Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Glokomun erken teşhisinde yeni tanısal araçlar

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Glokomun erken teşhisinde yeni tanısal araçlar

    NEW JERSEY - Açık açılı glokomun erken teşhisi, ileride görme kaybına neden olabilen hastalığın erken safhada tedavi edilmesinde büyük önem taşıyor. International Journal of Medical Engineering and Informatics dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar, hastaları erken safhada teşhis etmek amacıyla, açık açılı glokomun çeşitli risk faktörlerini inceledi ve sınıflandırdı. Elde edilen veriler açık açılı glokomun erken teşhisi için yol gösterici olarak gösteriliyor.


    Glokom, körlüğün başlıca nedenlerinden biri olup, ilerleyici ve geriye döndürülemeyen bir hastalıktır. Glokomun birçok türü olmasına karşın, açık açılı glokom (AAG) en sık görülen ve hasara neden olan tipidir. Ne yazık ki, hasta aile öyküsü nedeniyle, 40 yaşından sonra düzenli olarak taramadan geçirilmedikçe, önemli düzeyde ve geri döndürülemez görme kaybı oluşana dek, teşhis edilmesi zordur.

    New Jersey Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları Duo Zhou ve ekibi, AAG'nin risk faktörlerini değerlendirmek için istatistiksel bir doğrusallık analizinden ve bu risk faktörlerinin hastalığın prognozu ve teşhisi açısından taşıdıkları önemi belirlemek için lojistik regresyon modellerinden yararlandı. Çalışmada sinsi veya şiddetli görme sorunu nedeniyle hastaneye başvuran 400'den fazla hastanın verisi analiz edildi. Tütün kullanımı, görme alan test sonuçları, standart göz muayenesi sırasında lokalize çentik veya incelmiş nöroretinal rim bulgusu ve çukur/disk oranı (gözün arkasındaki optik sinirin kısıtlandığını gösterir) birer risk faktörü olarak belirlendi.

    Veriler karmaşıktı ve prediktörlerin teşhis faktörlerinden ayırt edilmesi güçtü. Ancak, bilim adamları AAG'nin teşhisinde ve hastalığın seyrinde aile öyküsü, tıbbi öykü, eş zamanlı kullanılan ilaçlar, yaşanılan coğrafya, görme alan test sonuçları ve göz muayenesi bulgularının da önemli olduğuna karar verdi. Araştırmacılar, AAG prognozunu etkileyen bazı faktörleri hariç tuttu. Bunlar yaş, ırk, ailede glokom öyküsü, diabetes mellitus, hiperkolesterolemi, tiroid hastalıkları, migren, Reynaud hastalığı ve miyoptu. Bu faktörlerin AAG gelişimine doğrudan bir etkisi yoktu.

    Analiz sonucunda AAG gelişiminde %91'lik ve çukur/disk oranında 0.1'lik artış görüldü. Risk yaş ile birlikte yılda %3 oranında artıyor; ancak Humphrey görme alanı ortalama saptamasında her dB'lik artış ile %31 oranında azalıyordu. Humphrey görme alan test sonucu anormal olan hastalarda AAG gelişme olasılığı 4.36 kat daha yüksekti. Bu risk, lokalize çentik veya incelmiş nöroretinal rim saptanan hastalarda 7.19 kat daha yüksek bulundu. Çalışmanın yapıldığı yer açısından değerlendirildiğinde, araştırmacılar, Kanada'ya kıyasla, Atlantik'te yaşayan kişilerde AAG gelişme riskinin %73 daha düşük olduğunu saptadı.

Hazırlanıyor...
X