Duyuru

Collapse

Devamını görüntüle
See less

Ağır metal nedir? Canlılar üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ağır metal nedir? Canlılar üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?



    Ağır metal nedir? Canlılar üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?


    Kategori: Sağlık & Beslenme - 33.051 viewsYorum Yazın
    Çok sık duyar olduk özellikle günümüzde Ağır Metaller kavramınını. Özellikle deniz ürünlerinin çoğundaki varlığı korkutur oldu hepimizi. Aslında bu metaller, yaşamsal alanda bolca kullanılır olsa da, direkt olarak beslenme zincirine geçişleri daha da ciddi sonuçlar doğurabiliyor sağlığımız açısından. Sonunda ben de, ağır metaller üzerine bir post yayınlamaya karar verdim. Biraz mesleki bilgilerim ışığında biraz da kaynaklardan yararlanarak bir derleme yaptım. Umarım merak edenler varsa biraz olsun yardımcı olur yazım.

    Ağır Metal nedir?

    Yoğunluğu 5 g/cm3 ten fazla olan element metallere, genel olarak ağır metaller adı verilmektedir. Suyun yoğunluğunun 1 g/cm3 olduğunu düşünürsek bu metallerin sudan 5 kat daha ağır olduğu gerçeğiyle yüzleşebiliriz. Bu metaller, günümüzde endüstri toplumunun egemenliğiyle birlikte, fabrika ve üretim tesislerinde sıklıkla kullanılır oldu. Civa, Kadminyum ve Kurşun ağırmetaller arasında en tehlikeli olanlarıdır.


    Ağır metallerin tümü sağlığımız için zararlı mıdır?
    Hayır değildir. Vücudumuz yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için yaklaşık 60-70 adet ağır metale ihtiyaç duymaktadır. Demir ve Çinko bunların başında gelmektedir.

    Ağır metallerin sıklıkla kullanıldığı endüstriler nelerdir?

    Termik santraller, gübre sanayi, demir-çelik-çimento sanayii, boya endüstrisi, otomotiv endüstrisi, cam sanayi vb.


    Ağır metaller canlı bünyesine nasıl geçer?

    Solunum, sindirim ve cilt yoluyla bu metalleri bünyemize alabiliriz. Ağır metallerin bazıları canlı organizmalar tarafından metabolize edilemezler (yani kullanılamazlar- örneğin demir kan hücrelerinde hemoglobin için oksijen taşınmasına yardım ederken, Bakır, Aluminyum, Kurşun, Arsenik, Platin, Civa gibi ağır metaller canlı bünyesinde kullanılmaz sadece birikir.) Bu tür ağır metaller canlı bünyesinde birikmesi dışında yediğimiz canlı organizmalarla taşınır (biyoakümülasyon).
    Örneğin, yakınında ağır metallerin kullanıldığı bir endüstri olan bir sahil kasabası düşünün. Bu tesisin ürettiği atıksuyun denize arıtılmadan verildiğini düşünün. Denizde yaşayan canlıların bu suda yaşadığını ve beslendiğini düşünün. Balıkçınınızın buradan avlandığını düşünün. Sizin aldığınız balığın bu ağır metalleri barındırma ihtimali çok yüksektir. Bünyesinde ağır metal biriktiren küçük balıkları yiyen büyük balıkların bünyesinde çok daha fazla ağır metal birikecektir. Biz de o büyük balığı yiyeceğimize göre, en büyük ağır metal birikmesi biz insanoğlunun vücudunda olacaktır. Matruşka bebek mantığı yani. Dipte yaşayan balıklardaki tehlike daha fazla. Çünkü deniz dibine çöken ağır metallerle bu balıkların karşılaşma oranı yüksek. Suyu süzerek beslenen deniz canlıları için ise tehlike daha da yüksek (örnek: midye vb.)Peki, sadece ağır metaller vücudumuza sadece sindirim yolu ile mi giriyor. Büyük şehirlerde hergün maruz kaldığımız egsoz dumanı, kurşun deposu. Son yıllardaki kurşunsuz benzin modası, çevresel bilincin uyanışı.

    Civaya DİKKAT!

    Civa, eski ateş ölçer termometrelerin çoğunda bulunurdu. Hatta küçükken, o termometrelerin kırılmasına 2-3 kez şahit oldum. Annem, kırılan termometrenin içinden çıkan o minik yoğun toplarla oynama isteğime şiddetle karşı çıkardı. ââ‚Ã…“Zararlı, zehirliâ₝ derdi bana. Günümüzde bu termometrelerin kullanımına yasaklar getiriliyor.
    Civa, oda sıcaklığında buharlaşabilen bir ağır metal. Hem de en tehlikeli, toksik olanlarından. Solunum yolu ile ciğerlere oradan da tüm vücudumuza yayılabilecek bir ağır metal. Direkt olarak sinir sistemine etki eden bir metal. Çok yüksek konsantrasyonlarda maruz kalındığında ani ölümlere yol açabilecek kadar da tehlikeli. Civaya çıplak elle asla dokunmayın.Toplumuzda, ââ‚Ã…“Civaâ₝ nın ââ‚Ã…“NAZAR SAVICIâ₝ olarak kullanıldığına şahit oldum. Küçük bir şişeye konulan civa elbiselerin içinde saklanıyordu. Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Uyarıda da bulundum. Ne kadar etki etti bilmiyor. Aman hanımlar, sakın ha! Potansiyel değil kinetik bir bomba taşıyor vücutlarında bu tür davranışlarda bulunanlar.

    Civa'nın zararları nelerdir?

    Özellikle hanımlarda adet düzensizliği ve doğurganlık üzerine olumsuz etkileri vardır. Hamileliklerde düşüklere ve erken doğumlara neden olmaktadır. Doğumsal anomaliler gözlenmektedir.


    Atık Pillere Dikkat!

    Günümüz pillerinde civa kullanım oranı azaldı. Yine de içeriğinde civa ve kadminyum bulunan pilleri asla çöpe atmayın. Çöpe attığınız pillerin içindeki zararlı ağır metaller döner dolaşır yine size ulaşır.
    En basit döngü şu şekilde oluyor;- Sizden çöpe- çöp alanında bozulma sırasında toprağa- topraktan yeraltı sularına- kirlenen yer altı suyu bizim içme suyumuz olacaktı ama artık kullanılamaz halde.

    Ağır Metalâ kabusundan nasıl korunuz?

    Burada bize ve yetkililere büyük görevler düşüyor. Toplum içinde biz vatandaş olarak kurallara uymayan üretim tesilerini yetkililere bildireceğiz. Görevliler de yaptırım mekanizması olarak çalışacak. Bazı üretim aşamalarında ağır metaller kullanılacaksa kullanılmalı. Ancak bu metallerin, doğaya salınması kontrol edilmeli. Eğer ilgili tesiste, havaya salınan ağır metal varsa. Tesis önlemini alıp bacasına filtre takmalı. Tesisin atık suyundaki ağır metal konsantrasyonu olması gereken miktarlara indirilmeli. Bu da arıtım üniteleriyle sağlanabilir. Günlük karlar peşinde olmamalı. Tüm bunlar maaliyet arttırıcı uygulamalar olsa da, insan ve hayvan sağlığının yanında azımsanmalı.


    Kaynaklar:
    WHO (Dünya sağlık örgütü)EPA (Çevre Koruma Ajansı)

  • #2
    Çocuk sahibi olmak için çabalıyor ancak açık bir sebep bulunamıyorsa “ağır metaller” akla gelmelidir. Kadın ve erkeğin fertilitesi vücudunda bulunan ağır metallerden oldukça etkilenir. Bunlar üreme ile ilgili dokulara bağlanır ve birtakım değişikliklere yol açarak fonksiyonlarını bozarlar. Bir çiftin doğurganlığı hem erkek hem de kadının üreme kabiliyetine bağlıdır. Son çalışmalar göstermektedir ki çevresinde ağır metallere maruz kalan çiftlerde gebelik daha zor oluşmaktadır. LIFE çalışması verileri erkek ya da kadın kadmiyuma maruz kalırsa kadının gebe kalma şansını azalttığını göstermektedir.
    Erkeğin kanında kurşun miktarının çok olmasının, sperm hareketliliğini ve sperm sayısını azaltması sebebiyle, eşinin gebe kalma süresinin uzayacağına dikkat çeken Medicana Bahçelievler Hastanesi Tüp bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Süha Sönmez; “Ağır metalleri genel olarak günlük yaşantımızda alırız. Yaşadığımız ortama hava, su, yiyecekler, insanlar tarafından üretilen sayısız kimyasal maddeler ve ürünler vasıtasıyla karışan ağır metaller nefes alma, yutma, ciltten emilme yollarıyla vücudumuza girerler. Eğer ağır metallerin vücudumuza giriş hızı, vücudumuzun onları dışarı atma hızından düşükse, zaman içinde vücudumuzda birikim yaparlar.
    Bu maddeler karaciğer, beyin, kemik iliği ve böbrek gibi yaşamsal organlarımıza geri dönülmez hasarlar verebilir. Mesela kurşunun kemik iliği için toksik olduğu ve bu organın çalışmasını tümüyle durdurabileceği çok iyi biliniyor. Alüminyumun alzheimer hastalığı ile ilişkili olduğunu gösteren bazı bulgular var. Kadmiyum böbrek kanseri ve kısırlık nedeni olabilir.” dedi.
    Kadınların kullandığı kozmetiklerin çoğunda bu toksik metallerden az miktarlarda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Süha Sönmez; “Eğer bunları devamlı kullanırsak dolaşıma katılırlar ve kendilerine yerleşecek bir yer bulurlar. Eğer üreme sisteminize veya endokrin sisteminize yerleşirlerse kısırlığa yol açabilirler. Alüminyum içeren deodorantlar sinir sistemine ve bağışıklık sistemine olumsuz etki yapabilirler.
    Meyve suyu ya da diğer gazlı içecekleri direkt olarak teneke kutudan içtiğinizde bu maddeye maruz kalma durumu söz konusudur. Gebe kalmada zorluk çekenler bu alışkanlıktan vazgeçmeliler. Bu içeceklerde bulunan fosforik asit kutulardaki alüminyumu parçalar içeceğinize karışarak vücudunuza girer.
    Endüstriyel ürünlerin üretiminde ağır metallerin yoğun bir biçimde kullanılması nedeniyle, insanların ağır metallere maruz kalma oranı son 50 yılda çok ciddi bir şekilde artmıştır. Civalı amalgam dolgular, boyalar ve musluk suyundaki kurşun, işlenmiş gıdalar, kozmetik ürünleri, şampuan ve saç ürünleri, diş macunlarındaki kimyasal kalıntılar nedeniyle insanlar her an ağır metallerle iç içe yaşamaktadır. Günümüzün endüstriyel toplumunda bu durumdan kaçış imkanı ne yazık ki yok gibi görünmektedir.
    ARSENİK, CIVA VE KURŞUN İNSAN SAĞLIĞINA OLDUKÇA CİDDİ ZARARLAR VERİYOR
    Günümüzde ne kadar dikkat edilirse edilsin arsenik, cıva ve kurşun gibi insan sağlığına oldukça ciddi zararlar veren metaller, ev ortamında bulunan malzemelerden vücudumuza geçebilmektedir. Evlerimizde bulunabilecek bu malzemelerin başında; sırlı çanak- çömlekler, bitkisel destekleyici ürünler, bazı gıdalar, bahçe için kullanılan böcek veya bitki öldürücü kimyasallar gelmektedir.
    Evlerde bulunabilen ve kurşun içeren malzemeler antika olarak bulundurulan eskiden boyanmış mamuller (tablo veya mobilya gibi); kurşun içeren kristallerdir. Ayrıca özellikle geleneksel Çin tıbbında kullanılanlar başta olmak üzere diyetsel destekleyici ürünler de kurşun içermektedir. Ayrıca Çin’de üretilen bazı mücevherlerde de kurşun bulunmaktadır.
    Özellikle köpekbalığı, kılıçbalığı, tonbalığı, turnabalığı, tirsi, levrek ve Atlantik som balığı gibi bazı büyük balıklar da bol miktarda cıva içermektedir. Bu balıkların yoğun olarak tüketilmesi de vücutta civa birikmesine neden olabilmektedir.
    Bazı bahçe bakımı için kullanılan böcek veya bitki öldürücüler de arsenik bulunmaktadır. Bu ürünler kullanılırken ürünün kullanma talimatının iyice okunması ve gerekli önlemlerin alınması gereklidir.
    Ağır metaller vücuda girdiklerinde çinko, bakır, magnezyum ve kalsiyum gibi temel minerallerle mücadele içine girer, onların yerini alır ve organların sistem fonksiyonlarını engeller. İnsanlar endüstriyel çalışma, farmasötik imalat ve tarımda ağır metallerle temasa geçebilirler. Çocuklar ise bu metallerin bulaştığı topraklarda oynamanın bir sonucu olarak zehirlenebilir.
    Ağır metallerin çok az oranlarda dahi solunması çok ciddi sağlık problemlerine neden olmaktadır. Tüm insan ve hayvanların bağışıklık sistemleri ağır metal solunması ile baskılanır. Ağır metaller ayrıca, alerjik reaksiyonlara, genlerin değişime uğramasına, zararlı bakterilerin yanı sıra faydalı bakterilerin de ölümüne ve doku hasarına neden olur.
    Tüm metaller karaciğerde detoksifiye edilirler, eğer farkında olmadan çok miktarda vücudumuza girerlerse karaciğer bu büyük yükü kaldıramaz fazla metal tekrar dolaşıma katılarak diğer organların çalışmasını bozarlar.
    Bazı doğal maddelerin vücuttaki ağır metalleri atmasına yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. Süha Sönmez, bu maddeleri şöyle sıraladı;
    Maydanoz: Maydanoz mutfağımızın vazgeçilmez bir sebzesi olup vücudumuzdaki ağır metallere güçlü bir şekilde bağlanır ve onları dışarı atar. Etkisinden yararlanabilmek için katı meyve sıkacağından geçirilerek suyunun içilmesi önerilmektedir. Böylece sindirim sisteminden emilmesi ve hücresel düzeyde etki edebilmesi daha kısa zaman alacaktır. Bu şekilde tadı biraz bozulmakla birlikte geçici bir durum olduğu için katlanılabilir.
    Alpha Lipoic Acid: En az C vitamini kadar antioksidan bir maddedir. Ağır metal probleminiz var ise bunu günlük dozların biraz üzerinde aldığınız zaman vücuttan ağır metallerin atılımına katkı sağlayabilirsiniz. Brokoli, ıspanak, domates ve bezelyede bolca bulunabildiği gibi hazır preparat olarak eczanelerden de temin etmek mümkündür.
    Glutathione: Bir aminoasit olan glutathione hücrelerin içine ağır metal girmesini zorlaştırır.
    Karaciğerde, glutamik asit, sistein ve glisinden meydana gelen, dokularda yaygın olarak dağılmış olan, indirgenmiş (GSH) ve oksitlenmiş (GSSG) şeklinde bulunan, epoksit, peroksit ve diğer serbest radikallerin yıkımlanması ile zararlı bileşiklerin detoksifikasyonunda görev alan antioksidan etkili bir tripeptitdir

    Chlorella: Bu doğal tatlı su yosunu ağır metal bağlama kapasitesine sahip bol miktarda klorofil içerir. Toz şeklinde alınıp suda eritildikten sonra içilmesi tavsiye edilir.

    Zeolit: Volkanik doğal bir mineraldir. Oluşumu yaklaşık 600 milyon yılda gerçekleştiği düşünülen zeolitin bilinen 106 çeşidi vardır. Klinoptilolit formu zeolit ailesi içinde en saf olanıdır ve negatif yükü nedeniyle vücuttaki ağır metalleri kafes şeklindeki yapısı içine hapsederek dışarı atar. Yemeklerden önce aç karnına alınan bu yüzde 100 doğal maddenin hiçbir yan etkisi yoktur. Özellikle sigara dumanında bulunan kadmiyumun hem erkek hem de kadın üreme hücreleri üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle kısırlık yaptığı bilinmektedir. Zeolit ile yapılan çalışmalarda bu ağır metalden kurtulunduğu zaman yumurta ve sperm kalitesinde artışlar tespit edilmiştir.

    Yorum yap


    • #3
      Çocuk sahibi olmak için çabalıyor ancak açık bir sebep bulunamıyorsa “ağır metaller” akla gelmelidir. Kadın ve erkeğin fertilitesi vücudunda bulunan ağır metallerden oldukça etkilenir. Bunlar üreme ile ilgili dokulara bağlanır ve birtakım değişikliklere yol açarak fonksiyonlarını bozarlar. Bir çiftin doğurganlığı hem erkek hem de kadının üreme kabiliyetine bağlıdır. Son çalışmalar göstermektedir ki çevresinde ağır metallere maruz kalan çiftlerde gebelik daha zor oluşmaktadır. LIFE çalışması verileri erkek ya da kadın kadmiyuma maruz kalırsa kadının gebe kalma şansını azalttığını göstermektedir.
      Erkeğin kanında kurşun miktarının çok olmasının, sperm hareketliliğini ve sperm sayısını azaltması sebebiyle, eşinin gebe kalma süresinin uzayacağına dikkat çeken Medicana Bahçelievler Hastanesi Tüp bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Süha Sönmez; “Ağır metalleri genel olarak günlük yaşantımızda alırız. Yaşadığımız ortama hava, su, yiyecekler, insanlar tarafından üretilen sayısız kimyasal maddeler ve ürünler vasıtasıyla karışan ağır metaller nefes alma, yutma, ciltten emilme yollarıyla vücudumuza girerler. Eğer ağır metallerin vücudumuza giriş hızı, vücudumuzun onları dışarı atma hızından düşükse, zaman içinde vücudumuzda birikim yaparlar.
      Bu maddeler karaciğer, beyin, kemik iliği ve böbrek gibi yaşamsal organlarımıza geri dönülmez hasarlar verebilir. Mesela kurşunun kemik iliği için toksik olduğu ve bu organın çalışmasını tümüyle durdurabileceği çok iyi biliniyor. Alüminyumun alzheimer hastalığı ile ilişkili olduğunu gösteren bazı bulgular var. Kadmiyum böbrek kanseri ve kısırlık nedeni olabilir.” dedi.
      Kadınların kullandığı kozmetiklerin çoğunda bu toksik metallerden az miktarlarda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Süha Sönmez; “Eğer bunları devamlı kullanırsak dolaşıma katılırlar ve kendilerine yerleşecek bir yer bulurlar. Eğer üreme sisteminize veya endokrin sisteminize yerleşirlerse kısırlığa yol açabilirler. Alüminyum içeren deodorantlar sinir sistemine ve bağışıklık sistemine olumsuz etki yapabilirler.
      Meyve suyu ya da diğer gazlı içecekleri direkt olarak teneke kutudan içtiğinizde bu maddeye maruz kalma durumu söz konusudur. Gebe kalmada zorluk çekenler bu alışkanlıktan vazgeçmeliler. Bu içeceklerde bulunan fosforik asit kutulardaki alüminyumu parçalar içeceğinize karışarak vücudunuza girer.
      Endüstriyel ürünlerin üretiminde ağır metallerin yoğun bir biçimde kullanılması nedeniyle, insanların ağır metallere maruz kalma oranı son 50 yılda çok ciddi bir şekilde artmıştır. Civalı amalgam dolgular, boyalar ve musluk suyundaki kurşun, işlenmiş gıdalar, kozmetik ürünleri, şampuan ve saç ürünleri, diş macunlarındaki kimyasal kalıntılar nedeniyle insanlar her an ağır metallerle iç içe yaşamaktadır. Günümüzün endüstriyel toplumunda bu durumdan kaçış imkanı ne yazık ki yok gibi görünmektedir.
      ARSENİK, CIVA VE KURŞUN İNSAN SAĞLIĞINA OLDUKÇA CİDDİ ZARARLAR VERİYOR
      Günümüzde ne kadar dikkat edilirse edilsin arsenik, cıva ve kurşun gibi insan sağlığına oldukça ciddi zararlar veren metaller, ev ortamında bulunan malzemelerden vücudumuza geçebilmektedir. Evlerimizde bulunabilecek bu malzemelerin başında; sırlı çanak- çömlekler, bitkisel destekleyici ürünler, bazı gıdalar, bahçe için kullanılan böcek veya bitki öldürücü kimyasallar gelmektedir.
      Evlerde bulunabilen ve kurşun içeren malzemeler antika olarak bulundurulan eskiden boyanmış mamuller (tablo veya mobilya gibi); kurşun içeren kristallerdir. Ayrıca özellikle geleneksel Çin tıbbında kullanılanlar başta olmak üzere diyetsel destekleyici ürünler de kurşun içermektedir. Ayrıca Çin'de üretilen bazı mücevherlerde de kurşun bulunmaktadır.
      Özellikle köpekbalığı, kılıçbalığı, tonbalığı, turnabalığı, tirsi, levrek ve Atlantik som balığı gibi bazı büyük balıklar da bol miktarda cıva içermektedir. Bu balıkların yoğun olarak tüketilmesi de vücutta civa birikmesine neden olabilmektedir.
      Bazı bahçe bakımı için kullanılan böcek veya bitki öldürücüler de arsenik bulunmaktadır. Bu ürünler kullanılırken ürünün kullanma talimatının iyice okunması ve gerekli önlemlerin alınması gereklidir.
      Ağır metaller vücuda girdiklerinde çinko, bakır, magnezyum ve kalsiyum gibi temel minerallerle mücadele içine girer, onların yerini alır ve organların sistem fonksiyonlarını engeller. İnsanlar endüstriyel çalışma, farmasötik imalat ve tarımda ağır metallerle temasa geçebilirler. Çocuklar ise bu metallerin bulaştığı topraklarda oynamanın bir sonucu olarak zehirlenebilir.
      Ağır metallerin çok az oranlarda dahi solunması çok ciddi sağlık problemlerine neden olmaktadır. Tüm insan ve hayvanların bağışıklık sistemleri ağır metal solunması ile baskılanır. Ağır metaller ayrıca, alerjik reaksiyonlara, genlerin değişime uğramasına, zararlı bakterilerin yanı sıra faydalı bakterilerin de ölümüne ve doku hasarına neden olur.
      Tüm metaller karaciğerde detoksifiye edilirler, eğer farkında olmadan çok miktarda vücudumuza girerlerse karaciğer bu büyük yükü kaldıramaz fazla metal tekrar dolaşıma katılarak diğer organların çalışmasını bozarlar.
      Bazı doğal maddelerin vücuttaki ağır metalleri atmasına yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. Süha Sönmez, bu maddeleri şöyle sıraladı;
      Maydanoz: Maydanoz mutfağımızın vazgeçilmez bir sebzesi olup vücudumuzdaki ağır metallere güçlü bir şekilde bağlanır ve onları dışarı atar. Etkisinden yararlanabilmek için katı meyve sıkacağından geçirilerek suyunun içilmesi önerilmektedir. Böylece sindirim sisteminden emilmesi ve hücresel düzeyde etki edebilmesi daha kısa zaman alacaktır. Bu şekilde tadı biraz bozulmakla birlikte geçici bir durum olduğu için katlanılabilir.
      Alpha Lipoic Acid: En az C vitamini kadar antioksidan bir maddedir. Ağır metal probleminiz var ise bunu günlük dozların biraz üzerinde aldığınız zaman vücuttan ağır metallerin atılımına katkı sağlayabilirsiniz. Brokoli, ıspanak, domates ve bezelyede bolca bulunabildiği gibi hazır preparat olarak eczanelerden de temin etmek mümkündür.
      Glutathione: Bir aminoasit olan glutathione hücrelerin içine ağır metal girmesini zorlaştırır.
      Karaciğerde, glutamik asit, sistein ve glisinden meydana gelen, dokularda yaygın olarak dağılmış olan, indirgenmiş (GSH) ve oksitlenmiş (GSSG) şeklinde bulunan, epoksit, peroksit ve diğer serbest radikallerin yıkımlanması ile zararlı bileşiklerin detoksifikasyonunda görev alan antioksidan etkili bir tripeptitdir

      Chlorella: Bu doğal tatlı su yosunu ağır metal bağlama kapasitesine sahip bol miktarda klorofil içerir. Toz şeklinde alınıp suda eritildikten sonra içilmesi tavsiye edilir.

      Zeolit: Volkanik doğal bir mineraldir. Oluşumu yaklaşık 600 milyon yılda gerçekleştiği düşünülen zeolitin bilinen 106 çeşidi vardır. Klinoptilolit formu zeolit ailesi içinde en saf olanıdır ve negatif yükü nedeniyle vücuttaki ağır metalleri kafes şeklindeki yapısı içine hapsederek dışarı atar. Yemeklerden önce aç karnına alınan bu yüzde 100 doğal maddenin hiçbir yan etkisi yoktur. Özellikle sigara dumanında bulunan kadmiyumun hem erkek hem de kadın üreme hücreleri üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle kısırlık yaptığı bilinmektedir. Zeolit ile yapılan çalışmalarda bu ağır metalden kurtulunduğu zaman yumurta ve sperm kalitesinde artışlar tespit edilmiştir.

      Yorum yap


      • #4
        Ağır Metaller
        Diğer Adları: Toksik Metaller
        Resmi adı: Ağır Metaller Paneli
        İlişkili testler: Kurşun, Civa, Demir, Bakır, Çinko, Protoporfirin
        • Bir Bakışta
        • Test Numunesi
        • Test
        • Sık Sorulan Sorular
        • Bağlantılar

        Test
        1. Nasıl kullanılır?
        2. Ne zaman istenir?
        3. Test sonucu ne anlama gelir?
        4. Bilmem gereken başka bir şey var mı?


        Nasıl kullanılır?


        Bir veya birden fazla ağır metal paneli kullanılmaktadır. Bir veya birden fazla sayıda metale akut veya kronik olarak maruz kalanları taramak veya tanı koymak, değişik ağır metallerle çalışanlarda, aşırı metal konsantrasyonları takip için ağır metal panelleri kullanılmaktadır. Paneller, potansiyel metal maruziyetlerini yansıtan gruplar halinde düzenlenmiş testlerdir. Bir laboratuvar kan veya idrar için spesifik birkaç farklı gruplandırma önerebilir. Doktorunuz mesleğiniz, hobiniz, kuşkulanılan maruziyet ve/veya klinik bulgularınıza uyan metal panelleri isteyecektir. Sık test edilen metallerden bir bölümü:
        • Kurşun
        • Civa
        • Arsenik
        • Kadmiyum
        • Krom

        Doktorunuz, kurşun gibi spesifik bir metale maruz kaldığınızdan kuşkulandığında bir test paneli yerine veya panele ilaveten bu spesifik testi isteyebilir. Küçük çocuklarda maruziyet taraması için genellikle kurşun testi istenir. Sıvı, saç, el tırnakları ve vücut dokularında bazı metaller ölçülebilir. Genellikle bunlar ayrı ayrı istenmektedir.
        Erişkinlerde kurşuna uzun süreli maruziyeti test etmek için kurşun testiyle birlikte çinko protoporfirin (ZPP) testi istenebilir. Ancak doktorlar tarafından eskiden olduğu kadar sık istenmemektedir. Kurşun kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin yapmasına etki ettiğinden, ZPP test sonucu kurşuna maruziyetin derecesiyle birlikte artmaktadır. Bu test yakın zamanlı maruziyeti değil aksine belli bir zamanda oluşan kurşun maruziyetinin ortalamasını yansıtmaktadır. Ancak kurşun konsantrasyonu 25 µg/L'den yüksek değilse genellikle test sonucu anormal çıkmamaktadır. Kurşun konsantrasyonu kabul edilebilir aralığın üstüne çıkmadıkça değerler yükselmediği için çocuklarda tarama testi olarak ZPP yeterince duyarlı değildir.
        Kişinin genel sağlık durumunu değerlendirme amacıyla metal analiziyle birlikte kan hücrelerini değerlendirmek veaneminin kontrolü için Tam Kan Sayımı (TKS) veya vücut organlarının fonksiyonu ve elektrolit dengesini değerlendirmek için Kapsamlı Metabolik Panel (KMP)istenebilir.

        Ne zaman istenir?

        Doktorunuz bir veya birden fazla sayıda metale akut veya kronik olarak maruz kalmış olduğunuzdan kuşkulandığında bir ağır metal paneli istenebilir. Ağır metale maruziyetin belirtiler ve bulgularının doğası ve yoğunluğu, ilgili metalin tip ve miktarına göre değişecektir. Zehirlenmenin erken bulguları spesifik olmadığı için sıklıkla atlanabilmektedir. Eğer varsa az sayıda spesifik olmayan bulguya sahip olsanız bile birkaç farklı organda aşırı maruziyet ve hasar oluşabilmektedir. Metal zehirlenmesinin bazı belirtileri ve bulguları aşağıdakileri içerebilir:
        • Karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal
        • Eller ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi sinir sistemi bulguları
        • Anemi
        • Böbrek hasarı
        • Karaciğer hasarı
        • Akciğerlerde - iritasyon, ödem
        • Beyin işlev bozukluğu, bellek kaybı
        • Davranış değişiklikleri
        • Çocuklarda kemiklerde şekil bozukluğu, güçsüzleşmiş kemikler
        • Gebe kadınlarda - düşük, erken doğum

        İşyerlerinde metallere maruz kalanlar genellikle belli aralıklarla izlenmektedir. Tanımlandıkları zaman çalışanlara olan riskleri minimal düzeye indirmek ve sorunları çözümlemek için işyerinde güvenirlik önlemleri alınır.

        Test sonucu ne anlama gelir?


        Ağır metal testlerini yorumlarken dikkatli olunmalıdır. Kanda ağır metal düzeyinin düşüklüğü mutlaka aşırı bir maruziyetin oluşmadığı anlamına gelmemektedir. Ağır metaller kanda kalmadıkları gibi idrarda da uzun süre bulunmayacaktır. Örneğin, kurşun kandan organlara göç etmekte ve zamanla kemiklerle bütünleşmektedir. Uzun süre kurşuna maruz kalan bir kişinin kan, idrar, organlar ve kemiklerinde kurşun bulunabilmektedir.
        Çevremizde metallerin varlığı nedeniyle görünürde sağlıklı kişilerin kan ve idrarında birçok metal çok düşük düzeylerde mevcut olabilir. Ağır metallerin güvenli düzeylerine ilişkin öneriler kişinin yaşına bağlı olup zamanla ilaç emniyeti konusunda daha fazla bilgi geldikçe bu düzeyler değişebilmektedir.

        Bilmem gereken başka bir şey var mı?


        Çeşitli metallerle hobi olarak uğraşan kişilerin ağır metallere ve toksik etkilerine maruz kalmanın potansiyel riskinden haberdar olması gerekir.
        Ağır metallerin özdeş miktar ve tiplerine maruz kalınması farklı kişilerde mutlaka benzer etkiler göstermeyecektir. İnsanlar metalleri farklı oranlarda özümsemekte ve elimine etmektedir. Altta yatan sağlık bozuklukları olan kişiler benzer maruziyetlere diğerlerine göre daha fazla savunmasız olabilmektedir. Bulgular veya sertifikalı,bir laboratuvarın test sonuçlarına bağlı olarak güvenli olduğu düşünülenlere göre daha yüksek ağır metal düzeylerine sahip olanlar içinşelasyon tedavisi düşünülebilir. Şelazyon tedavisi, vücuttan yüksek miktarlarda ağır metali elimine etme tedavisidir.
        Eser miktarlarda ağır metaller izlenmekte ve minimal düzeye indirilmekle birlikte, maruziyetten tamamen kaçınmak hemen hemen olanaksızdır. Örneğin, doğal arsenik dünyanın her yerinde bazı içme suyu kaynaklarında bulunan bir kirletici (kontaminan) maddedir. . Flöresan ampuller ve bazı termometreler içinde küçük miktarlarda civa bulunur. Bu cisimler kırıldığında ortama civa salınabilir. Civanın metil bileşiği suda bakteriler tarafından oluşturulan ve zamanla balıklar içinde birikebilen organik civa formudur. Konsantrasyonları bölgeden bölgeye ve balığın büyüklüğüne göre değişmektedir. Daha büyük ve yaşlı balıklarda tipik olarak en yüksek düzeylere rastlanmaktadır. Olguların çoğunda balık yemenin yararları fazladan civa almanın küçük çaplı riskinden üstündür. Ancak gebe kadınlar fazladan önlem almak isteyebilir. March of Dimes örgütü, civa cenin için zararlı olabildiğinden gebe kadınların gebelikleri sırasında belli bazı büyük balıkları tüketmekten kaçınmalarını önermektedir.


        Eskiden rutin olarak boyalarda, su borularında, ayrıca benzinde katkı maddesi olarak kurşun kullanılmaktaydı.Çevresel kurşun kaynakları azaltılmış olmasına rağmen eski evlerin badana ve su tesisatında, bazen ithal edilmiş oyuncaklar ve mücevheratın boyalarında kurşun bulunabilir. Evin kurşun içeren boyası bozulduğunda hava hareketleriyle yerinden oynayabilen yongalar ve tozlar evin etrafındaki toprağa karışmanın bir yolunu bulabilir. Herkes kurşuna maruz kalınca zarar görebilmesine rağmen çocuklar maksimal risk altındadır. Boya yongalarını yiyebilirler, boyalı yüzeyleri yalıyabilirler, kurşun tozunu soluyabilir ve ağır metallerle kirlenmiş topraklarda oynayabilirler.

        Hava, su, ürün stoklarında ve çevrede mevcut ağır metal kaynaklarının hepsi hükümet makamları ve sağlık kurumları tarafından kontrol edilmekte, ayarlanmakta ve izlenmektedir. .

        Yorum yap

        Hazırlanıyor...
        X