Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

BOSWELLİA Forte, Akgünlük, Boswellia, Boswellia Serrata Nedir?, Hint Tütsüsü

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • BOSWELLİA Forte, Akgünlük, Boswellia, Boswellia Serrata Nedir?, Hint Tütsüsü



    Akgünlük, Boswelia Serrata
    Botanik: Akgünlük reçinesi binlerce yıldır dünyanın birçok ülkesin de kiliselerde ve tedavide kullanılmıştır. Akgünlük 4-6 metre büyüklüğünde bir küçük ağaç veya çalı görünümünde ve genellikle çölde yetiştiğinden çok küçük ve az yapraklı bir reçine ağacıdır. Akgünlük ağacının kabuğu derince çizilir ve buradan alana reçine toplanır.
    Boswelia’nın üç türü var ve bunlar; Arabistan’ın güneyinde yetişen boswellia sacra, Somali’de yetişen boswellia carteri ve doğu Hindistan’da yetişen boswellia serrata diye anlılan üç türü vardır. Bu üç çeşit Akgünlük Uman Akgünlük, Somali Akgünlük ve Hint Akgünlük diye de anlır. Bu üç tür Akgünlükten en çok Hint Akgülüğü ile tıbbi maksatla kullanılır.
    Tarihçe: Eski Mısır yazıtlarına göre Akgünlük tedavi edici Şifalı bitki olarak binlerce yıldır kullanılmıştır ve günümüze kadar Mısırlılar günlük çiğneyerek nefes kokusunu önlerler. Arap hekimler binlerce yıl cilt hastalıkları, kusma ve üşütmeye karşı kullanmışlardır. Eski Romalılarda aynı şekilde Akgünlükten kremler yaparak yaralar ve cilt hastalıklarına karşı kullanmışlardır. Çok farklı Ülkelerde; kanamayı önleyici, üşütme, bronşit, mide-bağırsak rahatsızlıkları, enfeksiyonlar, yaralanmalar, tümör, gut hastalığı, romatizma, eklem ağrı ve şimesi gibi rahatsızlıklarda kullanılmıştır.

    Birleşiminde: Oleo sakız reçineler % 30-60 reçine, organik çözücüler içinde çözünür olan % 5-10 uçucu yağlar içeren ve geri kalanı polisakaritler oluşur. Reçineli kısmı Boswellia serrata'da monoterpeneler, diterpenler, triterpenler, tetrasiklik triterpenik asitler ve dört ana pentasiklik triterpenik asitler, örneğin β-boswellic asit, asetil-β-boswellic asit, sahip 11-keto-β-boswellic asit ve asetil-11-keto- proenflamatuar enzimlerin inhibesinden sorumlu asit, β-boswellic. Bu dört boswellic asitler dışında, asetil-11-keto-β-boswellic asit, 5-lipoksijenaz, enflamasyon sorumlu bir enzim olan en güçlü bir inhibitörüdür.


    Β-Boswellic Acid (I)
    Acetyl-β-Boswellic Acid (II)
    11-keto-β-Boswellic Acid (III)
    Acetyl-11-keto-β-Boswellic Acid (IV)

    Araştırmlar:
    ilk olarak Hintli doktor SALLAKİ tarafından Akgünlük ekstraktı standarize edilmiş ve modern tıpta kullanılmaya başlanmıştır. Dr. Rainer Etzel ilk olarak boswelia ekstraktını romatizmaya karşı kullanmış ve etkisini ispatlamıştır. Sallaki’nin standarize ettiği boswelik asit 5-lipoksijenaz (5-lipoxygenase) enzimini frenlediği anlaşılmıştır. 5-Lipoksijenaz enzimi araşidonik asidi lökotrine dönüştüren enzimdir. Lökotrin iltihpları tetikler, şayet lipoksijenaz enzimi frenlenirse araşidonik aist lökotine değil prostaglandine dönüşür ve bir problem olmaz. Prostaglandin hormonların temel taşıdır, herhangi bir rahatsızlığa sebep olmaz. Oysaki lökotrini bağışıklık sistemi tanımadığı için mikrop gibi algılar ve ona karşı sürekli bir savaş hali başlatır ve bu da mikrobik olmayan iltihabik hastalıkların sürekli devam emesi demektir. Günümüzde birçok hastalığın sebebinin lökotrin salgılanmasının artması nedeniyle: iltihaplı romatizma, ülseratif kolit, morbus kron (chron) ve tümörlerin oluşmasında rol oynar. Beyin tümörünü tetikleyen Topoizomeraz I ve Topoizimeraz II enzimlerini boswellik asidin frenlediği ve böylece beyin tümörünü yavaş yavaş küçülterek yok ettiği belgelenmiştir. Akgünlük bunun haricinde MS (Multiple Skleroz), sedef hastalığı, alerjik rahatsızlıklar ve Alzheimer karşı etkili olduğu anlaşılmıştır, fakat büyük çaplı klinik araştırmalar henüz yeterli değildir.

    Jena Friedrich-Schiller-Universitesinden farmakolog ve kimyager Oliver Werz çalışmaları sonunda ’’ Akgünlük reçinesinden elde edilen boswelik asid preparatları ile astım, romatoid artrit ve besin alerjisi tedavi edilebilir.’’ demiştir.

    Saarbrücken Üniversitesi ve işverenlerin birlikte yürüttükleri bir klinik araştırmada boswelik aisdin 5-lipoksijenaz enzimini frenlediği ve böylece iltihaplanmaya sebep olan
    lökotrin seviyesini azaldığı ve bu nedenle enflamasyonların (iltihapların), ateş ve ağrıların azaldığı tesbit edilmiştir.
    Beyin tümörü olan hastalarda görülen beyinde aşırı ödemin boswelik asit ile azaldığı tesbit edilmiştir. Beyinde oluşan ödem hastanın beynin hangi noktasında yoğunluk kazanırsa o bölgedeki foksiyonlarında arıza olur. Bu yoğun ödem sebebi ile kişi de hareketlerinde sınırlama, felç, duyma veya görme zafiyetleri gibi rahatsızlıklar görülebilir. Alman Eczacılar Birliği Dergisinde (In der Deutschen Apotheker Zeitung, Jahrgang 137 Nr. 26 von 1997. yayınlanan bir araştırmaya göre beyin tümör olan 29 hasta üzerinde boswelik asit ile klinik bir çalışma yapılmış ve bu çalışma sonucunda beyin ödeminin azaldığı tesbit edilmiştir.
    Institute of Pharmacology at the University of Frankfurt araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen boswellic asit üzerindeki bir çalışma, boswellianın steroidal ilaçlara bir alternatif olacabileceğini göstermiştir.

    Almanya, University Tubingen’de yapılan ek bir çalışmada, boswellic asitin lökotrienleri inhibe ettiği görüldü. Lökotrienlerin, kronik enflamatuar hastalık çeşitlerinin devam etmesine yardımcı olduğuna inanılmaktadır.
    Klinik bir araştırmada, 260’dan fazla romanoid artrit hastasına boswellik asit verildi. Plaseboya oranla şişme ve ağrıda belirgin azalmalar görüldü, sabah tutukluluğu azalmıştı, hastalar tedavi süresince NSAID almayı bıraktıklarını rapor ettiler, ve hastaların genel sağlık durumları gelişme göstermişti. Araştırmaya katılan hastaların %50-60’ında, boswellic asitin romanoid artrit semptomlarını azaltmakta etkili olduğu tespit edildi.
    Dizinde osteoporoz olan 30 hastanın katıldığı bir çift kör çalışmada, araştırmacılar, bosweliayı plasebo ile karşılaştırdılar. 13 katılımcı 8 hafta boyunca, ya boswellia ya da plasebo kullandı, sonraki 8 haftada ise tedavi tersine çevrilerek uygulandı. Sonuçlarda, plaseboya oranla, boswellia ile; diz ağrısı, diz oynaklığı ve yürüme mesafesinde oldukça belirgin gelişmeler görüldü.

    Romatizma: Bu bitki reçinesi yaralar için iyileştirici etkisinin yanında ağrı kesici ve anti-enflamatuar olarak kullanılmaktadır.Ayrıca balgam söktürücü etkisi vardır.Klinik olarak yapılan çalışmalarda Boswellia bitkisinin artrit,romatoid,kolit,ülser astım ve beyin tümörü ile kanserli hastalarda olumlu tedavi edici özellikler gösterdiği görülmüştür.Yaşları 5 ile 75 yaş arasında değişen 175 romatizmalı artrit hasta üzerinde yapılan klinik deneylerde hastaların yüzde 97’sinde ileri derecede iyileşme gözlenmiştir.

    Astım
    Diğer kontrollü insan üzerindeki çalışmalarda, boswellia’nın muhtemelen kan damarlarını daraltan kimyasalların oluşumlarını bloke ederek bronşial astım süresini azalttığı görülmüştür. Boswellia, astım krizlerinin sayılarını azaltabilir. 6 haftalık, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, günde 3 kez 300 mg dozundaki boswellia tedavisinin, ritmik astım nöbetlerini azalttığını ve nefes alma kapasitesini göreceli olarak yükselttiğini göstermiştir. 1998 yılında yapılan çalışmada 80 astım-bronsit hastası 6 hafta boyunca her gün ya boswellia ya da plasebo kullandılar. Plasebo kullananların sadece %27’sinin astım semptomları gelişme göstermişti. Bu oran boswellia kullananlarda %70’di.
    Boswellia Serrata Ekstresi Boswellianın standart dozu, %37.5-65 arası boswellic asit içerir, bu oran kapsül başına 150-200 mg anlamına gelir. Boswellia ile ilgili çalışmaların çoğunda günlük doz 450 mg. (150 mg.lık 3 doz) ve 1200 mg. arasında belirlenmiştir.

    Kullanılması: Boswelik asit başta iltihaplı hastalıklardan; iltihaplı romatizma, ülseratif kolit, chron hastalığı ve tümörlere karşı kullanılır.

    Halk arasında ise; Hindistan’da MS (Multiple Skleroz), sedef hastalığı, alerjik rahatsızlıklar, Alzheimer, kist, gut hastalığı, ishal, basur, bronşit, astım, faranjit, sarılık, artrit, artroz ve cilt hastalıklarına karşı kullanılır.


    Konu murattt tarafından (https://bitkiseltedavi.net/vb5/member/13772-murattt Saat 09 Mart 2020, 10:57 ) değiştirilmiştir.

  • #2

    Kalp dostu bir bitki Boswellia

    Prof. Dr. ERKAN TOPUZ
    Afrika ve Hindistan'da birçok hastalığın tedavisinde kullanılan Boswellia isimli bitki; kanserli hücrelerin çoğalıp büyümesini önlüyor. Boswellia; kalp ve beyin üzerindeki iyileştirici etkisiyle de dikkat çekiyor

    Boswellia, asitli yapıya sahip bir bitkidir. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılan Boswellia; Hindistan'da ve Afrika ülkelerinde, geleneksel tıpta kullanılıyor. Bitkinin yapısındaki asit; kanserli hücrelerin içinde yeni kan damarlarının büyümesini engelliyor. Bu şekilde tümörlerin büyüyüp çoğalması önleniyor. Boswellia'nın yağ özleri ise; sağlıklı ve kanserli doku arasındaki tümör baskılayıcı hücre canlılığını koruyor. Araştırmalar; Boswellia'nın kanser hücrelerindeki hasarı yüzde 90 oranında engellediğini gösterdi.

    MUCİZEVİ ETKİLERİ VAR
    Boswellia özleri; prostat kanserinde hücre büyümesi, çoğalması ve hasarı konusunda mucizevi etkiler gösteriyor. Bitki; prostat kanseri dışında mesane, rahim, kolon ve kemik iliği kanserlerinde de benzer etkilere sahiptir. Boswellia; Amerika'da yılda 1.5 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan aşırı 5-LOX aktivitesinin tedavisinde de kullanılıyor. Bitkinin özleri; 5-LOX isimli zararlı enzimin aktivitesini engelleyip yayılmasını yavaşlatıyor. Araştırmalar; kansere neden olabilen serbest radikallerle savaşan Boswellia'nın, kanserin yanı sıra kalp ve beyinle ilgili hastalıkları da olumlu etkilediğini ortaya koyuyor.

    DEPRESYONA İYİ GELİYORBoswellia, antidepresan özelliği taşıyor. Bu bitkinin önemli bir bileşeni; beyin hücrelerinin hasar görmesini engelleyip nörolojik vakalarda yarar sağlıyor. Boswellia ile ilgili yapılan bir araştırmada; üç ay boyunca bu bitkinin verildiği 42 hastayla, plasebo verilen hastalar karşılaştırıldı. Boswellia özleri verilen hastaların, çeşitli rahatsızlıklara bağlı şikayetlerinde belirgin bir düşüş görüldü. Benzer bir araştırmada ise; fiziksel fonksiyon bozukluğu yaygın olan hastalarda da önemli ölçüde iyileşme görüldü.

    KORTİZON SEVİYESİNİ DÜŞÜRMEKTE ETKİLİProstattaoluşabilecek ufak bir şişlik, muhtemel bir tıkanıklığa neden olabilir. Prostat dokusunda zararlı 5-LOX enziminin aktivitesinin arttığı durumlarda Boswellia kullanılıyor. Bu özler; hem prostat kanserini, hem de prostat büyümesini önlüyor. Son zamanlarda glioblastoma gibi beyin tümörlerinin ve ödemlerinin tedavisinde; kortizon yerine yüksek doz Boswellia verilmesi tercih ediliyor. Bu sayede; beyin ödeminin azaldığı ve beyin fonksiyonlarının düzeldiği görüldü. Boswellia, kortizon seviyesini yüzde 50 düşürüyor.

    Fatih Çınarlar
    BOSWELLİA SETİNİ tavsiye ederim ilaveten çok güçlü bir İLTİHAP ÖNLEYİCİ olarak.
    KAYNAK

    Elay Eman
    Spor salonundaki antrönöre abi bana besin takviyesi olarak ne önerirsin dedim?Önce kaslarını gösterdi sonra BOSWELLİA ve SPİRULİNA tabletlerini gösterdi bunları kullan dedi.İkisine param yetmez hangisini alayım dedim SPİRULİNAYI dene dedi.Aldım kullandım.Berberim kasların iyi çıkmış ne kullanıyorsun dedi Gökçek SPİRULİNA kullanıyorum dedim şimdi oda almış kullanıyo kim bilir o kimlere tavsiye edecek )
    KAYNAK

    Volkan Kaymak
    Ben yıllarca FİBROMİYALJİ hastalığından muzdariptim. HARPAGO SETİ sayesinde büyük oranda SIKINTILARIMDAN KURTULDUM. En son sağ kalçamda fibromiyaljiden kaynaklı küçük bir EKLEM AÇIKLIĞI kalmıştı. İbrahim hoca kalçamdaki sorun için BOSWELLİA, HARPAGO, GLUCOSAMİNE MSM ve KIRKKİLİT'ten oluşan özel bir set önerdi. İbrahim hocanın kalçam için önerdiği ürünlerden iki set kullandım ve FAYDASINI 2. AY SONUNDA GÖRDÜM. Kalçamdaki fibromiyaljiden kaynaklı EKLEM AÇIKLIĞININ YARATTIĞI AĞRIDAN KURTULDUM.
    KAYNAK

    Hakan Bolat
    BOSWELLİA SETİNİ kardeşim için kullandım 14 günün sonunda ŞİDDETLİ AĞRILARINDAN KURTULDU bitkisel ürünleri kimyasal ürünlerle karistiriyoruz bazen kimyasal bir saatte etki eder geçicidir bitkiseller biraz zaman ister ama kalıcı etki eder bunu öğrendim kardeşim SABAH AĞRILARLA UYANIYORDU 13 GÜNDE AĞRILARI AZALDI BOSWELLİA SETİ İLE
    KAYNAK

    Nigar Meral Şen
    Allah Razı olsun ÜŞÜMEM GEÇTİ BOSWELLİA SETİ kullanıyorum FAYDASINI GÖRDÜM.
    KAYNAK

    Hakan Bolat
    Bu arada bişey daha yazayım BOSWELLİA KAPSÜL tek başına değil ZERDEÇAL SETİ ile kullanıyoruz BOSWELLİA KAPSÜL hocam setin yanında tavsiye etti.
    KAYNAK

    Fatih Çınarlar
    BOSWELLİA SETİNİ tavsiye ederim ilaveten çok güçlü bir İLTİHAP ÖNLEYİCİ olarak.
    KAYNAK

    Fatih Çınarlar
    BOSWELLİA SETİNİ tavsiye ederim ilaveten çok güçlü bir İLTİHAP ÖNLEYİCİ olarak.
    KAYNAK

    Nuran SERİNKAYA
    BOSWELLİA KAPSÜL geçen aylarda 3 tane vardı bitmiş farkında varmamışım. 20 günüm o kadar zor geçti ki anlatamam AYAKLARIM ADETA KIRILDI, KRAMPLARDAN UYUYAMADIM şimdi bu ay 2 tane daha sipariş verdim BOSWELLİA KAPSÜLSÜZ OLMUYOR ÇOK GÜZEL BİR ÜRÜN iyi günler hocam devamlı aydınlık günler sizin olsun.
    KAYNAK

    Halit Aslan
    İbrahim Beyden BOSWELLİA'nın mikrobik olmayan enfeksiyonlara mesala boyun fıtığı gibi iyi geldiğini dinledim. Benim boynumda düzleşme ve solda fıtık var fizik tedavi gördüm. Faydası olmadı bazen tuttumu bütün gün ağrır günüm heba olurdu. Denemek amaçlı sadece iki kutu boswella kullandım.uzun süre boynum ağrımadı. Ben böyle etkili ve yan etkisi olmayan bişey görmedim, bilmiyorum da. kendisine çok teşekkür ederim. Bu ağrıyı boşuna çekmeyin herkese tavsiyemdir

    KAYNAK
    Osman Çıbık
    12 yaşındaki kızımda 5 yaşından itibaren başlayan İLAÇ ALERJİSİ vardı.(Antibiyotik ve soğuk algınlığı ilaçlarına) 2 defa ANAFİLAKSİ geçirdi. Tüm alerji testleri yapıldı. İbrahim hocam ile tanıştıktan sonra BOSWELLİA SETİNİ kullandık. ORMUS GLDİ ORMUS GMS ve ALOEVERA JEL'i uzun süre kullanmamız sonunda şimdi kızım çok şükür VÜCUDUN DİRENCİ çok iyi duruma geldi. Uzun süredir GRİP dahi olmuyoruz. Kızım çok iyi. Kullanmaya da devam edeceğiz. Herkese tavsiye ediyorum. Allah razı olsun hocamdan.
    KAYNAK

    Mehmet Güven
    Selam hayırlı akşamlar dilerim. Ben birçok ürün kullanıyorum. BOSWELLİA KAPSÜL 2 ay kullandım. Bana faydaları: 1- ENFEKSİYON GİDERİYOR. 2- BAŞ AĞRISI problemine iyi geliyor, DEPRESYON olayında etkili 3- DİŞ ETİ İLTİHABINA iyi geldi bir de antienflamatuar etkisi çok iyi
    KAYNAK

    Gülden Ece
    BOSWELLİA SETİ annem için aldık BACAK AĞRISINDAN eser kalmadı sabah akşam dua ediyor İbrahim Bey'e. Bu ürünler harika değil MUCİZE RESMEN. Denemeden bilemezsiniz deneyin hak vereceksiniz.
    KAYNAK

    TC Bahar Salmanova
    MİDEM için 12 gündür BOSWELLİA SETİ kullanıyorum. Hayatım 2 ye ayrıldı. BOSWELLİA'YI tanımadan önce Tanıdıktan sonra. Tek kelimeyle muciz ve aklıma her zaman şu geliyor. Tanrı kendi iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır. Anlatabildim herhalde. İyi ki varsınız Gökçek Şifa Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Ülke Çiçek Yaşar
    PYCNOGENOL KAPSÜLÜNÜ iki aydır her türlü enfeksiyon için kullanıyorum. ENERJİM arttı. ALFA LİPOİK ASİT ŞEKERİM için kullanıyorum. BOSWELLİA KAPSÜLÜNÜ ROMATİZMA ve İBS için iki yıl kullandım. JAPON POLİGONUMU KAPSÜLÜ KALP için kullandım ve kullanmaya devam edeceğim. ASLAN YELESİ KAPSÜLÜ, BEYİN için kullandım ALGILARIM DAHA ÇOK ARTTI. İbrahim Gökçek hocamın ürünlerini herkese tavsiye ediyorum. Ben faydasını gördüm. Rabbim ilmini artırsın.
    KAYNAK

    Yasin Gülçiçek
    Selamun aleyküm hocam. ALFA LİPOİK ASİTİ eşime aldım günde iki öğün ve az yemeye başladı KİLO DA VERDİ. BOSWELLİA'yı ROMATİZMA için kullanıyorum KASLARIMDA ve KEMİKLERİMDE baya rahatlama oldu. ASLAN YELESİ KAPSÜLÜ GİNKGO KAPSÜLLE BERABER kullandım çok etkili ZİHNİ BERRAKLAŞTIRIYOR, BAŞ AĞRISINA DA çok iyi geldi.
    KAYNAK

    Nuran Serinkaya
    Hocam CAT'S CLAW, JAPON POLİGONUMU kullandım hocam çok güzel kalbi güçlendiriyor buralar çok sıcak sıcakdan kaplerimiz çapıyor KALBE İYİ GELİYOR. BAĞIRSAKLARI TERTEMİZ FIRÇALIYOR. KABIZLIK asla yaşamıyorsun ben böyle JAPON POLİGONUMU görmedim müthiş. BOSWELLİA hocam çok kullandım ben BOSWELLİA sayesinde ANTİBİYOTİKTEN KURTULDUM. Kandaki iltahapları önlüyor çok faydasını gördüm bu kapsülden önce salık oca hasdane olsun antibiyotik çok yazdılar hocam iyikide sizleri tanımışız dilerim sayesin kimyasalları bırakdım hocam sabah kalkardım ağızlarım zehir gibi olurdu sizin sayenizde kimyasalar yok artık keşke önce bulasdım hocam önce hiç birşeler yiyenezdim şimdi heşylerimi yiyorum allahım binlerce razı olun hocam çok teşekürler dünyalar varmış yani annemden yeniden domuşum gibiyim şürler olsun çok teşekürler hocam
    KAYNAK

    Metin Akdağ
    BOSWELLİA SETİ, BACAK AĞRISINA iyi geldi AĞIZ KOKUSU için ÜŞÜME için çok iyi geldi.
    KAYNAK

    Fatma Alper Kındıra
    BOSWELLİA'yı MİDE PROBLEMLERİM için bir ay kadar kullandım ve çok güzel sonuç aldım. Yarışmaya katılmayı çok istiyorum. Ürünleri herkes denemeli kesinlikle.
    KAYNAK

    Ünal Korgal
    Bende ORMUS GLD kullandım yaklaşık 6 ay oldu öncelikle BEYNİ TAZELİYOR, ZİHİN AÇILIYOR, DEPRESYONU ÖNLÜYOR, UYKUSUZLUK problemini ortadan kaldırıyor, CİLDİ YENİLİYOR. CİNSEL İSTEĞİ ARTTIRIYOR. UNUTKANLIĞI GİDERİYOR. BAŞ AĞRISINA ve vücuttaki herhangi bir yerinizde oluşan AĞRILARI gideriyor ORMUS GLD'un faydaları saymakla bitmez mükemmel bir ürün. İbrahim Hocama çok teşekkür ederim ve herkese tavsiye ederim teşekkürler.
    KAYNAK

    Meral Yuce Taskaya
    Eşim ürünlerinizden kullanıyor. BOSWELLİA kullanıyor, ORMUS GMS de var. Bugün kendim ve çocuklar için ORMUS GLD aldım, etkili ürünler teşekkürler.
    KAYNAK

    Şemsinaz Gül
    ASLAN YELESİ; UNUTKANLIK ve ALZHEİMER'ı birebir etkiliyor UNUTKANLIĞI da önlüyor BOSWELLİA CANDİDA MANTARI için çok etkili enfeksiyon için iyi ürün ikisini kullandım.
    KAYNAK
    ,
    Songül Yalçın
    BOSWELLİA'yı MİDEM için kullandım ayrıca BACAK AĞRILARIM için de çok iyi geldi süper bir ürün emeğinize sağlık hocam.
    KAYNAK

    Serap Bulut
    EKLEMLERDEKİ ve VÜCUDUMDAKİ AĞRILAR için BOSWELLİA ve HARPAGO kullandım DİŞ ETİ İLTİHABIN DA geçtiğini film çekilmesi sonucu öğrendim kimyasal ilaçlarla zehirlenmeyin.
    KAYNAK

    serinkayanuran
    Hocam hayırlı günler diyoruz sizlere. JAPON POLİGONUMU, CATS CLAW DENEDİM barsakları adeta fıçalıyor KALBİN DOSDU KALBE ÇOK YARDIMCIDIR KAPÇAPIN TISINI ORTADAN KALDIRIYOR HOCAM bizler çok sipor yapdımız için kalp çarpınıtısın ortadan kaldırıyor BOSWELLIA 2 YILIGEÇİK KUANDIM hata buzdolabına bakdım hiç açlmamış hemen açdık şuan elimde var kullanıyorum EFKSİYONU YOKEDİYOR TABSAYILMAZ FAYDALARINI GÖRDÜM ben bu BOSWELLA KULANMAN ÖNCE ÇOK ENFESİYONUM OLURDU KANDAKİ EFEKSİYOLARIMI YOK ETİ HOCAM ALLAHIM İYİ KİDE HOCAMIZI TANIMIŞIZ bundan önce salık oca hadi bakalım antibiyotik verilerddi hocam sizin bitkilerine başlıyalı antibiyotik tarih oldu hocam çok teşekürler sizler iyikide varsınız hocam çok mutluyum sizin sayenizde kimyasallara soooon dur allahım razı olun
    KAYNAK

    y.ecee25_
    Zayıf biriyim kan değerlerimde sorun yok ama AŞIRI ÜŞÜME sorunum var 6 haftadır BOSWELLİA ve KÜKÜRT kullanıyorum artık akşamları serin havada DAHA AZ ÜŞÜYORUM ayrıca kendimi DAHA DİNÇ hissetmeye başladım
    KAYNAK

    esranu.guney
    BOSWELLİA'yı sürekli tekrar eden İDRAR YOLU İLTİHABI için kullandım halen devam ediyorum çok rahatladım.
    KAYNAK

    oguzakgul25
    2 yılsır MS HASTALIĞIM var BOSWELLİA ve ASLAN YELESİNİ 2 aydır kullanıyorum KAS SEYİRMELERİM ve DENGE KAYBIM azaldı teşekkürler iyiki varsınız.
    KAYNAK

    onurkazmacı
    Selamun aleyküm ben daha evvel KİREÇLENME için KIRKKİLİT - B SETİ getirmiştim. İçinde BOSWELLİA da vardı. Set halinde kullanınca AĞRILARIMIN HAFİFLEDİĞİNİ kısa sürede etki ettiğini gördüm. Spor yapmayan biriyim ama bu BOSWELLİA aynı zaman da KAS DA YAPIYOR. O zamandan beri Gökçek Şifa'nın ürünlerini kullanıyorum. Gayet de memnunum. Allah İbrahim Hocamızdan razı olsun. Tüm Gökçek ekibine kolay gelsin.
    KAYNAK

    Kerim Burak
    MASTİC GUM - B SETİ ve BOSWELLİA KAPSÜLÜ kullanıyorum. BAĞIRSAKLARIMIN ÇALIŞTIĞINI hissetmeye başladım. MİDEMDE YANMA HİSSİ çok şükür kalmadı. BURNUM AÇILDIĞI için BAŞ AĞRISI da kalmadı. ORMUS GMS'nin de bu konuda çok faydası olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler hocam.
    KAYNAK

    Fatih Çınarlar
    Çok güçlü bir İLTİHAP ÖNLEYİCİ olarak BOSWELLİA SETİNİ tavsiye ederim.
    KAYNAK

    warrior_hawk
    BAĞIRSAK ENFEKSİYONU için BOSWELLİA SETİ kullandım çok faydasını gördüm. RU5 SETİNİ ise SAÇ SORUNU olan herkese tavsiye ederim Allah razı olsun.
    KAYNAK

    Ayhan Gül
    Oğlum şimdi 15 yaşında 7 yaşından beri sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında sürekli GRİP olur ve hep ÜŞÜDÜĞÜNDEN bahsediyor. Doktora götürüyoruz sadece antibiyotik veriyorlar biliyoruz çözüm değil, fakat ne yapacağımızı bilmiyorduk. Bir yakınım İbrahim beyi tavsiye etti. İbrahim bey EKİNEZYA - BOSWELLİA SETİ önerdi aldık kullandık oğlum artık GRİP OLMUYOR ve soğuk havalarda dahi ÜŞÜMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Oğlumu 8 senedir kimyasal ilaçlar ile zehirlemişiz. Türk doktorları maalesef dünyanın çok gerisinde böyle olmamalı Türk doktorları dünyayı takip etmeli.
    KAYNAK

    serinkayanuran
    BOSWELLİA SETİ benim hayatımı kurtardı hiç bir şey yiyemezdim 2,5 yıl kullandım KANDAKİ İLTİHAPLARI YOK EDİYOR şu an her şeyi yiyorum sağlığıma kavuştum.
    KAYNAK

    ozkancamur
    BOSWELLİA KAPSÜL aldım ENFEKSİYON hastalıkları için kullandım aman Allah'ım bu ne kadar etkili ve harika bir ürün gerçekten AĞRI SIZI ve İLTİHAPLAR GERÇEKTEN TARİH OLUYOR. İmkanı olan set olarak kullanırsa emin olun hastalıklardan eser kalmaz herkese tavsiye ederim.
    KAYNAK

    ilhami.sahin.906
    BOSWELLİA SETİ kullandım EKLEMLERİMDEKİ İLTİHAPLARI AZALTTI teşekkür ederim hocam.
    KAYNAK

    barisbozkurt8822
    BOSWELLİA SETİNİ midemdeki REFLÜ hastalığına karşı kullanıyorum midemde bir önceki aya göre daha fazla iyileşme var. MİDE İLTİHABINA karışı etkili. Ayrıca BEYİN HÜCRELERİNİ YENİLEME özelliği var ve bildiğim kadarıyla PROSTATA KARŞI DA FAYDALARI VAR. İbrahim Gökçek hocamızın bütün ürünleri kaliteli ve güvenilir. Yeni ürünleri kullanacak olanlar hiç tereddüt etmeden kullanın. Allah ilminizi arttırsın hocam.
    KAYNAK

    bayram10gs
    BOSWELLİA SETİ ve SÖĞÜT KAPSÜL ürünlerini EKLEM AĞRILARIM için kullandım etkisi güzel ağrılarım geçti ve FITIĞIM DÜZELMEYE BAŞLADI rahat hareket edebiliyorum. CENTİYAN KAPSÜL ürününü de KİLO KAYBI ve MİDE BULANTIM için kullandım güzel sonuçlar aldım İŞTAHIM AÇILDI.
    KAYNAK

    temizligin_adresi_
    Merhaba BOSWELLİA SETİ ile tanıştık İbrahim hocamız sayesinde gerçekten çok memnun kaldık. Annemin ENFEKSİYONUNA babamın MİDE RAHATSIZLIĞINA benim ise ÜŞÜTTÜĞÜMDE kendimi iyi hissetmediğimde imdadımıza yetişen mucize bir ürün gerçekten herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Çok teşekkürler yapanlara ellerine sağlık.
    KAYNAK

    smnzgul
    BOSWELLİA SETİ harika bir ürün ENFEKSİYON ve BAĞIRSAK problemim için kullandım çok iyi geldi. Bağırsaklarımı hafifletti rahatlattı çok güzel.
    KAYNAK

    ergengulsen9
    BOSWELLİA SETİ ile EKLEM, DİZ AĞRISI ve MENİSKÜS için kullandım tek kelime ile süper kızıma da CENTİYAN ve CoQ 10 KAPSÜL aldım hocam İŞTAHI AÇILDI, ENERJİSİ BİTMİYOR ve YORGUNLUK, HALSİZLİK GİTTİ çok şükür harika çok memnunuz.
    KAYNAK

    vuslata_hasret_2
    BOSWELLİA SETİ ve MASTİC GUM KAPSÜL kullandım MİDE rahatsızlığım çok faydası oldu.
    KAYNAK
    Konu mert tarafından (https://bitkiseltedavi.net/vb5/member/685-mert Saat 02 Aralık 2020, 16:55 ) değiştirilmiştir.

    Yorum yap


    • #3

      Boswellia ve Faydaları (Prof.Dr.Erkan Topuz)(Alzheımer,parkinson,Ve diğer hastalıklar)

      Boswellia bitkisi ve hastalıklara faydası:Hindistanda yetişen ve yüz yıllardır kullanılan boswellia bitkisi, orta yada yüksek boyda dallanma gösterir. Bu şifalı bitkinin ayırıcı yanı gövdesine dokunduğunuzda aleorezin denen (sakızımsı) bir madde yaymasıdır.
      Boswellia bitkisi %50-60 civarında boswellik asit ve türevlerini içerir. Boswellianın uçucu yağlar açısından oldukça zengin olan sakızımsı etken maddesi, reçineli bir yapıya sahiptir. Diğer yandan boswellianın sakızımsı reçinesinde bulunan Pinen ve Fallandren isimli uçucu yağlar, Bu şifalı bitkiye sığlaya benzeyen hoş bir koku verir.
      Boswellia sağlık için doğal ve güvenilir bir bitki türüdür.Hindistanın orta ve yüksek kesimlerinde yetişir.Bu ağaçtan elde edilen reçine Boswelia serrata diye adlandırılr.Genellikle artrid ve ramatoid tedavisinde kullanılmakla birlikte kolesterolü ve trigliseridi düşürücü olarak bilinmekte ve yüzyıllardır güvenle kullanılmaktadır.

      Bu bitki reçinesi yaralar için iyileştirici etkisinin yanında ağrı kesici ve anti-enflamatuar olarak kullanılmaktadır.Ayrıca balgam söktürücü etkisi vardır.Klinik olarak yapılan çalışmalarda Boswellia bitkisinin artrit,romatoid,kolit,ülser astım ve beyin tümörü ile kanserli hastalarda olumlu tedavi edici özellikler gösterdiği görülmüştür.
      Yaşları 5 ile 75 yaş arasında değişen 175 romatizmalı artrit hasta üzerinde yapılan klinik deneylerde hastaların yüzde 97’sinde ileri derecede iyileşme gözlenmiştir.

      Yapılan tedavi sonrası eklem şişliklerinde,hareket güçlüğümde ve fiziksel olarak hareket performanslarında artışlar gözlenmiştir.Boswellia serrata romatizmal artrit ve romatoid hastalarının şikayet ve ağrılarının azalmasında etkili olmuştur.

      ...........................


      Boswellia Serrata Nedir?

      Boswellia Serrata Nedir? “Hint tütsüsü” olarak da bilinen Boswellia serrata, doğanın en etkili enflamatuar karşıtı bitkilerinden biridir. Tek başına ya da diğer bitkilerle karışım halinde, dahili ve harici olarak romatoid artrit, sırt ağrısı, fibrosit ve osteoartrit tedavilerinde kullanılır. Boswellia ile ilgili klinik deneyler ve hayvan üzerinde yapılan çalışmalar, enflamatuar karşıtı etkisini kanıtlamıştır.

      Boswellia’nın en önemli bileşeni olan boswellic asit’in, bitkinin farmakolojik etkisi üzerindeki en önemli katkıyı sağladığı düşünülmektedir. In vitro ve hayvan modelleri çalışmaları, boswallic asitin seçici olarak 5-lipoksigenaz’ı inhibe ederek, anti-enflamatuar, antiartritik ve anti-proliferatif etkilerini gösterir.
      Anti-Enflamatuar
      Bir çok ümit veren bilimsel kanıt boswellia’nın geleneksel kullanımını desteklemektedir. Laboratuar çalışmalarında Boswellia’dan ayrıştırılan içerikler, anti-enflamatuar etkiler sergilemiştir. Deney hayvanları üzerinde, en az steroid olmayan anti-enflamatuar (NSAID) ilaçlardan İbuprofen (Advil, Nuprin, Motrin) kadar etkili olmuş, ve midede rahatsızlık gibi NSAID’lerin gösterdiği yan etkilerden hiç birini göstermemiştir. Bu, uzun süreler boyunca anti-enflamatuar ilaçlar kullanmak zorunda olan insanlar için önem taşır. Diğer denek hayvanlar üzerindeki çalışmalar, boswellia’nın kandaki trigliserit düzeylerini düşürdüğünü de göstermiştir.
      Institute of Pharmacology at the University of Frankfurt araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen boswellic asit üzerindeki bir çalışma, boswellianın steroidal ilaçlara bir alternatif olacabileceğini göstermiştir. Almanya, University Tubingen’de yapılan ek bir çalışmada, boswellic asitin lökotrienleri inhibe ettiği görüldü. Lökotrienlerin, kronik enflamatuar hastalık çeşitlerinin devam etmesine yardımcı olduğuna inanılmaktadır.
      Klinik bir araştırmada, 260’dan fazla romanoid artrit hastasına boswellik asit verildi.
      Plaseboya oranla şişme ve ağrıda belirgin azalmalar görüldü, sabah tutukluluğu azalmıştı, hastalar tedavi süresince NSAID almayı bıraktıklarını rapor ettiler, ve hastaların genel sağlık durumları gelişme göstermişti. Araştırmaya katılan hastaların %50-60’ında, boswellic asitin romanoid artrit semptomlarını azaltmakta etkili olduğu tespit edildi.
      Dizinde osteoporoz olan 30 hastanın katıldığı bir çift kör çalışmada, araştırmacılar, bosweliayı plasebo ile karşılaştırdılar. 13 katılımcı 8 hafta boyunca, ya boswellia ya da plasebo kullandı, sonraki 8 haftada ise tedavi tersine çevrilerek uygulandı. Sonuçlarda, plaseboya oranla, boswellia ile; diz ağrısı, diz oynaklığı ve yürüme mesafesinde oldukça belirgin gelişmeler görüldü.
      Astım
      Diğer kontrollü insan üzerindeki çalışmalarda, boswellia’nın muhtemelen kan damarlarını daraltan kimyasalların oluşumlarını bloke ederek bronşial astım süresini azalttığı görülmüştür. Boswellia, astım krizlerinin sayılarını azaltabilir. 6 haftalık, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma, günde 3 kez 300 mg dozundaki boswellia tedavisinin, ritmik astım nöbetlerini azalttığını ve nefes alma kapasitesini göreceli olarak yükselttiğini göstermiştir. 1998 yılında yapılan çalışmada 80 astım-bronsit hastası 6 hafta boyunca her gün ya boswellia ya da plasebo kullandılar. Plasebo kullananların sadece %27’sinin astım semptomları gelişme göstermişti. Bu oran boswellia kullananlarda %70’di.
      Boswellia Serrata Ekstresi
      Boswellianın standart dozu, %37.5-65 arası boswellic asit içerir, bu oran kapsül başına 150-200 mg anlamına gelir. Boswellia ile ilgili çalışmaların çoğunda günlük doz 450 mg. (150 mg.lık 3 doz) ve 1200 mg. arasında belirlenmiştir.

      Yan Etkileri Var mı?
      Boswellia ekstresi, bulantı ve ishal gibi hafif gastrointestinal semptomlara yer verebilir, yer yer deride döküntüler görülebilir.
      "Yukarıda yer alan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır."

      Yorum yap


      • #4

        BOSWELLIA SERRATA

        Boswelia, boswelllic asitlere sahip bir bitkidir. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılıp, hindistan ve afrika ülkelerinde geleneksel bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. Hayvan deneylerinde boswellia özü anti-enflamatuar aktivite göstermektedir. Boswellia bitki özlerinden 5-lipoksigenaz inhibe ederler.
        Akba, boswellia'nın temel bir bileşeni, çoğalan kanser hücrelerini engellemek için çeşitli mekanizmalar ile etki gösterir. Apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne neden olan kanser hücre yüzeylerinde ''ölüm reseptörü'' olarak adlandırılır.

        Boswellic asit ayrıca, kanser hücre replasyonunun içindeki yeni kan damarlarının büyümesini bloke etmektedir. Akba baskılayan bir büyüme faktörü ile tümör büyümesini engeller. VEGF (vasküler endotelyal büyüme faktörü) için önemli sinyal moleküllerini engeller.
        Boswellia yağ özleri; sağlıklı ve kanserli doku arasındaki tümör baskılayıcı hücre canlılığını korumaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda boswellia'nın, kanser hücrelerinin, kanser ölümlerinde yüzde 90 metastaz'ın engellediği, bir hücresel reseptör CXCR4 faaliyetlerini bastırmak olduğu gösterilmiştir.
        Boswellia özleri; prostat kanserlerinde malign hücre büyümesi, çoğaltma veya metastaz azaltmada son derece umut vericidir. Özellikle mesane kanserlerinde, rahim kanserlerinde, kolon kanserlerinde ve de multipl miyelom, kemik iliği gibi..

        Aşırı 5-LOX aktivitesi, yılda bir buçuk milyondan fazla ABD'de ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir. 5-LOX olarak adlandırılan bir enzim aktivitesi; lökotrienler dahil olmak üzere proinflamatuar moleküller aşırı yayılmasına yol açar.
        Boswellia ekstresi, doğal (5-lox aktivitesi inhibitörleri) ve enflamatuar bileşenleri ile hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Boswellianın bir formu; yakın zamanda daha önceden mevcut boswellia özlerinden kanda yüzde 52 oranında daha iyi emildiğini göstermiştir.

        Yapılan veriler ve datalar, 5-LOX inhibisyonu ve diğer anti-enflammatuar özellikleri ile kardiyovasküler hastalıklarda, nörodejeneratif hastalıklarda, kanser ve artritte mücadelede boswellia'nın gücünü ortaya koymaktadır.

        Vasküler dokusunda, boswellia özlerinin birden tamamlayıcı etkileri bulunmaktadır. Onlar, güçlü serbest radikal gidericilerdir. Boswellia yüzde 48 ve destek arter temizlik yüzde 30 oranında (HDL) yüksek dansiteli lipoprotein kadar daha düşük total kolestrolü ayıklar. Ayrıca, boswellia antidepresan etki de göstermektedir. TRPV3 olarak adlandırılan bir beyin reseptörünün sistemde etkili stimulan olduğu gösterilmiştir. Boswellia carterri(Incensole asetat denir) önemli bir bileşeni, beyin dokusunda inflamatuar mediatörler, uzun süreli nörolojik vakalarda etkilidir. Incensole asetat ayrıca; hipokampus beyin hücrelerinin dejenerasyonunu engeller.

        İlk yıllardaki çalışmalar; ashwaganda, kurkumin ve çinko gibi diğer bilinen doğal bir anti-inflamatuar ajan ile boswellia ekstreler kombinasyonları dahil olmak üzere yapılan çalışmada 42 hasta üç ay boyunca, besin ya da plasebo grubuyla karşılaştırılmış, tedavisi yapılan grupta, ancak plasebo alanlarda ,ağrı şiddeti, özürlülük skorlarında belirgin bir düşüş görülmüştür. Benzer bir çalışamada; fiziksel ve fonksiyon bozukluğu yaygın olan hastalarda, o parametrede önemli azalmalar sağlanmıştır.
        Boswellia'nın, prostatik hipertrofisinde de etkisi mevcuttur. Prostatta ufak bir şişlik, potansiyel bir tıkanıklık oluşturabilir. Şişme huylu olduğu zaman bile, iyi huylu prostatik hipertrofi ya da BPH durumunda olduğunda sonuç hafif rahatsızlık olabilir. Prostat dokusunda artmış 5-LOX aktivitesi,iltihabı ve benign prostat hipertrofisinde (BPH) boswellia, prostat sağlığında ek bir formül olarak önemlidir. Hem prosta kanserinde, hem de prostat büyümesinde etkilidir. Prostat sağlığı için bitki özlerinin kullanılması, çok eski ve iyi, geşilmiş bir uygulamadır. Özellikle birkaç ekstre ve bunlardan biri boswellia'nın, alt idrar yolu semptomlarında etkileyici bir iyileşme sağladığını göstermiştir. Çalışmalar boswellia ekstresinin; testesteron mettabolitleri büyümesini sağlayıcı etkilere yanıt ve bu etkisi tarafından üretilen androjen reseptörlerinin sayısında önemli bir azalma sağladığını göstermiştir.
        Son zamanlarda glioblastoma gibi beyin tümörlerinde ve ödemlerinde kortizon yerine yüksek doz boswellia verilmesi beyin ödemlerinin azalmasına ve beyin fonksiyonlarının düzelmesini sağlamıştır. Almanya'da yapılan çalışmalarda, kortizon seviyesinin yüzde 50 düştüğü gösterilmiştir. Boswellia, insanlarda yapılan çalışmalarda da vurgulanmış ve de önemle tavsiye edilmektedir.Erkan Topuz

        Yorum yap


        • #5


          Boswellia Serrata (Akgünlük) ve Crohn

          Akgünlük (Boswellia serrata) Hindistan, Afrika’nın kuzeyi ve Asya’nın ortasında yetişen bir ağaçtır. Ülkemizde de bulunmaktadır. Ağacın kabuğunun soyulması ile elde edilen reçine tedavi için kullanılmaktadır. Bu reçinenin özütlerinin eklem iltihabını azaltıcı, iştah açıcı, uyarıcı, balgam sökücü ve antiseptik özellikleri bulunmaktadır. Artritlerde (eklem iltihaplarında), ülseratif kolit, crohn hastalığı, öksürük, ağrı, yılan ısırması ve astım gibi hastalıklarda kullanılmaktadır. İçinde bulunan boswellic asit başta olmak üzere çeşitli maddeler iltihabi yanıtı baskılamakta ve bronşları büzen maddelerin yapılmasını engellemektedir. Klasik ağrı kesiciler uzun süreli kullanıldığında eklemde ve midede hasara neden olabilirken akgünlük özütünün böyle bir yan etkisi olmadığı saptanmıştır. Klinik çalışmalarda eklem kireçlenmesi (artroz), ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve astım tedavisinde akgünlük kullanılmasının en az ilaçlar kadar etkili olduğu ve yan etkilerin ilaçlardan daha az olduğu gösterilmiştir
          Boswelia, boswelllic asitlere sahip bir bitkidir. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılıp, hindistan ve afrika ülkelerinde geleneksel bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. Hayvan deneylerinde boswellia özü anti-enflamatuar aktivite göstermektedir. Boswellia bitki özlerinden 5-lipoksigenaz inhibe ederler.
          Akba, boswellia’nın temel bir bileşeni, çoğalan kanser hücrelerini engellemek için çeşitli mekanizmalar ile etki gösterir. Apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne neden olan kanser hücre yüzeylerinde ”ölüm reseptörü” olarak adlandırılır.
          Boswellic asit ayrıca, kanser hücre replasyonunun içindeki yeni kan damarlarının büyümesini bloke etmektedir. Akba baskılayan bir büyüme faktörü ile tümör büyümesini engeller. VEGF (vasküler endotelyal büyüme faktörü) için önemli sinyal moleküllerini engeller.
          Boswellia yağ özleri; sağlıklı ve kanserli doku arasındaki tümör baskılayıcı hücre canlılığını korumaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda boswellia’nın, kanser hücrelerinin, kanser ölümlerinde yüzde 90 metastaz’ın engellediği, bir hücresel reseptör CXCR4 faaliyetlerini bastırmak olduğu gösterilmiştir.
          Boswellia özleri; prostat kanserlerinde malign hücre büyümesi, çoğaltma veya metastaz azaltmada son derece umut vericidir. Özellikle mesane kanserlerinde, rahim kanserlerinde, kolon kanserlerinde ve de multipl miyelom, kemik iliği gibi..
          Aşırı 5-LOX aktivitesi, yılda bir buçuk milyondan fazla ABD’de ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir. 5-LOX olarak adlandırılan bir enzim aktivitesi; lökotrienler dahil olmak üzere proinflamatuar moleküller aşırı yayılmasına yol açar.
          Boswellia ekstresi, doğal (5-lox aktivitesi inhibitörleri) ve enflamatuar bileşenleri ile hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Boswellianın bir formu; yakın zamanda daha önceden mevcut boswellia özlerinden kanda yüzde 52 oranında daha iyi emildiğini göstermiştir.
          Yapılan veriler ve datalar, 5-LOX inhibisyonu ve diğer anti-enflammatuar özellikleri ile kardiyovasküler hastalıklarda, nörodejeneratif hastalıklarda, kanser ve artritte mücadelede boswellia’nın gücünü ortaya koymaktadır.
          Vasküler dokusunda, boswellia özlerinin birden tamamlayıcı etkileri bulunmaktadır. Onlar, güçlü serbest radikal gidericilerdir. Boswellia yüzde 48 ve destek arter temizlik yüzde 30 oranında (HDL) yüksek dansiteli lipoprotein kadar daha düşük total kolestrolü ayıklar. Ayrıca, boswellia antidepresan etki de göstermektedir. TRPV3 olarak adlandırılan bir beyin reseptörünün sistemde etkili stimulan olduğu gösterilmiştir. Boswellia carterri(Incensole asetat denir) önemli bir bileşeni, beyin dokusunda inflamatuar mediatörler, uzun süreli nörolojik vakalarda etkilidir. Incensole asetat ayrıca; hipokampus beyin hücrelerinin dejenerasyonunu engeller.
          İlk yıllardaki çalışmalar; ashwaganda, kurkumin ve çinko gibi diğer bilinen doğal bir anti-inflamatuar ajan ile boswellia ekstreler kombinasyonları dahil olmak üzere yapılan çalışmada 42 hasta üç ay boyunca, besin ya da plasebo grubuyla karşılaştırılmış, tedavisi yapılan grupta, ancak plasebo alanlarda ,ağrı şiddeti, özürlülük skorlarında belirgin bir düşüş görülmüştür. Benzer bir çalışamada; fiziksel ve fonksiyon bozukluğu yaygın olan hastalarda, o parametrede önemli azalmalar sağlanmıştır.
          Boswellia’nın, prostatik hipertrofisinde de etkisi mevcuttur. Prostatta ufak bir şişlik, potansiyel bir tıkanıklık oluşturabilir. Şişme huylu olduğu zaman bile, iyi huylu prostatik hipertrofi ya da BPH durumunda olduğunda sonuç hafif rahatsızlık olabilir. Prostat dokusunda artmış 5-LOX aktivitesi,iltihabı ve benign prostat hipertrofisinde (BPH) boswellia, prostat sağlığında ek bir formül olarak önemlidir. Hem prosta kanserinde, hem de prostat büyümesinde etkilidir. Prostat sağlığı için bitki özlerinin kullanılması, çok eski ve iyi, geşilmiş bir uygulamadır. Özellikle birkaç ekstre ve bunlardan biri boswellia’nın, alt idrar yolu semptomlarında etkileyici bir iyileşme sağladığını göstermiştir. Çalışmalar boswellia ekstresinin; testesteron mettabolitleri büyümesini sağlayıcı etkilere yanıt ve bu etkisi tarafından üretilen androjen reseptörlerinin sayısında önemli bir azalma sağladığını göstermiştir.
          Son zamanlarda glioblastoma gibi beyin tümörlerinde ve ödemlerinde kortizon yerine yüksek doz boswellia verilmesi beyin ödemlerinin azalmasına ve beyin fonksiyonlarının düzelmesini sağlamıştır. Almanya’da yapılan çalışmalarda, kortizon seviyesinin yüzde 50 düştüğü gösterilmiştir. Boswellia, insanlarda yapılan çalışmalarda da vurgulanmış ve de önemle tavsiye edilmektedir.

          Bu konuda yapılmış bir araştırmanın sonuçları şöyledir:

          Boswellia Serrata özü H 15 aktif Crohn hastalığı Terapi

          [Almanca Makale]
          Gerhardt, H , F Seifert , Buvari P , H Vogelsang , Repges R .
          Yazar bilgileri

          Soyut

          AMAÇ:

          Bu klinik araştırmanın amacı, aktif Crohn hastalığının tedavisi için mesalazinin ile Boswellia Serrata özü H15 etkinliğini ve güvenliğini karşılaştırmaktır.
          HASTALAR VE YÖNTEMLER:

          Randomize, çift-kör, verum kontrollü, 102 Hastalar randomize edildiği için paralel grup karşılaştırması. Protokol uyarınca nüfus H15 ile tedavi 44 hasta ve mesalazinin ile tedavi 39 hasta alındı. Birincil sonucu olarak kayıt ve tedavinin sonunda durumu arasındaki Crohn Hastalık Aktivite İndeksi (CDAI) değişikliğini ölçmek seçildi. H 15 mesalazinin standart tedaviye oranla olmayan aşağılık üzerinde test edildi.
          SONUÇLAR:

          CDAI H15 ile tedaviden sonra kayıt ve tedavinin sonunda durumu arasındaki ortalama 53 puan ile mesalazinin ile 90 oranında ve tedavi sonrası düşürülmüştür. Bu olarak eşit etkinlik-denemede test hipotez istatistiksel analizi ile teyit edilmiştir. Her iki tedavi arasındaki fark, birincil sonuç ölçütü için H15 lehine istatistiksel olarak anlamlı olduğu kanıtlanmış olamazdı. İkincil etki son noktaları H15 ve mesalazin karşılaştırmanın değerlendirme teyit etmektedir. H15 kanıtlanmış tolere gösterilen klinik etkinlik sonuçlarını tamamlar.
          SONUÇLAR:

          Çalışma H15 ile tedavi mesalazinin aşağı olmadığını doğrular. Bu endikasyon için mesalazin etkinliği sağlık yetkilileri tarafından onaylandı için bu Boswellia serratadır ekstresi ile aktif Crohn hastalığı tedavisinde tekniğin bilinen durumuna göre, H15 ile ilgili yeterli kanıt olarak yorumlanabilir. Boswellia Serrata özü H15 güvenliğini ve etkinliğini hem de göz önüne alındığında bu bir yarar-risk-değerlendirme açısından mesalazinin üzerinde üstün görünür.


          Boswellia serrata
          tanım
          Boswellia Serrata ( buhur ) Hindistan, Kuzey’in ern Afrika’da bulunan bir orta -büyük dallanma ağacı ( 12 metre yüksekliğe kadar büyüyen ) , veOrta Doğu olduğunu. Boswellia kabuğu şeritleri bir sakızlı oleo – reçine veren , uzak soyulmuş . Bu sakızlı eksudasının ekstreleri geleneksel bir anti -arterit , büzücü , uyarıcı , balgam söktürücü ve antiseptik olarak tıpAyurveda sisteminde kullanılmıştır .
          Etkin Bileşenler
          Boswellia yağlar , terpenoidler , şekerler ve uçucu yağlar içerir. Reçinenin kadar yüzde 16çoğunluk alfa – tuyen ve parasimenler olmak , uçucu yağdır . Dört pentasiklik triterpen asit beta- boswellic asit ana bileşen olmak üzere, aynı zamanda mevcut bulunmaktadır.
          Etki Mekanizmaları
          Hindistan yapılan hayvan çalışmaları Boswellia bir yağı alınmış alkollü özü yutulması, poli- morphonuclear lökosit süzülmesini ve yayılmasını azalma birincil antikor sentezi , 1,2 ve bir in vitro çalışmada, hemen hemen tamamen hibited in- klasik tamamlayıcı pathway.3 azalma göstermektedir tamamlayıcı sistemde beta- boswellic asit etkileri, ekstre bir boswelia en analjeziğin soruşturma ve psikofarmakolojik etkileri hayvan models.5 olarak sedatif ve analjezik ef fects işaretli kaydetti pathways.4 hem klasik ve alternatif tamamlayıcı üzerinde belirgin bir inhibitör etki göstermiştir
          İn vitro testler , doza bağımlı bir şekilde blokta Boswellia sakız reçine izole boswellic asitler, ortaya 5- hidroksieikosatetraenoik asit (5 -HETE ) ve lökotrien B4 ( LTB4 ) , 6 da dahil olmak üzere pro-enflamatuar 5-lipoksijenaz ürünlerinsentezi bronç kemotaksisinde, ve bu quercetin gibi Diğ -er anti-inflamatuar bitki bileşenleri , permeability.7 artmış vasküler neden de bu enzimi bloke , ama onlar bir antioksidan olarak , daha genel bir şekilde bunu , oysa , boswellic asitler gibi görünüyor 5- lipoxygenase.8 , 9 spesifik önleyicileri
          Boswellia amfi – semapatogenezinde dahil olabilir insan lökosit elastaz ( HLE ) , engeller. HLE da mukus salgılanmasını uyarır ve bu nedenle , kistik fibroz, kronik bronşit , akut solunum zorluğu sendromu 10 de bir rol oynayabilir , 11 Boswellic asitler ve Boswellia serrata’dan triterpenoidler da lösemi HL -60hücre büyümesine karşı önleyici bir etkiye sahiptir ve apoptotik cells.12 ’14
          Nonsteroidal anti – enflamatuar ilaçlar ( NSAID ) ’18 An in vivo hayvan çalışması Boswellia ekstresi incelenmiş ve Glikozaminoglikanın metabolizma üzerindeki etkileri için Keto – Profen romatizmalı conditions.15 eklem hasarı hızlanan , glikosaminoglikan sentez aksamalara neden olabilir . Boswellia kontroller ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde glikozamino – glikanların bozunmasını azaltılmış , oysa , ketoprofen toplam doku glikozaminoglikan content.19 bir azalmaya neden olmuştur
          Sayfa 165

          Boswellia serrata
          Klinik Endikasyonları İltihaplı Bağırsak Hastalıkları ileit
          Bir hayvan çalışması acetyl’11′keto – P’boswellic asit ( AKBA ) , ilet endüklenmiştir disease.20 inflamatuvar barsak lökosit – endotel hücre etkileşimleri ,Boswellia ekstresi etkinliğini ve onun con – stituents birini belirlemek amacıyla yapılmıştır indometasin deri altından enjeksiyon ile Sprague- Dawley fareleri . Hayvanlar daha sonra , iki farklı (düşük ya da yüksek) doz veya plasebo Boswellia veya Akba ya verildi. Bu Boswellia özü ve Akba iki kuvvetleri haddeleme ( % 90′a kadar ) ve yapışkan lökosit ( % 98′e kadar ) , zayıflatılmış doku hasarı puanları ve önemli ölçüde , hazım sistemi mukozasında makroskopik ve mikroskopik olarak azaltılmış iltihap azalma gözlemlenmiştir.
          Ülseratif Kolit
          Lökotrienler ülseratif kolitiltihap sürecinde önemli bir rol oynadığına inanılmaktadır . Boswellia ekstresi ( 350 mg günde üç defa) ile sülfasalazin ile karşılaştırılmıştır ülseratif coli – tis hastada (1 g günde üç kez) . Boswellia özü hastalar sulfasalazin hastalarda daha iyi ilerlemeler gösterdi; Boswellia hastaların yüzde 82′si sulfasalazine.21 üzerinde yüzde 75 ile kıyaslandığında remisyon girdi
          Sakız Boswellia reçine (altı hafta boyunca üç bölünmüş dozlarda günlük 900 mg ) ve sulfasalazin (altı hafta boyunca üç bölünmüş dozlarda 3 g dai ly ) alan kronik kolit hasta izlem çalışması , yine benzer gelişmeler göstermiştir. Ayrıca, Boswellia serratadır sakız reçine ile muamele edilmiş 14 20 hastaya ( % 70) ile muamele sulfasalazine.22 4 10 hastada ( % 40) ile karşılaştırıldığında remisyon gitti
          Crohn Hastalığı
          Inflamasyon kimyasal aracılar reklam giyimli akut Crohn hastalığınıntedavisinde mesalazinin ile bir Boswellia Serrata eski yolu karşılaştıran bir klinik vardı . Protokol nüfus Boswellia ekstresi ile tedavi 44 hasta ve mesalazinin ile tedavi 39 hasta alındı. Kayıt ve terapi sonu arasında, Crohn Hastalık Aktivite İndeksi Boswellia ekstresi ve mesalazinin hem anlamlı derecede azalmıştır. Iki tedavi arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi Al- gerçi ,Boswellia ekstresipharmaceutical. 23 kadar etkili olduğunu kanıtladı
          astım
          Bir – diğer 40 hastaya plasebo alırken bron – chial astım Boswellia etkilerini bir 1998 çalışmada , 40 hasta , altı hafta boyunca günde üç kez bir Boswellia hazırlık 300 mg aldı . Boswellia akciğer ve bağışıklık fonksiyonunun belirtiler ve objec tive önlemler ile ölçülen önemli hastalık gelişme göstermiştir alarak pa rın yüzde yetmişi , bir plasebo improved.24 alan hastaların sadece yüzde 27
          artrit
          Çift – kör , plasebo – kontrollü bir çalışmada , Bo – swellia diz osteoar – thritis üzerinde yararlı etki göstermiştir. Otuz hasta sekiz hafta içinde üç bölünmüş doz halinde 1000 mg günlük Bo- swellia veya plasebo ya verildi. Boswellia grubundaki hastalara plasebo ( p < 0.001 ) göre hareket aralığı ağrı ve şişlik ve artışında önemli bir düşüş yaşadı .25
          , Bir çift-kör, plasebo-kontrollü, çapraz çalışmada, Ashwagandha , TUR -mer ve çinko ile kombinasyon halinde Boswellia Kırk iki hastabitkisel ve mineral formülasyon ya da üç ay boyunca plasebo , sonra da alınan osteoartrit patients.26 araştırılmıştır üç ay için 15 günlük bir arınma döneminden sonradiğer protokol geçti . Ağrı şiddetitedavi grup deneyimlerini – rienced önemli derecede (p < 0.001 ) ve özürlülük skorları ( p < 0.05 ) , plasebo ile karşılaştırıldığında . Radyolojik değerlendirme her iki grupta da anlamlı bir değişiklik bulunamadı .
          Romatoid artrit hastalarında plasebo (n = 19 ) Boswellia karşı ( n = 18 ) çalışma herhangi Ölçülen parametrelerdeiki grup arasında anlamlı farklılıklar bulundu . NSAID doz , ancakplasebotedavi grubunda yüzde 5.8 ve yüzde 3.1 azaldıaraştırmacılar denekler daha fazla sayıda içeren kontrollü çalışmalar garanti olduğu sonucuna group.27 .
          Yan Etkiler ve Toksisitesi
          Sıçanlar ve pri – yavruda Boswellia toksisite çalışmaları hiçbir biyokimyasal hematolojik – cal patolojik değişiklikler , ya da 1,000 mg / kg’a kadar dozlarda histolojik parametreleri gösterdi . LD50 > 2 g/kg.28 için kurulmuştur
          Sayfa 166
          tur \ leSSrZ – S » ‘
          monografi



          doz 14
          Astım , enflamatuar veya koşullar için , Standart bir ekstresi 300-400 mg ( 60 % 15 ihtiva etmektedir.boswellic asitler) günde üç kez önerilmektedir . 16 başvuruyor .
          1. . Sharma ML , Khajuria A, Kaul A , et al. Üzerinde salai Guggal eski Boswellia serrata Etkileri hücresel ve humoral immün yanıtları ve lökosit göç . ajanlar 17 Eylemler 1988, 24:161-164

          2 . Sharma ML , Bani S , Singh GB . Anti- artritik sığır serumu albümini 18 boswellic asitlerin aktivitesi .
          (BSA) ile indüklenen artrit . Int J Immunopharmacol 1989 , 11:647-652 .


          3 . 19 ile yeni tesis bileşenlerinin Wagner H. ara . Potansiyel antiflojistik ve antialerjik etkinliği. Planta Med 1989 , 55:235-241 .

          4 . Knaus U arasında boswellic asit Wagner H. Etkisi Boswellia Serrata ve20 diğer triterpenik asitler.
          sistemini tamamlıyor. Phytomedicine 1996 , 3:77-81 .

          5 . Menon MK , Kar A. Analjezik ve Boswellia serratasakız reçinesi psikofarmakolojik etkileri. Planta Med 1971 ; 19:333-341 .

          6 . Ammon HP , Mack T , Singh GB , Safayhi H. 21 .Sıçan lökotrien B4 oluşumunun inhibisyonu
          etanolük özü ile periton nötrofiller Boswellia serrata sakız reçinesi exudate . Planta Med 22
          1991, 57:203-207 .



          7 . Robertson RP . Araşidonik asit metabolitleri ilaç ile ilgili. In : Braunwald E , Isselbacher 23 .
          KJ , Petersdorf RG ve arkadaşları, eds. İç Hastalıkları Harrison İlkeleri . 11. ed . New York , NY. McGraw -Hill , 1987:375 .



          8 . Safayhi H , Mack T , Sabieraj J , et al. Boswellic asitler: 24 . yeni , 5-lipoksijenaz spesifik nonredox inhibitörleridir.J Pharmacol Exp Ther 1992 , 261:1143-1146 .


          9 . Ammon HP . Salai Guggal – Boswellia Serrata : dan lökotrien 25 belirli bir inhibitörü bitkisel ilaç .
          biyosentezi. Phytomedicine 1996 , 3:67-70 .



          10 . Rall B , Ammon HP , Safayhi H. Boswellic asitler ve proteaz aktiviteleri . Phytomedicine 1996 , 3:75-76 .


          11 . Safayhi H , Rall B , Sailer ER , Ammon HP . engelleme insan lökosit elastazı boswellic asitler . J 26 . Pharmacol Exp Ther 1997, 281:460-463 .


          12 . Shao Y , et al Ho CT , Chin CK . Karşı Boswellia serrata’dan boswellic asitlerin inhibitör aktivitesi
          kültüründe insan lösemi HL-60 hücreleri. Planta Med 27 1998, 64:328-331 .



          13 . Bhushan S, Kumar A, F Malik , ve diğ. Boswellia serrata’dan bir triterpenediol hem de iç ve dış apoptotik yollar aracılığıyla apoptosisi teşvik insan lösemi HL-60 hücreleri . apoptoz 28 2007 ; 12:1911-1926 . Huang , MT , Badmaev V, Ding Y , et al. Anti- tümör ve triterpenoid , beta- boswellic asidin anti- kanserojen faaliyetleri. Biofactors 2000 ; 13:225-230 .

          Lee KH , Spencer MR . Salisilatların etki mekanizması üzerine çalışmalar . V. muko sentezinde yer alan enzimler üzerindeki salisilik asit etkisi. J Pharm Sci 1969 , 58:464-468 ​​.
          Palmoski MJ , Brandt KD . In vitro olarak normal bir köpek , eklem kıkırdağının proteoglikan metabolizması üzerindeki salisilat etkisi. Artrit Rheum 1979 ; 22:746-754 . Dekel S , Falconer J , Francis MJ . Domuz kıkırdak glikozaminoglikan sülfatlanmayı anti – inflamatuar ilaçların etkisi. Prostaglandinler Med 1980 ; 4:133-140 . Brandt KD , Palmoski MJ . Salisilatlar ve eklem kıkırdağı diğer steroid olmayan anti -inflamatuar ilaçların etkileri. Am J Med 1984, 77:65-69 .
          Reddy GK , Chandrakasan G , Dhar SC. Yeni bir bitkisel anti- enflamatuar maddelerin etkisi altında glikozaminoglikanların metabolizması üzerindeki çalışmalar. Biochem Pharmacol 1989 , 38:3527-3534 .
          Krieglstein CF , Anthoni C , Rijcken EJ , et al. Asetil – 11 – keto – beta – boswellic asit , Boswellia Serrata reçine bir bitkisel ilaç bir kurucu , deneysel ileit zayıflatır . Int J Kolorektal Dis 2001 ; 16:88-95 .
          Gupta I , Parihar A, Malhotra P , et al. Ülseratif kolit hastalarında Boswellia serratadır sakız reçine etkileri. Eur J Med Res 1997 ; 2:37-43 .
          Gupta I , Parihar A, Malhotra P , et al. Kronik kolit hastalarda Boswellia serrata’dan arasında sakız reçine etkileri. Planta Med 2001, 67:391-395 .
          Gerhardt , H, F Seifert , Buvari P , et al. Boswellia Serrata özü H 15 aktif Crohn hastalığının tedavisi . Z Gastroenterol 2001, 39:11-17 . [ Almanca Makale] Gupta I , Gupta V, Parihar A , et al. Bronşiyal astım hastalarında Boswellia Serrata sakız reçinesi Etkileri : çift – kör , plasebo – kontrollü , 6 haftalık klinik çalışmanın sonuçları . Eur J Med Res 1998 ; 3:511-514 . Kimmatkar N , Thawani V , Hingorani L , Khiyani R. etkinliği ve diz osteoartrit tedavisinde Boswellia Serrata özü tolerabl – randomize , çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma. Phytomedicine 2003 ; 10:3-7 .
          Kulkarni RR , Patki PS , Jog VP , et al. Çift – kör , plasebo – kontrollü , cross-over çalışma : Bir herbomineral formülasyonu ile osteoartrit tedavisi. J Ethnopharmacol 1991, 33:91-95 .
          Sander O , Herborn G , Rau R. H15 ( Boswellia serrata reçine özü , ” tütsü ” ) , kronik poliartrit kurulan ilaç tedavisi yararlı bir ek mi ? Bir çift – kör pilot çalışmanın sonuçları . Z Rheumatol 1998, 57:11-16 . [ Almanca Makale] Singh GB Atal CK . Salai Guggal eski Boswellia serrata’dan , yeni bir non- steroid anti-inflamatuar maddenin bir ekstresinin Pharmacology. Agents Actions 1986 ; 18:407-412 .



          Boswellia:

          Boswellia (Boswellia serrata) Afrika, Çin ve Orta Doğu’ya özgüdür ve birçok inflamatuvar koşulları tedavi etmek için kullanılır olmuştur bir ayurveda bitkidir. Ayrıca Hint buhur adı verilen, boswelia aslında Boswellia ağacının gövde kabuğu bulunan sakız reçinesi yapılmış bir özetidir.Boswellia için bir ilave olarak kullanım için incelenmiştir inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) .
          Boswellia Nasıl Kullanılır:

          Boswellia anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Bu blok inflamasyona katkı kimyasal ve kullanım için çalışılmış osteoartrit , romatoid artrit ve IBD. Boswellia kullanım için çalışılmış Crohn hastalığı , ülseratif kolit ve kollajenöz kolit . Bazı çalışmalarda, boswelia etkili olduğu gösterilmiştir, ancak bu daha önce genel kullanım için kabul edilebilir daha fazla araştırma gereklidir.
          Bilgi Dozaj:

          Boswellia bir tablet içinde takviyesi, kapsül, krem ​​ve form olarak satılmaktadır.Durumu boswelia alınır edildiği bağlı olarak, tipik haliyle 8-12 hafta için kullanılır.Krem genellikle sürece gerektiği gibi kullanılır.IBD kullanım için çalışılmış dozajları günde üç kere, ve romatoid artritte kullanım için 350 ile 400 mg arasında olan günlük 400 mg ile 800 üç kez tekrarlanmaktadır.
          Diğer İlaçlar ve takviyeleri ile Etkileşimleri:

          Boswellia etkinliğini azaltabilir non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) örneğin ibuprofen ve aspirin gibi. Bu bitki ile etkileşime girebilir:
          · Antibiyotikler
          · Yağda çözünür ilaçlar
          · Immünomodülatörleri
          · Sedatifler
          Boswellia dahil, diğer otlar veya takviyeleri ile etkileşimleri olabilir:
          · Antikanser takviyeleri (örneğin ökse otu gibi, Viscum albüm )
          · (Örneğin sarımsak gibi düşük kolesterol için kullanılan Takviyeler Allium sativum , ya da kırmızı maya)
          · Antifungalleri (örneğin çay ağacı yağı gibi, Melaleuca alternifolia )
          · (Örneğin glukozamin ve kondroitin gibi) eklem tedavisinde kullanılan Takviyeler
          Eğer boswelia alıyorsanız sağlık ekibi söyle.
          Yan Etkileri:

          Herhangi bir ilaç veya ek olduğu gibi, bir alerjik reaksiyon bir şans her zaman vardır. Boswellia Burseraceae ailede boswelia veya diğer bitkilerin bilinen bir alerjisi olan herkes tarafından kaçınılmalıdır. Boswelia ile yan etkiler nadir olarak, ancak bazı olası yan etkileri içerir:
          · Karın ağrısı
          · Solunum sorunları
          · Göğüs ağrısı
          · Ishal
          · Mide ekşimesi
          · Bulantı
          · Cilt tahrişi (kurdeşen, döküntü, kaşıntı)
          Hamilelik sırasında kullanın:

          Emzirirken Boswellia gebelik sırasında kullanılması tavsiye veya değildir. Eğer hamile iseniz ve boswelia almış varsa doktorunuza söyleyin.
          Güvenlik ve Etkililik Endişeler:

          Boswelia Hindistan’da uzun yıllardır kullanılan olsa bile, şu anda herhangi bir rahatsızlığın tedavisinde ABD’de onaylanan ve kendi güvenlik veya etkinlik için kanıtlanmış bir sicili var değildir. Eğer boswelia kullanmayı düşünüyorsanız doktorunuza danışın.
          Kaynaklar:
          Gerhardt H, Seifert F Buvari P, Vogelsang H, Repges R. “ Boswellia Serrata ekstresi H 15 aktif Crohn hastalığının tedavisi.Z Gastroenterol Ocak 2001; 39:11-17. 24 Ocak 2013.
          Gupta I, Parihar A, Malhotra P, et al. ” ülseratif kolit hastalarında Boswellia Serrata sakız reçinesi Etkileri . “ Eur J Med Res Ocak 1997; 2:37-43. 24 Ocak 2013.
          Madisch A, Miehlke S, Eichele O, et al. ” kollajen kolit tedavisi için Boswellia Serrata özü bir çift-kör, randomize, plasebo-kontrollü, çok merkezli bir çalışma. . “ Int J Kolorektal Dis Ara 2007; 22:1445-1451.24 Ocak 2013.

          Yorum yap


          • #6
            Romatizma Ve Romatoid Artrit İçin Boswellia Bitkisi

            Boswellia sağlık için doğal ve güvenilir bir bitki türüdür.Hindistanın orta ve yüksek kesimlerinde yetişir.Bu ağaçtan elde edilen reçine Boswelia serrata diye adlandırılr.Genellikle artrid ve ramatoid tedavisinde kullanılmakla birlikte kolesterolü ve trigliseridi düşürücü olarak bilinmekte ve yüzyıllardır güvenle kullanılmaktadır.Bu bitki reçinesi yaralar için iyileştirici etkisinin yanında ağrı kesici ve anti-enflamatuar olarak kullanılmaktadır.Ayrıca balgam söktürücü etkisi vardır.Klinik olarak yapılan çalışmalarda Boswellia bitkisinin artrit,romatoid,kolit,ülser astım ve beyin tümörü ile kanserli hastalarda olumlu tedavi edici özellikler gösterdiği görülmüştür.Yaşları 5 ile 75 yaş arasında değişen 175 romatizmalı artrit hasta üzerinde yapılan klinik deneylerde hastaların yüzde 97’sinde ileri derecede iyileşme gözlenmiştir.Yapılan tedavi sonrası eklem şişliklerinde,hareket güçlüğümde ve fiziksel olarak hareket performanslarında artışlar gözlenmiştir.Boswellia serrata romatizmal artrit ve romatoid hastalarının şikayet ve ağrılarının azalmasında etkili olmuştur.Gökhan ÇELİK

            Yorum yap


            • #7
              Nefes Darlığı Nasıl Giderilir ?

              Günlük: (Buhur / Boswellia / Styrax / Frankincense / Encens /) Tropik bölgelerde yetisen "Sigala (Amber) Agaci"ndan elde edilen yagdir. Sigala yaginin mart ayindan itibaren sekiz ay süre ile üretimi yapilmaktadir. Bu yag agacin salgi hücrelerinde meydana gelir. Salgi hücreleri bitkide tabii olarak fakat az miktarda bulunmaktadir. Agaçlarda yaralama sonucu balsam meydana gelir ve bu yaralama sirasinda salgi hücrelerinin sayisi da artar. Yaralama kepçe gibi biçaklarla yapilmaktadir. Yara yeri 15-20 günde bir derinlestirilmektedir. 3-4 yaralamadan sonra balsam tesekkül eder. Agacin kabuk kismi, odun kismina kadar siyrilmak süretiyle balsam toplanir. Bir kazanda yarim ile bir saat kaynatilir. Böylece kabuklardan ayrilan balsam, dibe çöker, kabuklar suyun üzerinde kalir. Bu kabuklar yabalarla alinarak bir preste sikilir ve akan balsam ile su havuzlarda toplanir. Bir süre dinlendirilince, balsamin bir kismi dipte, bir kismi suyun üstünde olmak üzere toplanarak sudan ayrilir. Kazanin dibinde kalan balsam ile havuzlarda biriken balsam birlestirilir. Kalan yongalar kurutulduktan sonra “buhur” veya “günlük” adi altinda satilmaktadir.
              Kullanildigi yerler: Nefes darligini giderir. Tütsü olarük kullanilir.Yazar: Gökhan ÇELİK

              Yorum yap


              • #8
                Warum Weihrauch heilt

                dpa
                Jena – „Das aus dem Stamm des Weihrauchbaumes gewonnene Harz enthält entzün*dungshemmende Substanzen und ist damit für die Therapie von Krankheiten wie Asthma, rheumatoider Arthritis oder Neurodermitis hochinteressant.“ Darauf hat der Lehrstuhlinhaber für Pharmazeutische und Medizinische Chemie Oliver Werz von der Friedrich-Schiller-Universität Jena hingewiesen.
                Werz und sein Team sind dem Wirkmechanismus des Weihrauchs im Rahmen eines Verbundprojekts mit Partnern der Uni Saarbrücken und einem Startup-Unternehmen nachgegangen. Dabei konnten die Forscher zeigen, an welcher Stelle die für die Wirkung des Weihrauchharzes verantwortlichen Inhaltsstoffe, die sogenannten Boswelliasäuren, in das Entzündungsgeschehen eingreifen.

                Danach interagieren Boswelliasäuren insbesondere mit einem Enzym, das für die Synthese von Prostaglandin E2 verantwortlich ist. Dieses gehört zu den Vermittlern der Immunantwort und spielt unter anderem im Entzündungsprozess, bei der Entstehung von Fieber und Schmerzen eine entscheidende Rolle. „Boswelliasäuren hemmen dieses Enzym sehr potent und verringern so die Entzündungsreaktion“, erklärt der Jenaer Pharmazeut.


                Damit sei nicht nur ein gezielter Einsatz in der Therapie von Entzündungserkrankungen denkbar. Boswelliasäuren ließen auch weniger Nebenwirkungen erwarten als heute gängige Entzündungshemmer. Diese wirkten weniger spezifisch und könnten bei längerer Anwendung das Risiko für Magengeschwüre erhöhen und die Nierenfunktion beein*trächtigen.Ob sich Weihrauch als Arzneimittel künftig tatsächlich durchsetzen könne, hänge jedoch nicht nur vom Ausgang der noch ausstehenden klinischen Überprüfung ab. „Boswellia*säuren kommen ausschließlich im Harz des Weihrauchbaumes vor und lassen sich nur schwer synthetisch herstellen“, so Werz.Damit seien diese Bäume die einzige Ressource für den aussichtsreichen Wirkstoff. Allerdings seien Weihrauchbäume in ihrem Bestand stark bedroht. „Ohne nachhaltigen Schutz sind damit nicht nur Pflanzenarten vom Aussterben bedroht, sondern es gehen der Medizin auch vielversprechende Wirkstoffe verloren“, warnte der Jenaer

                Yorum yap


                • #9
                  WEIHRAUCH heilt

                  von Inge09 Pro @ 22.05.2009 – 11:17:32



                  Weil es mir bei Asthma so gut hilft, habe ich mal geschaut, wo es noch wirkt.

                  Gesundheit!: Aktiv für die Gesundheit | Bayerisches Fernsehen | Fernsehen | BR.de
                  Seit Jahrtausenden zieht der Weihrauch die Menschen in seinen Bann. Auf heiße Kohle gelegt, verbreitet das Weihrauchharz einen süßlich, schweren und feierlichen Duft. Das Weihrauchharz kommt vom Weihrauchbaum, der in trockenen Gebieten, wie zum Beispiel Indien, Afrika und Arabien wächst. Für die Ernte wird die Rinde angeritzt, eine klebrige Flüssigkeit tritt aus und gerinnt zu Weihrauch-Harz.
                  Die heilende Wirkung des Weihrauchs
                  Neben den herkömmlichen Weihrauchharzen zum Räuchern entstehen daraus auch Heilmittel: Tabletten oder Tropfen. In der Schul- wie auch der Naturmedizin werden mit Weihrauchpräparaten Rheuma wie Polyarthritis, Magen-Darmerkrankungen wie Morbus Crohn oder Colitis ulcerosa, Asthma bronchiale und auch Hirntumore behandelt. Im Weihrauch steckt die sogenannte Boswelliasäure, sie hemmt Entzündungen. Außerdem wirkt der Weihrauch abschwellend und kann den Schmerz reduzieren. Die Vorteile von Weihrauch: Er ist frei von Nebenwirkungen und kann so auch hoch dosiert verabreicht werden. Außerdem kann er bei manchen Patienten auch Kortison ersetzen. Weihrauch hat sich auf dem deutschen Medikamenten-Markt noch nicht durchgesetzt, da es bisher zu wenige Studien gibt. Aber man kann Weihrauchpräparate über Apotheken im Ausland bestellen.
                  Weihrauch als Anti-Stress-Mittel
                  Weihrauch heilt aber nicht nur Kranke, er ist auch ein wirksames Anti-Stress-Mittel. Beim Räuchern beruhigt er den Muskel-Tonus und erzeugt ein Gefühl von angenehmer Wärme und Schwere. Wer ihn nicht als Anti-Stress-Mittel benutzt, der kann mit Weihrauch seine Stube in angenehmen Duft hüllen und schlechte Luft verjagen. Oder man macht es nach altem Brauch der Araber und vertreibt mit dem Rauch schlechte Einflüsse und böse Geister. Zwischen zwei und vier Euro kosten 50 Gramm Weihrauch, man bekommt ihn in Kräuterläden oder Geschäften für Kirchenbedarf.
                  Eine Wirkung ist bei Tieren und im Glas belegt für alle Tumore, die getestet wurden,
                  es ist ja immer der gleiche Mechanismus:
                  Prostata, Leber, Colon, Leukämie, Hirntumor, Fibrosarkom, Melanom ..
                  Inzwischen gibt es auch schon einige Studien am Menschen.
                  Für Hirntumore gab es ja erste klinische Studien vor langem.
                  Er hat eine starke tumorhemmende Wirkung bei keinen Nebenwirkungen, ausser
                  vorübergehenden Hautirritationen und Magenrumoren :-)
                  Zuerst ein sehr interessantes und über 1-stündiges Video zu einer Vorlesung von Prof. Ammon an der Uni Tübingen. Er hat den Weihrauch in den Westen gebracht hat:
                  timms - Tübinger Internet MultiMedia Server - List01
                  Und hier schon eine ältere Zusammenfassung zum Thema Weihrauch von Studenten der Uni Münster:
                  http://www.uni-muenster.de/imperia/m...e4uren3_1_.pdf
                  Um Studien zu Weihrauch „boswellia“ zu finden, clickt man auf den link unten, die größte Medzinische Datenbank für Studien, und gibt das gewünschte „Suchwort“ (z.b. „Asthma“) und „boswellia“ ein:
                  http://www.ncbi.nlm.nih.gov/sites/en...ids=10360653&d
                  Weihrauch wird aus dem Harz des indischen Weihrauchbaumes und neuerdings auch eines afrikanischen Verwandten gewonnen. Dieser Baum ist eines von 600 bekannten Balsam-baumgewächse, zu denen beispielsweise auch der Myrrhestrauch gehört.
                  Weihrauch

                  Der Weihrauchbaum wird nur wenige Meter groß und gedeiht in den Trockengebieten Indiens, Arabiens und Afrikas. Aus kleinen Öffnungen in der Rinde tritt ein Balsam aus, der an der Luft hart wird, weil das enthaltene ätherische Öl nach und nach verdunstet. Zurück bleibt eine klebrige gelbbraune, halb durchsichtige Masse, das Weihrauchharz. Setzt man dem Harz wieder Öl zu, kann es sich zurück in flüssiges Balsam verwandeln.
                  Im Altertum waren Medizin und Religion eng verbunden. Spuren davon sind noch heute in der Sprache zu finden: Wenn etwas heilt, dann ist es „heil-ig". Erste Hinweise auf die Verwendung von Weihrauch finden sich dreieinhalbtausend Jahre alten Texten aus dem Niltal. Die Ägypten nutzten Weihrauch für den guten Geruch der Luft, für Salben und Wundbehandlungen. Vor dreitausend Jahren gab es bereits feste Handelswege, die „Weihrauchstraßen", die das kostbare Harz einerseits aus Somalia und Äthiopien, andererseits aus Indien und den Ländern am Roten Meer nach Ägypten und Mesopotamien brachten. Auch das spätere römische Imperium war ein großer Abnehmer von Weihrauch. Hippokrates und andere griechisch-römische Ärzte setzten Weihrauch zur Wundreinigung, gegen Krankheiten der Atemwege und bei Verdauungsproblemen ein. Über die Wirkungsmechanismen war nichts bekannt, aber die praktischen Erfolge waren wohl zahlreich genug, daß das teure Mittel auch noch im Mittelalter – zum Beispiel von Hildegard von Bingen – als Medizin eingesetzt wurde.
                  Erst Antibiotika, Cortison und ähnliche Infektionsstopper der modernen Schulmedizin ließen Weihrauch als Heilmittel in Vergessenheit geraten, so daß es nur noch als Duftquelle bei religiösen Zeremonien, besonders in der russisch-orthodoxen Kirche ein Schattendasein führte. Doch seit die Sensibilität für die Folgen der Anwendung massiver „chemischer Keulen" in der Medizin wächst – wachsende Resistenz von Krankehitserregern gegen Antibiotika und schwere Nebenwirkungen bei der Langzeitgabe von Cortison – besinnen sich Ärzte und Patienten wieder auf sanfte Heilmittel aus der Natur.
                  Medizin und Naturheilkunde ergänzen sich. Erst moderne Labormethoden erlaubten festzustellen, worauf die Heilwirkung von Weihrauch beruht. 1991 fanden der Tübinger Professor Ammon und seine Mitarbeiter in dem Harz den entzündungshemmenden Wirkstoff Acetyl-11-keto-b-Boswellia-Säure (AKBA).
                  Entzündungen sind ein Selbstheilungsvorgang im Körper bei Verletzungen und innere Schädigungen. Dringen Bakterien, Viren oder andere Parasiten ein, wehrt sich das Immunsystem. Zuerst weiten sich die Blutgefäße, um mehr Blut zu der gefährdeten Stelle vorzulassen - äußerlich durch die Rötung und das Anschwellen der betroffenen Körperpartie sichtbar. Danach dringen Immunzellen, die Leukozyten in das gefährdete Gebiet vor und vernichten die körperfremden Eindringlinge. Der Abwehrkampf verursacht Schmerzen und gelegentlich Fieber.
                  Im Normalfall ist irgendwann der Feind besiegt und die Entzündung klingt ab. Leider gibt es eine Reihe von Krankheiten, bei denen die Entzündung auf Dauer bestehen bleibt oder über Jahre an- und abschwillt. Dazu gehören Allergien, bei denen eigentlich harmlose Substanzen wie Pollen oder Staub das Immunsystem in Aufruhr versetzen oder besondere Autoimmunerkrankungen, in denen fehlgesteuerte Leukozyten körpereigene Zellen angreifen. Die bekannteste Krankheiten dieser Art sind Rheuma und Arthritis, bei denen es zu dauerhaften (chronischen) Entzündungen der Gelenke kommt.
                  Die Patienten leiden unter Dauerschmerzen, gegen die Entzündungshemmer eingesetzt werden. Der bekannteste ist Aspirin®, das allerdings nur bei leichten Schmerzen wirkt. Gegen stärkere Beschwerden werden härtere Substanzen, wie Cortison eingesetzt. Diese Stoffe haben zwei Nachteile:
                  1. Sie wirken unspezifisch. Sie bekämpfen nicht nur die chronische Entzündung, sondern hemmen generell jede Leukozytenreaktion. Das bedeutet, daß jede andere kurzfristige Entzündung schlecht verheilt.
                  2. Entzündungshemmer greifen die Magenschleimhaut an.
                  Man sucht daher nach Alternativen. Weihrauch wäre eine, weil der Wirkstoff AKBA Entzündungen hemmt, aber bisher keine größeren Nebenwirkungen beobachtet wurden. Da der Wirkstoff bekannt ist, muß der Patient sich weder ein Rauchfäßchen umhängen noch das Harz auf die entzündliche Stelle auflegen. Weihrauchpräparate liegen in Tablettenform vor. Eine Tablette enthält üblicherweise 400 Milligramm AKBA.
                  Die Dosis muß individuell mit dem Arzt festgelegt werden, weil eine zu geringe Dosis die Entzündung noch stimulieren kann, wenn der Körper sich – ähnlich wie bei einer Impfung – an den Wirkstoff gewöhnt. Zu hoch sollte die Dosis auch nicht sein, auch wenn die gesundheitlichen Gefahren gering sind. Erst bei mehr als 300 Tabletten pro Tag bestünde Lebensgefahr.
                  Weihrauch ist sicher kein neues Wundermittel. Er kann aber dazu dienen, die Menge der chemischen Keulen zu reduzieren. So wird es möglich, Cortison nur bei starken Schüben der Krankheit einzusetzen und in den Zwischenphasen mit Weihrauchpräparaten die Dauerentzündung auf einem niedrigen Niveau zu halten. Für viele Entzündungskrankheiten liegen allerdings noch keine zuverlässigen Heilungszahlen vor. Seit Herbst 1999 werden die Heilungschancen durch Weihrauch bei Asthma und Dickdarmentzündungen (Colitis ulcerosa) in kontrollierten Studien ermittelt. Sollten sich die Hoffnungen der Ärzte bestätigen, könnte es bald schon heißen: „Heute schon deine Ration Weihrauch geschluckt?"
                  Literatur: Regina Sauer: Weihrauch. Hilfe bei Rheuma und chronischen Darmerkrankungen. Falken Taschenbuch, Niedernhausen/Ts.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Heilige Medizin Weihrauch heilt

                    Die Frankfurter Onkologin Dr. Jutta Hübner warnt davor, sich selbst mit Weihrauchpräparaten zu therapieren -

                    Zudem habe man in unkontrollierten Produkten immer wieder Gifte wie Schwermetalle und Pestizide gefunden. Der Hamburger Mediziner Prof. Christoph Heesen betont allerdings, dass Weihnrauch arm an Nebenwirkungen sei. Aus Studien bei anderen Krankheiten wie etwa Rheuma und Darmerkrankungen sei bekannt, dass die Pflanze offensichtlich das Immunsystem beruhige. Dies sei bei der Autoimmunerkrankung Multipler Sklerose (MS) ein entscheidender Faktor. Bei MS greife das Immunsystem körpereigenes Gewebe an, so der Mediziner. So komme es zu Entzündungsherden im Gehirn und im Rückenmark, die bei Patienten Seh- und Sprachstörungen, Lähmungen und Empfindungsstörungen auslösen können.


                    Nach Annahme der Wissenschaftler hemmt Weihrauch die Bildung von entzündungsfördernden Botenstoffen und Enzymen. Möglicherweise schütze der Weihrauch auch direkt die Nervenzellen. Experimente mit Zellkulturen hätten erste Hinweise auf eine solche Wirkung erbracht.

                    Yorum yap


                    • #11
                      Heilung aus dem Morgenland

                      Daniel Bouhafs | Ausgabe 12 - 2012
                      Weihrauch, das Baumharz aus Arabien und Indien, ist seit Jahrtausenden ein wertvolles Handelsgut. Der «göttliche» Stoff ist Opfergabe, füllt Kirchen mit festlichem Duft – und heilt Entzündungen.

                      Mit Weihrauch verbinden wir die Vorstellung einer prächtigen katholischen Messe, festlich gekleideter Priester, das Schwenken des Weihrauch-Kessels und den typischen intensiven Duft. Und wir erinnern uns, dass Weihrauch – neben Myrrhe und Gold – zu den Gaben der Heiligen Drei Könige aus dem Morgenland gehörte, die damit das Christkind beschenkten.
                      Weihrauch, der in der Antike zu den kostbarsten Gewürzwaren zählte, wurde bereits im 4. Jahrhundert nach Christus als Ehrenerweis für Bischöfe in Prozessionen verwendet. Sein Gebrauch im Kultus anderer Religionen reicht aber noch viel weiter zurück: Im alten Ägypten galt er als «Stoff, der göttlich macht.» Den orientalischen Göttern wurde das Harz des Weihrauchbaums schon vor 4000 Jahren geopfert. Die alten Ägypter verwendeten ihn nicht nur für kultisch-religiöse Zwecke, sondern ebenso zum Einbalsamieren, als Räuchermittel und zu medizinisch-desinfizierenden Zwecken. Im Mittelalter setzte die berühmte Äbtissin Hildegard von Bingen den Weihrauch bei Schwerhörigkeit und Tinnitus ein. Er erhielt einen festen therapeutischen Platz in der klassischen europäischen Naturheilkunde, bis er ab 1875 durch das Aufkommen pharmazeutischer Medikamente inVergessenheit geriet.
                      Surftipps
                      Hier erhalten Sie weitere interessante Informationen zum Thema
                      Schweizerisch Medizinische Gesellschaft für Phytotherapie
                      Der Duft des Himmels – Weihrauchhandel in Oman (FAZ Online, 29.11.2012)

                      Doch in Indien, wo Weihrauch in der ayurvedischen Heilkunst seit über 3000 Jahren als wichtiges Mittel eingesetzt wird, konnte er seine bedeutende Stellung behaupten – trotz zeitweiliger britischer Kolonialherrschaft. Schon sehr früh wur*den mit «Guggul» – so die alte Sanskrit-Bezeichnung für Weihrauch – verschiedene Krankheiten kuriert. Bei Entzündungen, Knochenbrüchen, Drüsenschwellungen und Geschwüren salbten die alten Inder die betroffenen Körperstellen ein. Und zur Behandlung von chronischen Darmerkrankungen, Hämorrhoiden und Entzündungen des Mundraums schluckten sie Weihrauchkörner.
                      Guten Erfolge bei Rheuma
                      Seit etwa zwei Jahrzehnten interessieren sich auch westliche Forscher und Ärzte wieder für die heilsame Wirkung von Weihrauchharz. Einer von ihnen ist der Frauenfelder Rheumatologe Hans-Rudolf Gugg. Einige seiner Patienten leiden an entzündlichen rheumatischen Erkrankun*gen. Zu ihnen zählen unterschiedliche Formen von Arthritis, bei denen Gelenke, aber auch Organe betroffen sein können. Hinzu kommen Patienten, die an Schup*penflechte, Psoriaris, erkrankt sind. Eine weitere Gruppe bilden Menschen mit chro*nisch-entzündlichen Darmerkrankungen wie Morbus Crohn oder Colitis Ulcerosa. So unterschiedlich diese Krankheiten auch sind: allen gemein ist die ausgelöste, anhaltende Entzündung. Die Betroffenen sind auf potente Medikamente angewie*sen, die auf Dauer schwere Nebenwirkun*gen haben können: Kortisonpräparate er*höhen die Infektanfälligkeit oder führen zu Osteoporose. Andere Medikamente, die vorwiegend das entgleiste Immun*system unterdrücken, können das Blut schwerwiegend verändern, die Bauchspei*cheldrüse oder die Lunge entzünden. Und nichtsteroidale Schmerzmittel wie Ibuprofen oder Diclofenac können Magengeschwüre auslösen. Deshalb behandelt Gugg seine Patienten nicht nur mit chemischen Mitteln, sondern auch mit pflanzli*chen Mitteln der Phytotherapie. «Weih*rauch ist dabei das potenteste Phytothera*peutikum», erklärt er. «Am meisten bringt es, Weihrauch bereits im Anfangstadium zu nehmen.» Bei leichteren Formen von entzündlichem Rheuma oder chronischen Darmerkrankungen könne damit die Er*krankung in Schranken gehalten werden. «Bei einem Viertel meiner Patienten mit beginnender Darmerkrankung und Arthritis reichen pflanzliche Mittel aus»



                      Weihrauch half, Cortison nicht
                      Zu Ihnen gehört Heidi Riesle, die in einer Küche arbeitet. «Ich hatte letzte Frühling plötzlich grosse Schmerzen in der ganzen rechten Hand, fast alle Gelenke waren an*geschwollen.» Als sie nichts mehr anfassen konnte, ging sie zu ihrem Hausarzt, der ihr während drei Wochen hintereinander zwei verschiedene Cortisonpräparate ver*schrieb. «Doch die Medikamente haben so gut wie nichts genützt», erzählt sie. Ihr Hausarzt überwies sie an Hans-Rudolf Gugg. «Ich war zunächst skeptisch, das Cortison half ja auch nicht», erinnert sie sich. Während vier Wochen nahm sie drei*mal täglich zwei Weihrauchtabletten ein. Dabei ging es ihr laufend etwas besser, die Schwellungen bildeten sich zurück und nach drei Wochen hatte sie fast keine Schmerzen mehr. Nach einem Monat re*duzierte Gugg die Dosis um die Hälfte, und Heidi Riesle ist zufrieden, denn sie hat zurzeit keine Beschwerden mehr, sodass sie ohne Weihrauch auskommt. Sobald es wieder anfangen sollte, will sie wieder Weihrauch einnehmen.
                      «Die Menschen reagieren sehr indivi*duell auf den Weihrauch. Einigen Patien*ten geht es schon nach einer Woche erheb*lich besser. Bei anderen kann es einen Monat dauern, bis die Weihrauchtherapie anschlägt», sagt der Arzt. Deshalb sind ge*genseitiges Vertrauen und die Geduld des Patienten besonders wichtig. Gugg ist von Wirkkraft des Weihrauchs überzeugt, auch wenn die Wirkmechanismen erst teilweise bekannt sind.

                      Der Weihrauchbaum
                      Olibanum heisst der strauchartige Weihrauchbaum, der 1,5 bis 7 Meter gross wird und zur Familie der Balsamgewächse gehört. Zum Gedeihen braucht er besondere Bedingungen: absolute Trockenheit und ein Boden mit einer bstimmten mineralischen Zusammensetzung. Diese Vorgaben erfüllen nur wenige Regionen. Sie liegen in Nordindien, Jemen, Oman und Somalia. Insgesamt werden 18 Gattungen unterschieden, die medizinisch wichtigsten sind Boswellia serrata (aus Indien), Boswellia carterii (aus Arabien) sowie Boswellia frereana (aus Somalia).

                      Hohe Wirkung – wenig Nebenwirkung
                      Spezialist fürWeihrauch und andere Phytotherapeutika ist Reinhard Saller. Er leitet seit 1994 das Institut für Naturheilkunde, das zum Universitätsspital Zürich gehört. Saller und sein Institut beschäftigen sich intensiv mit pflanzlichen Wirkstoffen. «Beim Weihrauch sind es vor allem die so*genannten Boswelliasäuren, die in die Entzündungskaskaden des Körpers ein*greifen», erklärt der Professor. Weihrauch weist als Vielstoffgemisch ein viel breite*res Wirkungsspektrum auf als synthetisch hergestellte Medikamente. «Denn Natur*medikamente wie Weihrauch», erläutert Reinhard Saller, «sind pleiotrope Arz*neien: Sie haben mehrere, voneinander un*abhängige Wirkmechanismen.» Anders als bei synthetischen Medikamenten kann die eine oder andere Teilwirkung ausfallen und das Mittel nützt trotzdem. Bis eine Linderung spürbar wird, braucht es zwar meist mehr Zeit, dafür treten Nebenwir*kungen seltener auf. Ein Grund dafür vermutet Saller in den niedrigen Konzen*trationen der einzelnen Stoffe: «Dabei werden die Stoffwechselvorgänge nicht gänzlich blockiert oder überstimuliert.»
                      Saller und sein Team behandeln Patien*ten Hand in Hand mit Schulmedizinern. Bei den meisten rheumatischen Beschwer*den ist Phytotherapie fester Bestandteil der Therapie. «Weihrauch ist kein Wunder*mittel. Schwerkranken hilft er nur bedingt», relativiert er. Doch bei leichterer Ausprägung verspricht das Mittel durch*aus Erfolg. Besonders lohneswert ist die Gabe von Weihrauchtabletten bei Pso*riasis und der Darmerkrankung Colitis Ulcerosa. Die chronisch-entzündlichen Erkrankungen sind komplex und verlau*fen schubweise, wie ein Auf-und Ablo*dern. Mit Weihrauch ist es möglich, den Verlauf positiv zu beeinflussen. Die be*schwerdefreien Zeiträume werden länger. «Dann ist es auch möglich, chemische Wirkstoffe über eine längere Zeit zu redu*zieren, einige kommen zeitweise sogar ganz ohne aus.»
                      Nur im Appenzell zugelassen
                      Patienten müssen aber wissen: Weihrauch ist nicht gleich Weihrauch. Die Qualitäts*unterschiede sind gross. In Apotheken und Drogerien gibt es weihrauchhaltige Tabletten oder Cremes. Sie gelten als Nahrungsmittelergänzungen. Ärzte, die mit Weih*rauch therapieren, verwenden stets das*selbe Weihrauchpräparat. Es handelt sich um den Trockenextrakt «H15 Gufic» eines indischen Herstellers. Er ist rezeptpflichtig und nur im Kanton Appenzell Ausser*rhoden zugelassen. Ende 2013 läuft die kantonale Bewilligung aus. «Für die natio*nale Zulassung durch das Heilmittelinsti*tut Swissmedic brauchen wir klinische Studien», erklärt Stefan Binz, Geschäfts*führer der Ebipharm im bernischen Kirch*lindach, die «H15 Gufic» in die Schweiz importiert. «Und das können wir uns als mittelständisches Unternehmen leider nicht leisten.»
                      Inzwischen wurden im Parlament ver*schiedene Vorstösse eingereicht. Sie zielen darauf ab, dass die Appenzeller Registrie*rung entweder nochmals verlängert wird oder aber «H15 Gufic» im Rahmen der Heilmittelrevision vereinfacht zugelassen wird. «Wie letztlich entschieden wird, ist offen. Ich bin jedoch zuversichtlich», sagt Binz. Den Patienten ist es zu wünschen. .

                      Yorum yap


                      • #12
                        Weihrauch
                        Veröffentlichung am 02.06.2010 / Aktualisierung am 16.04.2014

                        (Zentrum der Gesundheit) - Immer mehr Studien beweisen: Weihrauch kann Tumorzellen in den Tod treiben. Viele Menschen denken bei Weihrauch an balsamisch duftende Rauchschwaden, die einst durch düstere Gotteshäuser zogen (und das heute immer noch tun). Manch einem kommen bei dem Wort Weihrauch auch die Heiligen Drei Könige in den Sinn. Früher war Weihrauch so wertvoll wie Gold und daher als Geschenk für den kleinen Jesus gerade gut genug. Heute scheint Weihrauch nicht minder wertvoll, zumal aktuelle Untersuchungen immer deutlicher zeigen: Weihrauch hat das Potential zum Heilmittel gegen Krebs.

                        Weihrauch besitzt krebshemmende Eigenschaften

                        Ab ins Weihrauchland

                        Jeremy Howell, ein Reporter der BBC (Britischer Nachrichtendienst) brach kürzlich zu einer Reise nach Oman im Osten der arabischen Halbinsel auf. Howell wollte in Erfahrung bringen, ob die altehrwürdige Substanz Weihrauch tatsächlich Anti-Krebs-Eigenschaften besitze oder nicht. Von Omans Hauptstadt Maskat aus erreichte er nach einer 11stündigen Fahrt das „Weihrauchland“ des Staates. Dort erfuhr erfaszinierende Dinge über Weihrauch.

                        Der Weihrauchbaum
                        Weihrauch ist das Harz des Weihrauchbaumes. Davon gibt es verschiedene Arten. Die in Arabien vorkommende Weihrauchart heißt Boswellia Sacra. Sie ist es auch, die im Süden Omans – in der Region von Dhofar – wild wächst. Bereits um 7000 v. Chr. wurde Weihrauch hier gewonnen, verkauft und natürlich auch genutzt. Die warmen Winter und regenreichen Sommer schaffen perfekte Bedingungen für diesen Baum.

                        Das Zapfen von Weihrauchharz
                        Die traditionelle Methode, Weihrauch zu gewinnen, wurde in Dhofar von Generation zu Generation weitergegeben. Dabei wird die Rinde der Weihrauchbäume mit einem speziellen Messer eingeritzt. Harz tritt aus, trocknet an der Luft und kann in Form der sog. Harztränen geerntet werden. Das Harz besteht zu 15 bis 20 Prozent aus heilkräftigen Boswelliasäuren.Der erste Erntevorgang ergibt nur ein sehr minderwertiges Harz, welches früher weggeworfen wurde, heute allerdings vermarktet wird. Erst drei Wochen später wird eine annehmbare Qualität geerntet, die mit den folgenden Wochen immer besser und reiner wird. Die Harzausbeute pro Baum hängt von Alter, Größe und Zustand des Baumes ab und liegt zwischen 3 und 10 Kilogramm Harz.

                        Weihrauch hilft gegen Entzündungen aller Art
                        Traditionell wird dieses Harz in der orientalischen und indischen Heilkunde bei der Behandlung von Wunden, Geschwüren und bei entzündlichen Erkrankungen wie Arthritis, Gicht oder Rheumaverwendet. Aktuelle wissenschaftliche Untersuchungen bestätigen diese Wirkungen des Weihrauchs. Die entzündungshemmenden Substanzen im Weihrauch helfen bei Entzündungen aller Art. Insbesondere bei den erwähnten rheumatischen Erkrankungen, aber auch bei chronisch-entzündlichen Darmerkrankungen wie z. B. Morbus Crohn und Colitis ulcerosa. Studien bewiesen, dass Weihrauchextrakt genauso gut wirkt wie herkömmliche Medikamente – nur eben ohne deren Nebenwirkungen.

                        Weihrauch kann bei Hirntumoren helfen
                        Weihrauch sorgte außerdem bereits für Schlagzeilen, weil er bei aggressiven Hirntumoren helfen kann. Die im Weihrauch vorhandenen Boswelliasäuren drängen Wasseransammlungen zurück, die sich um den Tumor bilden. Dieser kann daraufhin besser chirurgisch behandelt werden.Leider wird heute nicht mehr viel omanischer Weihrauch produziert. Ein Großteil der jüngeren Generation hat die Region verlassen, um Jobs in der Regierung oder in Ölkonzernen anzunehmen, sodass mittlerweile nur noch drei Personen den Saft produzieren.

                        Omanischer Weihrauch gegen Krebs
                        Gerade dieser omanische Weihrauch steht nun im Mittelpunkt neuer Untersuchungen. Er soll in der Lage sein, die Ausbreitung von Krebs zu verhindern. Laut Mahmoud Suhali, einem Immunologen aus Oman, repariert Weihrauch die beschädigte DNA(1) von Krebszellen und programmiert den korrekten ursprünglichen Code neu in die Zelle ein, so dass diese wieder wie eine gesunde Körperzelle funktionieren kann.Weihrauch tut dies auch bei Krebszellen, die sich als bislang resistent gegen Chemotherapien erwiesen hatten. Da sich Weihrauch ausschließlich um bösartige Zellen kümmert und die gesunden in Ruhe lässt, arbeiten die Wissenschaftler unermüdlich daran, den krebsbekämpfenden Stoff im Weihrauch zu identifizieren und ihn anschließend zu isolieren. Denn Weihrauch hat das Potential, die Krebstherapie zu revolutionieren.
                        (1) DNA: Desoxyribonucleicacid zu deutsch DNS: Desoxyribonukleinsäure. Dabei handelt es sich um die Trägersubstanz unserer Gene, das heißt unserer Erbinformation. Die DNA ist ein gewundenes strickleiterförmiges Riesenmolekül, das sich in den meisten Fällen im Zellkern einer jeden Körperzelle befindet. Auf der DNA ist der komplette Bauplan des entsprechenden Menschen in Form von speziellen Codes gespeichert.Quelle:

                        BBC-News

                        Yorum yap


                        • #13
                          Besseres Gedächtnis durch Weihrauch


                          Herkunft des Weihrauchs

                          Weihrauch wird aus dem Baum der Boswellia carteri durch Anritzen der Rinde gewonnen und wurde in früherer Zeit als die "Tränen der Götter" bezeichnet. Die knorrigen Bäume und Büsche wachsen vor allem im östlichen Jemen, in der Provinz Mahra, sowie in der Region Dhofar (im heutigen Oman), auf der Insel Suqatra und im Gebiet des heutigen Somalia. Benötigt wurde das kostbare Räuscherwerk um den Göttern zu huldigen und diese gnädig zu stimmen.

                          Die Handelsroute führte über die südarabischen Häfen, wo sie verschifft und von Qana mit Kamelkarawanen über den Landweg, die legendäre Weihrauchstrasse entlang, durch die südarabischen Königreiche Saba, Ma’in, Hadramaut, Ausan und Himjar, transportiert wurde. Danach führt der Weg weiter durch die saudische Wüste über Petra in Jordanien bis nach Gaza zum Mittelmeer, wo die Ladung nach Rom und anderen Orten verschifft wurde. An den Zollstationen mußten nicht unerhebliche Zölle entrichtet werden, die den Ländern eine Phase des Friedens und Wohlstandes garantierten.

                          Die Anfänge der Weihrauchstraße dürften Ende des zweiten, Anfang des ersten Jahrtausend vor Christus liegen. In den Zentren nahöstlicher Kultur, in Ägypten, Mesopotamien und Persien, bestand eine große Nachfrage nach indischen, ostafrikanischen und arabischen Luxusgütern. (Seitz, Wolfgang: Polyglott Jemen. München 1997. 81.)

                          Somalischer Weihrauch (Boswellia sacra)

                          Avicenna der "Fürst der Ärzte"


                          Einer der bedeutensten Gelehrten seiner Zeit war vor 1000 Jahren der persische Philosophe Avicenna, der auch als "Fürst der Ärzte" bekannt ist. Im Alter von 16 Jahren studierte er Naturwissenschaften und Medizin an der Universität von Isfahan.Vom Herrscher von Buchara wurde ihm der Titel "al Hakim", was soviel heißt wie "weiser Mann", verliehen, als dieser ihn an seinen Hof rief. Avicenna heilte den Fürsten und sammelte im dortigen Hospital wertvolle Erfahrungen. Tagsüber behandelte er Patienten, nachts lehrte er an der Universität von Buchara Philosophie."'Das Studium der Medizin fiel mir leicht', schreibt Avicenna selbstbewusst. 'Ich beendete es im Alter von 16 Jahren. Bald darauf suchten zahlreiche berühmte Ärzte mich auf, um meinen Rat zu hören'. Avicenna brauchte nur wenig Schlaf. Die Nächte verbrachte er in den Bibliotheken der Kalifen und Könige, die seine Dienste als Leibarzt in Anspruch nahmen. Er las jedes verfügbare Buch - aus allen Wissensgebieten. Und schrieb nebenbei selbst dutzende Werke. Ein Universalgenie - im Orient bis heute bewundert." ( ZDF: Im Banne der grünen Götter. Die Ärzte der Kalifen)


                          In seinem "Kanon der Medizin" beschreibt er das Wissen um die Heilkräfte der Natur, und dies für die damalige Zeit lückenlos. Früh wurde der Kanon in die lateinische Sprache übersetzt und blieb für ein halbes Jahrtausend Standardwerk an allen Universitäten. Viele seiner Lehren gelten im Orient bis in unsere Zeit. Sein Glaubensbekenntnis war: "Das edelste am Menschen ist sein Geist". So heißt es im Kanon der Medizin über den Weihrauch: "Er nützt dem Verstand und stärkt ihn".

                          Weihrauch stärkt das Gedächtnis

                          Weihrauch ist als Medizin in Europa unbekannt. Um die Wirkung von Weihrauch nachzuweisen, wurde an der Universität von Isfahan von Professor Alaei die Theorie in einem Tierversuch überprüft. Am anderen Ende eines Labyrinths erhält eine Ratte seit Wochen ihr Futter. Den Weg dorthin vergisst sie immer wieder. Eine Zweite Ratte erhält seit längerer Zeit Weihrauch-Harz als Futter-Zusatz und erinnert sich weit besser an den Weg zum Futter. "Die Einnahme von Weihrauch stärkt das Gedächtnis - das hat Professor Alaei auch schon beim Menschen nachgewiesen. Bereits nach zwei Wochen Versuchsdauer steigerte sich die Erinnerungsleistung um 90 Prozent." ( ZDF: Im Banne der grünen Götter. Die Ärzte der Kalifen)


                          Quellenangaben:
                          Seitz, Wolfgang: Polyglott Jemen. München 1997.
                          www.zdf.de - Im Banne der grünen Götter. Die Ärzte der Kalifen
                          http://www.fremde-ku...h weihrauch.pdf

                          Deutsches Ärtzeblatt – Warum Weihrauch heilt
                          http://www.aerztebla...Weihrauch-heilt

                          Yorum yap


                          • #14
                            Yazar İbn-i Sina'dan bahserken onun biyük bir filozof ve doktor olduğunu vede fars olduğunu söylüyor. Avrupalı hiç bir zaman Türkleri sevmezler bildikleri halde Türk diyemezler, çünkü Farslar Avrupalıların gerçek dostudur. İslamın Kılıçı Türkler ise her zaman düşmanıdır ve Türkleri karalamak için ve Farsları yüceltmek Avrupalılar için adeta bir görevdir.
                            Dikkat ederseniz ibn-i Sinaya bir de sanki latinmiş gibi latince isim takmışlar, ve Avicenna derler.Neden Türk ve Müslüman bunların en büyük korkusudur, biz derin kış uykusunda uyuduğumuz ve başımızdakiler onların adamları olduğu halde.İbn-i Sina Akgünlük için ''Zihne faydalı ve onu güçlendirir'' buyurmuştur.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Weihrauch


                              Weihrauch in den alten Texten des Ayurveda
                              Die Rinde und das Harz von Boswellia serrata als Heilmittel werden in einem der ältesten Textsammlungen der Literatur aus Indiens Naturheilkunde, der Charaka-Samhita (vermutlich 7.Jahrhundert v. Chr.), nur kurz erwähnt.
                              Eine Erklärung liegt darin, dass ärztliches Wissen in der Frühphase der vedischen Zeit in sehr enger Anbindung an einen ärztlichen Lehrer zunächst nur mündlich weitergegeben wurde. Die vedischen Texte selbst erläutern, dass der Ayurveda mit seinen verschiedenen Zweigen und Heilanwendungen als gegenwärtiges Wissen im eigenen Bewusstsein erkannt, also geschaut wurde. Erst nachdem die Ärzte diese Fähigkeit zur Innenschau allmählich verloren hätten, sei es notwendig geworden, das Wissen von Kräutern und anderen Heilmitteln aufzuschreiben. Die vedische und die ayurvedische Literatur entwickelte sich daher erst nach und nach, entsprechend den Bedürfnissen der jeweiligen Zeit und mitunter über große Zeiträume.
                              Konkretere Hinweise auf Heilwirkungen des indischen Weihrauchs werden deshalb auch wiederum in einem viel späteren, aber sehr renommierten Werk, dem Bhava Prakash, ausgedrückt. Es wurde ca. 1500 n.Chr. geschrieben. Sein Autor war vor allem dadurch bekannt geworden, daß er die Syphilis beschrieben und erfolgreich behandelt hatte. Sie war von den Portugiesen nach Indien eingeschleppt worden.
                              Verdichtete Information
                              Die ayurvedischen Texte sind in Sanskrit verfasst und daher sehr gesetzmäßig aufgebaut und das mitgeteilte Wissen sehr komprimiert. Ihr Informationsgehalt ist verdichtet, vergleichbar der einer DNS, der genetischen Information einer Zelle. Sie enthält die gesamte Information sozusagen in Samenform. Nur durch die kompetente Übersetzung eines Fachmannes im Sanskrit und der ayurvedischen Medizin kann der gesamte Informationsgehalt der Sutren, der metrischen Verse, freigelegt werden. Freizulegen gilt es dann auch das gesamte Wirkspektrum und die volle Heilkraft der Pflanzenstoffe oder Mineralien.
                              So sind auch die zwei Sutren, die im Bhava Prakash den Weihrauch beschreiben, Schritt für Schritt zu entschlüsseln. Ein Wort hat dabei oft verschiedene Bedeutungen, die erst im Zusammenhang gedeutet werden können oder die verschiedenen Facetten einer Sache, in unserem Falle des Weihrauchs, beschreiben. Dazu ein Beispiel: Das Wort samudhirita in dem zweiten Vers der in Abbildung.. vorgestellten Textstelle hat die folgenden Bedeutungen: "anregend" (geistig und körperlich), "heraus, nach oben bringend" (Auswurf fördernd), "die Stimme stärkend" und schließlich "aufbauend" (körperlich und seelisch).
                              Eine weitere Möglichkeit, Information "rüberzubringen" liegt in der typischen Sprachform, in der die Texte verfasst sind, den Sutren. Als rhythmische Verse drücken sie nicht nur durch ihren Inhalt, sondern auch durch eine bestimmte Metrik und Klangstruktur die Eigenschaften des Gegenstands, den sie beschreiben aus.
                              Weitere Heilwirkungen
                              In einem Ergänzungswerk, dem Dhanvantari Nigantu, in dem die Substanzen in ihren Wirkungen noch näher beschrieben werden, sind alle heute wieder bekannten Heilwirkungen des Weihrauchharzes und einige mehr aufgeführt. Es wird als hilfreich bei der Behandlung folgender Erkrankungen genannt:
                              Geschwüre, Tumoren, Gicht, Zysten in der weiblichen Brust, Durchfall, Ruhr, Hämorrhoiden, Asthma, Bronchitis, chronische Laryngitis, Gelbsucht, Syphilis und Hautkrankheiten. Das Harz senkt außerdem Fieber, ist Auswurf fördernd, hilft gegen Gebärmutterentzündungen, Hodenerkrankungen, Husten, Stomatits und Arthritis.
                              Eigenschaften und Wirkungen von Weihrauch nach dem ayurvedischen Sanskrittext Bhavaprakash

                              Sutra 22
                              Sallaki ist Nahrung der Elefanten und der reichlich fließende, wohlduftende Nährsaft des Weihrauchbaumes.
                              Dieser entlässt (produziert) sein Harz, reichlich fließend, einen (heil)kräftigen Saft.
                              Sutra 23
                              Sallaki ist adstringent und kühlend und heilt schleimig-entzündlichen Durchfall (im erweiterten Sinne auch andere Entzündungskrankheiten der Schleimhäute wie Bronchitis, Arthritis oder Weißfluss, die mit einem Übermaß von pitta ( Entzündung) und shlesma (Schleim, Ödem) einher gehen.
                              Sie heilt Blutungen (auch entzündliche Störungen des Blutes) und Wunden, regt an, bringt heraus und nach oben (fördert das Abhusten ), stärkt die Stimme und baut körperlich und seelisch auf.
                              Abbildung: Die Eigenschaften und Wirkungen von Sallaki, dem indischen Weihrauchbaum in dem im 14.Jahrhundert verfaßten ayurvedischen Text Bhava prakasha Nighantu; Hersgb.: Pandita Vishvanathadvivedi Shastri, Motilal Banarsidas, Delhi 1977.S.342. Übersetzung mit Unterstützung von Priv.Doz. Dr. habil. Martin Mittwede.
                              Die gewählte Übersetzung gibt die grundlegenden und einfachen Informationen wieder, die im Text enthalten sind, kann aber in Verbindung mit medizinischem Wissen erweitert werden, wie an einigen Stellen in Klammern angedeutet. Sallaki, der gängige Name für Boswellia serrata, ist femininum..
                              Boswellia serrata- Sallaki
                              Weihrauch als antikes und ayurvedisches Heilmittel
                              Eine kurze Übersicht
                              von Dr.med. Ernst Schrott, (weitere Informationen siehe in dem Buch "Weihrauch", neu erschienen im Aurum-Verlag)
                              Das Harz des Weihrauchbaumes wird seit Jahrtausenden weltweit nicht nur als herausragendes Räuchermittel bei spirituellen und weltlichen Anlässen, sondern auch als Heilmittel verwendet. Der 4 bis 6 Meter hohe Baum oder Strauch wächst nur auf sehr kargen, trockenen Böden bestimmten Mineralgehalts und gehört zu den Balsambaumgewächsen. Diese sondern aromatische Balsame in speziellen Exkretgängen der Rinde ab. Durch Anritzen des Stammes und der Äste wird die Produktion des Balsames intensiv vermehrt, trocknet an der Sonne zu Harz und wird so geerntet.
                              Hauptanbaugebiete von Weihrauch waren und sind bis heute der Süden Arabiens, wo Boswellia sacra wächst, das Hinterland der ostafrikanischen Küste (Boswellia carteri) und schließlich Ost-Indien (Boswellia serrata). Die jetzt vor allem in Deutschland wiederentdeckten Heilwirkungen eines ayurvedischen Weihrauchspezialextrakts beziehen sich auf die indische Stammpflanze.
                              Heilanwendungen in der antiken Welt
                              Zahlreiche Anwendungsmöglichkeiten sind durch die bekanntesten Ärzte verschiedener Zeitepochen überliefert.
                              So wurde zerstampfter Weihrauch mit Honig in dem ältesten ägyptischen Schriftstück, dem Papyrus Ebers (16.Jh. v. Chr.), einem Handbuch für praktische Ärzte, als Heilmittel genannt. Dieses Rezept hat sich bis ins 20.Jahrhundert als Kaumittel für frischen Atem bei den Ägypterinnen erhalten. Im frühmittelalterlichen Persien (um 1100) setzten die Heilkundigen Olibanum gegen Sommersprossen, Pockennarben und Tollwut ein. Arabische Ärzte kannten über 80 Rezepte gegen Hautkrankheiten, wie Wundrose, verwendeten Weihrauch bei Schnupfen als Dampfanwendung oder verordneten ihn als Anti-Brechmittel und gegen übermäßigen Blutfluß. In China wurden mit Olibanumzubereitungen ebenfalls Hautkrankheiten, darunter die Lepra, behandelt.
                              Weihrauch bei Hippokrates
                              Hippokrates, Celsus, Galen oder Dioskurides waren in der griechisch-römischen Antike die maßgebenden Ärzte ihrer Zeit. Auch sie verwendeten Weihrauchharz und Rinde in allen Varianten: Als Salbenzubereitung gegen Brandwunden und Frostbeulen, bei Schuppenflechte oder Warzen oder als Pulver zum reinigen und desinfizieren von Wunden und zur Blutstillung. Spezielle Einläufe mit Weihrauchzubereitungen dienten gegen Verstopfung, Inhalationen mit dem Rauch besserten bei Bronchitis, Gurgelwasser half bei Mandelentzündung und Umschläge linderten Leibschmerzen. Innerlich angewendet trieb er - schenkt man den alten Berichten Glauben- Band- und Spulwürmer ab und stoppte Durchfall.
                              Übereinstimmende Heilanzeigen
                              Ungeachtet der ganz unterschiedlichen Zeitepochen und geographischen Entfernungen kamen die Ärzte zu bestimmten einheitlichen Heilanzeigen des Weihrauchs: Immer wieder genannt wurden die Blutstillung, katharrhalische Krankheiten, Bronchitis, Magen-Darmstörungen, Infektionskrankheiten, Verletzungen und die Gicht, mit der nach damaliger Terminologie auch andere rheumatische Krankheiten gemeint sein könnten, die mit Gelenkschwellungen machen. Einige dieser Anwendungen decken sich mit heutigen Beobachtungen. Es ist auffallend, daß der Weihrauch von diesen Ärzten auch für eine Vielzahl von gutartigen und bösartigen Tumorgeschwulsten als innerliches und äußerliches Heilmittel eingesetzt wurde.
                              Wiederentdeckung als Heilmittel heute
                              Mit Beginn des 20.Jahrhunderts verschwindet Weihrauch als Heilmittel fast völlig aus den Kräuterbüchern. Fast zeitgleich mit der umfassenden Neubelebung und weltweite Verbreitung des Ayur-Veda durch herausragende Experten und unter der Initiative und Führung von Maharishi Mahesh Yogi wird er nun als Heilmittel wiederentdeckt.
                              Seine Wiedergeburt beginnt etwa vor 15 Jahren, als Sallaki (H15) als ayurvedisches Mittel gegen rheumatische Krankheitbilder von Dr.med.Rainer Etzel in den Westen gebracht und seither wissenschaftlich intensiv erforscht wurde.
                              Biochemische Wirkmechanismen

                              Einige der biochemischen Wirkmechanismen sind inzwischen bekannt:
                              Die Boswelliasäuren von Sallaki hemmen selektiv und nicht-kompetitiv die 5-Lipoxygenase, ein Schlüsselenzym im Entzündungsgeschehen. Die 5-Lipoxygenase wandelt Arachidonsäure in die Entzündungsmediatoren Leukotriene um. Daraus wird verständlich, daß der ayurvedische Weihrauch-Spezialextrakt bei verschiedenen Erkrankungen am Patienten eine Wirksamkeit zeigt, denen eine vermehrte Leukotrienbiosynthese zugrunde liegt. Das sind vor allem entzündlich-rheumatischen Erkrankungen, Colitis ulcerosa und M.Crohn und die Gliatumoren Astrozytom und Glioblastom. Bei letzteren verringert das ayurvedische Mittel hochwirksam das peritumorale Hirnödem und wirkt bei einigen Patienten tumornekrotisierend. Ein möglicher biochemischer Angriffspunkt für letzteren Effekt ist die Topoisomerase I und II, die durch Boswelliasäuren gehemmt werden. Diese Enzyme sind an der genetischen Veränderung von Tumorzellen wesentlich beteiligt.

                              Weihrauch vermutlich bei weiteren Krankheiten wirksam

                              Eine Reihe anderer Krankheitsbilder wie Multiple Sklerose, Psoriasis, allergische Erkrankungen oder Morbus Alzheimer scheinen nach Einzelfallbeobachtungen ebenfalls auf das ayurvedische Präparat anzusprechen. Verläßliche klinische Studien liegen hier noch nicht vor. Zur Zeit wird im Verbund an mehreren Uni-Kliniken in Deutschland weiter über das ayurvedische Präparate geforscht.

                              Seine Wirksamkeit am Menschen scheint wesentlich von der besonderen ayurvedischen Herstellungsweise abzuhängen. Sallaki ist auch in dem MA Präparat 930 (Fa. MAPI, Neu Delhi, Indien), das gegen rheumatische Krankheiten indiziert ist, enthalten.

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X