Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Neem Ağacı, Nim ağacı, Nim agaci, Azadirachta indica

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Neem Ağacı, Nim ağacı, Nim agaci, Azadirachta indica

    Nim ağacı, Nim agaci, Azadirachta indica



    Nim Ağacı
    Botanik: Nim ağacı 40 m boyuna kadar ulaşabilen bir bitkidir ve gövdesi 4 metreye kadar ulaşır ve 200 yıl yaşayabilir.Yaprakları mızrak şeklinde kenarları rertikli 20-40 cm uzunluğunda 3-7 cm genişliğinde, çiçekleri beş kupa yapraktan oluşur ve ortada boru şeklinde taç yaprakları vardır ve pempe renktedir.Meyveleri zeytine benzer 1,5-3 cm uzunluğunda 1-1,5 cm kalınlığında yeşilimsi sarı renkli içerisinde sayısız tohumları mevcuttur.Bitkinin vatanı Hindistan olup, buradan diğer ülkelere yayılmıştır.Türkiye'nin çok sıcak bölgelerinde yetiştirilebilir.

    Birleşiminde: nim ağacının yaprak, gövde ve meyvelerinde Azadirachtin isimli etkili bir medde içerir.Bu madde tohumlarını soğuk presle sıkılması ile elde edilen nim yağının içinde bol miktarda bulunur ayrıca Salannin, Meliantriol, Nimbin und Nimbidin içerir.Hohenheim Üniversitesi bu etken maddenin kimyasal molekül yapsını tesbit etmiş ve Cambrige Üniversitesinden Prof Dr. Steven Ley bu etken maddeyi sentetik olarak imal edilmiştir (2007).

    Kullanılması: Nim ağacı DÜNYA'da bitkileri MANTAR ve BÖCEKLERE karşı korumak ve haşereleri yok etmek için en doğal ve en etkili bir bitkidir.Nim tohumlarından elde edilen nim suyu bitkilere püskürtülürse bitkilere musallat olan haşerelerin nefes alıp-vermeyi egeler ve ölümüne sebep olur ve larvalarının gelişimini engeller.Kimyasal ilaçları bitkilere püskürtmek hem insanlarda başta alerji, deri hastalıkları ve nefes yolları rahatsızlıklarına sebep olur, hemde faydalı böcekleri ve bitkileri de yok eder.Bu nedenle hiç bir yan etkisi olmayan NİM AĞACININ Tohumunu kullanmak en akılıca yoldur.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

  • #2


    Azadirachta indica

    • Türkçe Adı: Neem ağacı
    • İngilizce Adı: Neem
    • En Sık Bulunduğu Bölgeler ve Genel Özellikleri:Hindistan ve Sri Lanka ormanlarına özgü olan bu ağaç, günümüzde Endonezya, Avustralya ve batı Afrika gibi tropik bölgelerde de yetişmektedir. Yaklaşık 16 metre boylarında odunsu bir bitkidir.




    Kullanılabilir kısımlar: Neem ağacının medikal amaçlar için kullanılan kısmı odunsu gövde kısmı ve dalları, yaprağı, tohumu ve tohumundan elde edilen yağ kısmıdır. Çok nadir olarak olsa da çiçek, kök ve meyve kısımları da kullanılabilmektedir.


    İçeriğindeki Bileşenler: Neem ağacı içerik olarak o kadar zengindir ki bu bitkiden 135’den fazla farklı bileşen izole edilmiştir. Neem tohumu yağında triterpenler ve tetranortriterpenler (limonoidler ve gedunin grubundan protolimonoidler vs..), nimbolin A ve B, nimbin , gedunin maddeleri başta olmak üzere birçok bileşen bulunmaktadır. Neem ağacının odunsu gövdesi ve yaprakları ise uçucu yağ ve tanin açısından zengin olup oldukça fazla bileşen içermektedir.


    Etkileri ve Kullanıldığı Durumlar: Yapılan ilk çalışmalar ışığında neem bitkisinin antienflamatuar, antiartritik (artrit karşıtı), antipiretik (ateş düşürücü), hipoglisemik (kan şekerini düşürücü), antiülser (ülser karşıtı), antibakteriyel, antifungal (mantar öldürücü), antiviral (virüs öldürücü) ve diüretik (idrar söktürücü) etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Neem tohumu yağının içeriğinde bulunan nimbidin ve nimbin maddelerinin ise spermisidal etkisi (sperm öldürücü) olduğu bilinmektedir, ayrıca antidiyabetik etkisi ve immunstimulan etkisi (bağışıklık sistemini uyarıcı) olduğu da düşünülmektedir. Bitkinin içeriğindeki "azadirachtin” maddesi antimalaryal özellik gösterdiğinden sıtma hastalığına karşı kullanılabilir. Bu madde aynı zamanda insektisid özelliği sayesinde böcek öldürücüdür. "Mahmoodin” ise neem ağacının içerdiği, antibakteriyel özellik gösteren diğer bir maddedir.


    Yapılan ilk hayvan deneylerinde, hayvan vajinasına uygulanan neem kökü ekstresinin sperm öldürücü etkisi olduğundan, uzun dönemli ve geri dönüşümlü bir doğum kontrol etkisi sağlamış ve gebeliği önlemiştir.
    Neem ağacı kabuğu, içerdiği taninler ve polisakkaritkler nedeniyle antienflamatuar etki göstermektedir (iltihap karşıtı etki). Ayrıca bazı polisakkaritler de antitümör etkinliğe sahiptir ve bu nedenle tümör büyümesini engellediği düşünülmektedir. Neem kabuğunun içerdiği margolon, margolonon ve isomargolonon maddelerinin Klebsiella, Staphylococcus ve Serrattia cinsi bakterileri öldürücü özellik gösterdiği ortaya çıkmıştır. Neem ağacı kabuğunun sıvı ekstresinin anti-ülser etkisi olduğu da düşünülmektedir.


    Neem yaprakları sülfür içerdiğinden dolayı antifungal etkilidirler (mantar öldürücü). Yaprakların sıvı ekstresinin hipoglisemik etkisi olduğu (kan şekerini düşürücü etki) da düşünülmektedir. Yapılan ilk çalışmalar neem yaprağı ekstresinin, karaciğeri asetaminofen maddesinin toksik etkilerinden koruduğunu göstermiştir. Ayrıca bitkinin yaprak kısımları da tıpkı kök kısmı gibi sperm öldürücü etki göstemektedir.


    Bitkinin meyve kısmının anti-ülser etkili olduğu düşünülmektedir. Tüm bunların yanında, neem tohumu yağı çocuklar ve yenidoğanlar için toksiktir, ancak toksisitenin kaynağının hangi madde olduğu bilinmemektedir. Ayrıca çok acı ve kötü kokulu olan neem tohumu yağının, acı tadını ve kötü kokusunu ortadan kaldırmak için çeşitli yöntemler geliştirlmiştir.
    Halk arasında neem yaprağı,
    • Lepra (cüzam hastalığı) gibi tedavisi zor bazı hastalıklarda,
    • Bazı göz bozukluklarının tedavisine yardımcı amaçlı,
    • Burun kanamalarını dindirmek için,
    • Bağırsak kurtlarını dökmek için,
    • Anoreksiya gibi hastalıkların tedavisine yardımcı olarak,
    • Bazı cilt hastalıklarının ve ülserlerinin tedavisinde,
    • Doğum kontrolü amaçlı,
    • Kardiyovasküler hastalıklarda kalp ve damarları korumak için,
    • Diyabetli hastalarda kan şekerini düşürmeye yardımcı olarak,
    • Diş eti iltihaplanmalarında,
    • Bazı karaciğer hastalıklarında, karaciğeri korumak için oral olarak kullanılmaktadır.
    • Neem kabuğu ise halk arasında,
    • Malarya (sıtma) tedavisinde ateşi düşürmek için,
    • Peptik ülser tedavisinde (mide ülseri),
    • Çeşitli cilt hastalıkları, ağrı ve yüksek ateş gibi farklı hastalıkların tedavisinde oral olarak kullanılmaktadır.
    • Bitkinin çiçek kısmı halk arasında,
    • Safra salgısının baskılanması için, bağırsak kurtlarını düşürmek için ve balgam söktürmek için oral olarak kullanılmaktadır.
    • Bitkinin meyvesi halk arasında,
    • Hemoroid, bağırsak kurtları, bazı idrar yolları rahatsızlıkları, burun kanaması, balgam, bazı göz bozuklukları, diyabet, yaralar ve cüzam gibi bazı hastalıkların tedavisinde veya tedaviye yardımcı amaçlı olarak,
    • Bitkinin küçük ve ince dalları ise halk arasında,
    • Öksürük, astım, hemoroid, bağırsak kurtları, spermatore (uyarılma ya da cinsel birleşme olmaksızın nedensiz sperm boşalması), üriner bazı bozukluklar (idrar yolları ile ilgili bazı hastalıklar) ve diyabet gibi hastalıkların tedavisinde veya tedaviye yardımcı olarak,
    • Bitkinin tohumu veya tohumundan elde edilen yağ halk arasında,
    • Lepra (cüzam hastalığı) gibi tedavisi zor bazı hastalıklarda,
    • Doğum kontrolü veya kürtaj gibi üreme sistemiyle ilgili bazı durumlarda,
    • Bağırsak kurtlarını düşürmek için oral olarak kullanılır.
    • Neem kök kabuğu, gövde kabuğu ve meyvesi kanamayı durdurucu olarak ve tonik olarak (besleyici, canlandırıcı) kullanılmaktadır.
    • Neem bitkisi yukarıda sayılanlardan başka saç bitlerini öldürmek, bazı cilt hastalıklarını tedavi etmek, yaraları ve cilt ülserlerini iyileştirmek, sivrisinek kovucu ve cildi yumuşatıcı etki göstermesi amacıyla topikal olarak (cilt üzerine istenen bölgeye direk uygulanarak) da kullanılmaktadır.
    • Bu bitkinin ekstreleri intravajinal olarak (vajina içerisine) doğum kontrolü amacıyla da uygulanmaktadır.
    • Neem ayrıca insektisid olarak da kullanılmaktadır (böcek öldürücü).


    Etkili Olduğu Durumlar:
    • Dental Plak Oluşumu: Dental plak, dişlerin üzerinde bakteriler ve yiyecek artıklarından oluşan, yapışkan ve renksiz bir bakteri tabakasıdır. Çürüklerin ve dişeti hastalıklarının başlıca sebebi olan plak, her gün temizlenmediği takdirde sertleşerek tartar oluşturabilir. Yapılan ilk klinik araştırmalar sonucu 6 hafta boyunca günde 2 kez neem yaprağı ekstresi içeren bir jeli diş ve dişetlerine uygulayan kişilerde dental plak oluşumu azaldığı görülmüştür. Bu ekstrenin, dental plak oluşumuna neden olan bakteriler arasından Streptococcus ve Lactobacilli türlerinin üremesini azalttığı tesbit edilmiştir.
    • Peptik Ülser: Yapılan ilk klinik çalışmalara göre 10 hafta boyunca, günde iki kez 30-60 mg neem gövdesi kabuğu ekstresi kullanan kişilerde gastroduedonal ülserin (mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri) iyileşmesinin hızlandığı görülmüştür.


    Kullanım Şekli ve Dozaj: Bitkinin kullanımıyla ilgili tipik bir dozaj belirtilmemiştir. Ancak bu bitkinin gıda takviyesi formunda satışa sunulan 475 mg.lık kapsül formları mevcuttur. Bazı kaynaklarda bitkinin yapraklarından veya kabuk kısmından çay demlenerek içilebileceğine dair kullanım şekilleri mevcuttur.


    Güvenlik ve Yan Etkileri: Neem kabuğu ekstresi oral olarak ve uygun şekilde kullanıldığında 10 haftaya kadar kullanımı güvenli kabul edilmektedir. Neem yapraklarının ekstresinden elde edilen jelin, topikal olarak ağız içine uygulanması da güvenli kabul edilmektedir.


    Neem bitkisinden çok yüksek dozlarda ve uzun süreli kullanımı güvenli olmayabilir. Yapılan ilk klinik çalışmalar çok yüksek dozda veya çok uzun süreli kullanımının böbrekler veya karaciğer için toksik olabileceğini göstermiştir.


    Neem tohumu yağının veya tohumunun çocuklar veya yenidoğanlar tarafından oral olarak tüketilmesi (ağzıdan alınarak) güvenli kabul edilmemektedir. Bu nedenle zehirlenerek ölen yenidoğan bebeklerin olduğu rapor edilmiştir.


    Neem yaprağı veya tohum yağı gebeler tarafından kullanılmamalıdır. Çünkü bitkinin bu bölümleri abortif olarak (bebek düşürmek için) kullanılabilmektedir. Ayrıca neem bitkisinin emziren kadınlardaki güvenilirliğiyle ilgili çalışma yapılmadığından bu konuda herhangibir bilgi mevcut değildir, kullanılmaması önerilir.


    Diğer Bitkilerle /Gıdalarla / Gıda Takviyeleriyle Etkileşim:
    • Hipoglisemik Etkili Bitkiler: Teorik olarak neem bitkisinin kan şekerini düşüren diğer bitkilerle beraber kullanımı additif etki yaparak kan şekerini beklenenden daha düşük seviyeye çekebilir. Hipoglisemik etkisi olduğu bilinen bazı bitkiler: şeytan pençesi, çemen otu (boy otu), sarımsak, at kestanesi, Panax ginseng, Sibirya ginsengi ve karnıyarık tohumu


    İlaçlarla Etkileşim:
    • Antidiyabetik İlaçlar: Neem bitkisinin hipoglisemik etki (kan şekerini düşürücü) gösterdiğine dair bazı araştırmalar mevcuttur. Bu nedenle bu bitkinin kan şekerini düşüren bazı ilaçlarla beraber kullanılması, kan şekerinin beklenenden daha çok düşmesine neden olabilir. Bahsedilen sebepten dolayı kullanılan antidiyabetik ilaçlarda yeni doz ayarlaması yapılması ve gerekirse dozaj azaltması yapılması gerekebilir. Bahsedilen hipoglisemik etkili ilaçlardan bazıları: insülin, glimepride (Amaryl), glipizide (Glucotrol), glyburide (DiaBeta), tolazamide (Tolinase), tolbutamide (Orinase) vs..
    • Immunsupresan İlaçlar: Bu ilaçlar bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlardır. Yapılan ilk klinik araştırmalara göre Neem bitkisinin immunstimulan özellik göstererek bağışıklık sistemini uyardığı görülmüştür. Bu nedenle, teorik olarak neem bitkisinin bahsedilen ilaçlarla beraber kullanılması, bu ilaçların etkisini azaltabilir.
    • Lityum: Bu bitkinin idrar söktürücü etkileri olduğudüşünülmektedir. Bu özelliğinden dolayı teorik olarak, kandaki lityum oranlarını arttırabileceğisanılmaktadır. Olası bu etki nedeniyle gerektiği takdirde lityum dozunun azaltılması gerekebilir.


    Hastalıklar veya Durumlarla Etkileşimi:
    • Otoimmun Hastalıklar: Yapılan ilk klinik araştırmalara göre Neem bitkisinin immunstimulan özellik göstererek bağışıklık sistemini uyardığı görülmüştür. Bu yüzden otoimmun hastalığı olan kişilerde hastalık semptomlarını daha da şiddetlendirebilir. Multipl skleroz ve sistemik lupus hastalığı gibi otoimmun hastalığı olan kişiler bu bitkiyi kullanmamalıdırlar.
    • Diyabet: Neem bitkisinin hipoglisemik etki (kan şekerini düşürücü) gösterdiğine dair bazı araştırmalar mevcuttur. Bu nedenle bu bitkinin kan şekerini düşüren bazı ilaçlarla beraber kullanılması, kan şekerinin beklenenden daha çok düşmesine neden olabilir. Bahsedilen sebepten dolayı kullanılan antidiyabetik ilaçlarda yeni doz ayarlaması yapılması ve gerekirse dozaj azaltması yapılması gerekebilir.
    • Kısırlık: Yapılan klinik araştırmalar sonucu bu bitkinin kadın ve erkekteki doğurganlığı azalttığı görülmüştür. Neem yaprağının sperm hareketlerini ve canlılığını azalttığı bilinmektedir. Bu nedenlerle kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin kullanılmaması önerilir.
    • Oragan Transplantasyonu: Neem bitkisi teorik olarak immun sistemi uyarıcı etki gösterdiğinden, organ bağışı yapılan hastalar için kullanılan immunsupresan ilaçların etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle organ bağışı yapılan kişilerin bu bitkiyi kullanmamaları tavsiye edilir.
    • Cerrahi Operasyon: Neem bitkisi cerrahi operasyon öncesindeki 2 haftalık süreçte kullanılmamalıdır.




    Ayurveda’da Kullanılan İsmi: Nimba


    Tadı: Kekremsi


    Kullanılan Kısımları: Kabuk kısmı ve yaprakları (Hindistan’da çok sık kullanılan bir bitki olduğundan Neem yaprakları marketlerde bile satılmaktadır.)


    Enerjetiği: Serinletici


    Sindirim Sonrası Etkisi: Acı


    Doshalar Üzerindeki Etkileri: Pitta ve Kapha’yı azaltırken Vata’yı arttırmaktadır.


    Genel Nitelikleri: Ateş düşürücü, toksin arındırıcı, alteratif (kanı temizleyici), antihelmintik (barsak kurt ve parazitlerini öldürücü), antiseptik ve antiemetik (mide bulantısını giderici)


    Özellikle Etkilediği Sistemler: Özellikle sindirim, dolaşım, solunum ve üriner sistemleri etkiler.


    Kullanım Alanları: Bu bitki Ayurvedaya göre ürtiker (kurdeşen), egzama ve saçkıran gibi çeşitli cilt hastalıklarının, barsak parazitlerinin meydana getirdiği rahatsızlıklar, yüksek ateş, malarya (sıtma), öksürük, mide bulantısı, kusma, diyabet, tümörler, obezite, artrit, romatizma ve sarılık gibi hastalıkların veya rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.


    Neem bitkisi Ayurveda’ya göre en güçlü kan temizleyici ve toksin atıcı bitkilerden biridir. Serinletici özelliği nedeniyle yüksek ateşi düşürür, enflamasyonlu deri hastalıklarının veya ülserli mukoz membranların içindeki toksinleri temizleyerek iyileşmeye yardımcı olur. İyi bir ateş düşürücü olduğundan sıtma ve ateşin nöbetler halinde yükseldiği diğer hastalıklardaki ateşi düşürmeye yardım eder. Yüksek ateşin eşlik ettiği bu gibi hastalıklarda genellikle karabiber ve centiyan gibi bitkilerle kombine edilerek kullanılmaktadır.


    Neem, kan ve vücudun temizlenmesi gereken zamanlarda kullanılabilir. Yabancı maddeleri veya ölü dokuları uzaklaştırarak iyileşmeye yardım eder. Ancak aşırı zayıf veya hastalık nedeniyle bitkin düşmüş kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Neem yağı medikal amaçlı kullanılan bir yağın içerisine ilave edilebilecek en iyi dezenfektan ve iyileştirici maddelerden biridir. Bunların yanı sıra eklem ve kas ağrılarına karşı oldukça iyi bir anti-enflamatuar ajandır.


    Hindistan’da sıklıkla kullanılan bu bitki iyi bir antibakteriyel ve antiviral olmasına rağmen ya çok az bir toksisiteye sahiptir ya da hiç toksisite göstermez. Neem ağacının küçük dallarının çiğnenmesi dişleri etkili bir şekilde temizlerken, dişeti iltihaplarını da önler veya tedavi eder.


    Yapraklar ve kabuk kısmından elde edilen bitkisel ekstre, tarımda böcekler ve zararlılarla savaşmak için kullanılan hem etkili hem de doğal bir insektisiddir. Neem bitkisinden elde edilen sıvı ekstre bitkilerin üzerine sıkıldığında, bitkisel yapılar tarafından emilerek bitkisel sisteme katılır ve bu sayede sıkıldıktan sonra oldukça uzun bir süre etki gösterebilir.
    Bitkisel Tedavi - İbrahim Gökçek Ürünleri Resmi Satış Sitesidir.

    Yorum yap


    • #3
      Jinekolojik Kanserlerde Azadirachta indica (Neem) 'in Antikanser Aktivitesine Genel Bir Bakış
      Marius Alexandru Moga , 1 Andreea Bălan , 1 Costin Vlad Anastasiu , 1, * Oana Gabriela Dimienescu , 1, * Carmen Daniela Neculoiu , 2 ve Claudia Gavriș 1
      Yazar bilgileri Makale notları Telif hakkı ve Lisans bilgileri Sorumluluk reddi
      Bu makale PMC'deki diğer makaleler tarafından alıntılanmıştır .
      Şuraya gidin:

      Öz
      Son yıllarda, geniş bir çalışma yelpazesi, nutrasötiklerin kanser dahil çeşitli hastalıklar için terapötik bileşiklerin rezervuarı olarak önemine işaret etmiştir. Bu çalışma, bazı nutrasötiklerin antikanser ajanlar olarak rolüne ve onkolojik jinekolojik alanda etkinliklerine odaklanmıştır. Jinekolojik kanserler arasında servikal, yumurtalık ve meme neoplazileri bulunur ve bunlar kadın popülasyonunda morbidite ve mortalitenin başlıca nedenleridir. Servikal neoplazi, 30 ila 40 yaşları arasındaki cinsel olarak aktif kadınları etkiler ve dünya çapında kadınlar için ikinci önde gelen ölüm nedeni olarak kabul edilir. Epidemiyolojik çalışmalar, bu kanserin diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu ile güçlü bir ilişkisini göstermiştir. Yumurtalık kanseri tüm kadın kanserlerinin yaklaşık% 4'ünü temsil etmektedir ve meme neoplazisi her yıl 100.000 kadına 52,8 yeni vaka kaydetmektedir. Antik çağlardan beri, bitkisel tedaviler çok çeşitli yararlı etkiler ve insan sağlığını korumak için yüksek bir potansiyel göstermiştir.Azadirachta indica (Neem), karsinogenez sürecine müdahale ederek tümör baskılayıcılar olarak önemli bir etki gösteren, 140'tan fazla izole edilmiş bileşiğe ve en az 35 biyolojik olarak aktif ilkeye sahip bir ağaç olan Hint menşeli tıbbi bir bitkidir. Asya'da kanser için doğal bir çare olarak yüzyıllardır kullanılan, ağaç kabuğu, yapraklar, çiçekler ve tohum yağında bulunan neem bileşiklerinin, kemopreventif kapasite, apoptotik aktiviteler, immünomodülatör etkiler ve p53'ten bağımsız apoptoz indüksiyonu gibi özelliklere sahip olduğu gösterilmiştir. Bu çalışma, jinekolojik kanserlerdeki neem bileşiklerinin antikarsinojenik potansiyeline dayanan sistematik bir literatür taramasıdır.
      Anahtar Kelimeler: Azadirachta indica , karsinogenez, rahim ağzı kanseri, yumurtalık kanseri, meme kanseri

      1. Giriş
      Servikal neoplazi, Avrupa'da her yıl yaklaşık 24.400 ölümle kadınlarda ikinci önde gelen ölüm nedeni olarak kabul edilmektedir [ 1 ]. Romanya, Globocan 2012 tarafından her yıl 100.000'de 10,8 ölümle rahim ağzı kanserinden ölümler sıralamasında Avrupa'nın ilk 20 ülkesinden biri olarak tanınmıştır [ 2 ]. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre Romanya, rahim ağzı kanserine bağlı ölüm oranlarının diğer Avrupa ülkelerine göre 2-2,7 kat fazla olduğu Avrupa'da da birinci sırada yer almaktadır [ 3 ] ve bu değerlerin artması beklenmektedir. 2020, 15 milyon ölüme yükseliyor [ 2 , 4]. Birkaç epidemiyolojik çalışma, servikal neoplazinin gelişimi ile insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu arasındaki güçlü ilişkiyi göstermiştir. Tümörlerin% 93'ünde HPV kanseriyle ilişkili birkaç tip keşfedilmiş ve HPV DNA saptanmıştır [ 4 , 5 ]. HPV enfeksiyonunun karsinogenez sürecindeki rolü, diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak kabul edilir.

      Yumurtalık kanseri ile ilgili olarak, insidans ve ölüm oranının belirlenmesi de önemlidir. Yumurtalık kanseri, tüm kanserlerin% 4'ü dahil olmak üzere kadınlarda en sık görülen kanserler arasında sekizinci sıradadır [ 6 ]. Her yıl yaklaşık 225.000 kadına yumurtalık kanseri teşhisi konmakta ve her yıl 140.000 kadın ölmektedir. Bu tip neoplazi ile teşhis edilme riski 1: 71 iken, bu nedenden ölme olasılığı 1: 95'tir [ 6 , 7 ]. Yumurtalık kanserinin insidans ve ölüm oranları bile yüksektir ve bu hastalığın patofizyolojisi ve etiyolojisi hala tam olarak bilinmemektedir ve anlaşılamamaktadır [ 8 , 9]. Yumurtalık kanserinin gelişiminde rol oynayan üç faktör kategorisi vardır: koruyucu faktörler (örn. Oral kontraseptif tüketimi), risk faktörleri (örn. Ailede kanser öyküsü, yaş) ve menarş ve menopoz yaşı gibi faktörler, bunlar şunlardır: yumurtalık kanserinin nedenselliğine ilişkin kanıtlanmamış çıkarımlar [ 8 , 10 , 11 , 12 , 13 ].

      2003 Ulusal Kanser Kayıt Raporuna göre, memenin malign patolojisi, 52.8 / 100.000 insidans oranıyla üreme çağındaki kadınları etkileyen en yaygın kanser türlerinden biridir [ 14 ]. Yumurtalık kanserine benzer şekilde, meme kanserini tetikleyen faktörler tam olarak bilinmemekle birlikte, erken menarş veya geç menopoz ve aile öyküsü gibi karsinojenez sürecinin nedenselliğinde bahsedilen bazı risk faktörleri vardır. Bununla birlikte, şimdiye kadar, meme kanserinin birincil önlenmesi için gerçekçi bir seçenek uygulanamamıştır [ 8]. Normal hücrelerin kanser hücrelerine dönüştürülmesiyle ilgili olarak, onkojenler önemli bir role sahip gibi görünmektedir. Onkogenler, hücre döngüsü düzenlemesinde yer alan proteinleri kodlayan ve hücresel transformasyona katılan proteinleri üretebilen genlerdir. Anormal şekilde eksprese edilen veya aşırı eksprese edilen onkojenler normal hücreleri kanserli hücrelere dönüştürebilir [ 15 ].

      Literatürde, kanser önleme ve tedavisinde yüksek potansiyele sahip, karsinojenez sürecine müdahale edebilen biyoaktif bileşikler olan fitokimyasalların önemini vurgulamak için çalışmalar yapılmıştır [ 16]. Fitokimyasallar, terapötik potansiyelleri sayesinde son zamanlarda giderek daha fazla çalışılan bitki biyoaktif bileşikleridir. Fitokimyasalların sınıflandırılması fenolikler, terpenoidler, lif ve alkaloidleri içerir. Bu fitokimyasallar, çöpçü, çeşitli biyokimyasal reaksiyonlar için substratlar, hücre yüzeyini veya hücre içi reseptörleri antagonize eden ligandlar, enzimatik reaksiyonların kofaktörleri gibi davranarak sağlığı iyileştirebilir. antimikrobiyal, antiviral, antiparazitik vb. [ 17 ].

      Karsinogenez süreci ile ilgili olarak, fitokimyasalların, karsinogenez sırasında modifiye edilen geniş bir sinyal yolu yelpazesinde yer alan normal hücre proliferasyonunu ve regülasyonunu değiştirebildiği kanıtlanmıştır [ 18 , 19 ]. Waladkhani [ 20 ] bir çalışmada neoplazinin önlenmesinde fitokimyasalların etki mekanizmasının çeşitli olduğunu ve farklı enzimlerin inhibisyonu veya indüksiyonu ile temsil edildiğini bildirdi: sırasıyla faz I ve faz II enzimler, temizleyici DNA reaktif ajanlar, preneoplastik lezyonların baskılanması, ve kanser hücrelerinin belirli özelliklerinin inhibisyonu [ 21 ].

      Bitki ürünlerinin veya doğal ürünlerin terapötik etkileri, hastalık yönetimi ve önlenmesinde önemli bir rol oynar. Tıbbi bitkilerin ve doğal ürünlerin etkinliği, harika özellikleri ve daha az yan etkileri nedeniyle günümüzde heyecanla araştırılmaktadır. Ayrıca, bitkilerden çok sayıda farmakolojik olarak aktif ilaç elde edilir [ 22 , 23 , 24 ]. Şifalı bitkilerin ve şifalı bitkilerin çok sayıda hastalığın yönetimindeki önemli rolü, çeşitli hastalıkların tedavisinde şifalı otların / meyvelerin kullanımını sürdüren İncil ve Queran gibi bazı dini belgelerde de desteklenmektedir [ 25 ].

      Azadirachta indica (Neem), Meliaceae familyasına ait olan ve Hindistan, Burma [ 26 ], Pakistan, Bangladeş ve Nepal [ 24 ] dahil tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunan yaprak dökmeyen bir ağaçtır . Neem'den aktif bileşikler Ayurveda, Unani ve homeopatide uygulanmıştır ve günümüzde modern tıp, enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar ve kanser [ 27 ] dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisi için hala bu "ilahi ağacı" [ 26 ] kullanmaktadır .

      A. indica , nimbin, nimbidin, nimbolide ve limonoidler dahil çok çeşitli biyolojik aktif bileşikler içerir. Taze neem yapraklarından elde edilen ilk polifenolik flavonoidler quercetin ve β-sitosteroldür [ 24 ]. Tüm bu bileşikler, antitümör aktivite [ 28 , 29 ], antioksidan aktivite ve hücresel proliferasyon, tümör baskılayıcı genler ve apoptozun modülasyonu yoluyla malign hücrelerin gelişimi üzerinde uygulanan inhibe edici etki yoluyla kanser gelişimi ve yönetiminde önemli yerleri işgal eder [ 30 ].

      Bu makale, düşük jinekolojik kanser riski (servikal, yumurtalık ve meme kanserleri) ile A. indica alımından elde edilen flavonoid arasındaki olası korelasyonla ilgili çalışmaların bir derlemesidir .

      2. Fitokimyasalların Karsinojenez ve Kemopreventif Aktivitesi
      "Kimyasal önleme" terimi, fitokimyasallar olarak adlandırılan doğal ürünler, şifalı bitkiler veya bitkiler kullanılarak kanserin önlenmesi ve kontrolünü ifade etmek için kullanılır. Kanser oluşumunun tamamen önlenebileceği, bloke edilebileceği veya tersine çevrilebileceği varsayımı giderek yaygınlaşmaktadır [ 31 ]. 1948'de Berenblum ve Schubik, daha sonra çeşitli çalışmalarda desteklenen çok aşamalı karsinogenez kavramını önerdiler [ 32 ].

      Normal bir hücrede üretilen değişikliklere, moleküler değişiklikler üreten biyolojik, kimyasal veya fiziksel ajanlar gibi çok sayıda kanserojen çevresel faktör neden olur ve bu da malign tümör gelişimi ile sonuçlanır [ 33 ]. Kötü huylu dönüşüme ulaşmak için normal bir hücre, proto-onkojen anormal aktivasyonu ile tümör baskılama gen inaktivasyonu arasında bir denge gerektirir [ 32]. Proto-onkojenlerin aktif onkojenlere dönüştürülmesi için en az beş mekanizma tarif edilmiştir: yeni bir promoterin edinimini takiben proto-onkojenlerin aşırı ekspresyonu; artan bir transkript ve gen ürününe neden olan gen kopyalarının amplifikasyonu; gen ürünü miktarına neden olan transkripsiyonu etkiler; onkojen ve immünoglobulin alanının yan yana gelmesini sağlayan kromozomal translokasyonun neden olduğu genin deregülasyonu; ve onkojen yapısındaki değişiklikler [ 34 ].

      Karsinojenezin ana evreleri başlama, ilerleme ve ilerlemeden oluşur [ 32 ].Şekil 1normal bir hücreyi premalign bir lezyona ve son olarak da kansere ve invazyon metastazına dönüştürebilen bu sürecin şematik bir temsilidir. Ayrıca,Şekil 1 fitokimyasalların kimyasal önleme üzerindeki yararlı etkilerini ve fitokimyasalların biyoaktif bileşiklerinin tümör başlaması, yükselmesi ve ilerlemesi olaylarını nasıl bloke edebildiğini gösterir.


      Bir resim, illüstrasyon vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-19-03898-g001.jpg'dir.

      Ayrı bir pencerede aç
      Şekil 1
      Karsinogenez mekanizması - çok çeşitli kimyasal, fiziksel ve biyolojik ajanlar tarafından indüklenen ve fitokimyasalların koruyucu ve antikanser aktivitesi ile müdahale edilen çok aşamalı bir süreçtir (Kotecha [ 36 ] ve Harris [ 46 ] 'dan sonra uyarlanmıştır ).

      Neoplazideki ilk adım, geniş bir kanserojen faktör yelpazesi yoluyla birkaç hücresel değişikliği (kendiliğinden veya indüklenmiş) içeren başlatmadır. İlk adımda, hücresel genom mutasyona uğrar ve neoplazi potansiyeli ortaya çıkar. İkinci adım, başlatılan bir hücrenin daha fazla proliferasyona uğraması için uyarılmasıyla karakterize edilen promosyon ile temsil edilir. Başlatılan bir hücrenin neoplastik dönüşümü birden çok adımı içerir ve teşvik edici uyaranlara uzun süre maruz kalmayı gerektirir [ 35 ]. Bu, sonuç olarak, premalign bir lezyona yol açan bir dizi mutasyona sahip olan geri dönüşümlü bir süreçtir. Dönüştürülmüş hücrelerin bölünmesi ve yayılması, yükseltmeden sonra başlar [ 36 , 37 ].

      Bu ilerleme, kötü huylu bir lezyonda ortaya çıkan ardışık değişikliklerle karakterizedir. Tümör ilerlemesinin moleküler mekanizması tam olarak anlaşılmamıştır. Mutasyonların ve kromozomal anormalliklerin anlamı, tümör ilerlemesi için önemli bir faktör olarak kabul edilir. Lala ve ark. [ 38 ], çok sayıda insan tümörünün ilerlemesinin, nitrik oksit sentetazlar (NOS) tarafından üretilen nitrik oksit adı verilen kısa ömürlü bir molekül tarafından uyarılabileceğini buldu. Nitrik oksit, tümör hücrelerinin göçmen, istilacı ve anjiyojenik potansiyeller gibi çeşitli spesifik yeteneklerini teşvik ederek tümör büyümesini ve metastaz sürecini uyarabilir. Bu nedenle, antioksidan aktiviteleri aracılığıyla fitokimyasallar gibi NOS'un seçici inhibitörleri, kanser tedavisinde gerekli olabilir.

      Servikal neoplazide, karsinojenez süreci sırasında, dönüştürücü büyüme faktörü β1 (TGF-β1), malign tümörlerin gelişiminde, dönüştürülmüş hücrelerin istilasında ve metastaz sürecinde önemli bir rol oynar. TGF-factor1 faktörü, kanser öncesi lezyonlarda bir tümör inhibitörü olarak kabul edilir, ancak TGF-recep1 reseptörlerinin ve SMAD proteinlerinin farklı mutasyonları veya ekspresyon kaybı onu değiştirebilir ve TGF-1, servikal neoplazinin sonraki aşamalarında bir tümör promoterine dönüştürülebilir. Servikal kanserin destekleyicisi olan insan papilloma virüslerinin onkoproteinlerinin, konakçı immün savunmasının baskılanmasında ortaya çıkan TGF-β1 ekspresyonunu uyardığı gösterilmiştir [ 39 ].

      Nükleer faktör kB (NF-κB), büyük bir transkripsiyon faktörleri ailesine ait olan ve aynı zamanda anormal aktivasyon yoluyla kanserin gelişmesinde ve ilerlemesinde rol oynayan önemli bir transkripsiyon faktörüdür. NF-κB, inflamasyon ve immün yanıtın modülasyonunda önemlidir, ancak bu fonksiyon anormal aktivasyonla değişebilir. Dahası, bu mekanizma sayesinde NF-κB proliferasyon, migrasyon ve apoptoz için anahtar olur [ 40 ]. Fitokimyasalların immünomodülatör ve antiinflamatuar aktivitesi kullanılarak, karsinojenezin bu adımı tersine çevrilebilir.

      İstila, karsinojenezin son aşamasıdır. Tümör ilerlemesi ilerledikçe, kötü huylu hücreler yapışma özelliklerini kaybeder ve birincil organdan diğer bölgelere taşınır, bu da uzak metastaza neden olur. Paraneoplastik dokulardaki tümör baskılayıcı genlerin epigenetik modifikasyonları analiz edildikten sonra, karsinojenez ve metastaz süreçlerinin bu modifikasyonlarla hızlandırıldığı bildirilmiştir [ 41 ].

      Tıptaki ilerlemelere rağmen, kanser hala dünya çapında bir sağlık sorunudur ve eski zamanlardan beri, kanseri tedavi etmek ve önlemek için çok çeşitli bitki özleri kullanılmıştır. Saf ekstrakte edilmiş fitomoleküller veya nutrasötikler fonksiyonel gıdalardır [ 42 ] ve hücre proliferasyonunu ve mutajenik aktiviteyi baskılayarak kanserojenlerin tümörijenik etkisine yardımcı olabilir [ 43 ]. Nutrasötikler ayrıca geç evre kanserli hastalarda doğal öldürücü hücre (NK) fonksiyonunu ve tümör nekroz faktörünü (TNF α) artırabilir [ 44 ]. Fitokimyasalların diğer hücresel etkileri şunlardır: tümöral dönüştürülmüş hücrelerin uzaklaştırılması, bağışıklık gözetiminin artırılması ve kanserojenlerin hedeflenen bölgelere ulaşmasının önlenmesi [ 45 ].

      3. Neem bitkisi ( A. indica ) —Botanik Özellikler ve Sağlık ve Hastalık Önlemede Yararlı Rolü
      Neem, doğanın kutsal armağanı olarak da bilinen, antik çağlardan beri terapötik ve etnomedikal değerleri için dağıtılan ve kullanılan güneydoğu Asya'nın yerli bir bitkisidir [ 47 , 48 ]. Neem, Meliaceae familyasına ait Azzadirachta cinsine ait yaprak dökmeyen bir ağaçtır . "Nimba", "kutsal ağaç", "Vembu", "Arishtha", "Hint neem ağacı", "Hint leylak", "harika ağaç", "köy dispanseri", "ilahi ağaç" veya "her derde deva" olarak da adlandırılır. tüm hastalıklar ”. İyi bir büyüme oranına sahiptir ve yaklaşık 15-20 m yüksekliğe, bazen 35-40 m'ye kadar ulaşabilir [ 26 ].

      Neem, tıbbi bir bitki olarak oldukça istismar edilmektedir ve Ayurveda, Unani ve homeopatik tıp gibi farklı sistemlerde kullanılmaktadır ve günümüzde modern tıp tarafından kullanılmaktadır [ 47 ]. Geleneksel tıpta, bitkinin farklı kısımları veya farklı özler kullanılmıştır, ancak neem tohumları, içerdikleri yağlar ve çeşitli biyoaktif bileşikler nedeniyle bitkinin en önemli parçası gibi görünmektedir. Ayrıca tohumların doğal bir böcek ilacı olan azadirachtin içeriği artmıştır [ 49 , 50 ]. Neem tohumlarının lipit içeriği% 20 ile% 32 arasında değişmektedir [ 51 , 52] ve sterollerin, yağ asitlerinin ve proteinlerin içeriği de rapor edilmiştir. Neem tohumu yağı , en önemli biyopestisitlerden biri olan [ 55 , 56 ] , triperpenoidler ve linonoidler adı verilen 100'den fazla aktif bileşik içerir: Saladucin, valassin, meliacin, Nimbin, Nimbicin, geducin ve azadirachtin [ 53 , 54 ].

      Ara ve ark. [ 57 ] neem'de yeni tri- (4-8) terpenoidal ve di- (9) terpenoidal bileşenler gösterdi ve nimbilin adlı yeni bir tetranortriterpen keşfedildi. Trisiklik bir diterpen olan nimonilin de neem'in bir bileşenidir. Tohumlar neem'in en önemli parçası gibi görünmektedir, ancak yapraklar, meyveler, çekirdek kabuğu, çiçekler, kökler, ince dallar ve odun da faydalı faaliyetleri için kullanılabilir.

      Biswas, iki farklı kategoride neem'den izole edilen bileşikler olarak sınıflandırılmıştır: izoprenoidler ve izoprenoidler. Azadiron, protomeliasinler, limonoidler, gedunin, vilasinin ve C-secomeliacins (azadirachtin, nimbin ve salanin) dahil olmak üzere diterpenoidler, triterpenoidler ve steroidler izoprenoid grubuna dahildir. Bu arada, nonisoprenoidler proteinler, amino asitler, polisakkaritler ve polifenolikler (flavonoidler, kumarin, taninler ve alifatik bileşikler) içerir [ 47 ]. Neem'in gövde kabuğu tanenler gibi biyoaktif bileşikler içerir: trisiklik diterpenoidler, NB-II peptidoglikan, gallik asit, epigallocatehin, gallocatehin, catechin, epicatechin, margolone, vb. [ 26 ].

      Kabuk, yapraklar, tohumlar ve neemin diğer kısımlarından elde edilen aktif ilkeler, kanıtlanmış immünomodülatör, antiseptik, diüretik, antipiretik, antiparazitik, antimikrobiyal, analjezik, antifeedant, kontraseptif, pedikulicide, anti-ülser, antimutajenik ve antikanser etkileri için kullanılır [ 58 , 59 , 60 ].şekil 2 neem özütlerinin tüm yararlı etkilerinin sentezini temsil eder.

      Bir resim, illüstrasyon vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-19-03898-g002.jpg'dir.
      Ayrı bir pencerede aç
      şekil 2

      Neem'in genel sağlık, hastalık önleme ve tedavideki yararlı aktivitesi (Tiwari'den [ 26 ] uyarlanmıştır ). Tümörijenez üzerindeki etkilerle ilgili olarak, immünomodülatör ve apoptotik aktiviteler dahil olmak üzere antitümorijenik özellikler, çeşitli kanser türlerinin önlenmesi ve bastırılmasında eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Günümüzde, neem bileşenlerinin sahip olduğu güçlü antikanser etkisini sürdüren birkaç laboratuvar araştırma bulgusu vardır [ 61 ]. İncelememize dahil edilen tüm çalışmalar, antikanser etkilerinin altında yatan mekanizmaları anlamak için neem bitkisinin tohumlar, çiçekler, yapraklar ve meyveler gibi farklı kısımlarını içerir [ 61 ].

      Farklı neem özlerinin skuamöz hücreli karsinomaya karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. Sarkar ve ark. farelerde, neem yapraklarından sulu bir preparat, karsinoembriyonik antijen (CEA) ile reaksiyona giren bir immün yanıt oluşturdu ve bunun CEA pozitif tümörlerin immünoterapisinde kullanılabileceği sonucuna vardılar [ 62 ].

      4. Neem Bileşenleri ve Kansere Etkileri
      Karsinogenez, prekanseröz lezyonlardan neoplaziye kadar çok sayıda adımla karakterize edilen, normal bir hücreyi artmış invazif ve metastatik potansiyele sahip bir kanser hücresine dönüştüren karmaşık, çok faktörlü bir süreci temsil eder. Kanser hücreleri, kontrol edilemeyen proliferasyon, anjiyogenez, apoptoza direnç ve tümör hücrelerine karşı immün reaksiyonun belirgin bir şekilde baskılanmasıyla karakterizedir [ 63 , 64 , 65 ]. Tümör hücrelerinin, hücre istilasını kolaylaştıran, inflamasyonu artıran ve anjiyogenezi indükleyen çevrelerini modüle etme konusunda özel bir yeteneği vardır [ 66 ].

      Kanserin karmaşıklığını rasyonelleştirmek için Hanahan ve ark. [ 63 ] bir neoplazinin biyolojik yeteneklerini veya ayırt edici özelliklerini tanımladı. Kanserin bu ayırt edici özellikleri arasında apoptoza direnme, proliferatif sinyallemeyi sürdürme, büyüme baskılayıcı moleküllerden kaçınma, kontrolsüz replikatif ölümsüzlüğe izin verme, vasküler oluşumu indükleme, istilayı aktive etme ve metastaz süreci yer alır. Neoplazmaların tüm bu biyolojik yetenekleri, kararsız genomlar tarafından sürdürülür. Tümörler, tüm bu ayırt edici özelliklerle karakterize edilen, bir tümör mikro ortamı oluşturma kapasitesine sahip, görünüşte normal hücrelerden oluşan insüler kitlelerdir.

      Neem bileşenlerinin kanserin önlenmesindeki önemli rolü, anjiyojenezin azaltılması ve hücrenin toksisitesinin artırılması dahil olmak üzere çeşitli eylemlerle tümör ortamını modüle etme kapasitesinden oluşur.

      Mahapatra ve ark. [ 67 ], insan umbilikal veninden kaynaklanan endotel hücrelerinde neem yapraklarının etanol ekstraktının antianjiyojenik etkilerini değerlendirdiler. Elde ettikleri sonuçlar, neem yaprağı özütünün, hücresel gelişim ve fonksiyonlarda yer alan genleri düzenleyebildiğini ve vasküler endotelyal büyüme faktörünün (VEGF) uyarıcı etkisini azaltabildiğini ve güçlü antianjiyojenik etkiler uyguladığını göstermektedir [ 68 ].

      Neem özütleri, seyreltilmiş alkol, eter, petrol eteri ve etil asetattan oluşan bir dizi çeşitli çözücü ile çeşitli şekillerde hazırlanabilir. Neem özütlerinin kanser üzerindeki etkinliğine dayanan çalışmaların çoğu, farklı neem bileşikleri karışımları kullanmıştır ve bu nedenle, tek tek bileşenlerin etkinliği hala yeterince bilinmemektedir [ 69 ].

      Azadirachtin, özellikle neem tohumlarında bulunan neem'in önemli bir bileşenidir. Karmaşık bir yapıya sahip ikincil bir neem metabolitidir ve karmaşıklığı nedeniyle, bu metabolitin ilk sentezi keşfedildikten 22 yıl sonrasına kadar gerçekleştirilememiştir. Azadirachtin, biyosentezi hala iyi bilinmeyen böcekler ve eklembacaklılar için bir beslenme caydırıcıdır, değerli bir pestisittir ve ayrıca kanserin ilerlemesini önlemede çok faydalıdır [ 70 ].

      Nimbolide, neem bitkisinin birçok yerinde bulunur ve ilk olarak yapraklarda ve çiçeklerde tanımlanmıştır. Nimbolide, birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan, ancak aynı zamanda antikanser aktivitesi için de yararlı olan bir triterpendir. Nimbolidin antikanser aktivitesini kanıtlamak için yapılan birçok preklinik çalışma, tümörijenezini ve metastaz inhibitör etkisini göstermiştir. Neem'in bu bileşeni aynı zamanda normal hücreler için toksik değildir ve komplikasyonlara neden olabilecek yan etkilerden arındırılmıştır. Nimbolidin antikanser etkileri, proinflamatuar yolların baskılanması, artmış apoptoz ve büyümenin durması ve kanserojen aktivasyonun inhibisyonunun yanı sıra antioksidan etkileri olan enzimlerin indüksiyonu ile ilgilidir [ 71 ]. Muhammad vd. [ 72], nimbolide'nin sitotoksisitesini in vitro olarak farklı kanser hücre hatları ve normal hücreler kullanarak kanıtlamak için bir çalışma yürüttüler. Hücreler, 24 ve 48 saat boyunca çeşitli konsantrasyonlarda nimbolid ile tohumlandı. Bu neem bileşiğinin sitotoksik etkisi doza ve zamana bağlıydı ve kanser hücreleri üzerinde normal fibroblastlar üzerinde uygulanan hafif etkiden daha üstün bir etki gösterdi.

      Gedunin, bir D lakton halkası ile neem tohumu yağından izole edilmiş bir tetranortriterpenoiddir. Hint tıbbında aktif ürün gedunin, sıtma gibi bulaşıcı hastalıklar için uygulanmıştır, ancak son çalışmalar bu ürünün yumurtalıklar, kolon ve prostattaki tümör hücrelerine karşı önemli sinyal yollarının düzenlenmesi yoluyla potansiyel antikanser etkinliğini göstermiştir [ 73 , 74 ].

      Gedunin ayrıca göğüs kanserinde önleyici ve tedavi edici bir ajan olarak antikanser aktivitesini de göstermiştir. Bu biyoaktif bileşik, çeşitli ısı şoku proteinlerini modüle ederek, tümör hücrelerinin inhibisyonu yoluyla işlevini yerine getirir. [ 73 , 74 , 75 , 76 ].

      Meliatetraolenone, 24,25,26,27-tetranor-apotirucalla- (apoeupha) -6alpha- O- metil, 7alpha-senecioyl (7-deacetyl) -11alpha, 12alpha, 21,23-tetrahydroxy-21,23- olarak da bilinir. epoksi-2,14,20 (22) -trien-1,16-dion, neem'in taze yapraklarından izole edilmiş yeni bir tetranortriterpenoid bileşiktir, ancak antikanser aktivitesinin daha fazla araştırılması gerekir. Şimdilik, sadece bu neem bileşeninin insektisit aktivitesi rapor edilmiştir [ 77 ].

      Şu anda, neem tohumu özlerinden izole edilen 35 limonoid, sitotoksik aktivitelerini kanıtladı. Neem limonoidler ayrıca şunları içerir:
      • azadiradione tip 1-15
      • gedunin tipi 16–20
      • azadirachtin tipi 21–24
      • nimbin türü 25–33
      • bozulmuş limonoidler 34, 35.
      Kikuchi ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışma. sadece yedi limonoid bileşiğin insan tümör hücre hatları üzerinde antikarsinojenik aktivite sergilediğinin gösterildiğini bildirmiştir. Bu bileşikler 3, 6, 7, 18, 28 ve 29 genotipleri içerir. [ 78 ].

      Figür 3 yararlı antikanser ajanlar olan şematize edilmiş neem bileşiklerini gösterir.

      Bir resim, illüstrasyon vb. İçeren harici bir dosya. Nesne adı ijms-19-03898-g003.jpg'dir.
      Ayrı bir pencerede aç
      Figür 3

      Neem bileşenlerinin antikanser ajanları olarak şemalaştırılması. Etkileri arasında anjiyogenez bastırma, çoğalma önleyici etkiler ve NF-KB'nin bastırılması yer alır. Ayrıca, neem'in biyoaktif bileşikleri, dönüştürülmüş hücre ölümünü ve bağışıklık sürveyansını artırır (Hao [ 69 ] ' dan uyarlanmıştır ). Quercetin, sebze ve meyvelerden elde edilen ve neem yapraklarının% 50 etanolik özünden de izole edilebilen bir flavonoiddir [ 79 ]. Quercetin'in yapısı, temel bir difenilpropan C6-C3-C6 iskeleti ile temsil edilir. Bu flavonoid beslenme yoluyla insanlar tarafından günlük olarak tüketilse bile, artık fonksiyonel gıda olarak bilinen diyet takviyelerinde mevcuttur. Bir aylık diyet takviyesinden sonra, plazmadaki quercetin seviyesi 1 g / gün artırılabilir ve plazmatik konsantrasyon 1.5 µM quercetin'e ulaşabilir [ 80 ].

      Quercetin, glukuronid / sülfat konjugatlarının bağırsaktan emilimi sırasında dönüştürülür. Dolaşımdaki kanda quercetin, yalnızca biyolojik etkileri azalmış konjuge metabolitler olarak bulunur ve inflamasyon sırasında, artmış β-glukuronidaz aktivitesi, glukuronid konjugatlarından aktif aglikon oluşturabilir [ 81 ]. Yutulduktan sonra, quercetin bağırsak mikroflorası tarafından emilir, sindirim sisteminde metabolize olur ve glukuronik asit ve metil / sülfat gruplarına konjuge edilir [ 82]. Bu neem bileşiğinin kanserin önlenmesindeki etkinliği ile ilgili olarak, quercetin aglycone, doğrudan karsinogenez ve inflamasyon süreçleriyle bağlantılı farklı sinyal iletim yollarını (Nrf2 / keap1 ve MEK / ERK) değiştiriyor gibi görünmektedir. Quercetin umut verici bir antikanser ajan olsa bile, bu neem flavonoidin potensini aydınlatmak için ileri çalışmalar gereklidir [ 81 ].

      Epoksiazadiradion (EAD), neem meyvelerinde ve sitotoksik aktiviteye sahip tohumlarda bulunan önemli bir limonoiddir [ 83 ]. Neem EAD'nin bir kanser önleme ajanı olarak kullanılıp kullanılamayacağını araştıran birkaç çalışma ve Kikuchi tarafından yapılan bir çalışma, insan hattı 60 hücrelerinde erken apoptozu indüklediğini doğruladı (akış sitometrisi ile gözlemlendi). EAD ayrıca ölüm reseptörünün aracılık ettiği yolaklar yoluyla bu tip hücrelerde apoptotik hücre ölümünü indükleyebilir. Dahası, bu neem bileşiği birkaç lösemi hücresi için yüksek selektif sitotoksisiteye sahiptir [ 78 ].

      5. Jinekolojik Kanserlerde Antikanser Ajanlar Olarak Neem Çalışmaları
      Neem bileşikleri, serbest radikallerin temizlenmesi, programlanmış hücresel ölümün indüksiyonu, antianjiyojenik aktivite, dönüştürülmüş hücre proliferasyonunun inhibisyonu, metastaz sürecinin ve NF-κB faktörünün baskılanması ve insan bağışıklığında artış dahil olmak üzere belirgin biyolojik yetenekler ve antikanser özellikler göstermiştir. gözetim. NF-κB'nin baskılanmasını mitojenle aktive olan proteinler (MAPK'ler), protein kinaz ve büyüme faktörü reseptör aracılı yolakların inhibisyonu izler [ 84 ].

      Kontrolsüz çoğalma ve dönüştürülmüş hücre ölümünün olmaması, tümör gelişimi ve metastaz sürecindeki en önemli işaretlerdir. Bu nedenle, tümör hücrelerinin sürekli çoğalmasının engellenmesi, birçok kemopreventif ajan için anahtardır.

      5.1. Rahim ağzı kanseri
      Rahim ağzı kanseri, tüm dünyada üreme çağındaki kadınlar için önde gelen ölüm nedenidir. A. indica tohumlarından elde edilen neem yağının antiproliferatif aktivitesini kanıtlamak için Ricci ve ark. [ 68 ], MEX olarak tanımlanan neem yağının bir bileşenini metanolik özütleme ile elde etti. MEX'in sitotoksik etkisi, iki hücresel hat kullanılarak in vitro olarak tahmin edilmiştir: stabilize edilmiş bir murin fibroblast çizgisi (3T6 olarak adlandırılır) ve bir insan servikal tümör hücre çizgisi, HeLA. Elde ettikleri sonuçlar, tümör hücre hattının (HeLa) 3T6'ya kıyasla önemli ölçüde artmış bir duyarlılığa sahip olduğunu ve toksisite hedefinin hücresel membran olduğunu gösterdi. Bu nedenle, bu sonuçlar MEX'in servikal neoplazide antiproliferatif tedavi olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

      Neem bileşenlerinin ve ekstrelerinin servikal neoplazinin önleyici ve terapötik ajanları olarak etkilerine ilişkin in vitro çalışmaların cesaret verici sonuçlarına rağmen, A. indica'nın kanser üzerindeki yararlı etkilerine odaklanan in vivo çalışmalar hala eksiktir. Şimdiye kadar yapılan araştırmaların çoğunda, neem ekstrelerinin rahim ağzı kanserinin indüksiyonu ve ilerlemesine müdahale edebildiği mekanizmaları araştırmak için servikal tümör hücre dizileri kullanıldı.

      Neem ve bileşenlerinin hücresel proliferasyon ve hücre döngüsü üzerindeki etkinliğine dayanan bir başka çalışma, hedef proteinleri tanımladı. Rahim ağzı kanserinde hedef proteinlerle ilgili olarak, Priyadarsini ve ark. [ 85], insan rahim ağzı kanseri hücre hattı HeLa üzerinde antikarsinojenik ajanlar olarak azadirachtin ve nimbolidin moleküler ve hücresel etki mekanizmalarını göstermek için bir çalışma tasarladılar. Nimbolide ve azadirachtin ile tedavi, siklin B ve siklin D1 seviyesini düşürdü ve CKI p21 ekspresyonunu indükledi, her ikisi de G0 / G1 hücre siklüsünün durmasına yol açtı. HeLa hücre canlılığının bastırılması, doza bağımlı bir şekilde işlev gördü. Ayrıca, neem'in bu iki bileşeni, mitokondriyal transmembran potansiyelini azaltarak ve sitokrom c'yi serbest bırakarak reaktif oksijen türlerinin üretimini arttırdı. Böylece apoptotik sinyal, mitokondriyal yolla iletilir.

      Sitokrom c'nin salınımı, proapoptotik ve antiapoptotik aktivitelerle sırasıyla Bad ve Bcl-xL gibi Bcl ailesine ait bir dizi üye tarafından düzenlenir [ 69 ]. Priyadarsini ve ark. nimbolide ve azadirachtin ile tedavinin, HeLa hücrelerine maruziyet üzerine Bcl-2 ailesinin modülasyonunu indüklediğinden bahsetmiştir.

      HeLa canlılığı üzerindeki etanolik neem yaprakları ekstresinin antiproliferatif aktivitesi ile ilgili in vitro yapılan başka bir çalışma Sharma ve ark. [ 86 ]. Normal ve HeLa hücrelerinde etanolik neem yaprağı ekstresi ile muameleden sonra, hücresel büyüme, apoptoz ile doza ve zamana bağlı bir şekilde farklı şekilde bastırıldı. Etanolik neem yaprağı özütünün hücre apoptozunu indüklediği mekanizma, bax, siklin D1 ve sitokrom P450 monooksijenazların (CYP 1A1 ve CYP 1A2) ekspresyonunun modülasyonu ile temsil edildi.

      Neem'in sulu ve metanolik özütlerinin güçlü sitotoksik aktivitesini göstermek için bir çalışma, TALI görüntü tabanlı bir sitometre kullanarak immünofloresan bazlı bir apoptoz testi gerçekleştirdi. Sonuçlar, 2.68 x 10 ortaya 6 2.68 x 10 Çıkış 6 hücre / ml apoptozu gösteren, yeşil flüoresans göstermiştir. Bu nedenle sonuçlar, HeLa hücre ölümünün% 100'ünün neem'in hem sulu hem de metanolik özütlerinin neden olduğu apoptoza bağlı olduğunu göstermektedir [ 87 ].

      Neem ayrıca rahim ağzı kanserinde etkili bir immünomodülatör ajan olarak bahsedilir. Bir çalışma [ 88] Roy ve ark. neem yaprağı glikoproteininin, artan indolamin 2,3 dioksijenaz seviyesi ile karakterize edilen olgun dendritik hücreler üzerinde aktivite gösteren doğal bir immünomodülatör olduğunu önermektedir. Kanser hastalarında, düzenleyici T hücreleri (Tregler) büyütülür ve bu hücreler, dendritik hücrelerde aşırı tolerans ve immünosupresif olan indolamin 2,3 dioksijenazın hiperakümülasyonunu indükler. Hem dendritik hücreleri hem de Treg'leri içeren bir kültürde, rahim ağzı kanseri evre IIIB olan hastalardan izole edilen neem yaprağı glikoproteini, indolamin 2,3 dioksijenazın indüksiyonunu inhibe etti, Treg'ler üzerinde sitotoksik T-lenfosit antijen 4'ün (CTLA4) ekspresyonunu sınırladı ve indüklendi dendritik hücrelerde normal olgunlaşma. Bu çalışmanın sonucu, neem yaprağı glikoproteininin ümit verici bir immünomodülatör ajan olduğuydu.

      Vasenwala vd. [ 89 ] çalışmalarında neem fraksiyonlarını hastalardan biyopsi ile çıkarılan servikal neoplastik dokular üzerinde nasıl çalıştıklarını göstermek için kullandılar. Ayrıca neem ile etkileşimden sonra rahim ağzı kanseri hastalarının monositlerinde ve kontrollerde kaspaz, TNF-α ve IFN-γ seviyelerinin aktivitesini incelediler. Sonuçlar, etkilenen hastalardan gelen neem ile tedavi edilen monositlerde kaspaz 3, 8 ve 9'un yüksek enzimatik aktivitesini gösterdi. Monositlerin kültür süpernatantında TNF-α azaldı ve IFN-γ arttı ve neem ile tedavi edilen rahim ağzı kanseri hücrelerinin sitomorfolojisi artan bir apoptoz seviyesi gösterdi.

      Rahim ağzı kanserinde ilk adım HPV enfeksiyonudur. HPV'nin bir risk faktörü olarak rahim ağzı kanserindeki rolü belgelenmiştir ve bu bir arada bulunma, dünya çapında rahim ağzı kanseri vakalarında neredeyse her yerde bulunur. Literatürde, HPV DNA'nın, vakaların neredeyse% 90-100'ünde servikal kanser dokusu fragmanlarında saptanabilir olduğunu gösteren birçok çalışma vardır [ 90 ]. Neem, potansiyel anti-HPV aktivitesi için de kullanılır.

      Praneem, aynı zamanda neem özlerini de içeren çok yönlü bir besin takviyesidir. Shukla ve ark. [ 91 ], sağlıklı veya düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon (LSIL) olan HPV16 enfeksiyonlu 20 kadını dahil etti. Tüm denekler, adet dönemi hariç 30 gün süreyle topikal intravajinal praneem, tabletler veya plasebo uygulamaları aldı. Sonuçlar, vakaların% 60'ında HPV'nin belirgin bir şekilde ortadan kaldırıldığını ve ayrıca klinik semptomlarda ve sitolojik anormalliklerde iyileşme gösterdi. Bu nedenle neem, rahim ağzı kanserinin öncüsü olan HPV enfeksiyonunun ortadan kaldırılmasında da faydalıdır.

      Pryadarsini [ 92 ] tarafından yapılan bir çalışma, quercetin'in HeLa ölümüne neden olduğu mekanizmayı araştırdı. Elde ettikleri sonuçlar, quercetin'in HeLa hücre ölümü canlılığını baskılayabildiğini gösterdi. Quercetin, doza bağımlı bir şekilde p53 ve G2 / M faz hücre döngüsü tutuklamasına bağlı bir mekanizma yoluyla apoptozu indükler. Üretilen değişiklikler arasında mitokondriyal membran depolarizasyonu, proapoptotik aktiviteye sahip Bcl-2 proteinlerinin yukarı regülasyonu, nükleer morfolojideki değişiklikler ve NF-κB ailesi üyelerinin ve hücre döngüsü düzenleyici proteinlerin modülasyonu yer aldı.

      Quercetin ayrıca rahim ağzı kanserinde antimetastatik bir ajan olarak faydalıdır. Zhang vd. [ 93 ] 2009'da bir çalışma yaptı ve sonuçları, HeLa hücrelerinin yapışmasını, göçünü ve istilasını önleyebildiğini ve ayrıca apoptozu indükleyerek bu hücrelerin üremesini önleyebildiğini gösterdi.

      Neem quercetin'in rahim ağzı kanseri üzerindeki antikarsinojenik etkisi hala tam olarak anlaşılmamış olsa da, HeLa hücreleri üzerinde yapılan bir araştırma, bu flavonoidin antioksidan etkisinin, asetil-coA karboksilazı ( ACC) ve bu rahim ağzı kanseri hücre dizilerini baskılamak için. Ayrıca, PP2a ve SHP-2 gibi birkaç fosfatazın baskılanması yoluyla epidermal büyüme faktörü (EGFR) reseptörünü aktive edebilir ve Cbl tirozin fosforilasyonunu indükleyebilen EGFR ve Cbl arasındaki etkileşimleri artırabilir [ 94 ].

      5.2. Yumurtalık kanseri
      Yumurtalık kanseri, dünya çapında kadınlar arasında beşinci önde gelen ölüm nedenidir. Yumurtalık kanserinin önlenmesinde ve yönetiminde terapötik ajanlar olarak fitokimyasalların (neem özleri veya neem bileşikleri) keşfi esastır çünkü bu tür kansere sahip hastalar için sonucun iyileştirilmesi gerekir.

      Literatürde yumurtalık kanserinde karsinojenez prosesi üzerindeki neem bitki bileşiklerinin etkililiğine dayanan çok sınırlı sayıda çalışma yayınlanmıştır. Ayrıca, mevcut çalışmalar sadece in vitro olarak insan yumurtalık tümör hücre dizileri üzerinde gerçekleştirilmiştir.

      Geduninin yumurtalık hücre hattı (SKOV3, OVCAR4 ve OVCAR8) proliferasyonu üzerindeki etkisi Siddharth ve ark. [ 74 ]. Sonuçları, gedunin tedavisinden sonra% 80'e kadar ( p <0.01) belirgin bir hücre çoğalması düşüşü gösterdi . Ayrıca, karsinojenez süreci, lipid metabolizması ve hücre döngüsü kontrolü ile ilişkili moleküler işlevler için önemli etkileri olan, gedunine duyarlı 52 ilişkili gen keşfettiler.

      Geduninin antiproliferatif potansiyeli de Tharmarajah ve ark. Tarafından araştırılmış ve değerlendirilmiştir. [ 95 ] embriyonal karsinomun insan hücreleri üzerinde (NTERA-2, kanserin bir kök hücre modeli). Gedunin'in ısı şoku proteini 90 (HSP90), Cdc37 (HSP90'ın kokaperonu), AKT, ErbB2 ve HSF1 ekspresyonu üzerindeki etkileri polimeraz zincir reaksiyonu ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, bu fitokimyasalın NTERA-2 hücreleri üzerinde cesaret verici bir etkiye sahip olduğunu ve birincil periferal kan mononükleer hücreleri (PBMC'ler) üzerinde azaltılmış bir etkiye sahip olduğunu gösterdi. Bu arada, HSP90 ekspresyonu gedunin tarafından inhibe edilir ve Bax ve p53 yukarı regüle edilir. Geduninin proapoptotik etkisi, DNA parçalanması ve kaspaz 3 / 7'nin artan enzimatik aktivitesi ile apoptoz ile ilişkili morfolojik değişikliklerle doğrulanmıştır.

      Hsp90 kokaperon p23'ün in vitro gedunin tarafından inaktivasyonu, bu bileşiğin başka bir mekanizmasıdır. Ayrıca, gedunin-p23 kompleksinin yumurtalık kanseri hücreleri üzerindeki öldürücü etkisi, bu etkinin kokaperonun kaspaz-7 aracılı bölünmesiyle arttığı sonucuna varan Patwardhan [ 96 ] tarafından araştırılmış ve bu da apoptotik hücresel ölümün artmasına yol açmıştır.

      Nimbolide neem çiçeklerinde ve yapraklarında bulunur ve insan koryokarsinomu üzerinde potansiyel bir sitotoksik etkiye sahiptir. Kumar vd. insan koryokarsinom (BeWo) hücreleri kullanılarak nimbolidin bu etkisini in vitro araştırdı. Bu limonoid ile hücre soyu muamelesinden sonra, sonuçlar, aynı zamanda doza ve zamana bağlı olan BeWo hücre büyümesinin inhibisyonunu gösterdi. Nükleer morfolojinin incelenmesi, apoptozu gösteren değişiklikleri de ortaya çıkardı. Apaf-1 ve kaspaz-3'ün artan ekspresyonu ile ilişkili azalmış bir Bcl-2 / Bax oranı, mitokondriyal yolların nimbolide bağlı apoptoza aracılık ettiği hipotezini sürdürmektedir [ 97 ].

      Sulu neem yaprağı ekstresinin yumurtalık dokusu üzerindeki ikincil etkisi, oosit apoptozunun indüksiyonudur. Artmış granüloza hücre apoptozu Tripathi ve arkadaşları tarafından kanıtlanmıştır. [ 98 ] sıçan oositleri üzerinde yapılan bir çalışmada. Bu etkiye aynı zamanda gelişmiş p53 ve Bax ekspresyonları, azalmış Bcl2 proteini ekspresyonu, artmış sitokrom c konsantrasyonu ve indüklenen DNA fragmantasyonu eşlik etti. Aynı sonuç elde edildi Chaube ve ark. çalışmalarında. Neem yaprağı ekstraktının memelilerde granüloza hücreleri ve oositler üzerindeki etkisini araştırdılar ve bu çalışmaya dayanarak, neem yaprağı ekstraktının hem granüloza hücrelerinde hem de granüloza hücrelerinde reaktif oksijen türlerinin ve mitokondri aracılı apoptozun üretimini indükleyebileceğini öne sürdüler. foliküler oositler [ 99 ].

      Literatürde kuersetinin yumurtalık neoplazileri üzerindeki yararlı etkisine dayanan birçok çalışma bulunmaktadır. Gao vd. [ 100 ] bu etkiyi in vitro olarak A2780S yumurtalık kanseri hücrelerini kullanarak araştırdı. Tedaviden sonra, quercetin, kaspaz-3 ve kaspaz-9'un artan aktivitesi, MCL-1 ve Bcl-2'nin aşağı regülasyonu ve Bax'ın yukarı regülasyonu ile ilişkili A2780S hücrelerinin apoptozunu indükledi. Ayrıca quercetin, fosforile p44 / 42 mitojenle aktive olan protein kinazı ve fosforile Akt'yi düşürdü. Bu, A2780S hücre proliferasyonunun inhibisyonuna katkı yöntemidir.

      Quercetin ayrıca yumurtalık kanseri hücrelerinde, OVCA 433 hücre hattında büyümeyi inhibe edici aktiviteyi indükleyebilir. Bu aktivite, TGF-21 üretiminin modülasyonu ile mümkündür [ 101 ].

      5.3. Meme kanseri
      Meme kanseri üreme çağındaki kadınlar arasında tüm etnik gruplarda en sık görülen kanserdir ve genç kadınlar arasında görülme sıklığı artmıştır [ 102 ]. A. indica , göğüs kanserine karşı yararlı özellikleri nedeniyle son yıllarda giderek daha fazla odaklanmaktadır.

      Son raporlar, neem yaprağı ekstraktının MCF-7 meme kanseri hücresel hattında [ 103 ] apoptozu indükleyebildiğini gösterdi ve etanolik neem yaprağı ekstraktlarının kanser tedavisi için sulu ekstraktlara kıyasla artmış etkinliğini gösteren birçok çalışma vardır [ 104 ].

      Neem yaprağı ekstresinin meme kanseri üzerindeki etkisini araştırmak için Othman ve ark. [ 105 ], 4T1 meme kanseri hücreleri ile BALB / c farelerinin c-Myc onkojeninin ekspresyonunun, etanolik neem yaprağı ekstresi uygulamasından sonra muhtemelen aşağı regüle edilebileceğini kanıtladı.

      Arumugan ve ark. [ 106 ], etanolik neem yaprağı özütünün uygulanmasının sıçanlarda kimyasal kanserojen kaynaklı meme tümör oluşumunun ilerlemesini inhibe edip edemeyeceğini belirlemek için in vivo gerçekleştirildi. Sıçanlara intraperitoneal olarak N -metil- N enjekte edildikten sonra-nitrosourea ve göğüs tümörleri ortaya çıktı, etanolik neem yaprağı ekstresi ile tedavi uygulandı. Neem özütünün meme tümörü hacmini azaltmada ve ilerlemeyi bastırmada oldukça etkili olduğu kanıtlandı. Tedavi, proapoptotik etkilere sahip genleri geliştirdi ve ayrıca Bcl-2 ile ilişkili ölüm destekleyici protein (Kötü) kaspazları, p53, fosfataz ve tensin homolog geni (PTEN), B hücresi lenfoma-2 proteini (Bcl-2) ile ilişkili X proteinini ( Bax) ve c-Jun N-terminal kinazı (JNK). Ayrıca anjiyopoietin ve vasküler endotelyal büyüme faktörü A'nın (VEGF-A), hücre döngüsü düzenleyici proteinlerin (siklin D1, sikline bağımlı kinaz 2 (Cdk2) ve Cdk4), NFκB ve mitojenle aktive olan protein kinaz 1'in (MAPK1) aşağı regülasyonuna neden oldu. ).

      Etanolik neem yaprağı özütünün moleküler mekanizması da iki meme kanseri hücre dizisi kullanılarak in vitro araştırılmıştır - östrojene bağlı meme kanseri hücre dizisi (MCF-7) ve östrojenden bağımsız meme kanseri hücre dizisi (MDA-MB-231) - bu farklı konsantrasyonlarda etanolik neem yaprağı ekstresine maruz bırakıldı. Sonuçlar, neem yaprağının proapoptotik protein seviyesini artırdığını ve antiapoptotik proteinleri azalttığını gösterdi. Ayrıca, biyoaktif özüt, her iki hücre hattında da apoptozu indükledi. Bu ekstraktın bir başka etkisi, insülin benzeri büyüme faktörü (IGF) sinyal molekülleri IGF-1R, Ras, Raf, p-Erk, p-Akt ve siklin D1 ekspresyonunun azalmasıydı. Bu nedenle, etanolik neem yaprağı özütünün antikanser aktivitesi, apoptoz indüksiyonu ve antiproliferatif etkisi ile temsil edilir.107 ].

      Neem yaprağı etanolik ekstraktının antineoplastik aktivitesinin, alkali bir pH'ta daha spesifik olduğu kanıtlanmıştır. Ahmad vd. Neem yaprağı ekstraktının farklı pH değerlerinde insan meme kanseri hücre çizgisi MDA-MB-231 üzerindeki etkisini değerlendirdi. Düşük bir pH'ta (6.2) 1600 μg / mL neem yaprağı ekstresi konsantrasyonunun hücrelerin% 95,7'sinin ölümüne neden olduğunu bulmuşlardır. Bu arada, pH 7.1'de, sadece 200 μg / mL neem yaprağı ekstresi konsantrasyonuyla güçlü sitotoksisite uygulandı. Bu nedenle, asit pH'ı kanser hücresi canlılığını teşvik etse de, düşük pH değerlerinde neem yaprağının varlığı bu fitokimyasalın sitotoksik etkisini güçlendirir [ 108 ].

      Etanolik neem yaprağı özleri, yalnızca bir antikanser ajan olarak yararlı değildir. Mandal-Ghosh ve diğerleri tarafından ileriye dönük bir çalışma. göğüs kanseri immün aktivasyonunda olası faydasını göstermek için sulu bir neem yaprağı preparatı kullandı. Moleküler ağırlığı 85 kDa olan göğüs tümörüyle ilişkili bir antijen (BTAA) yakın zamanda tanımlanmıştır. BTAA ve neem yapraklı sulu aşılamadan sonra üretilen antikorlar, yalnızca BTAA ile tek bağışıklama ile üretilen antikorlara kıyasla, BTAA ifade eden MCF-7 hücrelerine karşı sitotoksisite ve sitotoksik T-hücresi tepkisi oluşturabilmiştir. sitotoksik yanıt. Yazarların vardığı sonuç, neem yaprağı özütünün, bağışıklaştırılmış farelerde IFN-gama salgılanması ve daha fazla IgG2a antikor üretimi ile kanıtlandığı üzere bir Th1 yanıtını indüklediğiydi [109 ].

      Bir sıçan modelinde kullanılan diğer neem fraksiyonları, etil asetat fraksiyonu (EAF) ve metanolik fraksiyon (MF) ile temsil edildi. Vinothini ve ark. Tarafından kullanılan kimyasal önleme belirteçleri. Bu neem fraksiyonlarının kemopreventif etkinliği üzerine yaptıkları çalışmada, östradiol ve östrojen reseptör durumu, ksenobiyotik metabolize edici enzim aktiviteleri, redoks durumu, DNA ve protein modifikasyonları ve hücre proliferasyonunun ekspresyonu ile temsil edilmiştir. 10 mg / kg MF veya EAF dozunun uygulanması, hormonal durumun modülasyonu, birkaç metabolize edici enzimin modülasyonu, antioksidanların güçlendirilmesi, lipid oksidasyonu, protein modifikasyonları, oksidatif DNA hasarının inhibisyonu, apoptoz indüksiyonu ve hücresel ile ilişkilendirilmiştir. çoğalma. Her iki fraksiyonun etkinliğine rağmen,110 ].

      Nimbolide ayrıca insan meme kanseri hücreleri üzerinde antikarsinojenik bir etki uygular ve bir antikanser terapötik ajan olarak etkinliği için yeni perspektifler ortaya çıkarır. Nimbolide'nin proapoptotik aktivitesinin moleküler yolu, Elumalai ve diğerleri tarafından MCF-7 ve MDA-MB-231 insan meme kanseri hücre hatları üzerinde in vitro çalışılmıştır. [ 111 ]. MCF-7 ve MDA-MB-231 hücre büyümesinin inhibisyonu, doz ve uygulama zamanına bağlıydı ve apoptoz, dışsal ve içsel apoptotik sinyal molekülü ekspresyonu ile doğrulandı. Ayrıca nimbolide, pro-kaspaz-3, pro-kaspaz-8 ve PARP'ın bölünmesini indükleyebildiğini kanıtladı.

      Nimbolide'nin, IGF sinyal moleküllerinin modülasyonu yoluyla meme neoplastik hücreler üzerinde antiproliferatif etkilere sahip olduğuna dair kanıt sağlayan başka bir çalışma, Elumalai ve ark. [ 112 ] 2014 yılında. 231 hücre. Elde ettikleri sonuçlar, IGF sinyal moleküllerinin ekspresyonunun nimbolide ile tedavi edilen göğüs kanseri hücrelerinde önemli ölçüde azaldığını gösterdi.

      Son zamanlarda geduninin anti-meme kanseri aktivitesinin, moleküler ağırlığı 90 kDa olan bir protein olan Hsp90'ın inhibisyonu yoluyla ortaya çıktığı gösterilmiştir. Gedunin'in meme kanserinin önlenmesinde etkili olduğu gerçek moleküler mekanizma hala çok iyi bilinmemektedir, ancak şimdiye kadar in vitro olarak MCF-7 ve SkBr3 meme kanseri hücreleri üzerinde yapılan çalışmalar bu doğal ürünün etkinliğini göstermiştir [ 113 ].

      Quercetin ayrıca meme kanserinin önlenmesi ve tedavisi için de faydalıdır. MCF-7 insan meme kanseri hücrelerinde büyüme inhibisyon mekanizmasını keşfetmek için yapılan bir çalışma, Choi ve ark. [ 114 ]. Kuersetin ile 24 saatlik tedaviden sonra yazarlar, hücrelerin hücre döngüsünün G2 / M fazında spesifik olarak biriktiğini ve siklin B1 seviyelerinin ve Cdc2 kinaz aktivitesinin arttığını fark ettiler. 48 saat veya daha uzun bir süre sonra, Cdk-inhibitörü p21CIP1 / WAF1 protein seviyesi arttı ve p21CIP1 / WAF1 indüksiyonu, Cdc2-siklin B1 kompleksi ile ilişkisini artırdı. Bu nedenle, quercetin, kanser hücresi büyümesinin inhibisyonunda iki mekanizma yoluyla etkilidir: apoptoz indüksiyonu ve hücre döngüsü ilerlemesinin inhibisyonu ve ardından G2 durması.

      Meme kanseri apoptozunda quercetin'in kesin moleküler mekanizması hala tam olarak bilinmemektedir. İnsan meme kanseri hücreleri üzerinde yapılan bir başka quercetin çalışması, bu flavonoidin, uygulama dozuna ve zamanına bağlı olarak canlı hücrelerin yüzdesini azaltabildiği ve ayrıca hücre döngüsü durması ve apoptoz sürecini etkilediği sonucuna varmıştır. Reaktif oksijen türlerinin arttığı tarif edilmedi, ancak tedaviden sonra artmış sitozolik Ca2 + seviyeleri ve azalmış mitokondriyal membran potansiyeli keşfedildi. Kaspaz-3, kaspaz-8 ve kaspaz-9'un aktivasyonu, MDA-MB-231 hücrelerinde flavonoid tarafından desteklendi. Quercetin ayrıca Bax proteini bolluğunu artırdı ve antiapoptotik protein Bcl-2 düzeyini düşürdü [ 115 ].

      Quercetin'in MDA-MB-453 hücrelerinde antikarsinojenik etkisini destekleyen moleküler mekanizmayı aydınlatmak için, Choi ve ark. 24 saat boyunca bu hücreleri 100 μM quercetin'e maruz bıraktı. Maruz kaldıktan sonra, yazarlar quercetin'in sub-G1 faz hücrelerinin sayısını artırdığını belirtti. Qurcetin ayrıca Bax, bölünmüş kaspaz-3 ve PARP ekspresyonunu artırdı, ancak azalmış Bcl-2 ekspresyonu gözlendi [ 116 ].

      MCF-7 insan meme kanseri hücrelerine artan konsantrasyonlarda (12.5, 25, 50, 100 ve 200 uM) kuersetin uygulandıktan sonra Duo ve ark. 50–200 µM'lik dozlarda quercetin'in MCF-7 hücrelerinin proliferasyonunu inhibe edebildiği sonucuna varmıştır. Yazarlar ayrıca 48 saatlik maruziyetten sonra artan apoptoz fark ettiler ( p <0.05). Bcl-2 protein ekspresyonunun aşağı regülasyonu ve Bax ekspresyonunun yukarı regülasyonu, bahsedilen tüm etkilerin arkasındaki mekanizmaların temelini oluşturabilir [ 117 ].

      tablo 1 Neem'in farklı bileşiklerinin ve ekstrelerinin antitümöral özellikleri ile ilgili literatürde bulduğumuz çalışmaları, farklı hücre tipleri üzerindeki etki mekanizmalarını vurgulayarak özetlemektedir. tablo 1


      Jinekolojik kanserlerdeki neem fraksiyonlarının ve bileşiklerinin in vitro çalışmalara göre karşılaştırmalı antikarsinojenik özellikleri.
      1 Azadirachtin HeLa Hücre apoptozu CKI p21 ekspresyonunu artırır, siklin B ve siklin D1 seviyelerini azaltır, her ikisi de G0 / G1 hücre döngüsü tutuklamasına yol açar [ 85 ]
      Hücre döngüsü kesintisi Maruz kalma üzerine Bcl-2 protein ailesinin modülasyonunu uyarır
      HeLa Hücre apoptozu ve tümör hacminde azalma Siklin E ile etkileşime girer, fosforilasyonuna neden olur, G1 / S fazında protein ekspresyonunu engeller. [ 131 ]
      2 Nimbolide HeLa Hücre apoptozu Bcl-2 protein ailesinin modülasyonunu uyarır [ 85 ]
      Hücre döngüsü kesintisi CKI p21 ekspresyonunu indükler, siklin B ve siklin D1 seviyesini düşürür, her ikisi de G0 / G1 hücre döngüsü tutuklamasına yol açar
      BeWo Hücrelerin apoptozu ve BeWo hücre döngüsü ilerlemesinin bozulması Bcl-2 / Bax raporunu azaltır ve Apaf-1 ve kaspaz-3 ifadesini artırır [ 97 ]
      MDA-MB-231, MCF-7 İnhibe eden hücre çoğalması (IC 50 1.97 ± 0.24 ve 5.04 ± 0.25 uM değerleri) indükler otofajinin Bcl-2'yi azaltır, Bax'ı indükler ve HDAC-2 ve H3K27Ac ekspresyonunun modülasyonu ile protein ekspresyonunu tetikler. Otofaji sinyali Beclin 1, LC3B'yi artırarak ve p62 ve mTOR ifadesini azaltarak indüklenir. [ 132 ]
      MCF-7, MDA-MB-231 Hücre apoptozu Pro-kaspaz-3, pro-kaspaz-8 ve PARP'ın bölünmesini indükler; IGF sinyal moleküllerinin modülasyonu [ 111 ]
      3 Gedunin SKOV3, OVCAR4 ve OVCAR8 Hücre çoğalmasını engeller Hücre çoğalmasında% 80'e varan azalma [ 74 ]
      NTERA-2 Hücre çoğalmasını engeller Induces the inhibition of Hsp90, cochaperone Cdc37, and HSP proteins (AKT, ErbB2, and HSF1) and upregulation of Bax and p53 [95]
      SKOV3, OVCAR4, and OVCAR8 Cell apoptosis Caspase-7-mediated cleavage of the cochaperone p23 [96]
      MCF-7 and SkBr3 Inhibits cell proliferation Inhibition of Hsp90 [113]
      4 Quercetin HeLa Cell apoptosis Induces G2/M phase interruption during the cellular cycle and mitochondrial apoptosis through a mechanism dependent of p53; also induces modulation of NF-κB family members [92]
      HeLa Antimetastatic function Inhibits adhesion, migration, and invasion of tumor cells [93]
      HeLa Antioxidant effect Increases AMPK phosphorylation to downstream acetyl-coA carboxylase. Activates EGFR by suppressing PP2a and SHP-2, and induces the tyrosine phosphorylation of Cbl by increasing the interaction between EGFR and Cbl [94]
      OVCA 433 Cell-growth-inhibitory activity Modulation of transforming growth factor β1 (TGF-β1) production [101]
      MCF-7 Cell-growth-inhibitory activity Inhibition of cell cycle progression and subsequent G2 arrest [114]
      MDA-MB-231 Cell apoptosis Activation of caspase-3, caspase-8, and caspase-9, increasing the abundance of Bax protein and decreasing the level of antiapoptotic protein Bcl-2 [115]
      5 Ethanolic/methanolic/aqueous neem leaf extract HeLa Cell apoptosis Modulation of the expression of bax, cyclin D1, and cytochrome P450 monooxygenases (CYP 1A1 and CYP 1A2) [87]
      HeLa Cell apoptosis Intrinsic: cytochrome c, Bcl-2 proteins
      Extrinsic: death receptors
      [86]
      Rats oocytes Granulosa cell apoptosis Increases p53, Bax, and p53 expression, decreases Bcl2 expression, increases cytochrome c concentration, and induces DNA fragmentation [99]
      MCF-7 and MDA-MB-231 Cell apoptosis and cell-growth-inhibitory activity Decreases the protein expression of insulin-like growth factor (IGF) signaling molecules IGF-1R, Ras, Raf, p-Erk, p-Akt, and cyclin D1. [107]
      MDA-MB-231 Cell-growth-inhibitory activity, antioxidant activity Decreases the growth of cancer cells at a concentration of 1600 μg/mL and pH 8.6. Alkaline pH increases the cytotoxic potential of neem [133]
      MCF-7 Immunomodulatory effect Induces Th1 immune response as evidence of the secretion of IFN-gamma and increases the production of IgG2a antibody in immunized mice [109]
      6 Neem leaf glycoprotein cervical cancer stage IIIB cells Relieves tumor immune suppression Inhibits the induction of indoleamine 2,3 dioxygenase, limits the expression CTLA4 on Tregs, and induces normal maturation of dendritic cells [88]
      7 Epoxyazadiradione TNBC MDA-MB-231 and ER+ MCF-7 breast cancer cells Cell apoptosis, antimetastatic, and antiangiogenic Inhibits the expression of proangiogenic and prometastatic genes Cox2, OPN, VEGF, and MMP-9. Attenuates PI3K/Akt-mediated AP-1 activation [134]
      8 Copper oxide nanoparticles of neem (CuONPs) MCF-7 and HeLa Hücre apoptozu Proinflamatuar sitokin seviyesini ve proapoptotik protein ekspresyonunu azaltır, kanser hücrelerinde ROS oluşturur ve DNA fragmantasyonunu indükler [ 135 ]
      Ayrı bir pencerede aç
      Tablo 2 Jinekolojinin onkolojik alanındaki neem fraksiyonlarının ve bileşiklerinin karşılaştırmalı antikarsinojenik özelliklerini içeren in vivo çalışmaları özetler. Tablo 2


      Jinekolojik kanserlerdeki neem özütlerinin in vivo çalışmalara göre karşılaştırmalı antikarsinojenik özellikleri.
      Meme kanseri
      Etanolik yaprak özütü 4T1 ile indüklenen meme kanseri olan BALB / c dişi fareler Tümör geliştikten sonra 4 hafta boyunca her 48 saatte bir 500 mg / kg neem özütünün intratümoral enjeksiyonları C-Myc onkojen ekspresyonunun bastırılması [ 105 ]
      Etanolik yaprak özütü NMU kaynaklı karsinojenezli Sprague Dawley dişi sıçanlar 4 mg / kg (po) günlük, 4 hafta Kaspaz ekspresyonunu ve p53, Bax ve Bad proteinlerini artırır ve MAPK1, Bcl-2, siklin D1 ve Cdk 2 aktivitesini azaltır Bastırılmış tümör ilerlemesi [ 106 ]
      Sulu yaprak özütü BTAA ile indüklenen karsinojenezden sonra İsviçre fareleri ve Balb / c fareleri 1 birim / hafta, 4 hafta Th1 bağışıklık hücrelerini ve Il-10'u azaltır ve NK hücrelerini ve IFN-gamayı artırır Tümör aşısına gelişmiş bağışıklık tepkisi [ 109 ]
      Metanolik yaprak özütü ve etil asetat yaprak fraksiyonu DMBA ile indüklenen karsinojenezli Sprague Dawley dişi sıçanlar 1–10 mg / kg (po), 12 hafta boyunca haftada üç kez Artmış Bcl-2, NF-κB ve estradiol ekspresyonu yoluyla apoptozu artırır ve SOD, CAT ve kaspaz-3 aktivitesini azaltır. Bastırılmış tümör ilerlemesi [ 108 ]
      Sulu yaprak özütü Ehrlich karsinomalı İsviçreli dişi fareler 1 birim / hafta (po), 4 hafta İmmünomodülasyon Bastırılmış tümör büyümesi [ 136 ]
      Etanolik yaprak özütü 4T1 ksenograftlı Balb / c dişi fareler 4 hafta boyunca günde iki kez 250.5 mg / kg C-Myc onkojen ekspresyonunun bastırılması [ 105 ]
      Yaprak glikoproteini Ehrlich karsinomalı İsviçreli dişi fareler 4 hafta boyunca günde 0.25 mg Azaltılmış tümör hacmi [ 137 ]
      Yaprak glikoproteini Ehrlich karsinomalı İsviçreli dişi fareler 25 µg (sc) haftada bir kez, 4 hafta VEGF ve VEGFR2 ifadesinin bastırılması Normalleştirilmiş anjiyogenez ve baskılanmış tümör büyümesi [ 138 ]
      Rahim ağzı kanseri
      Neem limonoidlerin ve diğer bileşenlerin karışımı LSIL ve HPV 16 enfeksiyonu olan hastalar Adet dönemi hariç 30 gün süreyle intravajinal praneem tablet veya plasebo uygulaması HPV DNA'sının ortadan kaldırılması İyileştirilmiş sitolojik anormallikler ve klinik semptomlar, vakaların% 60'ında HPV enfeksiyonunu ortadan kaldırdı [ 91 ]
      Ayrı bir pencerede aç


      6. A. indica Ekstraktları ve Klasik Antikanser Tedavisi arasındaki Faydalı Kombinasyon
      Jinekolojik kanserlerde standart tedavi, tümör derecelendirmesine bağlı olarak genellikle kemoterapi ve radyoterapi ile temsil edilir. Bu tedavilerle ilgili en ciddi sorunlardan biri kemoterapi ve radyoterapiye direnç ve kemoterapötik ajanların ikincil etkileridir.

      Rahim ağzı kanseri ile ilgili olarak, ne cerrahi ne de radyasyon tedavisi stratejilerinin hayatta kalma oranlarında üstün olduğu kanıtlanmıştır. Neoadjuvan kemoterapinin cerrahi veya radyoterapi öncesinde servikal tümör hacmini azaltmada yararlı olduğu düşünülmüştür [ 118 ].

      Meme kanseri vakalarında, neoadjuvan kemoterapi, hastalığın ileri evrelerinde ve ameliyat edilemeyen vakalarda cerrahi rezeksiyonu sağlamak ve bu vakaları aşağı evreleme yoluyla cerrahiyi kolaylaştırmak için ameliyat edilebilir vakalara genişletmek için kullanılır [ 119 ].

      Neem özleri, kemopreventif ajanlar olarak faydalıdır, ancak bunların standart antikanser tedavileriyle birleştirilen etkileri de vurgulamak için önemlidir. Literatürde, neem ekstrelerinin tümör hücrelerinin kemosensitizasyonunu indükleyebildiğini ve bu kimyasal ajanların yan etkilerini ve toksisitesini azaltabildiğini kanıtlamak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır.

      Kamath vd. [ 74 ], geduninin epitelyal yumurtalık kanseri üzerindeki etkinliğini tek başına ve sisplatin ile birlikte kanıtlamak için in vitro bir çalışma yürüttüler. In vitro olarak gedunin eklenerek gerçekleştirilen SKOV3, OVCAR4 ve OVCAR8 yumurtalık kanseri hücre dizilerinin tedavisi, hücre çoğalmasını% 80'e varan oranda azaltmıştır. Yazarlar, gedunin ve cisplatini birleştirerek ve bunu tek başına sisplatin ile karşılaştırarak, hücre proliferasyonunda% 47'ye varan bir azalma gösterdi. Dolayısıyla gedunin, sisplatinin yumurtalık tümör hücreleri üzerindeki etkisini artırabilen neem bileşiklerinden biridir.

      Serviks kanseri için, etanolik neem yaprağı özütünün sisplatinin terapötik gücünü artırabildiği kanıtlanmıştır [ 86 ]. MCF-7, HeLa hücreleri ve normal hücrelerin etanolik neem yaprağı ekstresi ile in vitro tedavisi, rahim ağzı kanseri hücrelerinde apoptozu indükledi ve ayrıca daha düşük dozda etanolik ekstrakt ve cisplatin kombinasyonu, tek tek ilaçlara kıyasla sinerjistik büyüme inhibisyonu ile sonuçlandı. Bu nedenle, neem özütünün tek başına veya kemoterapötik tedavi ile birlikte normal hücrelerin tümöral dönüşümünü azaltabildiği ve aynı zamanda daha düşük dozlarda etkinliklerinin etkinliğini artırabildiği sonucuna varabiliriz.

      Göğüs kanseri ile ilgili olarak, Scambia ve ark. [ 120 ], quercetin'in çoklu ilaca dirençli bir MCF-7 insan meme kanseri hücre hattında Adriamisin tedavisi üzerindeki aditif etkisini kanıtlamak için bir çalışma yürüttü. Bu kanser hücre hattındaki Adriamisin direnci, yüksek seviyelerde P-glikoprotein ekspresyonu ile ilişkilidir ve yazarlar, quercetin'in MCF-7 ADR'ye dirençli hücrelerde P-glikoprotein ekspresyonunu azaltabileceğini gösterdi. Bu nedenle, bu neem ekstrakte edilmiş flavonoid, etkisini güçlendirmek için tek başına veya Adriamisin ile kombinasyon halinde olası bir antikanser ilaç olabilir.

      Kemoterapinin kanser üzerindeki olumlu etkisine rağmen bu ajanların da yan etkileri vardır. Sisplatin, rahim ağzı kanserinde neoadjuvan bir ajan olarak yararlıdır, ancak nefrotoksisite üretebilir. Neem, sisplatin kaynaklı nefrotoksisiteye karşı koruma için umut verici bir ajan olarak kabul edilir. Metanolik neem yaprağı ekstresinin sisplatin ile indüklenen böbrek toksisitesi üzerindeki etkilerini araştıran ve sıçanlarda oksidatif stres seviyesini artıran bir çalışma. Beş günlük sisplatin enjeksiyonundan sonra, yazarlar böbrek dokusunda yaralanmalar (histopatolojik hasarlar ve artmış serum ürik asit, üre ve kreatinin) ve artmış nitrik oksit seviyeleri gözlemlediler. Metanolik neem yaprağı ekstresinin beş gün boyunca oral uygulamasından sonra,121 ].

      Sisplatinin bir başka yan etkisi hepatotoksisitedir ve neem takviyeleri klasik antikanser tedavisi ile birleştirildiğinde neem yaprağı ekstresi bu etkiye karşı önemli koruma göstermiştir. Neem'in koruyucu aktivitesi, yükselmiş serum aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, alkalin fosfataz, toplam bilirubin, üre, ürik asit ve kreatinin azalması ile kanıtlanmıştır. Bu bulgular, sisplatin ile klasik antikanser tedavisi öncesinde, sonrasında veya sırasında uygulanan neem yaprağı takviyelerinin, karaciğer hasarlarını önleyebildiğini göstermektedir. [ 122 ]

      Neem bileşiklerinin radyosensitize edici etkisiyle ilgili olarak, bu hala tam olarak anlaşılamamıştır ve tüm radyosensitize etme mekanizmasını keşfetmek ve kanser hücrelerinin radyorezistansının üstesinden gelmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Lin ve ark. [ 123 ], quercetin'in farklı kanser hücre hatlarının radyosensivitesi üzerindeki etkisini hem in vitro hem de in vivo analiz etmek için yapıldı. DLD1, HeLa ve MCF-7 hücrelerindeki hassaslaştırıcı güçlendirme oranları sırasıyla 1.87, 1.65 ve 1.74 idi ve quercetin ve radyoterapinin kombinasyonunun, ATM aracılı yolu bir yanıt olarak hedefleyerek radyoterapiye karşı tümör duyarlılığını artırabildiği kanıtlandı. radyasyona.

      7. A. indica'nın Toksisite Profili
      Neem, insanlar tarafından faydalı etkilerinden dolayı yüzyıllardır kullanılmaktadır ve tüketimi kesinlikle zararsızdır. Neem, kanser de dahil olmak üzere çeşitli hastalıkları tedavi etmek veya önlemek için özler olarak daha konsantre bir formda da kullanılabilir. Bu fitokimyasalın toksisite profili, konsantre fraksiyonlar elde etmek için bitkiyi işlemek için kullanılan çözücüye göre özetlenmiştir [ 124 ].

      Hayvan modellerinde (fareler), çalışmalar, bir LD göstermiştir 50 13 ug / kg [metanolik yaprak ekstreleri için 125 ] ve metanolik ekstreleri için Azadirachta çiçekler, LD 50 12 ug / kg [oldu 126 ]. Metanolik ekstresi aksine, sulu neem fraksiyonları, toksik olmayan olarak kabul edilir ve LD 50 daha yüksek 2.5 g / kg bir [ 127 ].

      Tarbousch ve ark. [ 128 ], oral azadirachtin dozlarının yan etkiler yaratabildiğini gösterdi. Elde ettikleri sonuçlar, bu fitokimyasalın ağızdan uygulanmasının fare fetüsleri üzerinde morfolojik sonuçlar üretmediğini gösterdi. Ayrıca, günlük 5-50 mg / kg azadiraktin uygulaması, üreme sistemi veya fetüs gelişimi üzerinde olumsuz etkilere neden olmamıştır [ 129 ].

      Amerika Birleşik Devletleri'nde, azadirachtin toksik olmayan bir pestisit olarak kabul edilir. Bu damar içine veya periton içine uygulanabilir ve LD sahiptir Ayrıca, eğer neem tohumlarından çıkarılan yağ sıçanlarda ölüme neden edebilmektedir 50 , 14 ml / kg [ 130 ].

      İnsanlar için, günlük 15 mg / kg'lık bir doz toksik olabilir ve susuz özütler, alerjenik aktivite için deri delme testinde alerjenlerin varlığını göstermiştir [ 124 ].

      8. Sonuçlar
      Bu yazıda, jinekolojik alandan A. indica takviyesi kullanılarak önlenebilen ve tedavi edilebilen birkaç neoplazi ortaya çıkardık . Bu doğal ajan, geleneksel kemoterapötik ajanlar kadar etkili olmayabilir, ancak kanserin önlenmesindeki potansiyeli bir gerçektir ve birçok yazar tarafından geniş çapta kanıtlanmıştır. Ayrıca, bu fitokimyasalın kanserin önlenmesinde kullanımı çok çekicidir çünkü neem özleri yaygın olarak bulunur, pahalı değildir ve yan etkileri kanıtlanmamıştır.

      Bu yazıda incelediğimiz makalelerden, neem ağacı özlerinin ve bileşiklerinin kanserin önlenmesi için büyük bir potansiyele sahip olduğu sonucuna vardık. Moleküler etki mekanizması, hücresel proliferasyon, farklılaşma, apoptoz, anjiyogenez ve metastaz süreçlerinin modülasyonunu içerir. Şimdiye kadar, kanser hücre dizileri üzerinde birkaç in vitro çalışma yapılmıştır, ancak daha fazla in vivo çalışma, kullanımıyla üretilebilecek yararlı ve muhtemelen olumsuz etkilerin daha iyi anlaşılması için çok önemlidir.

      Hem neem ekstraktları hem de cisplatin veya diğer kemoterapötik ajanlar kullanılarak tümör hücrelerinin kemosensitizasyonu da dikkat çekmiştir, ancak bu bitki ile klasik antikanser tedavisi arasındaki etkileşimler daha fazla analiz edilmelidir. Bu birleşik yaklaşım, azaltılmış kemoterapi dozlarına izin vererek standart kanser tedavilerinin etkinliğini artırabilir ve neem özütlerinin kemoterapi ilaçlarının toksisitesini azaltmada da yararlı olduğu kanıtlanmıştır.

      Sonuç olarak, bu inceleme A. indica'nın jinekolojik kanser önleme ve tedavisindeki etkinliğini vurguladı ve kanser tedavisinde etkili olan doğal kaynaklardan elde edilen bir terapötik ilacın hem hastalar hem de doktorlar için altın madeni olabileceğini düşünüyoruz.

      Kısaltmalar
      AKT protein kinaz B
      AMPK AMP ile aktive olan protein kinaz
      Apaf-1 apoptotik proteaz aktive edici faktör 1
      ATM kinaz protein kinaz ataksi-telanjiektazi mutasyona uğramış
      BALB / c albino, ev faresinin laboratuvarda yetiştirilmiş suşu
      Bax B hücre lenfoma-2 proteini ile ilişkili X proteini
      Bcl-2 B hücreli lenfoma-2 proteini
      BTAA meme tümörü ile ilişkili antijen
      KEDİ kloramfenikol asetiltransferaz
      Cdc37 CDC37 geni tarafından kodlanan Hsp90 ko-şaperon
      Cdk2 sikline bağımlı kinaz 2
      CEA karsinoembriyonik antijen
      CKI s21 sikline bağımlı kinaz inhibitörü 1
      CTLA4 sitotoksik T-lenfosit antijen 4
      CuONP'lar bakır oksit nanopartiküller
      Siklin D1 hücre döngüsü düzenleyici protein
      CYP 1A1 sitokrom P450 süper ailesinin bir üyesini kodlayan gen
      DNA dezoksiribonuicleik asit
      EAD epoksiazadiradion
      EAO etil asetat fraksiyonu
      EGFR Epidermal büyüme faktörü reseptörü
      ERK hücre dışı sinyalle düzenlenen kinazlar
      HDAC-2 histon deasetilaz 2
      HeLA insan rahim ağzı kanseri hücre hattı
      HL60 insan lösemi hücre dizisi
      HPV insan papilloma virüsü
      HSF1 ısı şok faktörü 1
      HSP90 ısı şoku proteini 90
      H3K27Ac DNA paketleme proteini histon H3'e modifikasyon
      IFN-γ interferon gama
      IGF insülin benzeri büyüme faktörü
      JNK c-Jun N-terminal kinaz
      keap1 Kelch benzeri ECH ile ilişkili protein 1
      LD 50 ortalama öldürücü doz
      LSIL düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon
      MAPK1 mitojenle aktive olan protein kinaz 1
      HARİTALAR mitojenle aktive olan protein kinaz
      MCF-7 meme kanseri hücre hattı östrojene bağımlı
      MCL-1 indüklenmiş miyeloid lösemi hücre farklılaşma proteini
      MDA MB-231 meme kanseri hücre hattı östrojenden bağımsız
      MEX neem yağının metanolik özütü
      MF metanolik fraksiyon
      NF-κB nükleer faktör κB
      HAYIR nitrik oksit
      NOS nitrik oksit sentaz
      Nrf2 nükleer faktör (eritroid türevi 2) -like 2
      NTERA-2 insan embriyonal karsinom hücreleri
      OVCAR4 Cellosaurus hücre hattı
      s53 protein 53
      PARP poli ADP riboz polimeraz enziminin farmakolojik inhibitörleri
      PI3K fosfoinositid 3-kinaz
      PP2a fosfataz 2a
      PTEN fosfataz ve tensin homolog geni
      SKOV3 yumurtalık kanseri hücre dizisi
      SMAD dönüştürücü büyüme faktörü beta üst ailesinin reseptörleri için ana sinyal dönüştürücüleri olan yapısal olarak benzer proteinler ailesi
      SOD süperoksit dismutaz
      TGF-β1 Dönüştürücü büyüme faktörü
      Th1 T yardımcı 1
      TNF α tümör nekroz faktörü
      TNBC üçlü negatif meme kanseri hücreleri
      ER + östrojen reseptörleri için pozitif
      VEGF vasküler endotelyal büyüme faktörü
      DSÖ Dünya Sağlık Örgütü

      Çıkar çatışmaları
      Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

      Şuraya gidin: Referanslar

      1. Ferlay J., Steliarova-Foucher E., Lortet-Tieulent J., Rosso S., Coebergh JWW, Comber H., Forman D., Bray F.Avrupa'da kanser vakaları ve ölüm oranları: 2012'de 40 ülke için tahminler . Eur. J. Cancer. 2013; 49 : 1374–1403. doi: 10.1016 / j.ejca.2012.12.027. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      2. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı Globocan 2012: 2012'de Dünya Çapında Tahmini Kanser İnsidansı, Mortalite ve Prevalans. [(2 Ekim 2018'de erişildi)];Çevrimiçi erişilebilir: http://publications.iarc.fr/Database...2012-V1.0-2012 .
      3. Arbyn M., Antoine J., Mägi M., Smailyte G., Stengrevics A., Suteu O., Valerianova Z., Bray F., Weiderpass E. Baltık ülkelerinde servikal kanser insidansı ve mortalitesinde trendler, Bulgaristan ve Romanya. Int. J. Cancer. 2011; 128 : 1899–1907. doi: 10.1002 / ijc.25525. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      4. Balalau DO, Sima RM, Bacalbasa N., Banu P., Bălălău C., Ples L., Stanescu AD Gebelikte yüksek dereceli servikal displazi - psikolojik ve tıbbi zorluklar. J. Mind Med. Sci. 2017; 4 : 24–30. doi: 10.22543 / 7674.41.P2430. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      5. Bosch FX, Manos MM, Munoz N., Sherman M., Jansen AM, Peto J., Schiffman MH, Moreno V., Kurman R., Shan KV Rahim ağzı kanserinde insan papilloma virüsünün prevalansı: Dünya çapında bir perspektif. J. Nat. Cancer Inst. 1995; 87 : 796–802. doi: 10.1093 / jnci / 87.11.796. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      6. Ferlay J., Shin HR, Bray F., Forman D., Mathers C., Parkin DM 2008'de dünya çapında kanser yükü tahminleri: GLOBOCAN 2008. Int. J. Cancer. 2010; 127 : 2893–2917. doi: 10.1002 / ijc.25516. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      7. Stănescu AD, Pleş L., Edu A., Olaru GO, Comănescu AC, Potecă AG, Comănescu MV Yumurtalık karsinomunda farklı heterojenlik modelleri. ROM. J. Morphol. Embryol. 2015; 56 : 1357–1363. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      8. Razi S., Ghoncheh M., Mohammadian-Hafshejani A., Aziznejhad H., Mohammadian M., Salehiniya H. Yumurtalık kanserinin insidansı ve mortalitesi ve bunların Asya'daki İnsani Gelişme Endeksi ile ilişkisi. Ecancermedicalscience. 2016; 10 : 628. doi: 10.3332 / ecancer.2016.628. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      9. Ionescu CA, Vlădăreanu S., Pleş L., Dimitriu MCT, Furău GO, Vlădescu TC, Calin AM, Oprescu ND Senkron bilateral primer yumurtalık karsinomu vaka sunumu. ROM. J. Morphol. Embryol. 2017; 58 : 219–223. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      10. Beral V. Yumurtalık kanseri ve oral kontraseptifler: Yumurtalık kanserli 23.257 kadın ve 87.303 kontrol dahil 45 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen verilerin ortak yeniden analizi. Lancet. 2008; 371 : 303–314. doi: 10.1016 / s0140-6736 (08) 60167-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      11. Poorolajal J., Jenabi E., Masoumi SZ Yumurtalık kanseri riski üzerindeki vücut kitle indeksi etkileri: Bir meta-analiz. Asya Pac. J. Cancer Prev. 2014; 15 : 7665–7671. doi: 10.7314 / APJCP.2014.15.18.7665. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      12. Riman T., Nilsson S., Persson IR Epitelyal yumurtalık maligniteleri riskiyle ilişkili olarak üreme ve hormonal faktörlere ilişkin epidemiyolojik kanıtların incelenmesi. Açta Obstet. Gynecol. Scand. 2004; 83 : 783–795. doi: 10.1111 / j.0001-6349.2004.00550.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      13. Tsilidis KK, Allen NE, Key TJ, Dossus L., Lukanova A., Bakken K., Lund E., Fournier A., ​​Overvad K., Hansen L., vd. Avrupa Kanser ve Beslenme Prospektif Araştırmasında oral kontraseptif kullanımı ve üreme faktörleri ve yumurtalık kanseri riski. Br. J. Cancer. 2011; 105 : 1436–1442. doi: 10.1038 / bjc.2011.371. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      14. Chye GLC, Yahaya H. İkinci Ulusal Kanser Kayıt Merkezi Raporu, Malezya'da Kanser İnsidansı 2003. Ulusal Kanser Kayıt Merkezi; Kuala Lumpur, Malezya: 2004. [(2 Ekim 2018'de erişildi)]. Çevrimiçi erişilebilir : http://www.nilaimc.com/downloads/Mal...eport_2003.pdf . [ Google Scholar ]
      15. Weber J., McClure M. Onkojenler ve kanser. Br. Med. J. 1987; 296 : 1246–1248. doi: 10.1136 / bmj.294.6582.1246. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      16. Howes MJ, Simmonds MS Sağlık ve hastalıkta mikro besin olarak fitokimyasalların rolü. Clin. Nutr. Metab. Bakım. 2014; 17 : 558–566. doi: 10.1097 / MCO.0000000000000115. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      17. Dillard CJ, German JB Phytochemicals: Nutraceuticals ve insan sağlığı. J. Sci. Gıda Tarımı. 2000; 80 : 1744–1756. doi: 10.1002 / 1097-0010 (20000915) 80:12 <1744 :: AID-JSFA725> 3.0.CO; 2-W. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      18. Surh YJ Cancer'ın diyet fitokimyasalları ile kimyasal önleme. Nat. Rev. Cancer. 2003; 3 : 768–780. doi: 10.1038 / nrc1189. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      19. Priyadarsini RV, Nagini S. Diyet fitokimyasalları ile kanserin kemoprevansiyonu: Vaatler ve tuzaklar. Curr. Ecz. Biotechnol. 2012; 13 : 125–136. doi: 10.2174 / 138920112798868610. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      20. Waladkhani AR, Clemens MR Diyet fitokimyasallarının kanser gelişimi üzerindeki etkisi (inceleme) Int. J. Mol. Med. 1998; 1 : 747–800. doi: 10.3892 / ijmm.1.4.747. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      21. Ogbuewu IP Yüksek Lisans Tezi. Federal Teknoloji Üniversitesi; Owerri, Nijerya: 2008. Neem Dereceli Düzeyleri ( Azadirachta indica ) ile beslenen Tavşanların Fizyolojik Tepkileri Yaprak unu. [ Google Scholar ]
      22. Zong A., Cao H., Wang F. Doğal kaynaklardan antikanser polisakkaritleri: Son araştırmaların bir incelemesi. Karbonhidr. Polym. 2012; 90 : 1395–1410. doi: 10.1016 / j.carbpol.2012.07.026. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      23. Efferth T., Koch E. Fitokimyasallar arasındaki karmaşık etkileşimler. Çok Hedefli Terapötik Fitoterapi konsepti. Curr. İlaç Hedefleri. 2011; 12 : 122–132. doi: 10.2174 / 138945011793591626. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      24. Alzohairy AM Azadirachta indica'nın (Neem) terapötik rolü ve bunların hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde aktif bileşenleri. Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternat. Med. 2016; 2016 doi: 10.1155 / 2016/7382506. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      25. Al-Buhari MI, Al-Buhari S. Peygamber Muhammed'in Otantik Sözleri Koleksiyonu, Tıp Üzerine Bölüm 71. 2. baskı Hilal Yayınları; Ankara, Türkiye: 1976. [ Google Akademik ]
      26. Tiwari R., Verma AK, Chakraborty S., Dhama K., Vir Singh S. Neem ( Azadirachta indica ) ve hayvanların ve insanların sağlığını koruma potansiyeli: Bir inceleme. J. Biol. Sci. 2014; 14 : 110–123. doi: 10.3923 / jbs.2014.110.123. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      27. Brahmachari G. Neem — Her şeye gücü yeten bir bitki: Geçmişe bakış. Chem. Biol. Chem. 2004; 5 : 408–421. doi: 10.1002 / cbic.200300749. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      28. Sultana B., Anwar F., Przybylski R. Azadirachta indica , Terminalia arjuna, Acacia nilotica ve Eugenia jambolana Lam'ın kabuklarında bulunan fenolik bileşenlerin antioksidan aktivitesi . ağaçlar. Food Chem. 2007; 104 : 1106–1114. doi: 10.1016 / j.foodchem.2007.01.019. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      29. Atawodi SE, Atawodi JC Azadirachta indica (neem): Çok sayıda biyolojik ve farmakolojik aktiviteye sahip bir bitki. Phytochem. Rev. 2009; 8 : 601–620. doi: 10.1007 / s11101-009-9144-6. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      30. Rahmani AH, Alzohairy MA, Khan MA, Aly SM Çörek otu ve onu oluşturan timokinonun moleküler yolların inaktivasyonu ve aktivasyonu yoluyla kanserin önlenmesinde terapötik etkileri. Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternat. Med. 2014; 2014 doi: 10.1155 / 2014/724658. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      31. Ahmad N., Feyes DK, Nieminen AL, Agarwal R., Mukhatar H. Yeşil Çay Oluşturucu Epigallocatechin-3-Gallate ve İnsan Karsinoma Hücrelerinde Apoptoz ve Hücre Döngüsü Tutukluğunun İndüksiyonu. J. Natl. Cancer Inst. 1997; 89 : 1881–1886. doi: 10.1093 / jnci / 89.24.1881. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      32. Devi PU Karsinojenezin temeli. Sağlık Yöneticisi. 2018; 17 : 16–24. [ Google Scholar ]
      33. Loeb LA, Harris CC Kimyasal karsinojenezde gelişmeler: Tarihsel bir inceleme ve ileriye dönük. Cancer Res. 2008; 68 : 6863–6872. doi: 10.1158 / 0008-5472.CAN-08-2852. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      34. Land H., Parada LF, Weinberg RA Hücresel onkojenler ve çok aşamalı karsinojenez. Bilim. 1983; 222 : 771–778. doi: 10.1126 / science.6356358. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      35. Farede Upton AC, Jenkins VK, Conklin JW Myeloid lösemi. Ann. NY Acad. Sci. 1964; 114 : 189. doi: 10.1111 / j.1749-6632.1964.tb53574.x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      36. Kotecha R., Takami A., Espinoza JL Diyet fitokimyasalları ve kanser kemoprevansiyonu: Klinik kanıtların bir incelemesi. Oncotarget. 2016 doi: 10.18632 / oncotarget.9593. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      37. Bıldırcın DF, Joyce JA Tümör ilerlemesi ve metastazının mikro çevresel düzenlemesi. Nat. Med. 2013; 19 : 1423–1437. doi: 10.1038 / nm. 3394. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      38. Lala PK, Chakraborty C. Karsinogenez ve tümör ilerlemesinde nitrik oksidin rolü. Lancet Oncol. 2001; 2 : 149–156. doi: 10.1016 / S1470-2045 (00) 00256-4. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      39. Zhu H., Luo H., Shen Z., Hu X., Sun L., Zhu X. Serviks kanserinde karsinojenez, ilerleme ve terapide büyüme faktörü-β1'i dönüştürme. Tumor Biol. 2016; 37 : 7075–7083. doi: 10.1007 / s13277-016-5028-8. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      40. Dolcet X., Llobet D., Pallares J., Matias-Guiu X. İnsan kanserinin gelişimi ve ilerlemesinde NF-kB. Virchows Archiv. 2005; 446 : 475–482. doi: 10.1007 / s00428-005-1264-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      41. Solomon H., Brosh R., Buganim Y., Wishlist V. p53 tümör baskılayıcı genin inaktivasyonu ve Ras onkogeninin aktivasyonu: Tümörijenezde kooperatif olaylar. Discov. Med. 2010; 9 : 448–454. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      42. Roudebush P., Davenport DJ, Novotny BJ Kanser tedavisinde nutrasötiklerin kullanımı. Veteriner. Clin. N. Am. 2004; 34 : 249–269. doi: 10.1016 / j.cvsm.2003.09.001. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      43. Moga MA, Dimienescu OG, Arvatescu CA, Mironescu A., Dracea L., Ples L. Doğal Polifenollerin Rahim Ağzı Kanserinin Önlenmesi ve Tedavisindeki Rolü - Genel Bir Bakış. Moleküller. 2016; 21 : 1055. doi: 10.3390 / molecules21081055. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      44. Bakınız D., Mason S., Roshan R. Geç evre kanserlerinde bütünleyici bir yaklaşım kullanarak artan tümör nekroz faktörü alfa (TNF-alfa) ve doğal öldürücü hücre (NK) fonksiyonu. Immunol. Yatırım yapın. 2002; 31 : 137–153. doi: 10.1081 / IMM-120004804. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      45. Maru GB, Hudlikar RR, Kumar G., Gandhi K., Mahimkar MB Diyet fitokimyasalları ile kanserden korunmanın moleküler mekanizmalarını anlamak: Deneysel modellerden klinik araştırmalara. World J. Biol. Chem. 2016; 7 : 88–99. doi: 10.4331 / wjbc.v7.i1.88. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      46. Harris CC Kimyasal ve fiziksel karsinojenez: 1990'lar için gelişmeler ve perspektifler. Cancer Res. 1991; 51 : 5023'ler - 5044'ler. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      47. Biswas KI, Chattopadhyay RK, Bandyopadhyay U. Neem ( Azadirachta indica ) Curr. Sci. 2002; 82 : 1336–1345. [ Google Scholar ]
      48. Drabu S., Khatr S., Babu S. Neem: Tüm hastalıkların iyileştiricisi. Res. J. Pharm. Biol. Chem. Sci. 2012; 3 : 120–126. [ Google Scholar ]
      49. Butterworth JH, Morgan FD Çekirgelerde beslenmeyi baskılayan bir maddenin izolasyonu. J. Chem. Soc. Chem. Commun. 1968: 23–24. doi: 10.1039 / C19680000023. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      50. Isman MB, Koul O., Luczynski A., Kaminski J. Neem yağlarının insektisidal ve antifeedant biyoaktiviteleri ve bunların azadirachtin içeriği ile ilişkisi. J. Agric. Food Chem. 1990; 38 : 1406–1411. doi: 10.1021 / jf00096a024. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      51. Kaura SK, Gupta SK, Chowdhury JB Azadirachta indica A., Juss tohumlarında morfolojik ve yağ içeriği varyasyonu . (Neem) Hindistan'ın kuzey ve batı kaynaklarından. Bitki Gıdaları Hum. Nutr. 1998; 52 : 293–298. doi: 10.1023 / A: 1008013424150. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      52. Sidhu OP, Kumar V., Behl HM Azadirachtin içeriğine göre neemde ( Azadirachta indica ) değişkenlik . J. Agric. Food Chem. 2003; 5 : 910–915. doi: 10.1021 / jf025994m. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      53. Uko OJ, Kamalu NT Neem ağacının kullanımları ve potansiyelleri. Nijer. J. Exp. Appl. Biol. 2001; 2 : 223–229. [ Google Scholar ]
      54. Lale NES Böcek zararlılarının yönetimi için neem ürünlerinin yaygın kullanımına karşı Biyo-aktivite ve Sınırlama. Nijer. J. Appl. Biol. 2002; 3 : 115–125. [ Google Scholar ]
      55. Djibril D., Mamadou F., Gerard V., Geuya MDC, Oumar S., Luc R. Senegal'de toplanan Neem tohumlarının ( Azadirachta indica A. Juss) bileşenlerinin fiziksel özellikleri, kimyasal bileşimi ve dağılımı . Res. J. Chem. Sci. 2015; 5 : 52–58. [ Google Scholar ]
      56. Djenontin Tindo S., Amusant N., Dangou J., Wotto DV, Avlessi F., Dahouénon-Ahoussi E., Lozano P., Pioch D., Sohounhloué KCD Tahta üzerinde kovucu, termitisidal ve önleyici faaliyetlerin taranması, Azadirachta indica ve Carapa procera (Meliaceae) tohum yağları. ISCA J. Biol. Sci. 2012; 1 : 25–29. [ Google Scholar ]
      57. Ara I., Siddiqui S., Faizi S., Siddiqui S. Azadirachta indica'nın kök kabuğundan iki yeni terpenoid . J. Nat. Üretim 1989; 52 : 1209–1213. doi: 10.1021 / np50066a002. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      58. Subapriya R., Nagini S. Neem yapraklarının tıbbi özellikleri: Bir inceleme. Curr. Med. Chem. 2005: 149–156. doi: 10.2174 / 1568011053174828. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      59. Xu J., Song X., Yin ZQ, Cheng AC, Jia RY, Deng YX, Ye KC, Shi CF, Lv C., Zhang W. Ördek vebasına karşı neem tohum çekirdeğinden elde edilen ekstraktların antiviral aktivitesi ve etki şekli in vitro virüs. Palaz. Sci. 2012: 2802–2807. doi: 10.3382 / ps.2012-02468. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      60. Waheed A., Miana GA, Ahmad SI Tip 2 (NIDDM) diabetes mellitusta Azadirachta indica tohumlarının hipoglisemik etkisinin klinik araştırması . Pak. J. Pharm. Sci. 2006; 19 : 322–325. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      61. Paul R., Prasad M., Sah NK Azadirachta indica L (neem) 'nin Antikanser biyolojisi : Bir mini inceleme. Ücretsiz Radic. Res. 2011; 12 : 467–476. doi: 10.4161 / cbt.12.6.16850. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      62. Sarkar K., Bose A., Laskar S., Choudhuri S., Dey S., Roychowdhury PK, Baral R. Neem yaprağının hazırlanmasına karşı antikor tepkisi, karsinoembriyonik antijeni tanır. Int. Immunopharmacol. 2007; 7 : 306–312. doi: 10.1016 / j.intimp.2006.10.014. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      63. Hanahan D., Weinberg RA Kanserin ayırt edici özellikleri: Yeni nesil. Hücre. 2011; 144 : 646–674. doi: 10.1016 / j.cell.2011.02.013. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      64. Hanahan D., Weinberg RA Kanserin ayırt edici özellikleri. Hücre. 2000; 100 : 57–70. doi: 10.1016 / S0092-8674 (00) 81683-9. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      65. Warburg O. Kanser hücrelerinin kökeni üzerine. Bilim. 1956; 123 : 309–314. doi: 10.1126 / science.123.3191.309. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      66. Spano D., Zollo M. Tümör mikroçevresi: Metastaz sürecindeki ana aktör. Clin. Tecrübe. Metastaz. 2012; 29 : 381–395. doi: 10.1007 / s10585-012-9457-5. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      67. Mahapatra S., Young CY, Kohli M., Karnes RJ, Klee EW, Holmes MW, Tindall DJ, Donkena KV Endotel Hücrelerinde Azadirachta indica Yaprak Ekstraktının Antianjiyojenik Etkileri ve Terapötik Hedefleri . Kanıt. Tabanlı Tamamlayıcı. Alternat. Med. 2012; 2012 : 303019. doi: 10.1155 / 2012/303019. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      68. Ricci F., Berardi V., Risuleo G. MEX'in diferansiyel sitotoksisitesi: Eylemi hücre zarı seviyesinde uygulanan neem yağının bir bileşeni. Moleküller. 2008; 14 : 122–132. doi: 10.3390 / molecules14010122. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      69. Kanserin önlenmesi ve tedavisi için potansiyel ajanlar olarak Hao F., Kumar S., Yadav N., Chandra D. Neem bileşenleri. Biochim. Biophys. Açta. 2014; 1846 : 247–257. doi: 10.1016 / j.bbcan.2014.07.002. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      70. Morgan ED Azadirachtin, bilimsel bir altın madeni. Bioorg. Med. Chem. 2009; 17 : 4096–4105. doi: 10.1016 / j.bmc.2008.11.081. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      71. Bodduluru LN, Kasala ER, Thota N., Barua CC, Sistla R. Kanserde nimbolidin kemopreventif ve terapötik etkileri: Altta yatan mekanizmalar. Toxicol. Laboratuvar ortamında. 2014; 28 : 1026–1035. doi: 10.1016 / j.tiv.2014.04.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      72. Kashif M., Hwang Y., Hong G., Kim G. Nimbolide'nin in vitro karşılaştırmalı sitotoksik etkisi: MTT deneyi ile kanser hücre hatları ve normal hücre hatları üzerinde Azadirachta indica'dan (Neem ağacı) bir limonoid . Pak. J. Pharm. Sci. 2017; 30 : 967–973. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      73. Xylocarpus granatum'dan bir limonoid olan Uddin SJ, Nahar L., Shilpi JA, Shoeb M., Borkowski T., Gibbons S., Middleton M., Byres M., Sarker SD Gedunin, CaCo-2 kolonunun büyümesini inhibe eder. kanser hücre hattı. In Vitro Phytother. Res. 2007; 21 : 757–761. doi: 10.1002 / ptr.2159. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      74. Yeni bir doğal madde olan Kamath SG, Chen N., Xiong Y., Wenham R., Apte S., Humphrey M., Cragun J., Lancaster JM Gedunin, yumurtalık kanseri hücresi çoğalmasını inhibe eder. Int. J. Gynecol. Kanser. 2009; 19 : 1564–1569. doi: 10.1111 / IGC.0b013e3181a83135. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      75. Antikanser ajanlar olarak Nagini S. Neem limonoidler: kanser özelliklerinin modülasyonu ve onkojenik sinyal. Enzimler. 2014; 36 : 131–147. doi: 10.1016 / B978-0-12-802215-3.00007-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      76. Subramani R., Gonzalez E., Nandy SB, Arumugam A., Camacho F., Medel J., Alabi D., Lakshmanaswamy R. Gedunin, sonik kirpi sinyal yolunu değiştirerek pankreas kanserini inhibe eder. Oncotarget. 2017; 8 : 10891–10904. doi: 10.18632 / oncotarget.8055. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      77. Siddiqui BS, Afshan F., Gulzar T., Sultana R., Naqvi SN, Tariq RM Azadirachta indica yapraklarından tetrasiklik triterpenoidler ve bunların böcek öldürücü aktiviteleri. Chem. Ecz. Boğa. 2003; 51 : 415–417. doi: 10.1248 / cpb.51.415. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      78. Kikuchi T., Ishii K., Noto T., Takahashi A., Tabata K., Suzuki T., Akihisa T. Azadirachta indica (neem) J. Nat. Üretim 2011; 74 : 866–870. doi: 10.1021 / np100783k. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      79. Pandey G., Verma KK, Singh M. Azadirachta indica (neem) yapraklarının fitokimyasal, antibakteriyel ve serbest radikal temizleme özelliklerinin değerlendirilmesi . Int. J. Pharm. Ecz. Sci. 2014; 6 : 444–447. [ Google Scholar ]
      80. Conquer JA, Maiani G., Azzini E., Raguzzini A., Holub BJ Quercetin ile Supplementation, sağlıklı deneklerde kalp hastalığı için seçilen risk faktörleri üzerinde etki olmaksızın, plazma quercetin konsantrasyonunu önemli ölçüde arttırır. J. Nutr. 1998; 128 : 593–597. doi: 10.1093 / jn / 128.3.593. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      81. Murakami A., Ashida H., Terao J. Quercetin ile çok hedefli kanser önleme. Cancer Lett. 2008; 269 : 315–325. doi: 10.1016 / j.canlet.2008.03.046. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      82. Harwood M., Danielewska-Nikiel B., Borzelleca JF, Flamm GW, Williams GM, Lines TC Genotoksik / kanserojen eksikliği dahil olmak üzere, quercetin güvenliği ve in vivo toksisite kanıtının bulunmaması ile ilgili verilerin eleştirel bir incelemesi özellikleri. Food Chem. Toxicol. 2007; 45 : 2179–2205. doi: 10.1016 / j.fct.2007.05.015. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      83. Malathi R., Rajar SS, Kumar RM, Narasimhan S., Ravikumar K. Epoxyazadiradione. Açta Crystallogr. 2007; E63 : o2483 – o2485. doi: 10.1107 / S1600536807016923. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      84. Rodriguez-Mateos A., Vauzour D., Krueger CG, Shanmuganayagam D., Reed J., Calani L., Mena P., Del Rio D., Crozier A. Biyoyararlanım, biyoaktivite ve diyet flavonoidlerinin sağlığı üzerindeki etkisi ve ilgili bileşikler: Bir güncelleme. Arch. Toxicol. 2014; 88 : 1803–1853. doi: 10.1007 / s00204-014-1330-7. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      85. Priyadarsini RV, Murugan RS, Sripriya P., Karunagaran D., Nagini S. Neem limonoidler azadirachtin ve nimbolide, insan servikal kanser (HeLa) hücrelerinde hücre döngüsü tutuklamasını ve mitokondri aracılı apoptozu indükler. Ücretsiz Radic. Res. 2010; 44 : 624–634. doi: 10.3109 / 10715761003692503. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      86. Sharma C., Vas A., Goala P., Gheewala TM, Rizvi TA, Hussain A. Ethanolic Neem ( Azadirachta indica ) Yaprak Ekstresi MCF-7 ve HeLa Hücrelerinin Büyümesini Önler ve Cisplatin'in Terapötik Endeksini Güçlendirir. J. Oncol. 2014; 2014 : 321754. doi: 10.1155 / 2014/321754. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      87. Shukla DP, Shah KP, Rawal RM, Jain NK Antikanser ve Zerdeçalın Sitotoksik Potansiyeli (Curcuma longa), Neem ( Azadirachta indica ), Tulasi (Ocimum sanctum) ve Zencefil (Zingiber officinale) HeLa Cell hattında Ekstraktlar. Int. J. Life Sci. Sci. Res. 2016; 2 : 309–315. doi: 10.21276 / ijlssr.2016.2.4.2. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      88. Soumyabrata R., Subhasis B., Saptak B., Avishek B., Smarajit P., Parthasarathi B., Jaydip B., Shyamal G., Tathagata C., Anamika B., vd. Neem yaprağı glikoproteini, rahim ağzı kanseri evre IIIB hastalarında hiperaktif düzenleyici T hücrelerini zayıflatarak dendritik hücrelerde indolamin 2,3 dioksijenaz aracılı toleransın üstesinden gelir. Hum. Immun. 2013; 74 : 1015–1023. doi: 10.1016 / j.humimm.2013.04.022. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      89. Vasenwala SM, Seth R., Haider N., Islam N., Kan T., MAheshwari V., Rehman S. Servikal kanser vakalarında Azadirachta indica'nın (neem) antioksidan ve apoptotik etkisi üzerine bir çalışma . Arch. Gynecol. Obstet. 2012; 286 : 1255–1259. doi: 10.1007 / s00404-012-2428-x. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      90. Bosch FX, Lorincz A., Munoz N., Meijer CJLM, Shah KV İnsan papilloma virüsü ile rahim ağzı kanseri arasındaki nedensel ilişki. J. Clin. Pathol. 2002; 55 : 244–265. doi: 10.1136 / jcp.55.4.244. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      91. Shukla S., Bharti AC, Hussain S., Mahata S., Hedau S., Kailash U., Kashyap V., Bhambhani S., Roy M., Batra S., vd. Erken servikal intraepitelyal lezyonu olan kadınlarda yüksek riskli insan papillomavirüs tipi HPV16 enfeksiyonunun ′ Praneem ′ poliherbal tablet ile ortadan kaldırılması. J. Cancer Res. Clin. Oncol. 2009; 135 : 1701–1709. doi: 10.1007 / s00432-009-0617-1. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      92. Priyadarsini RV, Murugan RS, Maitreyi S., Ramalingam K., Karunagaran D., Nagini S. Flavonoid kuersetin, p53 indüksiyonu ve NF-κB inhibisyonu yoluyla insan servikal kanser HeLa hücrelerinde hücre döngüsü tutuklamasını ve mitokondri aracılı apoptozu indükler. Avro. J. Pharmacol. 2010; 649 : 84–91. doi: 10.1016 / j.ejphar.2010.09.020. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      93. Zhang W., Zhang F. Quercetin'in HeLa hücrelerinin proliferasyonu, apoptozu, adezyonu ve göçü ve istilası üzerindeki etkileri. Avro. J. Gynecol. Oncol. 2009; 30 : 60–64. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      94. Jung JH, Lee JO, Kim JH, Lee SK, You GY, Park SH, Park JM, Kim EK, Suh PG, An JK, vd. Quercetin, AMPK ile indüklenen HSP70 ve EGFR aşağı regülasyonu yoluyla HeLa hücre canlılığını baskılar. J. Celi Physiol. 2010; 223 doi: 10.1002 / jcp.22049. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      95. Tharmarajah L., Samarakoon SR, Ediriweera MK, Piyathilaka P., Tennekoon KH, Senathilake KS, Rajagopalan U., Galhena PB, Thabrew I. Gedunin'in İnsan Teratokarsinomal (NTERA-2) Kanser Kökü Üzerindeki İn Vitro Antikanser Etkisi Hücreler. BioMed. Res. Int. 2017; 2017 doi: 10.1155 / 2017/2413197. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      96. Patwardhan CA, Fauq A., Peterson LB, Miller C., Blagg BSJ, Chadli A. Gedunin, apoptoz yoluyla kanser hücresi ölümüne neden olan ko-şaperon p23'ü inaktive eder. J. Biol. Chem. 2013: 1–26. doi: 10.1074 / jbc.M112.427328. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      97. Kumar GH, Chandra Mohan KPV, Jagannadha Rao A., Nagini S. Nimbolide, Azadirachta indica'dan bir limonoid proliferasyonu inhibe eder ve insan koryokarsinoma (BeWo) hücrelerinin apoptozunu indükler. Yatırım yapın. Yeni İlaçlar. 2009; 27 : 246–252. doi: 10.1007 / s10637-008-9170-z. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      98. Tripathi A., Shrivastav TG, Chaube SK Granüloza hücre apoptozundaki bir artış, sıçanda sulu neem ( Azadirachta indica ) yaprak özütü ile indüklenen oosit apoptozuna aracılık eder . Int. J. Appl. Temel. Med. Res. 2013; 3 : 27–36. doi: 10.4103 / 2229-516X.112238. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      99. Chaube SK, Shrivastav TG, Tiwari M., Prasad S., Tripathi A., Pandey AK Neem ( Azadirachta indica L.) yaprak özütü, memelilerde ROS aracılı apoptozu indükleyerek oosit kalitesini bozar . SpringerPlus. 2014; 3 : 464. doi: 10.1186 / 2193-1801-3-464. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      100. Gao X., Wang B., Wei XW, Men K., Zheng F., Zhou Y., Zheng Y., Gou M., Huang M., Guo G., vd. Polimer misel ile kapsüllenmiş kuersetinin yumurtalık kanseri üzerindeki antikanser etkisi ve mekanizması. Nano ölçek. 2012; 22 doi: 10.1039 / c2nr32181e. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      101. Scambia G., Panici PB, Ranelletti FO, Ferrandina G., de Vincenzo R., Piantelli M., Masciullo V., Bonanno G., Isola G., Mancuso S. yumurtalık kanseri hücreleri. Int. J. Cancer. 1994; 57 doi: 10.1002 / ijc.2910570214. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      102. Shoemaker ML, White MC, Wu M., Weir HK, Romieu I. Aşama ve tümör özellikleri, yaş, ırk ve etnik kökene göre 20-49 yaş arası genç kadınlar arasında meme kanseri insidansındaki farklılıklar, 2004–2013. Meme Kanseri Arş. Tedavi etmek. 2018; 169 : 595–606. doi: 10.1007 / s10549-018-4699-9. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      103. Krisnaveni P., Ajantha S., Narayani M., Suherman J., Susi E., Asmah R. Proc. Mikroskopi ve Mikroanaliz Serdang üzerine Seminer Güncellemesi. UPM Press; Selangor, Malezya: 2002. Neem yaprağı ekstresinin MCF-7 meme kanseri hücre dizileri üzerindeki etkisi üzerine konfokal mikroskopi; sayfa 48–49. [ Google Scholar ]
      104. Subapriya R., Kumaraguruparan R., Abraham SK, Nagani S. Etanolik neem yaprağı ekstresinin N-Metil-N-nitro-N-nitrosoguanidin ile indüklenen genotoksisite ve farelerde oksidatif stres üzerindeki koruyucu etkileri. Drug Chem. Toxicol. 2004; 27 : 15–26. doi: 10.1081 / DCT-120027894. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      105. Othman F., Motalleb G., Peng SL, Rahmat A., Basri R., Pei Pei C. Neem Yaprak Ekstraktının ( Azadirachta indica ) BALB / c Farelerinin 4T1 Meme Kanseri Hücrelerinde c-Myc Onkogen Ekspresyonu Üzerindeki Etkisi . Cell J. 2012; 14 : 53–60. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      106. Arumugam A., Agullo P., Boopalan T., Nandy S., Lopez R., Gutierrez C., Narayan M., Rajkumar L. Neem yaprak özütü, hücre çoğalmasını, apoptozu ve anjiyogenezi değiştirerek meme karsinojenezini inhibe eder. Cancer Biol. Ther. 2014; 15 : 26–34. doi: 10.4161 / cbt.26604. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      107. Elumalai P., Gunadharini DN, Senthilkumar K., Banudevi S., Arunkumar R., Benson CS, Sharmila G., Arunakaran J. Ethanolic neem ( Azadirachta indica A. Juss) yaprak özütü apoptozu indükler ve IGF sinyal yolunu inhibe eder meme kanseri hücre hatlarında. Biomed. Önceki Nutr. 2012; 2 : 59–68. doi: 10.1016 / j.bionut.2011.12.008. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      108. Ahmad R., Misra A., Trivedi A., Khan MA Azadirachta indica yapraklarının etanolik ekstraktının in vitro sitotoksik aktivitesinin , insan göğüs kanseri hücre hattı MDA-MB 231. J. Basic Clin. Ecz. 2017; 8 : S72 – S79. doi: 10.1016 / j.eujim.2018.10.004. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      109. Mandal-Ghosh I., Chattopadhyay U., Baral R. Neem yaprak preparasyonu, Thl tipi bağışıklık tepkisini ve göğüs tümörü ile ilişkili antijene karşı anti-tümör bağışıklığını arttırır. Cancer Immun. 2007; 30 : 7-8. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      110. Vinothini G., Manikandan P., Anandan R., Nagini S. Azadirachta indica yaprak fraksiyonları ile sıçan meme karsinojenezinin kimyasal önlenmesi : Hormon durumunun modülasyonu, ksenobiyotik metabolize edici enzimler, oksidatif stres, hücre proliferasyonu ve apoptoz. Food Chem. Toxicol. 2009; 47 : 1852–1863. doi: 10.1016 / j.fct.2009.04.045. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      111. Elumalai P., Gunadharini DN, Senthilkumar K., Banudevi S., Arunkumar R., Benson CS, Sharmila G., Arunakaran J. İnsan göğüs kanseri hücrelerinde apoptozun nimbolid tarafından dışsal ve içsel yolla indüksiyonu. Toxicol. Lett. 2012; 215 : 131–142. doi: 10.1016 / j.toxlet.2012.10.008. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      112. Elumalai P., Arunkumar R., Benson CS, Sharmila G., Arunakaran J. Nimbolide, insan göğüs kanseri hücre hatlarında (MCF-7 ve MDA-MB-231) IGF-I aracılı PI3K / Akt ve MAPK sinyallemesini inhibe eder Cell Biochem. Funct. 2014; 32 : 476–484. doi: 10.1002 / cbf.3040. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      113. Brandt GE, Schmidt MD, Prisinzano TE, Blagg BSJ Gedunin, Yeni Bir Hsp90 İnhibitörü: Türevlerin Yarı Sentezi ve Ön Yapı − Aktivite İlişkileri. J. Med. Chem. 2008; 51 : 6495–6502. doi: 10.1021 / jm8007486. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      114. Choi JA, Kim JY, Lee JY, Kang CM, Kwon HJ, Yoo YD, Kim TW, Lee YS, Lee SJ Quercetin tarafından insan meme kanseri hücrelerinde hücre döngüsü tutuklaması ve apoptozun indüksiyonu. Int. J. Oncol. 2001; 19 : 837–844. doi: 10.3892 / ijo.19.4.837. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      115. Chien SY, Wu YC, Chung JG, Yang JS, Lu HF, Tsou MF, Wood WG, Kuo SJ, Chen DR Quercetin kaynaklı apoptoz, insan meme kanserinde mitokondriyal ve kaspaz-3 bağımlı yolaklar aracılığıyla etki eder MDA-MB -231 hücre. Hum. Tecrübe. Toxicol. 2009; 28 : 493–503. doi: 10.1177 / 0960327109107002. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      116. Choi EJ, Bae SM, Ahn WS İnsan meme kanseri MDA-MB-453 hücrelerinde hücre döngüsü durdurma ve apoptoz yoluyla kuersetinin antiproliferatif etkileri. Arch. Ecz. Res. 2008; 31 : 1281. doi: 10.1007 / s12272-001-2107-0. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      117. Duo J., Ying GG, Wang GW, Zhang L. Quercetin, insan göğüs kanseri hücre proliferasyonunu inhibe eder ve Bcl-2 ve Bax regülasyonu yoluyla apoptozu indükler. Mol. Med. Rep. 2012; 5 : 1453–1456. doi: 10.3892 / mmr.2012.845. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      118. Moore DH Servikal kanser için Neoadjuvan kemoterapi. Tecrübe. Opin. Pharmacother. 2003; 4 : 859–867. doi: 10.1517 / 14656566.4.6.859. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      119. Charfare H., Limongelli S., Purushotham AD Kanserde Neoadjuvan kemoterapi. BJS. 2005; 92 : 14–23. doi: 10.1002 / bjs.4840. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      120. Scambia G., Ranelletti FO, Panici PB, De Vicenzo R., Bonano G., Ferrandina G., Piantelli M., Bussa S., Rummi C., Cianfriglia M., et al. Quercetin, adriamisinin etkisini çok ilaca dirençli bir MCF-7 insan meme kanseri hücre dizisi olan P-glikoproteini olası bir hedef olarak güçlendirir. Cancer Chemother. Pharmacol. 1994; 34 : 459–464. doi: 10.1007 / BF00685655. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      121. Moneim AEA, Othman MS, Aref AM Azadirachta indica Cisplatin Kaynaklı Nefrotoksisiteyi ve Oksidatif Stresi Azaltır . Biol. Med. Res. Int. 2014; 2014 doi: 10.1155 / 2014/647131. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      122. Shareef M., Akhatar MD Neem ( Azadirachta indica ) ve sağlığı koruma, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için potansiyeli. Matrix Sci. Med. 2018; 2 : 4–8. doi: 10.26480 / msm.01.2018.04.08. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      123. Lin C., Yu Y., Zhao HG, Yang A., Yan H., Cui Y. Quercetin'in radyoterapi ile kombinasyonu, in vitro ve in vivo olarak tümör radyosensitivitesini arttırır. Radyatör. Oncol. 2012; 104 : 395–400. doi: 10.1016 / j.radonc.2011.10.023. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      124. Boeke SJ, Boersma MG, Alink GM, Van Loon JJA, Van Huis A., Dicke M., Rietjens IMCM Neem ( Azadirachta indica ) türevi pestisitlerin güvenlik değerlendirmesi . J. Ethnopharmacol. 2004; 94 : 25–41. doi: 10.1016 / j.jep.2004.05.011. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      125. Okpanyi SN, bir Ezeukwu GC anti-enflamatuar ve antipiretik faaliyetleri Azadirachta indica . Planta Med. 1981; 41 : 34–39. doi: 10.1055 / s-2007-971670. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      126. Kupradinun P., Tepsuwan A., Tanthasri N., Meesiripan N., Tunsakul S., Tompat W., Jarratwisarutporn Y., Kusamran WR Neem ağacının çiçeklerinin toksisite testi. Thai J. Vet. Med. 2010; 40 : 47–55. [ Google Scholar ]
      127. Dorababu M., Joshi MC, Bhawani G., Kumar MM, Chaturvedi A., Goel RK Neem ( Azadirachta indica ) sulu ekstresinin etkisi, sıçanlarda saldırgan ve yaygın mide mukozal faktörleri üzerinde bırakır. Indian J. Physiol. Pharmacol. 2006; 50 : 241–249. [ PubMed ] [ Google Akademik ]
      128. Tarboush FMA, Ashamoui HME Neemix-4.5'in Azadirachtin'in SWR / J farelerinin fetüsleri ve yavruları üzerindeki toksik ve teratojenik etkileri. Eyg. J. Hosp. Med. 2004; 15 : 30-39. [ Google Scholar ]
      129. Srivastava MK, Raizada RB Sıçanların doğum sonrası gelişimi sırasında teknik azadirachtinin toksik etkilerinin olmaması. Food Chem. Toxicol. 2007; 45 : 465–471. doi: 10.1016 / j.fct.2006.09.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      130. Glinsukon T., Somjaree P., Piyachaturawat P., Thebtaranonth Y. Farelerde, sıçanlarda ve hamsterlarda nimbolide ve nimbik asidin akut toksisitesi. Toxicol. Lett. 1986; 30 : 159–166. doi: 10.1016 / 0378-4274 (86) 90098-6. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      131. Singh T., Saini HS, Ranganayakulu SV, Ravi S., Sudhakar K. Azadirachta indica Ekstresinin Servikal Kansere Karşı Tohumlarından Azadirachtin-A'nın Moleküler Yerleştirme Destekli İzolasyonu . Ind. J. Sci. Technol. 2017; 10 doi: 10.17485 / ijst / 2017 / v10i12 / 106476. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      132. Pooladanda V., Bandi S., Mondi SR, Gottumukkala KM, Godugu C. Nimbolide, meme kanserinde otofajiyi ve apoptozu epigenetik olarak düzenler. Toxicol. Laboratuvar ortamında. 2018; 51 : 114–128. doi: 10.1016 / j.tiv.2018.05.010. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      133. Trivedi A., Sahabjada RA, Misra A. Alkalin pH'ın meme kanseri hücre hattı MDA-MB-231'e karşı neem ( Azadirachta indica ) etanolik ekstraktının sitotoksisite profili üzerindeki etkisi . Avro. J. Integr. Med. 2018; 24 : 1–7. doi: 10.1016 / j.eujim.2018.10.004. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      134. Kumar D., Haldar S., Gorain M., Kumar S., Mulani FA, Yadav AS, Miele L., Thulasiram HV, Kundu GC Epoxyazadiradione, PI3K / Akt yolu. BMC Kanseri. 2018; 18 doi: 10.1186 / s12885-017-3876-2. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]
      135. Dey A., Manna S., Chattopadhyay S., Mondal D., Chattopadhyay D., Raj A., Das, S., Torba BG, Roy S Azadirachta indica yaprak kaynaklı yeşil Sentezlenen bakır oksit nanopartiküller aktivasyonu yoluyla apoptoz indükleyen TNF-α ve kaspaz sinyal yolu kanser hücrelerine karşı. J. Saudi Chem. Soc. 2018 doi: 10.1016 / j.jscs.2018.06.011. [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      136. Baral R., Chattopadhyay U. Neem ( Azadirachta indica ) yaprak aracılı bağışıklık aktivasyonu, murin Ehrlich karsinomunun ve B16 melanomunun profilaktik büyüme inhibisyonuna neden olur. Int. Immunopharmacol. 2004; 4 : 355–366. doi: 10.1016 / j.intimp.2003.09.006. [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Akademik ]
      137. Kundu P., Barik S., Sarkar K., Bose A., Baral R., Laskar S. Tümör büyüme kısıtlaması için immünoprofilaktik ajanlar olarak kullanılan neem yaprak glikoproteininin kimyasal araştırması. Int. J. Pharm. Ecz. Sci. 2015; 7 : 195–199. [ Google Scholar ]
      138. Banerjee S., Ghosh T., Barik S., Das A., Ghosh S., Bhuniya A., Bose A., Baral R. Neem yaprak glikoprotein profilaksisi, tümör mikro ortamı içinde tümör anjiyojenik anahtar için bağışıklığa bağlı durdurma sinyalini dönüştürür. PLoS ONE. 2014; 9 : e110040. doi: 10.1371 / journal.pone.0110040. [ PMC ücretsiz makale ] [ PubMed ] [ CrossRef ] [ Google Scholar ]

      Yorum yap

      Hazırlanıyor...
      X