, FN1 ile ortak bir EGF benzeri alana sahip olan LRP1, HSPG2 ve FBN2'yi içeriyordu. Bu dört genin, zenginleştirme analizi ile tanımlanan bu fonksiyonel grupla oldukça anlamlı ilişkisi, tanımlanan gen ekspresyonu değişikliklerinin spesifik Arnica m'yi tanımladığı sonucunu güçlendirir.. hedefler ve tesadüflerin sonucu olamaz. EGF-benzeri alan adını hücre büyümesinde ve doku onarımında önemli bir role sahip olan epidermal büyüme faktöründen alan evrimsel olarak korunmuş bir alan adıdır. EGF benzeri alanın çoğu oluşumu, zara bağlı proteinlerin hücre dışı alanında veya hücre dışı matrisin bileşenleri gibi salgılandığı bilinen proteinlerde bulunur. EGF-benzeri alanın varlığı, protein-protein etkileşimlerinde önemlidir ve bu alanın membranlardan proteolitik salınımı, hücre büyümesi ve hayatta kalmasıyla ilgili erbB reseptörleri üzerinde parakrin aktiviteye sahip olabilir [ 52 ]. EGF-benzeri alan ve diğer ligandlar arasındaki etkileşim, genellikle kalsiyuma bağımlıdır, bu özellik, kalsiyum bağlayıcı gen grubunun zenginleşmesine uygun bir özelliktir.

          Düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein-1 (LRP1), endositoza aracılık eden ve hücre sinyalleşmesinin aktivasyonuna bağlanan bir reseptördür. LRP-1 çok sayıda, yapısal olarak çeşitli ligandları bağlar ve içselleştirir, bu ligandların hepsini olmasa da çoğunu bozunma için lizozomlara verir [ 53 ]. LRP-1 ayrıca, salgı yolundaki proteinlerin olgunlaşmasını ve taşınmasını düzenleyerek plazma membran proteomunu kontrol eder [ 54 ]. Son zamanlarda, muhtemelen fibronektin ve trombospondin dahil hücre dışı matris proteinlerini bağlama [ 55 ] ve metalloproteinazları temizleme [ 56 ] kapasitesine bağlı olarak, inflamasyon düzenleyicisi olarak rolü ortaya çıkmıştır.]. Makrofaj LRP1'in endositozu ve protein yıkımını modüle etme yeteneği, ona yara ve iltihaplanmadan sonra bağ dokusu bütünlüğünü geri kazanmada bir rol verir - örn. adezyon ve ölü yapışma süreçleri, hücre hareketleri, inflamatuar bir ortamda üretilen büyüme faktörlerinin ve proteazların (örn. MMP) temizlenmesi. Ek olarak, LRP1, kısmen bağ dokusu büyüme faktörü seviyelerini modüle ederek matriks birikimini düzenler [ 57 ]. Son olarak, LRP-1 makrofaj polarizasyonunu etkiler ve bir anti-inflamatuar M2 fonksiyonel fenotipinin gelişimini destekler [ 58 ].

          Heparan sülfat proteoglikan 2 (HSPG2, Perlecan), insanlarda bazal membranda bir çekirdek protein olarak bulunan HSPG2 geni tarafından kodlanan bir proteindir. HSPG2, kortikal kemiğin önemli bir bileşenidir ve osteosit hücre gövdesini kemik matrisine bağlayan bir bağlama elemanı olarak hizmet eder. Perlekan salgılanmasındaki bir azalma, in vivo mekanik yüklemeye kemik tepkisini engeller [ 59 ].

          KMT2D tarafından kodlanan protein, komşu genlerin kromatin erişilebilirliğini düzenleyen ve transkripsiyonun pozitif düzenlenmesi ile ilişkili bir olay olan histon H3'ün Lys-4 pozisyonunu metilleyen bir histon metiltransferazdır. Arnica m'den sonra bile hafif olan bu protein tarafından indüklenen epigenetik modifikasyonlar . 2c tedavisi, tanımlanmayı bekleyen biyolojik bir role sahip olabilir. Aslında, bu histon modifikasyonunun mevcudiyeti altında birçok gen eksprese edilir, örneğin, IL-4 ile muamele edilmiş makrofajlarda M2 fenotipi için belirteçler olarak kabul edilen genler [ 60 ]. MACF1 geni (mikrotübül ve aktin çapraz bağlama faktörü 1) de aynı şekilde Arnica m tarafından hafif fakat önemli ölçüde aşırı eksprese edilir.. 2c tedavi. Bu protein, mikrotübüllere ve F-aktin ağlarına doğrudan bağlanma ve çapraz bağlanma yeteneğine sahiptir, böylece mikrotübül organizasyonunu yönlendirir. Yönlü hücre hareketi yara onarımı için gereklidir ve MACF1'in yara iyileşmesinde ve epidermal göçte rol oynadığı gözlemlenmiştir. MACF1 aktivitesi, aslında, yaralanmaya yanıt olarak bir hiperproliferatif epitelyumun hızlı ve verimli oluşumu için gereklidir ve işlevi, proliferasyondan ziyade öncelikle epidermal migrasyon üzerine uygulanır [ 61 ].

          Solunum zincirinin mitokondriyal olarak kodlanmış birkaç geninin azalmış ifadesi şaşırtıcı bir sonuçtur. Bu fenomene, ilişkili proteinlerin azalmış bir sentezinin eşlik ettiğini varsayarsak, solunum zinciri ve oksidatif fosforilasyon hızında azalma öngörülebilir. Kesinlikle, bu ifade değişikliği, Arnica m'de hücre canlılığı değişmediğinden, metabolik enerji eksikliği veya toksik hasar ile ilişkili değildi . tedavi. Bunun yerine, WST-1 azalmasındaki hafif artış (istatistiksel olarak anlamlı değildir ve daha ileri çalışmalarla teyit edilecektir), hücre içi NADH'nin artan bir seviyesini önerebilir [ 32]] mitokondriyal solunum zincirindeki tüketimin azalmasının bir sonucu olarak. Ayrıca, mitokondri, oksijen ve reperfüzyon eksikliği durumlarında bir serbest radikal kaynağı olduğundan [ 62 ], solunum zinciri hızında orta derecede bir azalmanın, muhtemelen oksijen eksikliği koşullarında, örneğin muhtemelen olduğu gibi, hücre koruyucu bir etkiye sahip olması mümkündür. Yaralı dokudaki hücreler tarafından karşılaşılır. Bu hipotez, laboratuar farelerine oral olarak uygulanan 30c'lik Arnica m . dilüsyonunun izole karaciğer mitokondrilerinin oksijen tüketimini azalttığı ve lipid peroksidasyonunun neden olduğu oksidatif hasardan koruduğu bulgusu ile uyumludur [ 14].]. Bu çalışmanın yazarları bu etkiyi oksidatif strese karşı bir savunma olarak yorumladılar. Ayrıca, fibroblast benzeri hücrelerde, Arnica m'nin bütün özü . antioksidan aktivite ve oksidatif hasara karşı sitoprotektif etki gösterdi [ 63 ]. Sadece bir makale Arnica m'nin engelleyici etkisini bildirmektedir . murin makrofajları tarafından nitrik oksit ve TNF-a üretimi üzerine [ 13 ]. In vitro yara modelimizde Arnica m ile tedavi . 2c, ilacın hücrenin enerji metabolizmasını olumsuz bir şekilde etkilemediğini doğrulayarak hücre hareketliliğini arttırdı.

          Aşağı regüle edilmiş genler arasında mitokondriyal olmayan tek gen, lenfositlerde ve miyeloid hücrelerde eksprese edilen ve inflamasyon sırasında T hücre fonksiyonunun düzenlenmesinde rol oynayabilen protein 88b içeren sarmal-sarmal alanını kodlayan CCDC88B idi [ 64]. ]. İlginç bir şekilde, bu gen, farklı seyreltmelerle tedavi edilen hücrelerde olağandışı bir davranış gösterdi (Şekil 5): Arnica m'nin düşük dilüsyonları ile muamele edilmiş hücrelerden alınan numunelerde ekspresyonu azalmıştır . (2c ve 3c) daha yüksek seyreltmelerle tedavi edilenlerde artarken.

          Arnica m'nin ana bileşenlerinden biri . Kabul edilmiş bir biyolojik aktiviteye sahip olan, anti-inflamatuar özellikleri ile bilinen seskiterpen lakton helenalindir. Lenfoid hücre modelinde, helenalinin, insan immün yanıtının merkezi bir aracısı olan transkripsiyon faktörü NF-kappaB'yi, p65 alt biriminin (RelA) alkilasyonu yoluyla inhibe ettiği ve böylece DNA'ya bağlanmasını önlediği bulunmuştur [ 6 ]. Ancak bahsedilen çalışmalar, bütün bitki ekstraktının katkısını değerlendirmedi ve helenalini, Arnica m'de bulunandan çok daha yüksek, 10 -5 Mol/L'lik bir konsantrasyonda kullandı . 1,05 x 10 −8 testinde nihai konsantrasyona sahip olan bu araştırmada kullanılan 2cMol/L. Bu RNA-seq araştırmasında, NFKB1 ve RELA gen ekspresyonu Arnica m tarafından değiştirilmemiştir, ancak helenalinin NF-kappaB üzerinde rapor edilen etkileri, transkripsiyon seviyesindeki bir etkiden ziyade protein aktivasyonunun inhibisyonundan kaynaklanmaktadır. NF-kb sisteminin ve diğer transdüksiyon faktörlerinin fibronektin sentezinin düzenlenmesindeki rolü ve Arnica m'nin etkileri . daha fazla araştırılmaya devam etmektedir.

          Bulgularımız, Arnica m'nin önemli etkilerini bildiren önceki deneysel gözlemler için sağlam bir moleküler açıklama sağlar . inflamasyon ve yara iyileşme süreçleri üzerine. İnsanlar üzerinde yürütülen randomize çift kör bir çalışmada, Arnica m . düşük bir homeopatik dilüsyonda (4x), halluks valgus cerrahisinden sonra yara tahrişini (kızarıklık, şişme ve ısı) azalttı ve ameliyat sonrası koşulları diklofenaktan daha kısa sürede iyileştirdi [ 37 ]. Arnica m'nin anti-inflamatuar etkisi . Sıçanlarda karagenan kaynaklı ayak ödemi üzerinde (6c seyreltme) bazı yazarlar tarafından [ 12 ] ve Arnica m bazlı kompleks bir homeopatik ürün rapor edilmiştir.. ve düşük yoğunluktaki (4x-6x) diğer bileşikler, kan-kaynaklı deneysel ödem [için etkili olduğu 65 , 66 ]. Arnika m . Topikal jel olarak 3x, Wister sıçanlarında cerrahi olarak indüklenen yaraların iyileşmesini iyileştirdi, ancak yalnızca ilaç mikro akım uygulamasıyla birlikte verildiğinde önemli farklılıklar kaydedildi [ 67 ]. Ticari bir homeopatik kompleksi içeren düşük seyreltme (4 inci ondalık, 4x) bir arnika m ., Calendula ve hipericum hücresel yara kapanması bir kazı kazan modeli fibroblast büyüme teşvik [ 68 ]; mevcut çalışma, Arnica m'nin bu iyileştirme kapasitesini doğrulamaktadır.. 2c (bu yazarlar tarafından kullanılan yaklaşık 4x'e karşılık gelir), ayrıca in vitro yara iyileşme sürecine katkıda bulunan hücresel göç olaylarını değerlendirmek için bir çizik testi modeli kullanarak makrofajlarda . Bu aynı modelin daha önce başka bir homeopatik ilaç olan Calendula officinalis 3c'nin ve düşük seviyeli lazer tedavisinin insan derisi fibroblastları üzerindeki etkilerini değerlendirmek için değerli bir araç olduğu kanıtlanmıştır [ 69 ]. Arnica m ile tedaviden sonra hücrelerin artan hareketliliği . kemotaktik sitokinlerin artırılmış sentezi [ 22 ] ve ayrıca ECM matrisinin artan sentezi sayesinde kuyunun yüzeyine ve birbirine yapışma yeteneği de dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olabilir .

          Bilgimizin mevcut durumunda, homeopatik ilaçların etki mekanizmasını, uygun bir çalışma hipotezinin yardımı olmadan anlamak son derece zordur. Mevcut tüm kanıtlar temelinde, orijinal olarak Khuda-Bukhsh [ 70 ] tarafından önerilen gen düzenleyici hipotez , canlı organizmalarda -bitkilerde veya hayvanlarda- seyreltilmiş homeopatik ilaçların biyolojik eyleminde yer alan moleküler mekanizmanın kabul edilebilir bir mantıksal açıklamasını sunar [ 71]. ]. Mikrobiyolojik modellerde yapılan deneylerde ultra seyreltik Arsenicum 30c veya Arnica m . 30c, sırasıyla arsenit ve UV ışınlama hasarının hedefi olan spesifik genlerin ekspresyonunu değiştirdi [ 7274]. Çalışmalarımız [ 75 , 76 ], insan nörosit gen ağının Gelsemium'un sentesimal dilüsyonlarına (2c, 3c, 4c, 5c, 9c ve 30c) karşı son derece yüksek hassasiyetini kanıtladı . Apis mellifica (bal arısı) homepatik preparasyonları ile tedavi edilen neoplastik olmayan epitelyal prostat hücre hatları üzerinde gerçekleştirilen diğer deneyler, bileşiğin 9c, 12c, 15c ve 30c yüksek dilüsyonları ile bile 24 saatlik inkübasyondan sonra yüzlerce genin değiştirilmiş ekspresyonunu bildirdi [ 77 ]. Genetik düzenleyici ağlar [ 78 , 79] çevresel uyaranlara yanıt olarak esneklikleri nedeniyle ince mesajların hedefi olabilir. Bu bulgular, homeopatik ilaçların bazı önemli genleri açıp kapatabileceği ve yanlış giden ve bozukluğu veya hastalığı üreten gen ifadesini düzeltmek için bir dizi gen eylemi başlatabileceği hipotezini desteklemektedir. Bu hipotezde ilgili hedef gen, benzer uyaranlara duyarlı olmalı ve ilgili işlevlere sahip bir gen pili üzerinde bir pleiotropik transkripsiyonel düzenleme uygulamalıdır.

          Bu in vitro modeldeki hafif etki , modüle edici etkinin tüm organizmalarda in vivo olarak da küçük olacağı anlamına gelmez . Konvansiyonel anti-inflamatuar ilaçlar, altta yatan inflamasyonun enzimatik mekanizmasını (örneğin prostaglandinler, sitokinler) bastırmak ve oldukça yüksek dozlarda hareket etmek için tasarlanırken, homeopatik tedavi, inflamatuar sürecin kendi içinde sadece patolojik yönleri ve işlev bozukluğunu düzenlemek için tasarlanmıştır. doğal iyileşme dinamiklerinin bir ifadesi olarak görülür. Bu koşullarda, fibronektin gibi anahtar proteinlerin üretiminde makrofaj aktivitesinde %20-30'luk bir artış bile doku iyileşmesi ve onarımında belirleyici bir pozitif sonuca sahip olabilir. Ayrıca, Arnica m'nin çeşitliliği göz önüne alındığında. etkileri ve alkaloidleri, flavonoidleri ve seskiterpen laktonlarının çokluğu [ 80 ] göz önüne alındığında, etkisinin resminin çok daha karmaşık olduğu ve farklı hücrelerin ve diğer yolların modülasyonunu içerebileceği düşünülebilir. Bağ dokusu ve hücre matriksinin doğal ve kimyasal bileşiklerle farmakolojik regülasyonu alanı, daha ileri çalışmalara ve gelişmelere açıktır [ 46 ].

          Git: Sonuçlar

          Bu çalışmanın sonuçları Arnica m olduğunu göstermektedir . bir dizi geni modüle ederek ve hücre hareketliliğini artırarak makrofajlar üzerinde etki eder. RNA-seq analizi, bu bitki ekstraktının ultra-düşük dozlarına ve yüksek seyreltmelerine özellikle duyarlı olan birkaç genin tanımlanmasına izin verdi. Gen ekspresyonunun moleküler analizi, bu tıbbi bitkinin birincil etkisinin doku matris sentezinin uyarılması olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, yarayla ilişkili moleküler olaylara yeni bakış açıları sağlar ve özellikle makrofaj fibronektin üretimine Arnica m'nin potansiyel bir terapötik hedefi olarak işaret eder . yara onarımı tedavisi için.


          Git: Destek Bilgisi

          S1 Tablosu

          Kontrol ve Arnica m ile muamele edilmiş hücrelerin ekspresyon değerleri (RPKM) ve rapor edilen gen serilerinin diferansiyel ekspresyonu (Log 2 Kat Değişim).tablo 1.
          IL-4-farklılaştırılmış THP-1 makrofajları, Kontrol solventi veya Arnica m ile işlendi . 2c, 3c, 5c, 9c ve 15c dilüsyonları. Kontrol solventi ve Arnica m'den örnekler . 2c, gerçekleştirilen her beş deneyde RNA-seq ile analiz edildi. Arnica m ile muamele edilmiş 5 hücre deneyinden RNA örnekleri . seyreltmeler 2c, 3c, 5c, 9c ve 15c havuzlandı, RNA-seq ile analiz edildi ve RPKM'lerini Kontrol değerlerinin ortalama RPKM'si ile karşılaştırarak hesaplanan Katlama Değişimi.

          (XLSX)
          Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (25K, xlsx)S2 Tablosu

          Metinde açıklandığı gibi Reactome veri tabanından seçilen bir dizi hücre dışı matris geninin ifade değerleri (RPKM) ve diferansiyel ifadesi (Log2 Kat Değişimi).
          FDR ayarlı p değerleri > 0.05 ve FDR ayarsız p değerleri < 0.05 olan genler burada rapor edilirken, ayarlanmış p değerleri < 0.05 olanlar şurada rapor edilir. tablo 1. Kontrol solventi ve Arnica m'den örnekler . 2c, gerçekleştirilen beş deneyden her birinde RNA-seq ile analiz edildi. Arnica m ile muamele edilmiş 5 hücre deneyinden RNA örnekleri . 2c, 3c, 5c, 9c ve 15c dilüsyonları havuzlandı, RNA-seq ile analiz edildi ve RPKM'lerini Kontrol değerlerinin ortalama RPKM'si ile karşılaştırarak hesaplanan Katlama Değişimi.

          (XLSX)
          Ek veri dosyası için buraya tıklayın. (23K, xlsx)
          Git: Finansman Beyanı

          Bu çalışma Boiron Laboratoires Lyon, www.boiron.fr tarafından desteklenmiştir . Veri toplama ve analiz etme, yorumlama, yayınlama kararı veya makaleyi yazma konusunda fon verenin hiçbir rolü yoktu.

          Git: Veri kullanılabilirliği

          İlgili tüm veriler belgede ve Destekleyici Bilgi dosyalarındadır. Tam RNA-seq veri kümesi, NCBI'nin Gene Expression Omnibus'unda depolanmıştır ve GEO Serisi erişim numaraları GSE77381 ve GSE77382 aracılığıyla erişilebilir ( https://www.ncbi.nlm.nih.gov/geo/query/acc.cgi?acc= GSE77381 ; https://www.ncbi.nlm.nih.gov/geo/que...i?acc=GSE77382 ).

          Git: Referanslar

          1. Alonso D, Lazarus MC, Baumann L. Topikal arnika jelinin lazer tedavisi sonrası morluklar üzerindeki etkileri . Dermatol Surg 2002; 28 : 686-688. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          2. Lawrence WT. Arnika . Plast Reconstr Surg 2003; 112 : 1164-1166. 10.1097/01.PRS.0000075161.89940.81 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          3. Brinkhaus B, Wilkens JM, Ludtke R, Açlık J, Witt CM, Willich SN. Diz ameliyatı alan hastalarda homeopatik arnika tedavisi: üç randomize çift kör çalışmanın sonuçları . Tamamlayıcı Ther Med 2006; 14 : 237-246. 10.1016/j.ctim.2006.04.004 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          4. Widrig R, Suter A, Saller R, Melzer J. Randomize, çift kör bir çalışmada el osteoartritinin topikal tedavisi için NSAID ve Arnica arasında seçim yapmak . Romatol Uluslararası 2007; 27 : 585–591. 10.1007/s00296-007-0304-y [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          5. Iannitti T, Morales-Medina JC, Bellavite P, Rottigni V, Palmieri B. Ameliyat Sonrası Ortam, Ağrı ve Enflamasyonda Arnica montana'nın Etkinliği ve Güvenliği . Ben J Ther 2016; 23 : e184–e197. 10.1097/MJT.0000000000000036 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          6. Lyss G, Schmidt TJ, Merfort I, Pahl HL. Arnica'dan bir anti-inflamatuar seskiterpen lakton olan Helenalin, transkripsiyon faktörü NF-kappaB'yi seçici olarak inhibe eder . Biol Kimya 1997; 378 : 951-961. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          7. Douglas JA, Smallfield BM, Burgess EJ, Perry NB, Anderson RE, Douglas MH, Glennie VL. Arnica montana'da seskiterpen laktonları: hızlı bir analitik yöntem ve çiçek olgunluğunun ve simüle edilmiş mekanik hasatın kalite ve verim üzerindeki etkileri . Planta Med 2004; 70 : 166–170. 10.1055/s-2004-815495 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          8. Sutovska M, Capek P, Koçmalova M, Pawlaczyk I, Zaczynska E, Czarny A ve ark. Arnica montana kompleksinin karakterizasyonu ve farmakodinamik özellikleri . Uluslararası J Biol Macromol 2014; 69 : 214–221. 10.1016/j.ijbiomac.2014.05.051 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          9. Klaas CA, Wagner G, Laufer S, Sosa S, Della LR, Bomme U et al. Arnica çiçeklerinden hazırlanan fitofarmasötiklerin anti-inflamatuar aktivitesi üzerine araştırmalar . Planta Med 2002; 68 : 385-391. 10.1055/s-2002-32067 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          10. Sharma S, Arif M, Nirala RK, Gupta R, Thakur SC. Arnica montana çiçek özündeki fitokimyasalların kümülatif terapötik etkileri, kolajen kaynaklı artriti hafifletti: hem pro-inflamatuar aracıların hem de oksidatif stresin inhibisyonu . J Sci Gıda Tarım 2016; 96 : 1500–1510. 10.1002/jsfa.7252 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          11. Macedo SB, Ferreira LR, Perazzo FF, Carvalho JC. Arnica montana 6cH'nin anti-inflamatuar aktivitesi: hayvanlarda klinik öncesi çalışma . Homeopati 2004; 93 : 84-87. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          12. Kawakami AP, Sato C, Cardoso TN, Bonamin LV. Homeopatik Arnica montana 6CH ile İnflamatuar Proses Modülasyonu: Bireysel Varyasyonun Rolü . Kanıta Dayalı Tamamlayıcı Alternatif Med 2011; 2011 : 917541 10.1155/2011/917541 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          13. Verma N, Tripathi SK, Sahu D, Das HR, Das RH. J774 murin makrofajlarında LPS ile uyarılan proinflamatuar mediatörlerin üretimi üzerindeki bitki ekstraktlarının inhibe edici aktivitelerinin değerlendirilmesi . Mol Hücre Biyokimya 2010; 336 : 127-135. 10.1007/s11010-009-0263-6 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          14. de Camargo RA, da Costa ED, Catisti R. Oral uygulama homeopatik Arnica montana'nın mitokondriyal oksidatif stres üzerindeki etkisi . Homeopati 2013; 102 : 49-53. 10.1016/j.homp.2012.11.001 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          15. Qin L, Mürettebat FT. NADPH oksidaz ve reaktif oksijen türleri, alkol kaynaklı mikroglial aktivasyona ve nörodejenerasyona katkıda bulunur . J Nöroinflamasyon 2012; 9 : 5 10.1186/1742-2094-9-5 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          16. Chanput W, Mes JJ, Wichers HJ. THP-1 hücre çizgisi: immün modülasyon yaklaşımı için bir in vitro hücre modeli . Int Immunopharmacol 2014; 23 : 37-45. 10.1016/j.intimp.2014.08.002 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          17. Gordon S. Makrofajların alternatif aktivasyonu . Nat Rev Immunol 2003; 3 : 23–35. 10.1038/nri978 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          18. Martinez FO, Helming L, Milde R, Varin A, Melgert BN, Draijer C et al. Dinlenme ve IL-4 alternatif olarak aktive edilmiş fare ve insan makrofajlarında ifade edilen genetik programlar: benzerlikler ve farklılıklar . Kan 2013; 121 : e57–e69. 10.1182/blood-2012-06-436212 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          19. Murray PJ, Allen JE, Biswas SK, Fisher EA, Gilroy DW, Goerdt S ve diğerleri. Makrofaj aktivasyonu ve polarizasyon: isimlendirme ve deneysel kılavuzlar . Bağışıklık 2014; 41 : 14–20. 10.1016/j.immuni.2014.06.008 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          20. Das A, Sinha M, Datta S, Abas M, Chaffee S, Sen CK et al. Doku onarımı ve rejenerasyonunda monosit ve makrofaj plastisitesi . Ben J Pathol 2015; 185 : 2596–2606. 10.1016/j.ajpath.2015.06.001 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          21. Chanput W, Mes JJ, Savelkoul HF, Wichers HJ. Polarize THP-1 makrofajlarının karakterizasyonu ve LPS ve gıda bileşiklerinin polarizasyon yeteneği . Yemek Fonksiyonu 2012. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          22. Olioso D, Marzotto M, Bonafini C, Brizzi M, Bellavite P (2016) Arnica montana , bir insan makrofaj hücre hattında gen ekspresyonu üzerinde etkilidir . Nicel Real-Time PCR ile değerlendirme . Homeopati 105 : 131-147. 10.1016/j.homp.2016.02.001 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          23. Liang CC, Park AY, Guan JL. In vitro çizik tahlili: in vitro hücre göçünün analizi için uygun ve ucuz bir yöntem . Nat Protokol 2007; 2 : 329-333. 10.1038/nprot.2007.30 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          24. Suen PW, Ilic D, Caveggion E, Berton G, Damsky CH, Lowell CA. Bozulmuş integrin aracılı sinyal iletimi, değiştirilmiş hücre iskeleti yapısı ve Hck / Fgr eksikliği olan makrofajlarda azalmış hareketlilik . J Cell Sci 1999; 112 ( Pt 22 ): 4067–4078. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          25. Baruzzi A, Remelli S, Lorenzetto E, Sega M, Chignola R, Berton G. Sos1 Makrofaj Podozom Birleşimini ve Makrofaj İstilacı Kapasitesini Düzenler . J İmmünol 2015; 195 : 4900-4912. 10.4049/jimmunol.1500579 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          26. Kim D, Pertea G, Trapnell C, Pimentel H, Kelley R, Salzberg SL. TopHat2: eklemeler, silmeler ve gen füzyonları varlığında transkriptomların doğru hizalanması . Genom Biol 2013; 14 : R36 10.1186/tr-2013-14-4-r36 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          27. Huang dW, Sherman BT, Lempicki RA. DAVID biyoinformatik kaynakları kullanılarak büyük gen listelerinin sistematik ve bütünleştirici analizi . Nat Protokol 2009; 4 : 44-57. 10.1038/nprot.2008.211 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          28. Edgar R, Domrachev M, Kirpik AE. Gen İfadesi Omnibus: NCBI gen ifadesi ve hibridizasyon dizisi veri deposu . Nükleik Asitler Res 2002; 30 : 207–210. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          29. Love MI, Huber W, Anders S. DESeq2 ile RNA-seq verileri için kat değişimi ve dağılımının ılımlı tahmini . Genom Biol 2014; 15 : 550 10.1186/s13059-014-0550-8 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          30. Benjamini Y, Hochberg Y. Yanlış keşif oranını kontrol etmek: çoklu testlere pratik ve güçlü bir yaklaşım . J Royal İstatistik Soc Serisi B (Metodolojik) 1995; 57 : 289–300. [ Google Akademik ]
          31. Staneva J, Denkova P, Todorova M, Evstatieva L. 1H NMR spektroskopisi ile Arnica montana L. özündeki seskiterpen laktonların kantitatif analizi . J Pharm Biomed Anal 2011; 54 : 94-99. 10.1016/j.jpba.2010.08.018 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          32. Berridge MV, Herst PM, Tan AS. Hücre biyolojisinde araçlar olarak tetrazolium boyaları: hücresel azalmalarına dair yeni görüşler . Biyoteknoloji Annu Rev 2005; 11 : 127–152. 10.1016/S1387-2656(05)11004-7 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          33. Hirst J. Mitokondriyal kompleks I . Annu Rev Biochem 2013; 82 : 551–575. 10.1146/annurev-biochem-070511-103700 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          34. Budovsky A, Yarmolinsky L, Ben-Shabat S. Şifalı bitkilerin yara iyileşmesine etkisi . Yara Onarım Regeni 2015; 23 : 171–183. 10.1111/wrr.12274 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          35. Maver T, Maver U, Stana KK, Smrke DM, Kreft S. Yara iyileşmesinde bitkisel ilaçların gözden geçirilmesi . Int J Dermatol 2015; 54 : 740–751. 10.1111/ijd.12766 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          36. Manto D, Gök MA, Lennard TW. Bitki özlerinin cilt ve cilt rahatsızlıkları üzerindeki olumsuz ve faydalı etkileri . Olumsuz İlaç Tepki Toksikol Rev 2001; 20 : 89–103. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          37. Karow JH, Abt HP, Frohling M, Ackermann H. Arnica montana D4'ün Halluks valgus cerrahisi sonrası yaraların iyileşmesi için diklofenak ile karşılaştırıldığında etkinliği . J Altern Complement Med 2008; 14 : 17–25. 10.1089/acm.2007.0560 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          38. Reddy KK, Grossman L, Rogers GS. Dermatolojik cerrahide potansiyel kullanımı olan ortak tamamlayıcı ve alternatif tedaviler: riskler ve faydalar . J Am Acad Dermatol 2013; 68 : e127–e135. 10.1016/j.jaad.2011.06.030 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          39. Bell IR, Schwartz GE. Homeopatik ilaçlarda nanoteknoloji hazırlama yöntemleri ile adaptif biyolojik etkilerin arttırılması . Homeopati 2015; 104 : 123–138. 10.1016/j.homp.2014.11.003 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          40. Mu J, Zhuang X, Wang Q, Jiang H, Deng ZB, Wang B ve diğerleri. Yenebilir bitki yoluyla bitki ve fare bağırsak konakçı hücreler arasındaki arası iletişim eksozomla gibi nanopartiküller türevi . Mol Nutr Gıda Arş 2014; 58 : 1561–1573. 10.1002/mnfr.201300729 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          41. Chikramane PS, Suresh AK, Bellare JR, Kane SG. Aşırı homeopatik seyreltmeler başlangıç ​​materyallerini korur: Nanopartikülat bir bakış açısı . Homeopati 2010; 99 : 231–242. 10.1016/j.homp.2010.05.006 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          42. Bell IR, Schwartz GE. Adaptif ağ nanotıp: homeopatik tıp için entegre bir model . Ön Biosci (Schol Ed) 2013; 5 : 685–708. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          43. Bell IR, Ives JA, Jonas WB. Nanoparçacıkların doğrusal olmayan etkileri: hormetik dozlardan biyolojik değişkenlik, küçük parçacık boyutları ve dinamik uyarlanabilir etkileşimler . Doz Yanıtı 2014; 12 : 202–232. 10.2203/dose-response.13-025.Bell [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          44. Bhattacharyya SS, Mandal SK, Biswas R, Paul S, Pathak S, Boujedaini N et al. In vitro çalışmalar, Gelsemium sempervirens bitkisinin bir alkaloidinin antikanser aktivitesini göstermektedir . Exp Biol Med (Maywood) 2008; 233 : 1591-1601. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          45. Theocharis AD, Skandalis SS, Gialeli C, Karamanos NK. Hücre dışı matris yapısı . Adv Drug Deliv Rev 2015. [ Google Akademik ]
          46. Meldolesi J. Adhezyonun hücre/matris formunun farmakolojisi . Pharmacol Res 2016; 107 : 430-436. 10.1016/j.phrs.2015.10.019 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          47. WS'ye, Midwood KS. Plazma ve hücresel fibronektin: doku onarımı sırasında farklı ve bağımsız işlevler . Fibrogenez Doku Onarımı 2011; 4 : 21 10.1186/1755-1536-4-21 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          48. Maurer E, Schaff M, Receveur N, Bourdon C, Mercier L, Nieswandt B et al. Fibriller hücresel fibronektin, verimli trombosit agregasyonunu ve prokoagülan aktiviteyi destekler . Tromb Haemost 2015; 114 : 1175–1188. 10.1160/TH14-11-0958 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          49. Gelberman RH, Steinberg D, Amiel D, Akeson W. Tendon onarımından sonra Fibroblast kemotaksisi . J Hand Surg Am 1991; 16 : 686-693. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          50. Juneja SC, Schwarz EM, O'Keefe RJ, Awad HA. Fleksör tendon onarımı ve adezyonlarında hücresel ve moleküler faktörler: histolojik ve gen ekspresyon analizi . Tissue Res 2013'ü bağlayın ; 54 : 218–226. 10.3109/03008207.2013.787418 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          51. Gratchev A, Guillot P, Hakiy N, Politz O, Orfanos CE, Schledzewski K et al. Alternatif olarak aktive edilmiş makrofajlar, fibronektin ve onun ek varyantlarını ve hücre dışı matris proteini betaIG-H3'ü farklı şekilde eksprese eder . Scand J Immunol 2001; 53 : 386-392. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          52. Fleck D, van Bebber F, Colombo A, Galante C, Schwenk BM, Rabe L et al. BACE1 ve ADAM17 tarafından neuregulin 1 tip III'ün ikili bölünmesi, EGF benzeri alanını serbest bırakır ve parakrin sinyallemesine izin verir . J Neurosci 2013; 33 : 7856-7869. 10.1523/JNEUROSCI.3372-12.2013 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          53. Gaultier A, Hollister M, Reynolds I, Hsieh EH, Gonias SL. LRP1, hücre dışı matrisin fibroblastlar tarafından yeniden şekillenmesini düzenler . Matrix Biol 2010; 29 : 22–30. 10.1016/j.matbio.2009.08.003 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          54. Gonias SL, Wu L, Salicioni AM. Düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein: plazma zarı proteomunun düzenlenmesi . Tromb Haemost 2004; 91 : 1056-1064. 10.1160/TH04-01-0023 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          55. Gonias SL, Campana WM. LDL reseptörü ile ilgili protein-1: ateroskleroz, kanser ve sinir sistemi hasarında iltihaplanma düzenleyicisi . Ben J Pathol 2014; 184 : 18-27. 10.1016/j.ajpath.2013.08.029 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          56. Yamamoto K, Troeberg L, Scilabra SD, Pelosi M, Murphy CL, Strickland DK ve diğerleri. LRP-1 aracılı endositoz, ADAMTS-5'in eklem kıkırdağında hücre dışı aktivitesini düzenler . FASEB J 2013; 27 : 511-521. 10.1096/fj.12-216671 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          57. Strickland DK, Au DT, Cunfer P, Muratoğlu SC. Düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein-1: vasküler bütünlüğün düzenlenmesinde rol . Arterioscler Tromb Vasc Biol 2014; 34 : 487-498. 10.1161/ATVBAHA.113.301924 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          58. May P. Enflamasyonda düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü ile ilgili protein 1 . Curr Opin Lipidol 2013; 24 : 134–137. 10.1097/MOL.0b013e32835e809c [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          59. Wijeratne SS, Martinez JR, Grindel BJ, Frey EW, Li J, Wang L et al. Perlecan/HSPG2'nin tek moleküllü kuvvet ölçümleri: Osteosit perisellüler matrisinin önemli bir bileşeni . Matris Biol 2016; 50 : 27–38. 10.1016/j.matbio.2015.11.001 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          60. Ishii M, Wen H, Corsa CA, Liu T, Coelho AL, Allen RM ve diğerleri. Alternatif olarak aktive edilmiş makrofaj fenotipinin epigenetik düzenlenmesi . Kan 2009; 114 : 3244–3254. 10.1182/blood-2009-04-217620 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          61. Wu X, Kodama A, Fuchs E. ACF7 , hücre iskeleti-fokal yapışma dinamiklerini ve göçü düzenler ve ATPaz aktivitesine sahiptir . Hücre 2008; 135 : 137–148. 10.1016/j.cell.2008.07.045 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          62. Babot M, Birch A, Labarbuta P, Galkin A. Mitokondriyal kompleksin aktif/ deaktif geçişinin karakterizasyonu I . Biochim Biophys Açta 2014; 1837 : 1083-1092. 10.1016/j.bbabio.2014.02.018 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          63. Craciunescu O, Constantin D, Gaspar A, Toma L, Utoiu E, Moldovan L. Arnica montana L. ve Artemisia absinthium L. etanolik özlerinin antioksidan ve sitoprotektif aktivitelerinin değerlendirilmesi . Kimya Cent J 2012; 6 : 97 10.1186/1752-153X-6-97 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          64. Kennedy JM, Fodil N, Torre S, Bongfen SE, Olivier JF, Leung V ve diğerleri. CCDC88B, patolojik inflamasyon sırasında T hücrelerinin olgunlaşmasının ve efektör fonksiyonlarının yeni bir düzenleyicisidir . J Exp Med 2014; 211 : 2519–2535. 10.1084/jem.20140455 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          65. Lussignoli S, Bertani S, Metelmann H, Bellavite P, Conforti A. Homeopatik bir formülasyon olan Traumeel S'nin sıçanlarda kan kaynaklı inflamasyon üzerindeki etkisi . Ther Med 1999'u tamamlayın ; 7 : 225–230. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          66. Conforti A, Bellavite P, Bertani S, Chiarotti F, Menniti-Ippolito F, Raschetti R. Akut inflamasyonun sıçan modelleri: homeopatik ilaçların etkileri üzerine randomize kontrollü bir çalışma . BMC Tamamlayıcı Alter Med 2007; 7 : 1 10.1186/1472-6882-7-1 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          67. Castro FC, Magre A, Cherpinski R, Zelante PM, Neves LM, Esquisatto MA ve diğerleri. Mikro akım uygulamasının tek başına veya topikal Hypericum perforatum L. ve Arnica montana L. ile kombinasyon halinde Wistar sıçanlarında cerrahi olarak oluşturulan yara iyileşmesi üzerindeki etkileri . Homeopati 2012; 101 : 147-153. 10.1016/j.homp.2012.05.006 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          68. Hostanska K, Rostock M, Melzer J, Baumgartner S, Saller R. Arnika, kadife çiçeği, St. John ters çevrilmiş soru işaretleri şıra ve karakafesten elde edilen homeopatik bir ilaç, NIH 3T3 fibroblastlarının in vitro yara çizik kapatmasını hızlandırır . BMC Tamamlayıcı Alter Med 2012; 12 : 100 10.1186/1472-6882-12-100 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          69. Bresler A, Hawkins D, Raziog R, Abrahamse H (2007) Düşük seviyeli lazer tedavisinin ve Calendula officinalis 3 CH'nin insan derisi fibroblastlarında yara iyileşmesi üzerindeki etkisi . Ind J Res Hom 2 : 7–15. [ Google Akademik ]
          70. Khuda-Bukhsh A. Potansiyel hale getirilmiş homeopatik ilaçlar, gen ekspresyonunun düzenlenmesi yoluyla etki eder: etki mekanizmalarını in vitro olarak açıklamak için bir hipotez . Compl Ther Med 1997; 5 : 43–46. [ Google Akademik ]
          71. Bellavite P, Signorini A, Marzotto M, Moratti E, Bonafini C, Olioso D. Hücre duyarlılığı, doğrusal olmama ve ters etkiler . Homeopati 2015; 104 : 139-160. 10.1016/j.homp.2015.02.002 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          72. Das D, De A, Dutta S, Biswas R, Boujedaini N, Khuda-Bukhsh AR. Güçlü homeopatik ilaç Arsenicum Album 30C, arsenata maruz kalan Saccharomyces cerevisae'deki protein biyobelirteçlerini ve gen ekspresyonlarını pozitif olarak modüle eder . Zhong Xi Yi Jie He Xue Bao 2011; 9 : 752-760. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          73. De A, Das D, Dutta S, Chakraborty D, Boujedaini N, Khuda-Bukhsh AR. Güçlendirilmiş homeopatik ilaç Arsenicum Albüm 30C, hücre içi reaktif oksijen türlerinin oluşumunu inhibe eder ve arsenite maruz kalan bakteriler Escherichia coli'de arsenik direnç geninin ekspresyonunu yukarı düzenler . Zhong Xi Yi Jie He Xue Bao 2012; 10 : 210–227. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          74. Das S, Saha SK, De A, Das D, Khuda-Bukhsh AR. Homeopatik çare Arnica Montana 30C'nin, nükleotid eksizyon onarım genlerinin yukarı regülasyonu yoluyla ultraviyole ışınımına maruz kalan Escherichia coli'deki DNA hasarını azaltma potansiyeli . Zhong Xi Yi Jie He Xue Bao 2012; 10 : 337-346. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          75. Marzotto M, Olioso D, Brizzi M, Tononi P, Cristofoletti M, Bellavite P. İnsan SH-SY5Y nörositlerinde gen ekspresyonunun ultra düşük dozlarda Gelsemium sempervirens'e aşırı duyarlılığı . BMC Tamamlayıcı Alter Med 2014; 14 : 104 10.1186/1472-6882-14-104 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          76. Olioso D, Marzotto M, Moratti E, Brizzi M, Bellavite P. Gelsemium sempervirens L.'nin nöronal hücrelerde yolak odaklı gen ekspresyonu profili üzerindeki etkileri . J Ethnopharmacol 2014; 153 : 535-539. 10.1016/j.jep.2014.02.048 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          77. Bigagli E, Luceri C, Dei A, Bernardini S, Dolara P. Apis mellifica Preparasyonlarının Aşırı Seyreltimlerinin İnsan Hücrelerinin Gen İfade Profilleri Üzerindeki Etkileri . Doz Yanıtı . 2016. 6 Ocak; 14 ( 1 ): 1559325815626685. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
          78. Ramo P, Kesseli J, Yli-Harja O. Gen düzenleyici ağlarda Pertürbasyon çığları ve kritiklik . J Theor Biol 2006; 242 : 164–170. 10.1016/j.jtbi.2006.02.011 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          79. Balleza E, varez-Buylla ER, Kaos A, Kauffman S, Shmulevich I, Aldana M. Genetik düzenleyici ağlarda kritik dinamikler: dört krallıktan örnekler . PLoS BİR 2008; 3 : e2456 10.1371/journal.pone.0002456 [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
          80. Ganzera M, Egger C, Zidorn C, Stuppner H. Arnica montana L.'deki flavonoidlerin ve fenolik asitlerin misel elektrokinetik kapiler kromatografisi ile kantitatif analizi . Anal Chim Açta 2008; 614 : 196–200. 10.1016/j.aca.2008.03.023 [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X